şımarık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şımarık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.4.12

Bana bir kız lazım.

Bu sabah tüm homurtumla kalktım. Tüm dünyaya meydan okuyan sabah ereksiyonumla tuvalete koşturdum. Sanırım enfes bir rüya görmüştüm. Gittim bir süre gözlerim kapalı bir şekilde işedim. Sonra suratıma su çarptım. Havlu denen şey vardı ama gereksizdi, o yüzden yüzümü t-shirtüme sildim. Hemen ardından özenle odama gittim ve eşofman altımı özenle ters bir şekilde bulunduğum yere atar gibi yaptım ama sağ ayağımdan çıkarırken çok salladım sanırım odanın bir köşesine gitti, t-shirtümü de basket topu yapıp odanın öbür köşesine attım. Dolabımı açtım ve jilet gibi gömleklerim bana merhaba dediler. Giydim tekini, bir de pantolon. Tamamdır. Sonra var gücümle seslendim "ANNEEAĞ"

Tüm sevecenliğiyle odama gelen annem havasızlıktan ölmüş ve gömeni olmayan odama geldi. Tüm cıvıltısıyla "günaydın oğluşum" dedi. "ne yicem ben" dedim. O bu sırada perdeleri ve pencereyi açıyordu. N.Ş.A (normal şartlar altında) bunu babama desem "bok ye ipnenin evladı" yanıtını alır hatta bir fiske de kafama yerdim ama sonuçta bu soruyu anneme soruyordum. "Ne yemek istersin benim mühendis oğlumm" deyince bana, anne kontenjanından dibine kadar faydalanmanın sefasını sürdüm. "Kafana göre takıl ya" dedim. Çıstak çıstak terlikleriyle mutfağa seyirtti.

Annemin beni çılgınlar gibi şımartmasından hiç sıkılmamıştım ama içten içe de biliyordum: Elin kızı beni annem gibi karşılıksız sever miydi? Yere apıştırdığım eşofmanlarımı yerden kaldırır, onu normal bir eşofman formuna sokar, hemen ardından dürer katlar mıydı? Dahası tüm pervasızlığıma her daim gülümser ve bana şefkatle yaklaşır mıydı? Bana hizmette sınır yoktur anlayışını benimsemiş bir kız lazımdı. Hem çalışacak hem eve gelecek evin işini yapacak, benim sevdiğim yemekleri bilecek ve onları annem gibi pişirecek, çok sevdiği halde dereotunu sırf ben sevmiyorum diye dereotlu peynirli poğaçaya koymayacak ve poğaçayı sırf bu yüzden boynu bükük bir şekilde peynirli yapacak, eğer koyarsa benim onun tüm uğraşlarını hiçe sayarak ağzına sıçacağımı bilecek, ben işten gelince götümü yaydığım yerin önüne çayımı, meyvemi koyacak, sonra sabahtan akşama kadar it gibi koşturmamış gibi gece yatağımıza yatınca çatır çatır benimle sevişecek, hayır kelimesini lügatında barındırmayan, nazsız, kaprissiz, harbi bir kız.

Sucuklu yumurtanın kokusu odama doğru akarken telefonuma baktım. "Benimle hiç ilgilenmiyosuuaaan" "Uyudun mu" "Niye cevap vermiyosun" "Şşştt" mesajlarını art arda gördüm. Hiç görmemiş gibi yaptım. Bu kız gerizekalı mıydı neydi amına koyim. Annemin yanına mutfağa gittim.Bir güzel kahvaltımı yaptım. Kahvaltı masasının m'sini toparlamadan bir hışım banyoya dişlerimi fırçalamaya gittim. Isladığım avcumla saçlarıma saniyenin onda biri kadar sürede şekil verdim. Parfümümü sıktım ve dışarı çıktım.

Durağa doğru yürüdüm. Bizim zamanımızdaki liseli kızlarla şimdiki liseli kızları kıyaslayınca "ulan keşke şimdi okusaymışız liseyi." dedim kendi kendime. Önceden etekleri biraz açılsın diye bekler dururduk, şimdi hiç etek giymiyorlar amına koyim. Daha sonra cüretkar ablalarımıza bakıp gözlerimi gün ışığına ayarladım. Otobüse bindiğimde boş bir yer buldum, ama hemen ardından tüm heybetiyle üstüme doğru gelen pamuk teyzeye yer verdim. Birkaç durak sonrasında boş bir yer buldum, oturduğumda ağzım açık uyumuşum. Allahtan iş yerinin durağı kaçırmadım amk. İndikten sonra telefona bi tekrar baktım. "Seninle ilgilenmemek mümkün mü canım, uyuyakalmışım ;)" yazdım yolladım.

----

Bu da zor hayatlardan biri değil mi beş karbonlu riboz şekerlerim? Dua edelim de hepiciği aradıkları kızı bulsunlar!