Ben şimdi işe alım süreçlerinden bahsedeyim size. Şahsen kendiniz bir holdinge staj ya da iş için başvurdunuz ve mülakata davet edildiniz. Ben mülakat gününde "gününde" olmaya çok inanırım bro. Uyuşuk, saçma sapan bir hal içindeysen o gün, mülakata kadar ayılmadıysan kesinlikle o görüşme iyi geçmez. Her neysem. Mülakata girdiniz. Karşınızda bir hatun. Isınmak amacıyla "Burayı kolay buldunuz mu?" gibi keko bir soru sorar. Cevap kesinlikle "evet" olmalı. O yeri 3 saat aradıysanız da "evet" diceksiniz yavru kuşlar! Ölümüne evet diceksiniz. Sonra "Bana biraz kendinden bahsetmeni isticem." dedi hatun. Bu noktada kendine güven çok önemli. Cümleler ağızdan utana sıkıla çıkmamalı. Karşındaki de bir insan nihayetinde. Anlatıcan geçicen işte. Nerde doğdun, anan neci, baban neci, kardeşin var mı, liseyi hangi okulda hangi alanda okudun, üniversitede istediğin bölüme mi girdin (ki evet girdin kanka, baya bildiğin ayıla bayıla istiyodun) şu an kaçıncı sınıfsın, hangi bölümdesin falan. Bunlar bildiğin şeyler zaten. Korkmana gerek yok.
Sıra geldi deneyimleri anlatmaya. Deneyimsizsen yapcak bi şey yok. Zaten deneyimsiz adaylara abidik gubidik konuşturma amaçlı sorular sorar. Kendinde en güçlü bulduğun yanlar nelerdir? Kendinde olumsuz gördüğün bir yanın var mı? falan gibi. Dökülün gençler. Mütevazılığı bi kenara bakın. Ben gittiğimde babalar gibi "İnsanlarla iletişimim çok güçlüdür" falan diye yapıştırıvermiştim. İyidir bu numaralar. Dürüst olun ama. Kendinizi şişirdiğinizi de ekstrem belli etmeyin. Daha dünkü bokuz nihayetinde. Staj deneyiminiz falan varsa anlatın neler yaptığınızı. Kendinizi pazarlayın. Valla mülakatlar biraz da kendini pazarlamaya dayalı şeyler. Geçmiş deneyimlerin seni almalarında epey etkili. Bazen ipne ipne sorular sorabiliyorlar. "Biz stajyerimizden sunum yapmasını isteyeceğiz, eski staj yaptığın yerde sunum yaptın mı?" gibi ipne bi soru sormuşlardı bana mesela. "Yapmadım ama sözel bir bölümde okuduğum için derslerde sık sık İngilizce sunum yapıyorum, o yüzden zorlanacağımı düşünmüyorum sunum konusunda." demiştim. Sizi eksik hissettirmelerine izin vermeyin, biraz laf ebesi olun. Tabi sizin de boş görünmemeniz çok önemli. Ama yalan da söylemeyin. Çünkü sürekli lafın arasına girip sizi sıkıştırırlar. Sakin sakin cevap verin. Karşınızdakiyle göz kontağı kurun. Eğer dönen bir sandalyede oturuyorsanız dönüp durmayın, kendinize mukayyet olun! Tırnaklarınızla, saçlarınızla oynamayın, sabit durun!
Karşınızdaki kişiyle de enerjinizin tutması çok önemli. Ben mesela bankaya girerken kadın benimle sadece 5 dakika konuşmuştu. 5 dakika. Şaka gibi. Ben "Bu kadar mı? Bitti mi yani?" demiştim. Bazen çok fesat İkcılar da olabiliyor. Bazı arkadaşlarım "Beni itin götüne soktu bildiğin ya" falan demişti. "Bu zamana kadar hiçbir şey yapmamışsın, neden yapmadın?" falan diye soranlar oluyormuş. Eşeğin sikinden dolayı diceksin işte o noktada. Genelde staj görüşmeleri uzun sürmez. İş görüşmeleri daha uzun sürer ve daha bol sıkıştıırlar sizi. Mesela biz geçen gün gelen bi kıza şey diye sorduk. "İlana 2500 kişi başvurduysa ve biz aralarından 20 kişiyi aldıysak başarı oranımız yüzde kaçtır?" dedik. Böeeyle baktı kız bize.
Bir de gelelim şu konuya. Bunu söylemezsem çatlarım. Bazen bir pozisyonu doldurmaya çalıştığımızda günde 20-30 kişiyi bile telefonla aradığımız oluyor. Bazılarına ulaşamıyoruz. O numaradan bize döndüklerinde "Beni bu numaradan aramışsınız." deyip malak gibi bekliyorlar. O bekleme süresince ebesine kadar sövüyoruz. Ulan gerizekalı sadece seni aradığımı mı sanıyorsun? Yaşama sebebim, çalışma sebebim sen misin amına koyim. İsmim şu, beni bu numaradan aramışsınız desene! Ya en kıl olduğum şeylerden biri ya.
Bu yazı gene uzun oldu amk. Gene yazcaklarımın yarısını yazamadım. Bok gibi oldu. Daha çok çemkirecektim. Ağlıcam şimdi. Neden böyle oldu ya. :(




