<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862</id><updated>2012-02-20T15:04:34.504+02:00</updated><category term='kucuk ve tatli bir kiz'/><category term='ygs'/><category term='hastalıklı blog'/><category term='iddaalı blog'/><category term='anneli blog'/><category term='oses'/><category term='obsesif kompulsif'/><category term='dizginlenmiş blog'/><category term='mutlu blog'/><category term='gari'/><category term='kar'/><category term='okullu blog'/><category term='şiddet içerikli blog'/><category term='milangaz'/><category term='iş hayatlı blog'/><category term='ıslak blog'/><category term='paragöz blog'/><category term='sözünü tutan blog'/><category term='final haftası'/><category term='çiğdem'/><category term='özlem gideren blog'/><category term='hormonal dengesizlik'/><category term='yorgun blog'/><category term='mutsuz blog'/><category term='klorak'/><category term='lys'/><category term='okul'/><category term='börülce'/><category term='harem'/><category term='korkunç blog'/><category term='siyah'/><category term='alışveriş çılgını blog'/><category term='mimli blog'/><category term='şaşkoloz blog'/><category term='dedikoducu blog'/><category term='türkü'/><category term='hasta blog'/><category term='ege'/><category term='gündem blogu'/><category term='istatistik'/><category term='amına koyim'/><category term='Simsiyah'/><category term='blog'/><category term='çemkirikli blog'/><category term='ağız'/><category term='şarkı'/><category term='gecmisini ariyan blog'/><category term='garip blog'/><category term='acıların çocuğu blog'/><category term='ödüllü blog'/><category term='yumuş'/><category term='soğuk'/><category term='kıskanç blog'/><category term='final'/><category term='Hediyelik blog'/><category term='dershane'/><category term='Ego'/><category term='öss'/><category term='yardım çağrısı blog'/><category term='google'/><category term='kişilik bozukluğu'/><title type='text'>Leah</title><subtitle type='html'>Her telden, kıldan, tüyden, senden, benden...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>220</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6917346385901138855</id><published>2012-02-19T20:23:00.000+02:00</published><updated>2012-02-19T20:23:19.606+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskanç blog'/><title type='text'>Fesat insan hiç çekilmiyor</title><content type='html'>Yaklaşık 6 haftalık sözde tatilimin sonuna geldim. Yarın okulum açılıyor. Dinlenebildim mi? Hayır. Tatil yapabildim mi? Hayır. Memleketime gidip götümü yayabildim mi? Hayır. İt gibim çalıştım. Zaten hazirandan beri it gibi çalışıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatta geçen dönem olayı abartıp hem okul hem staj hem de akşamları home office iş ile boğuşuyordum. Linked-in'den bunu gören fesat bölüm arkadaşlarım beni her gördüklerinde aptal saptal sorular soruyorlar beni dinden imandan çıkarıyorlardı. Bir gün salya sümük hastayım, böyle gözümü açacak halim yok ama manyak bi karı var onun dersine gitmek zorundayım elimde sümüklü mendilim içimde boş umutlar oturuyorum sırada. Çocuğun teki yanıma geldi. Ben de sanıyorum ki halime acıdı "Eve gitsene ya neden okula geldin sen." falan dicek. Harbi az salaklardan değilim. "Senin banka sana sağlık sigortası yapıyor mu yea" diye sordu. Sanırım tanrı orda bana süper düper hüper bi güç verdi. "He ya sümüğümü bile siliveriyolar sağolsunlar" dedim. Geçmiş olsun bile demeden siktirdi gitti. İnsanlık on numaradır okulum insanlarında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine finalin tekinden çıkmışım. Şaftım on numara beş yıldız kayık. Zaten bi gün rica edicem "hocam yea ben final olurken allasen beni bi kameraya alsana" dicem. Sınavdayken her ne yapıyorsam sınavdan çıkınca ekstrem salak ekstrem paçoz bi insana dönüşüyorum. Neyse. Çıkmışım işte koduğumun sınavından. Yine aynı ayı boku çocuk. Ben de sanıyorum ki "Sınavın nası geçti Leah" diye soracak. Malum insanlar sınavların kötü geçmesinden hayvani bir zevk alıyorlar. Hele de bizim okulda. "Sana bankadan izin mi verdiler finaller için." diye sordu. Çocuk kafayı benim bankayla bozmuş kanka. Geceleri bankayla ilgili fantaziler falan kuruyor herhal. Hıyar ne zaman beni görse çalıştığım yerle alakalı sorular soruyor.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-N4URfP9X4XU/T0E9wHHnJPI/AAAAAAAAAqM/6Z67do_MVk0/s1600/63cb805168bd96354720fa0d865c5a9e-d319sw4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://1.bp.blogspot.com/-N4URfP9X4XU/T0E9wHHnJPI/AAAAAAAAAqM/6Z67do_MVk0/s320/63cb805168bd96354720fa0d865c5a9e-d319sw4.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OUJEo-kfaNU/T0E9S0oNjZI/AAAAAAAAAqE/Fmid6jKvLXA/s1600/6614730672601936_R7iDFVAG_f.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ki hiç sevmem çalıştığım, giydiğim, ettiğim şeyle ilgili hava atmayı. Beni bu duruma getirdi artık. Mütevazı Leah olmaktan vazgeçtim götü kalkık Leah'ı oynamaya başladım. "Sen bu stajı nasıl buldun Leah" diye sorduğunda "Ben bulmadım onlar beni buldular yea." dedim. "Daha ne kadar daha staj yapıcan" diye sorduğunda "Ya inan bilmiyorum galiba beni kadroya alıcaklar." falan dedim ipneliğine. Artık dayanamadı söyledi "Bana da staj bulsanaağğ" yaptı. "İş ve işçi bulma kurumu muyum lan ben git kariyer sitelerinden başvur." dedim. Şimdi Linked-in'deki profilime haftada en az 2 kere bakıyor. Bi türlü çocuğun benim kariyeri takiplemesinden kurtulamadım amına koyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hırslı insanları ayrı bi sevmiyorum ben. Sanki yollarına çıktığınızda sizi ezeceklermiş gibi. Hırs kıskançlıkla birleştiği zaman fena oluyor zaten, hiç çekilmiyor ama okulumda, çevremde fazlaca mevcut o insanlardan. Şimdiki şartları düşündüğümüzde stajyerleri bile deneyimli istediklerinden işe özel sektörde başlamak istiyorsak staj yapmak farz. İnanın ilk staj yaptığım yeri bulana kadar anam ağlamıştı. Önce mırın kırın etmiştim orada başladım diye ama staj yaptığım danışmanlık şirketindekilerle aram şu an o kadar iyi ki her iş fırsatında beni arıyorlar sağolsunlar aradan 6-7 ay geçmesine rağmen. Babamın bir alo'yla beni godaman bir kurumda staja başlatacak bir nüfuzu olmadı hiç. İyi ki de olmadı. Şu İstanbul şartlarında torpilsiz başladım iş yaşantıma ve kendi çabalarımla da ilerlemeye devam edicem inşallah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum aranızda staj arayanlarınız var. Mülakatlar hakkında birkaç tüyo vermek de isterim sizlere açıkçası. Ama bu yazı sizce de çok uzamadı mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6917346385901138855?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6917346385901138855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6917346385901138855&amp;isPopup=true' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6917346385901138855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6917346385901138855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/02/fesat-insan-hic-cekilmiyor.html' title='Fesat insan hiç çekilmiyor'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-N4URfP9X4XU/T0E9wHHnJPI/AAAAAAAAAqM/6Z67do_MVk0/s72-c/63cb805168bd96354720fa0d865c5a9e-d319sw4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4416677205607227834</id><published>2012-02-11T23:05:00.000+02:00</published><updated>2012-02-11T23:05:24.881+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='harem'/><title type='text'>Blogger'da harem kurdum</title><content type='html'>Yüce rabbim beni affetsin ama şu an bir mimin ilk cümlesini yazıyorum. Haremli mim bu. Harem kuracakmışız genşler. Kaç kişiler mimledi, kaç kişiler &lt;a href="https://twitter.com/#%21/Leah_ulan" target="_blank"&gt;twitter&lt;/a&gt; üzerinden dürtükledi, baskılara dayanamadım, yazıyorum. Ama sizin istediğiniz gibi tabi ki yazmıyorum. Ben bloggerdaki fıstıklarla bir harem kuracağım, ünlü yakışıklılarla değil. Hem böyleliklen siz de bazı bloggerları benim gözümden tanımış olursunuz belki. Hem belki bu mimin bu halini sever siz de yazarsınız aynından. Ne dersiniz hoş olmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün ki &lt;i&gt;"bütün kızlar toplandık, toplandık"&lt;/i&gt; yapıyoruz. Kimler gelir, kimler olur bu haremde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle boyu tavana kadar uzun &lt;a href="http://miyukininblogu.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Mayk&lt;/a&gt; olur bence. Bütün herkes yanında boy kompleksine girse de o haremin olmazsa olmazı. Hem eğer rica edersek fal bile bakabilir bize! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra, bu haremde kahve içerken mutlaka dedikodu olur. E dedikodu da &lt;a href="http://www.frenchoje.com/" target="_blank"&gt;french&lt;/a&gt;siz olmaz. Haremde mutluluk dopingi yapılması gereken bir &lt;a href="http://cipsyiyemeyenkiz.blogspot.com/" target="_blank"&gt;ceyeka&lt;/a&gt; da olmalı. Titretip kendine getirmeliyiz onu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-RvW8Yf6ZQQ4/TzbXrA97rlI/AAAAAAAAAp8/Gri-n0TAPPo/s1600/tumblr_lxo95seCYc1qizc2qo1_500_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-RvW8Yf6ZQQ4/TzbXrA97rlI/AAAAAAAAAp8/Gri-n0TAPPo/s320/tumblr_lxo95seCYc1qizc2qo1_500_large.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Pastalarıyla, börekleriyle, bitmek bilmeyen mutfak tutkusuyla bidon pardon &lt;a href="http://bidosttt.blogspot.com/" target="_blank"&gt;bidost&lt;/a&gt;&amp;nbsp; da bu haremde yerini almalı bence. Eğer pizzamız ve çikolatamız da olursa zaten &lt;a href="http://thecupcakeparade.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Mrs Baros&lt;/a&gt; koşa koşa gelir haremimize. E zaten kahvemiz de var &lt;a href="http://ribellee.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Sylvie&lt;/a&gt; kesin kesin gelir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iğğğğ bence bizi allayıp pullayan birileri daha olmalı. Ben denek olmayı kabul edebilirim mesela. 2 taktik öğrensem yeter. Allaaaam bi de rica ediyorum makyaj bloggerları lütfen makyaj malzemeleriyle gelsin! Mesela &lt;a href="http://elanortiwele.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Elanor&lt;/a&gt; çiçeyim mesela &lt;a href="http://marjoontheblog.com/" target="_blank"&gt;Marjom&lt;/a&gt;. Sonra moda bloggerlarından &lt;a href="http://maritsa.co/" target="_blank"&gt;Maritsa&lt;/a&gt; da gelirse kendimize komplekslerden kompleks beğeniriz (maşşallah lan nasıl güzel kız Maritsa!)&amp;nbsp; &lt;a href="http://www.alisveris-cini.com/" target="_blank"&gt;Alışveriş Cini&lt;/a&gt; (zaten sözü var bana hehehe) ve &lt;a href="http://style-boom.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Boom&lt;/a&gt; mutlaka bizimle olur nasıl tatlış nasıl güler yüzlü nasıl enerjik onlar! Bir de oğluşuna aşık olduğum &lt;a href="http://www.modaerator.com/" target="_blank"&gt;Modaerator&lt;/a&gt; var. Siz hiç Rüzgarı gördünüz mü? O nasıl bir harikalar kumpanyasıdır, o nasıl bir dünyalar tatlısıdır. Allah nazarlardan saklasın! Haremimizin prensi Rüzgar olsun bence. O da gelsin. Öpücük manyağı yapalım biz onu. Rüzgar'ın dışında bir de Nil'imiz var bizim. Onun da çok çok tatlı öğretim görevlisi bir &lt;a href="http://nils-mum.blogspot.com/" target="_blank"&gt;annesi &lt;/a&gt;var. Nil hanım eğer annesini bırakırsa onu da haremimizde görmekten şeref duyarız bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O değil de &lt;a href="http://siminya.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Siminya,&lt;/a&gt; &lt;a href="http://birgenckizinhislidefteri.blogspot.com/" target="_blank"&gt;Votka Limon&lt;/a&gt; ve&lt;a href="http://tuslarintikirtisi.blogspot.com/" target="_blank"&gt; Finduilas&lt;/a&gt; da gelirse nasıl geyik çeviririz bir düşünsenize lan. Sabahlar olmaz kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elimden geldiğince hepinizi davet etmeye çalıştım ama birçoğunuzu yazamadığıma eminim cicişler. Çünkü 400 küsür blog takip ediyorum en az 350sinin yazarı kadındır. Nereye çağırıcam herkesi la. Düğün salonu mu tutak kanka. Kalanlarını başka bi gün şaaparız bence. Ne de olsa hepiniz benim bebeklerimsiniz (orçun stayla) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mimi de isteyen yazsın. İstemeyen yavru kuşlar da kaksın bi çay koysun. Hadi bakayım canlarım göreyim sizi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4416677205607227834?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4416677205607227834/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4416677205607227834&amp;isPopup=true' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4416677205607227834'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4416677205607227834'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/02/bloggerda-harem-kurdum.html' title='Blogger&apos;da harem kurdum'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-RvW8Yf6ZQQ4/TzbXrA97rlI/AAAAAAAAAp8/Gri-n0TAPPo/s72-c/tumblr_lxo95seCYc1qizc2qo1_500_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7861289272479679294</id><published>2012-02-02T19:31:00.000+02:00</published><updated>2012-02-02T19:31:33.810+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='soğuk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Ne dersiniz hoş olmaz mı?</title><content type='html'>Ben bu soğukta bile adam gibi uyumayı beceremeyenlerdenim ballı lokmalarım. Sabah bi kalkıyorum üzerimde hiçbir şey yok, battaniyem yerde, ben adeta anne karnındaki ceninin yer yüzündeki versiyonu. Kaskatıyım. Nasıl çirkin bir hal bu böyle. Hiç uyumamışsın gibi sanki. İlk işim banyoya çişimi yapmaya koşmak oluyor. Çişimi yaparken musluğu açıyorum böylelikle işim bitene kadar su sıcacık oluyor, sonra bi yüzümü yıkıyorum, dişlerimi fırçalıyorum falan derkeeeeeeen o su bileklerimden dirseğime doğru akıyor akıyor akıyor akıyor. O nasıl iğrenç bir hadise ya. Yaşamaktan soğutuyor resmen. Sonra ben var gücümle odama koşuyorum dün akşamdan düşündüğüm elbiselerimden birini kaloriferin üzerine bırakıyorum, sonra yer yüzündeki en kalın külotlu çoraplardan biri olan 200 den çoraplardan bir tane giyiyorum. Elbise ısınınca onu da üzerime geçiriyorum ve sonrası derin bir sessizlik. Kalorifere tüm varlığı ve mevcudiyetiyle yaslanmış bir Leah. 'Allaaaam nolur bu kar dursun artık allaaam lütfen götü başı yarmayayım işe gidene kadar allaaaam lütfen hasta olmayayım bana bakcak kimse yok allaaaam kar dursun demiş miydim dursun artık pilis pilis' duaları eşliğinde 5 dakika kadar yoldan geçen insanları izliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-uJJ5u9lCRjQ/TyrIQgoLCUI/AAAAAAAAAp0/tLbGJHxsfAw/s1600/359e9827d3bbff4851f6aef84e7b1775-d35xtty.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-uJJ5u9lCRjQ/TyrIQgoLCUI/AAAAAAAAAp0/tLbGJHxsfAw/s320/359e9827d3bbff4851f6aef84e7b1775-d35xtty.jpg" width="242" /&gt;&lt;/a&gt;Evden dışarıya çıktığımda sadece gözlerim görünüyor oluyor. O da sırf göreyim diye, özel bi sebebi yok yani. İnsanların arasına karıştığımda 'Ben insan değilim galiba' diyorum ve insanlığımdan utanıyorum. Burnumun ucu kıpkırmızı ve soğuğun verdiği etkiyle bir tomar sümük burnumda peydah olmuş, saçlarım desen ne idüğü belirsiz dalgalarla dolu. Bir kadın geçiyor; ayağında topuklu ayakkabı, incecik çorap, saçlar fönlü, pür makyaj ve o kadın zahmetsizce yürüyür, yürüyor, yürüyor. Ben ona bakarken 2 defa düşme tehlikesi geçiriyorum, 1 kere burnumun sümüğünü siliyorum falan. Hayatın acımasız gerçekleri bir tokat gibi yüzüme çarpıyor sabahın köründe. Üstüne üstlük bir de düşünüyorum ben salya sümük hasta olurum, saçlarımı palmiye gibi tepeden toplar çamaşır suyu akmış pijamamla yataklara düşerim ama bu kadın asla ve katiyen ben gibi götü başı dağıtmaz. O hasta olunca süümüğü bile akmaz lan. Yazık lan bana. Yazık lan bize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bankaya 15 dakika kadar geç varıp yerime oturduğumda insanlar yerlerine çoktaan oturmuş, çalışmaya başlamış ve hayat dolu oluyorlar. Çayımı dolduruyorum, 1 liraya aldığım açmamı 4-5 parçaya bölüyorum ve yemeye başlıyorum. Nasıl gudubetim nasıl gudubet. Çantamda suratıma renk getirecek hiçbir makyaj malzemesi yok. Bana hiçbir şey çare olamaz. Çok gudubet, çok mutsuz, çok üzgün, çok bakımsız, çok çaresizim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşama sevincim gene bir yerlere kaçtı gitti benim. 2012 yılının Ocak ayı bu kadar rezalet geçemezdi. Ama Şubattan umutluyum. Şubat yeni bir ay. Şubat kısa bir ay. Sevgililer günü falan var ama biz kutlamadığımız için bizi vurmuyor. (Bu arada sevgililer gününde sevgilinize ne alırsınız inan bilemiyorum canikolar çok zor valla) Araya birkaç film, birkaç etkinlik, birkaç buluşma sığdırabilirsek güzel bile olabilir 2012 Şubat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 yaşıma kadar 2 defa kar görmüş bir Aydınlı olarak ben bu karı hiç sevmedim arkadaş. Sokakta kayan küçümenleri izlemek güzel de sabah ordan bir de yürümesi var. Adeta buz pisti sokak. Sokağımızda potansiyel milli sporcular var olabilir ama şahsıma hiçbir faydaları yok bilakis çanağı yarma tehlikesi yaşıyorum onlar yüzünden. Her zaman ilkbaharı yaşasak, kat kat giyinmesek, kaloriferle dost hayatı yaşamasak, ne çok sıcak ne çok soğuk olsa, çiçekler açsa, yollar bize düz olsa ne dersiniz hoş olmaz mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7861289272479679294?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7861289272479679294/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7861289272479679294&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7861289272479679294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7861289272479679294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/02/ne-dersiniz-hos-olmaz-m.html' title='Ne dersiniz hoş olmaz mı?'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-uJJ5u9lCRjQ/TyrIQgoLCUI/AAAAAAAAAp0/tLbGJHxsfAw/s72-c/359e9827d3bbff4851f6aef84e7b1775-d35xtty.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8664171537383141380</id><published>2012-01-24T17:23:00.000+02:00</published><updated>2012-01-24T17:23:36.445+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istatistik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google'/><title type='text'>İstatistikleri veriyor ve isyan ediyorum</title><content type='html'>Bazen Pepee gibi çok üzülüyorum cici kuşlarım. Google'ın abık sabık aramalarla insanları benim bloguma yönlendirmesine özellikle çok üzülüyorum. Sübyancıların benim blogumda ne işi var ya? 2 küfür ettik diye aynı yazıdaki diğer kelimelerle o hayvanların yazdıklarını iliştirmene ne gerek var Google? Benim blogum 21:30'da 'Haydi çocuklar uykuya' projesini en önde bayrak sallayarak çucuklara farkındalık kazandırabilecek bir blog, RTÜK gibi bir blog amk. Tamam öyle olmayabilir ama benim blogum bu aramaları hak etmiyor tamam mıa? (Gelen arama burada paylaşamayacağım kadar çirkin. O yüzden es geçiyorum.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biri de '&lt;i&gt;ohhh offf uhhh askim sok sok&lt;/i&gt;' yazmış bloguma gelmiş. Buna gülsem mi ağlasam mı bilemiyorum. Önce baya bi güldüm ama ne yalan söyliyim hahahaha :D Sonra da nasıl bir kafadır bu nasıl bir anlayıştır çözemedim açıkçası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öbürü 'Dana döşü nedir' diye yazmış gelmiş. Ben zaten full time kasaplık yapıyorum. Boş zamanlarımda Leah adı altında havadan, sudan, çiçeklerden falan bahsediyorum, bloggerım yani. Bu mudur, budur!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ZPiAkSqT6P8/Tx7LxlhoNpI/AAAAAAAAAps/ftcIolxfyQ8/s1600/x_c8c85e67_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://2.bp.blogspot.com/-ZPiAkSqT6P8/Tx7LxlhoNpI/AAAAAAAAAps/ftcIolxfyQ8/s320/x_c8c85e67_large.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;En büyük sorunlarımızdan biri de 'evleniyorum ama bakire değilim' staylalar. Bu kızceğiz ya da kızceğizler 4 defa yazmışlar  ve bloguma gelmişler 1 hafta içinde. Ben şahsen kasaplıktan ve bloggerlıktan arta  kalan zamanlarımda bu kızlara yardım görevi üstleniyorum. Aynı zamanda doktor da olduğum için bütün prosedürleri tam olarak blogumda gerçekleştiriyorum. Başvuru formunu Alt + F4'e basarak doldurabilirsiniz kızlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisi de 'anlasilmayan face yazilarnin anlami' yazmış gelmiş. Bu kanayan bir yara arkadaşlar. Çucuk fotosentezden, demokrasiden, endoplazmik retikulumdan geçmiş facebook aratıyor. Bi de bu çucuklar Facebook'u&amp;nbsp; FACE diye okuyorlar. Direkt Türkçe. Face aşağı face yukarı. Çucuuum git ders çalış lan. Facebook'taki yazıları anlayıp naapcan lan? Kaldı ki sen Facebook'taki yazıları bile anlamıyorsan işin çok zor. :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de moda blogu olmamama rağmen 'bugün ne giysem' diye aratıyorlar şiddetle ve hiddetle. Sevgili hemcinslerim göbeğimizden yukarısı şişman aşağısı zayıfsa elmayız, göbeğimizden aşağısı şişman yukarısı zayıfsa armutuz. Bunu bilip buna göre giyinelim. Bir de daracık daracık giyinmiyoruz. Bir de külotlu çorapları tayt niyetine giymiyoruz. Bir de püsküllü püsküllü siyah ugg stayla botları giyip üzerine full siyah giyinip goril gibi dolanmıyoruz. (Hayal edin canlarım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birileri de &lt;i&gt;'turban kulotlu colabı'&lt;/i&gt; yazıp gelmiş.&amp;nbsp; Onlara:&lt;br /&gt;&lt;i&gt;mujde mujde size parizyenden mujde size&lt;br /&gt;zarif saglam esnek corap rahat corap&lt;br /&gt;mujdeeeeğğ...&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;Dizelerini armağan ediyorum. Hatta &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=3EiFLESi61g&amp;amp;NR" target="_blank"&gt;tıklayınız&lt;/a&gt; ve izleyiniz.(Dilinize dolanırsa karışmam, mesuliyet kabul etmem.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisi de hayal gücünde sınır tanımamamış ve &lt;i&gt;'babası kızının arkadaşına sulanıyo yabancı film'&lt;/i&gt; diye aratıp gelmiş, demiş 'Ya nasip!' Tabi biz yerli yapımlara imza attığımızdan kendisinin beklentilerini karşılayamamış olabiliriz. Bunun için çok üzgünüz, kendimizi geliştirip hemen alt yazıya falan geçmek istiyoruz yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi açıkçası bence, bana göre, benim fikrime göre göte göt yazmak lazım. g.t ne kanka? Ben kibarlıktan kırılan bir blog yazmıyorum ki. Daha önce gelen aramaları &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2011/02/bu-bir-isyan-yazsdr.html" target="_blank"&gt;şu şekilde&lt;/a&gt; kategorilere ayırmıştım ama bunları bir yere sokuşturamıyorum artık. Tabi yukarıda yazdıklarım ekstrem durumlar. Adam gibi leah, just-for-real, leah blog, leah'ın blogu yazıp gelenler de var. Onlara yollayabileceğim her bir şeylerimi yolluyorum, saygılar, sevgiler, öpcükler. :*&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8664171537383141380?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8664171537383141380/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8664171537383141380&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8664171537383141380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8664171537383141380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/01/istatistikleri-veriyor-ve-isyan.html' title='İstatistikleri veriyor ve isyan ediyorum'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ZPiAkSqT6P8/Tx7LxlhoNpI/AAAAAAAAAps/ftcIolxfyQ8/s72-c/x_c8c85e67_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5213155824308031900</id><published>2012-01-18T20:58:00.000+02:00</published><updated>2012-01-18T20:58:55.182+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yardım çağrısı blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='obsesif kompulsif'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kişilik bozukluğu'/><title type='text'>Bazen elden bir şey gelemiyor.</title><content type='html'>&lt;i&gt;Bu yazı kendini imha etme yetkisini kendinde saklı tutar.&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazı hiç hoş bir yazı değil. Öncelikle bunu söylemek isterim. Gülmek ya da gülümsemek isteyenler öyle bir beklenti içine girerek okumasınlar. Son 2-3 haftadır çok sıkıntılı günler yaşıyorum. Özellikle son 5 gündür yaşadığım çökününün önünü alamadım. Bildiğiniz ya da bilmediğiniz gibi benim Topanyan isminde erkek bir kardeşim var. Kardeş kardeşe benzemezmiş derler ya o ve ben o farklılığın beden bulmuş halleriyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Topanyan 94 doğumlu. 18 yaşına daha yeni girdi. Lise 3. Seneye öss mi lys mi her neyse ona girecek. Dersleri güzel. Bizce güzel. Ona göre&amp;nbsp; Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanmış bir ablasının olması hayatını cehenneme çeviriyor. Bir kere benim gittiğim liseyi kazanamaması ona büyük bir yıkım yaşattı. Yüksek bir puan almasına rağmen olmadı işte, ilçedeki en yüksek puanlı Anadolu Lisesi'ni kazandı. Ama bu amına koduğumun lisesi öyle bir liseymiş ki müzik dersinden bile sınav oluyorlar, her öğretmen öğrencilere hayvan gibi yükleniyor. İnsanüstü bir performans bekliyorlar çocuklardan. Her şey bu okulu kazandıktan sonra başladı. Bütün alışkanlıkları, her şeyi...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-XlPVXr9H9i4/TxcV2M64R-I/AAAAAAAAApk/8-j2wwq-d-c/s1600/d27709ee47b2ee8276771a5b376f464f_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="216" src="http://4.bp.blogspot.com/-XlPVXr9H9i4/TxcV2M64R-I/AAAAAAAAApk/8-j2wwq-d-c/s320/d27709ee47b2ee8276771a5b376f464f_large.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Zaten hayatı boyunca el bebek gül bebek büyütüldü; şımardı ve tepemize çıktı. Ne annemi bir otorite olarak görüyor ne babamı. Sigara ve alkol gibi alışkanlıkları yok. Abartmıyorum bu dediklerimde, annem ona gösterdiği ilginin 10'da 1'ini bana göstermemiştir. Kalıbımı basarım bunun üstüne. Her neyse. Kardeşim son 2 yıldır &lt;a href="http://www.hatunca.net/psikoloji-mainmenu-258/kisilik-bozukluklari-mainmenu-108/323-obsesif-kompulsif-bozukluk" target="_blank"&gt;obsesif kompulsif&lt;/a&gt;. Annem her gün kıyafetlerini, çorabına hatta donuna kadar hazırlayıp koyuyor. Her şeyi hazırken onları giymesi 1 saat sürüyor. Tuvalette 1 saat kalıyor. Duşta 2 saat kalıyor. (Oksijensiz kalacak diye korkuyoruz. Bu sebeple banyonun kapısını 5-10cm aralık bırakıyoruz.) Akşam yemeğini en az 1 saatte yiyor. 15 dakika boyunca ellerini yıkıyor. Elleri bembeyaz. Ders programını hazırlaması en az 45 dakika sürüyor. Her an baş parmağının tırnağıyla diğer parmaklarının kenarlarını kaşıyor, derisi kalktı. Parmakları yara bere içinde. Ellerini sık sık üflüyor. Bu davranışları son 2 sene içinde hiç azalmadı, hep arttı. Okuldan eve 4'te geldiğini düşünün, yukarıda saydıklarımı yapmasıyla saat 11 oluyor. Ne ders çalışmaya vakti var ne de kendine vakit ayırmaya. Bu esnada annem babam tüm bunları hoşgörüyle karşılıyorlar, yer yer uyarıyorlar ama gerçekten sakin sakin 'nasılsa düzelecek' umuduyla bakıyorlar olaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 1 senedir ailemi ikna etmeye çalışıyordum kardeşimin tedavi görmesi için. Annem nuh dedi peygamber demedi. Babam desen beni bu bölüme yollayan o değilmiş gibi&lt;i&gt; 'hayatta götürmem'&lt;/i&gt; dedi. Sözde modern bir öğretmen. Son gidişimde durum iyice vahimleşmişti. İlk gittiğim gün tuvalette tam 2 saat kaldı, zaten bronşiti var, tuvaletten çıktığında nefes alıp vermekte zorlanıyordu. Bu olayı gördükten sonra bana hak verdiler, ayaklandılar, estiler gürlediler tedavi kararı aldık. Bunu kardeşime de söyledik &lt;i&gt;'düzelicem ben' &lt;/i&gt;dedi. Araştırdık, doktorlar aradık, hastaneler aradık. Ben dün İstanbul'a dönüş yaptım, az önce annemlerle konuştum: VAZGEÇMİŞLER. Kafayı yemek üzereyim. Düzelmiş sözde 16 saat içinde. Daha az duruyormuş tuvalette. Daha çabuk giyinmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben İstanbul'a dönünce zaten hiç kötü bir olay olmuyor zaten 4 yıldır. Her şey güllük gülistanlık, dağlarda mor sümbül var falan. Hep yalan hep dolan. Ama memlekete bi dönüyorum, götümü koltuğa bir koyuyorum; dünyalar yanmış da haberim yokmuş. Stajı mtajı bırakıp istifayı basıp geri dönmek istiyorum. O kadar kötüyüm. Anneme ve babama inanamıyorum. Bağırmaktan seslerim kısıldı&lt;i&gt; 'nasıl bu kadar cahil olabiliyorsunuz bu çocuğu neden hala riske atıyorsunuz kendi kendine düzelmeyeceğini bildiğiniz halde' &lt;/i&gt;temalı bir cinnet gerçekleştirdim. Ama benim buradan yapabileceğim bir şey yok artık. Oradayken de yoktu buradayken de yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obsesif kompulsif maalesef ailenin çabasıyla düzelecek bir kişilik bozukluğu değil. Bilişsel davranış terapisi + ilaç tedavisi gerekiyor. Ama buna ne ailemin isteği var ne de kardeşimin. Ve doğal olarak bana şu noktada bok yemek düşüyor. Bu arada annem ve babam kardeşimin bu durumuna ciddi derecede üzülüyorlar. Hatta annem üzüntüden hasta olmak üzere ama tedavi konusunda 180 derece bir dönüş yaptı sağolsun. Zaten iş annemi ikna etmekteydi ama edemedim demek ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5213155824308031900?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5213155824308031900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5213155824308031900&amp;isPopup=true' title='30 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5213155824308031900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5213155824308031900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/01/bazen-elden-bir-sey-gelemiyor.html' title='Bazen elden bir şey gelemiyor.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-XlPVXr9H9i4/TxcV2M64R-I/AAAAAAAAApk/8-j2wwq-d-c/s72-c/d27709ee47b2ee8276771a5b376f464f_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>30</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8720734779810957279</id><published>2012-01-13T20:20:00.000+02:00</published><updated>2012-01-13T20:20:18.534+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='paragöz blog'/><title type='text'>Eğer zengin olursam</title><content type='html'>Şu dünyada yılbaşı için milli piyango bileti almayan tek elma yanak benim bence. İnsanlar her köşe başından bir bilet alıp hayaller kurarken ben haldır huldur ders çalışıyordum çünkü. Ama bu demek değil ki zengin olursam neler alırım, neler yaparım diye düşünmeyeceğim. Zaten finallerim de bittiğine göre nöronlarımın iletiştiği&amp;nbsp; gerekli - gereksiz her bir şeyi düşünebilirim. Siz de düşünün, birlikte düşünelim hatta!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-9-XlusymRCE/TxBx-_BWmxI/AAAAAAAAApc/1HMd9CCP1Ws/s1600/tumblr_lxi5b0pShh1qg5pdoo1_500_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-9-XlusymRCE/TxBx-_BWmxI/AAAAAAAAApc/1HMd9CCP1Ws/s320/tumblr_lxi5b0pShh1qg5pdoo1_500_large.jpg" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Genel anlamda hepimiz paranın insanı değiştirdiğini söyleyebiliriz sanırım. Her şeyin fazlası zarar çünkü. Hem &lt;i&gt;'sonradan görme'&lt;/i&gt; dediğimiz insanların gözümüze gözümüze nasıl battığıını bi düşünsenize. Ayy. Ama hayal etmek bedava olunca açıkçası ben de sınır tanımıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyfine, midesine ve huzuruna düşkün bir boğa olarak en en en en birinci düşünebileceğim şey sanırım rahatım olur. Evcimen bir insan olduğumdan ötürü de kocaman mutfaklı, kocaman yataklı ve yatak odalı genişçene bir ev isterdim. Misafir odam da kocaman olursa arkadaşlarımla bol kahkahalı, bol kısırlı, bol pastalı, hüpletip gümletmeli sohbetler edebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten çok makyaj yapan bir tip olmadığımdan farlardan, allıklardan, rujlardan falan minare kurmazdım. Bir de sezonda hiçbir şeyi kendine yakıştırmadıktan sonra istersen milyonların olsun lan. Her şeyi 36 bedenlere göre yapıyorlar, lömbür lömbür bıngıl bıngıl yağlarımla ben LV, Burberry alsam ne almasam ne. Bak saçlarımla baş edemediğim için evimin bir köşesini bir kuaföre açardım. 'Gel cınııııım' derdim. Yapardı saçımı. Güzel de olurdu bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında çok şükür her şeyim var. Daha fazla ne isteyebilirim ki ben. Sadece yaşam standardımı bir tık öteye taşıyabilirim. Onun dışında benden daha çok ihtiyacı olan insanlar var. Bir de yaş ilerledikçe yükselen burcun etkisine giriyormuşsun, benim yükselenim duygusal balık. Dokunsalar ağlayacakmış gibi oluyorum kimi zaman. Bazen kendimi on bin parçaya bölüp insanlara yardım etmek istiyorum. Şu an apartmanımın dibinde inşaat var. Çalışan inşaat işçileri bu soğukta inşaatın içinde inşa ettikleri tahta-muşamba karışımı kulubede yaşıyorlar. İçim gidiyor içim. Bir yardım, bir dernek, bir bağış, bir oluşum içine girerdim bence tüm insanlık namına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paranın geri kalanını eğitimim için harcayacağım dersem yalan olur la. Artık şu koca kafam çalışmıyor genşler. Okumaya takadim yok. Lisansımı tamamlayıp bi baltaya sap olmaya bakarım zannımca. 2-3 ülke gezer, güzel otellerde kalır, açık büfelerden faydalanırım herhal. Amma ve lakin şu kocaboğazım Türk yemeklerine ayılıp bayıldığı için abık sabık yemeklerden yiyemem ben. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi çok tok gördüm lan. Zengin olsam tüm hımbıllığımla hiçbir şey yapmam bence. Oturur dizi izlemeye devam ederim, durdurmam bile. İçim geçmiş. Yorgunluktan ölmüşüm, gömenim yok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8720734779810957279?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8720734779810957279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8720734779810957279&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8720734779810957279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8720734779810957279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/01/eger-zengin-olursam.html' title='Eğer zengin olursam'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-9-XlusymRCE/TxBx-_BWmxI/AAAAAAAAApc/1HMd9CCP1Ws/s72-c/tumblr_lxi5b0pShh1qg5pdoo1_500_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7815954308752287370</id><published>2012-01-03T20:03:00.000+02:00</published><updated>2012-01-03T20:03:40.269+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='final'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='final haftası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okullu blog'/><title type='text'>Hiçbir şeye inanmazsam.</title><content type='html'>Hiçbir şeye inanmazsam ayranın beni uyutma gücüne inanırım arkadaş. Ben böyle bir şey görmedim. Viski içsem bu kadar az çarpar herhalde. Ayranı içiyorum 10 dakika sonra arabadaki kafa sallayan süsler gibi oluyor koca kafam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye inanmazsam ders çalışma düşüncesinin beni uyutma gücüne inanırım arkadaş. Daha icraata geçmeden henüz portakalda vitamin olan ders çalışma düşüncesi insanın bu derece uykusunu getirir mi ya? Telefonda 'Birazdan ders çalışacğoooğğğğaaaaam' oluyorsun. Son kelime ağzından esneyerek çıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye inanmazsam insanın saflığına inanırım arkadaş. Bazı sabahlar kalkamayacak olduğumda annem alarm görevi görür. Arar beni. 'Kızıııııım bugün günlerden pazartesi, sabah staja gidiceksin, öğleden sonra okula gideceksin, sonra eve geleceksin çalışacaksın' diye mırlar kulağımda. Ve ciddi anlamda bütün hafta ne yapacaksam biliyor, sabahları bana neler olacağını anlatıyor, kabus gibi. Can dayanmaz, uyanıyorum. Her neyse. Bugün aradı sabah 07:28. 'Ben seni kaçta uyandırcaktım Leah ya' diye sordu. Şimdi ağlasam mı gülsem mi bilemedim. Kızamazsın ki buna. Sarmaşırsın kocaman anca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-sHPFKKIVZJk/TwNCz_X9gUI/AAAAAAAAApU/z-yjOvMH07c/s1600/red_hair_beauty_by_pure_insomnia-d2vehgb.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="http://2.bp.blogspot.com/-sHPFKKIVZJk/TwNCz_X9gUI/AAAAAAAAApU/z-yjOvMH07c/s320/red_hair_beauty_by_pure_insomnia-d2vehgb.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Hiçbir şeye inanmazsam final dönemi parıl parıl parlayan eve inanırım arkadaş. Yumurtayı kapıya dayandırana kadar ev gıcır gıcır olur. O hiç temizlemek istemediğin tuvaletleri bile temizlersin. Tüm dizileri izlersin, üstüne yeni diziye başlarsın yine çalışmazsın yine çalışmazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye inanmazsam sınırsız yerli içkili yeni yıl partilerinin rezilliğine inanırım arkadaş. Bana 'Benim gittiğim yerde kusan tek bir kişi bile yoktu' desin biri lütfen, buna ihtiyacım var. Şimdi o kusukların rengini falan da tasvir ederdim aslında ama benim çok duyarlı okuyucularım var, onlar hatrına susuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye inanmazsam altın gününe giden teyzenin otobüste oturmak için yaptığı çirkefliğe inanırım arkadaş. Geceler boyu ders çalışmışsın, zar zor yer bulmuş oturmuşsun, kokana teyzem gözünün içine bakar. O bakış 'Kalk çabuk ordan!' bakışıdır. Haspam gün boyu hüpletip gümleteceği sarmaları, kısırları, çayları bilmiyoruz sanır. Yer vermeyince 'Şimdiki gençler çok düşüncesiz!' olur. Oldu teyzem, sen git ben geliyorum. (Güne gitmeyenlere yer veriyoruz zaten, valla bak.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiçbir şeye inanmazsam çalışmamak adına yazdığım bu blog yazıma inanırım arkadaş. Çare yok, final haftasındayız, çalışacağız ya seve seve ya da anladınız siz. Kutlu final haftaları.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7815954308752287370?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7815954308752287370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7815954308752287370&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7815954308752287370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7815954308752287370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2012/01/hicbir-seye-inanmazsam.html' title='Hiçbir şeye inanmazsam.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-sHPFKKIVZJk/TwNCz_X9gUI/AAAAAAAAApU/z-yjOvMH07c/s72-c/red_hair_beauty_by_pure_insomnia-d2vehgb.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6224904651246338620</id><published>2011-12-29T20:22:00.000+02:00</published><updated>2011-12-29T20:22:04.820+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorgun blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yumuş'/><title type='text'>Beklenen yazıyı yazıyorum.</title><content type='html'>Gönül ister yeni yıl için wish list dedikleri tatlı hayallerden ibaret şeyden yapayım ama yok tatlı su balıklarım ben iyisi mi 2011'in seceresini çıkarayım. Hem böylesi daha acı böylesi daha gerçekçi. 2011'e kuş bakışı bir bakış fırlattığımız zaman görüyoruz ki 2011 çok hardcore geçmiş. Hatta nasıl geçsem bilememiş ezmiş öyle geçmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011'in ilk çeyreği afedersiniz ama çok sikindirik geçti. Şu sikindirik lafını da çok seviyorum. Cibindirik gibi aynı. Şimdi aranızda 'cibindirik değil o cibindik' diyen elma yanaklılar olacaktır. Affet sen hoş gör gitsin aldırma diyorum onlara. İlk çeyrekte sonsuz aşkım olan Yumuş'la şiddetli geçimsizlikten ayrıldık. Çok medeni bir ayrılıktı bu. Geçen tüm yıllarımızı ve anılarımızı 2 latte'nin (ki aslında kendisi ibret-i alem için sütlü kahvedir) yudumlarıyla bir küçük masa üstüne sığdırdık. Yersiz ve gereksiz bir medeniyetle köppekler gibi severek ayrıldık. Hani ikiniz bu ilişkiden ne öğrendiniz diye sorarsanız eğer (hadi sorun sorun) &lt;i&gt;'Sevmek yetmiyor.'&lt;/i&gt; olur agalar. Neyse işte ayrıldık, bitti. Ne aradık birbirimizi ne sorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taa ki 2011'in ikinci çeyreğine kadar deeeeermişim. Şaka şaka. 2011'in ikinci çeyreği bol etkinlikle karışık aşk acılı geçti. İkinci çeyrekte bol bol staj kovaladım, bol bol stres yaptım, bol bol eğlendim, bol bol sınava finale girdim, bol bol güldüm. Hala Yumuş'la olsam ne staj kovalardım ne onca etkinliğe katılırdım. Diyorum ya geyşa ruhlu boğa kadınıyım ben, hayatımın orta yerine adamı koydum. Pişman mıyım? Hayır. Eğer ikinci kez orta yerine koyarsam ağzıma yüzüme çarpın, kafama çaaaat diye koyun, tezeği avuçlatın ama tamam mı, işte o zaman pişman olurum.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-FVOrGZx6Q3U/TvyvqcHqh0I/AAAAAAAAApI/AxC5Yj-mkHM/s1600/At_the_end_of_the_day_by_Phoenixstamatis.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-FVOrGZx6Q3U/TvyvqcHqh0I/AAAAAAAAApI/AxC5Yj-mkHM/s320/At_the_end_of_the_day_by_Phoenixstamatis.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-o1Bc3uqBbLE/TvytH4Xj09I/AAAAAAAAAo8/d1_cuj2Nwew/s1600/a_walk_in_the_clouds_by_missunfortunate-d2yf4rx.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse 2011'in üçüncü çeyreğinin başında, onca koşuşturma arasında tam bana göre bir yer bularak İnsan Kaynakları kariyerciğime bir başlangıç yaptım. Bol bol topuk sesi duydum, bol bol iş kuralı öğrendim, bol bol İK yapmacıklığına şahit oldum, bol bol mülakata girdim, bol bol insan gördüm, insan tanıdım. Sevgili bazı okul arkadaşlarım ossura ossura uyurken ben sabah 9 akşam 6 çalışıyor idim. Zerre tatil yapamadım. Zerre dinlenemedim. Tabi tüm bunların başında kendime bol bol küfrettim, dolabım adeta köşedeki bakkala gitme odaklı bir dolaptı çünkü. Bıngıl bıngıl, tombul tombul halimle o alışveriş sitelerindeki tüm güzel elbiseleri saat 9'da bitirmiş olan üstlerimle (evet, onları buldum!) yarıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2011'in son çeyreği biraz diğerlerinden farklıydı sanki. İkinci çeyrekte beklediğiniz konuşma 2011'in son çeyreğinde yapıldı. Sizin de &lt;i&gt;'Neden blogtaki Yumuş: Sevgili kısmı kaldırılmıyor haleaaa!11!1'&lt;/i&gt; çığrınışlarınız anlamlandı. Bu konuda fazla konuşulacak bir şey yok aslında. Gayet yolunda giden, önceki hiçbir hatanın tekrarlanmadığı güzel bir şey oldu çıktı. (No nazar pilis.) Onun dışında ortaya hem yeni bir iş hem de yeni bir staj çıktı. Hem okul hem staj hem iş hem de sevgili nasıl birlikte gitti görenler, duyanlar hayretler içinide kaldı. Şahsen ben de hayretler içindeyim. Günde 5-6 saat uykuyla non-stop gitti, gidiyor. Ama ne yalan söyleyeyim bu yaptığım stajlar, işler beni geleceğim için bir sürü soru işaretiyle doldurdu. Her şeyin artısı, eksisi birbirini kovalıyor şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında şöyle yazınca sanki çok eğlenceli bir sene geçirmişim gibi göründü gözüme ama alakası yok lan. İt gibi çalıştım, çalışmaya devam ediyorum, adeta bedenime fazla mesai yaptırıyorum, biniyorum üstüne vuruyorum kırbacı vuruyorum kırbacı. Ne anamı ne babamı görebiliyorum falan filan.&amp;nbsp; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bir değişiklik olsun, ben iyi gidiyor dedim diye ertesi gün biz Yumuş'la kavga etmeyelim olur mu? 2012'niz, 2012'miz güzel, sağlıklı, huzurlu, sevdiklerimizle bol kazançlı geçsin. Bütün dilekleriniz gerçek olsun inşallah. Sokaktaki minnoşlarımız da üşümesinler, onlara da sularını, yemeklerini verelim, bu soğuk günlerde onları unutmayalım ballı lokmalaım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6224904651246338620?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6224904651246338620/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6224904651246338620&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6224904651246338620'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6224904651246338620'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/12/beklenen-yazy-yazyorum.html' title='Beklenen yazıyı yazıyorum.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-FVOrGZx6Q3U/TvyvqcHqh0I/AAAAAAAAApI/AxC5Yj-mkHM/s72-c/At_the_end_of_the_day_by_Phoenixstamatis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5651333733506091921</id><published>2011-12-24T20:32:00.000+02:00</published><updated>2011-12-24T20:32:02.508+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hediyelik blog'/><title type='text'>Hediye veriyorum.</title><content type='html'>Son günlerde bloga yazı girmememin ya da birçok blogu okumamamın sebebi hem okul hem staj hem de işi bir arada yürütüyor olmam değil ballı lokmalarım. Blogger'dan soğudum açıkçası. Ne eskisi gibi yazan var ne de eskisi gibi bir sıcaklık ve samimiyet var. Geçenlerde Twitter'a şöyle bir &lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan/status/149041547361529856" target="_blank"&gt;tweet&lt;/a&gt; atmıştım. Her yer reklam dolu. Bloggerların markalar tarafından destekleniyor olmasını ben de destekliyorum fakat herkes aynı şeyi yazınca afedersiniz bi sike benzemiyor burası. Bir de ciddi anlamda bloggerın marka hakkındaki kendi düşüncelerini okuyor olsak eyvallah ama öyle bir şey de yok. Herkeste aynı replik, aynı metin, aynı resim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-O66dgIHQBrc/TvYaPu78_mI/AAAAAAAAAow/dty23VW9jsk/s1600/12868_314970360244_641675244_9826185_634877_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-O66dgIHQBrc/TvYaPu78_mI/AAAAAAAAAow/dty23VW9jsk/s320/12868_314970360244_641675244_9826185_634877_n.jpg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;Tabi şimdi bir markanın reklamı yapılıyorsa genellikle yanında hediyeler de veriliyor. Şahsen ben isterim ki bu hediyeleri ihtiyacı olan insanlar alsın&lt;span style="color: purple;"&gt; &lt;span style="color: #999999;"&gt;(ne de olsa hemen hemen herkesin evinde interneti var)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #999999;"&gt;.&lt;/span&gt; Ama nerdeeee, özellikle dikkat ediyorum özellikle ihtiyacı olmayan insanlar katılıyor çekilişlere kuralara. &lt;span style="color: #999999;"&gt;(bu biraz önyargılı bir cümle evet ama haklıyım bence.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: purple;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bu hediyeleri ihtiyacı olmayanların almasını geçtim&lt;span style="color: #999999;"&gt; (sonuçta şans işi) &lt;/span&gt;hediye çekilişine katılmak için akla karayı seçtiriyorlar sana. Beni izle, beni beğen, bana yorum bırak, beni burda paylaş, beni şurda paylaş, benim yazımı blogunda duyur, sıra geldi tüm mecralarda markayı paylaşmaya, markayı beğen, markanın resmine yorum yap, markayı orda paylaş, markayı burda paylaş ve son olarak da hikaye falan yazdırıyorlar yorum olarak. Yaşlanıyorsun o çekilişe katılana kadar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanıyorum suç tamamen blog sahibinde değil. Markaların halkla ilişkiler kısmı adeta bloggerların etinden sütünden faydalanmaya kararlı. Hem adımızı duyuralım, hem tüm sosyal mecralarda populasyonumuzu artıralım derdindeler. Bana inanılmaz samimiyetsiz geliyor bu durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceden böyle değildi. Bir blogger hediye vereceği zaman onu izliyor olsan ve o yazıya yorum bıraksan yeterdi. Seçilirdin veya seçilmezdin bu şansa kalırdı. Sanki o zaman hediye verdiğin şeyin markasının reklamını yapmış olmuyor muydun? Oluyordun. Şimdi ne değişti? Olaya biraz daha profesyonellik ve para karıştı sanırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda çok sık karşıma çıktığı için yazmak istedim açıkçası. Blogger bir paylaşım noktası. Dilerim ki daha samimi, daha içten olsun her şey. Hediye dediğin şey gönülden kopar, şart şurt uğruna verilmez bence. &lt;span style="color: #999999;"&gt;Hediye veren bloggerları da pek çok pek çok seviyorum şahıs olarak, sanırım onlar benim niyetimin kötü olmadığını anlarlar. &amp;lt;3 &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5651333733506091921?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5651333733506091921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5651333733506091921&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5651333733506091921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5651333733506091921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/12/hediye-veriyorum.html' title='Hediye veriyorum.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-O66dgIHQBrc/TvYaPu78_mI/AAAAAAAAAow/dty23VW9jsk/s72-c/12868_314970360244_641675244_9826185_634877_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7839029251416949102</id><published>2011-11-30T20:10:00.000+02:00</published><updated>2011-11-30T20:10:35.536+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='oses'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şarkı'/><title type='text'>Üç ya da beş şarkı sonra oradayım.</title><content type='html'>Oradan oraya top gibi sekmekle meşgulüm son zamanlarda cici kuşlarım. Sabahları durağa yürürkenki gerilimim elektrik tellerinde bile yok. Beni sabahları bakkala giderken gör ama durağa giderken görme o derece. O kadar atarlı ve giderliyim ki anında dişi Harun oluyorum, kan damarlarımda daha hızlı akıyor, zarif ve açık renk ojeli tırnaklarımı avcumda yumruk yapıyorum, gözlerimi belertiyorum, hedefe kilitleniyorum. Zaten genellikle otobüsü saniyeyle kaçırma rekoru kırıyorum. Her adım atışımda 'Leah biraz daha hızlı yürü bebeğim yine saniyeyle kaçıracaksın otobüsü' diyorum ve adeta yürümüyorum, koşuyorum, uçuyorum. 50 metre ötede seyir halinde olan otobüse bile yetiştiğimi biliyorum. Usain Bolt bok yemiş benim yanımda. Uçarak girdiğim kapıda şoförle göz göze geliyoruz 'Eyvallah abi' diyorum. 'Ben zaten beklerdim seni ne koştun o kadar.' diyor. Sonra içimi bir pişmanlık kaplıyor. 'Niye koştun o kadar zekasız Leah, terledin, hasta olcaksın sonra kim bakcak sana ibiş.' diyorum içimden. Bir türkü tutturmuyorum. Niye türkü tutturayım canım, açıyorum radyoyu 'Ay ay ay ay ay ay let it rain on me' falan çalıyor oluyor. Havaya giriyorum terli terli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-dBIp581pRlY/TtZxTF2OEmI/AAAAAAAAAoc/7saNL_M0zRs/s1600/c8b397899c4543f0acd0f2f0763e1d7d.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="237" src="http://2.bp.blogspot.com/-dBIp581pRlY/TtZxTF2OEmI/AAAAAAAAAoc/7saNL_M0zRs/s320/c8b397899c4543f0acd0f2f0763e1d7d.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Sonra genellikle ucu ucuna yetiştiğim ilk dersime bir elimde poğaça, diğer elimde çay ve içimde boş umutlarla giriyorum. Koca boğazım asla ve asla durmuyor. Zaten benim kafam açken çalışmıyor. Karnım doyarken eblek suratımı tarifsiz bir gülümseme kaplıyor. Animelerdeki parlak gözlü ve koca ağızlı kızlar gibi oluyorum. Sonra yanıma mutlaka birileri oturmak istiyor çünkü benim yanıma oturan insanların genelde canları sıkılmıyor derslerde. Şakalar, komiklikler canlı canlı, heyecanlı heyecanlı yaşanıyor her seferinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Art arda girdiğim 8 dersin sonunda içimi kaplayan sevinç ve vücüdümü kaplayan yorgunluk senden ötürü mü benden ötürümü diye kavgaya girişiyor. Ben de o sırada Fatih Ürek'in güzide şarkısı 'oldu mu oldu mu oldu mu bebeğim sabrım taşıyor bak.'ı söylüyor oluyorum içimden.&lt;br /&gt;Otobüste duyduğum baharatlı parfüm kokusu ruh halimin frekansını değiştirmeye yetiyor ve A noktasından B noktasına gidiyor olduğumu fark ediyorum '&lt;span class="okuncakyazibob"&gt;Uçak, gemi, tren, bir araba fark etmez bu yolu hiç dert etmez, kalbim kalbim' diyorum modumu düşürüyorum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Sonra taş gibi bi kız görüyorum anında e'leri olabildiğince değiştirerek 'söylésénéğ sévgilim aşk kaç bédén giyér.' diye söylemeye başlıyorum, o nakarat sonsuza kadar sürüyor.&lt;br /&gt;Hemen ardından 'Tanrım deliriyor muyum nedir' diyorum kendi kendime ve niye şarkı söylettirdikleri konusunda hiçbir fikrimin olmadığı Aydilge'nin şarkısını '&lt;span class="menu"&gt;&lt;span id="contextual"&gt;Akıllı bir deli öder bütün bu bedeli ateşle kor gibi yak yak yak bedenimi' söylemeye başlıyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="menu"&gt;&lt;span id="contextual"&gt;Ruh halimdeki çalkalanmaların önünü alamıyorum ve birden gözümden bir damla yaş akmıyor tabi. Niye aksın canım adeta kopkoplardayım. Böyle böyle eve gidiyorum işte ben. Hep bi Demet Akalın hep bi Serdar Ortaç şarkıları gibiyim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;span class="okuncakyazibob"&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7839029251416949102?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7839029251416949102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7839029251416949102&amp;isPopup=true' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7839029251416949102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7839029251416949102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/11/uc-ya-da-bes-sark-sonra-oradaym.html' title='Üç ya da beş şarkı sonra oradayım.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-dBIp581pRlY/TtZxTF2OEmI/AAAAAAAAAoc/7saNL_M0zRs/s72-c/c8b397899c4543f0acd0f2f0763e1d7d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5728658550010616362</id><published>2011-11-12T00:25:00.000+02:00</published><updated>2011-11-12T00:25:51.631+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='korkunç blog'/><title type='text'>Doktor korkuyorum.</title><content type='html'>Ben küçüklüğümden beri çok az şeyden korktum ballı lokmalarım. Yok yatağın altında canavar varmış da yok elimi kaldırırsam taş olurmuşum da bunlar adeta bir kedi yavrusu kadar saf ve masum şeylerdi benim için. Hele ki gece tuvalete kalktığımda odama aheste aheste yol alırdım, ne beni biri yiyecek endişesi taşırdım ne de bir hırsız çıkacak korkusu. Birisi 'annen benim olsun mu' diye sorduğunda hiç tınlamazdım bile. Ya olmayacağını bildiğimden ya da gerçekten umursamadığımdan. Sabah ezanından korkmaz bilakis 'niye uyandırdın lan beni' diye gider yapardım imam bey amcaya. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama birisi vardı ki öd nasıl boka karışırın hem teorisini hem de pratiğini öğretmişti bana. Sümüklü Selma'ydı o. Tamam, lakap takmasını severim bilirsiniz ama bu ismi ona ben koymadım. Zaten ona öyle diyorlardı. Sümüklü Selma tahminen 30lu yaşlarda, saçları birbirine karışmış, dişleri yamuk, her daim gülen, çizgi filmlerdeki cadı figürünün beden bulmuş hali gibiydi. Zihinsel engelliydi ve insanları inanılmaz severdi. Bakmayın siz -di'li geçmiş zaman gibi anlattığıma, -miş aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ybVJyvr061w/Tr2grBjgRXI/AAAAAAAAAoM/0uMugZ4Hk1g/s1600/7845f80c04937f2526d7fe41979c92b2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="266" src="http://2.bp.blogspot.com/-ybVJyvr061w/Tr2grBjgRXI/AAAAAAAAAoM/0uMugZ4Hk1g/s320/7845f80c04937f2526d7fe41979c92b2.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Biz ne zaman onların mahallesine gitsek hareket etmek için en az 5 dakika motoru çalıştırır vaziyette beklediğimiz, bordo Murat 131'imizin penceresine yanaşır, annemden beni istermiş: Cimdirmek için! Sevdiğini cimdirirmiş o. Annemin kolları mosmor olurmuş onu gördüğünde. Zarar vermek istemezmiş ama işte o da öyle severmiş. Cici dermiş bi de bana. Ben de ne zaman onu görsem ağlarmışım. Ağlanmayacak gibi değil ki birader. Kadın adeta korkunun simgesi olmuş benim için. Korku beden bulmuş ve Sümüklü Selma olmuş. O zamanlar 2-3 yaşındaydım korkuyordum şimdi 23 yaşındayım yine görsem yine korkarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi ki Sümüklü Selma'dan korkmuş olmam hayatımın geri kalanında zihinsel engellilerden korkmamı gerektirmedi. Büyüdükçe daha da yaklaştım, öğrendikçe daha da bir şeyler yapmaya çalıştım onlar için. Hem sadece zihinsel de değil; işitsel, görsel engeli olan insanlarla hep iletişim halinde olmaya çalıştım/çalışıyorum. Türk İşaret Dili öğrendim mesela. Bazen dışarıya çıktığımda görüyorum birbirleriyle konuşanları, araya atlamamak için zor tutuyorum kendimi. Bazen atlıyorum gerçi. Geçtiğimiz günlerde metro beklerken sarı çizgiyi geçen, birbirini itmeye çalışan, şakalı komiklikli bir grup gördüm. Bir baktım işaret diliyle konuşuyorlar. Gülümseyip 'Yapmayın, tehlikeli' yaptım. Şaşırdılar. Okulda öğrendiğimi söyledim. Metroya birlikte bindik, nereye gittiğimi, ne yaptığımı merak ettiler. Ben de merak ettim, sordum. Erkek olan çalışıyormuş, yanındaki kız arkadaşıydı, evleneceklermiş. Nasıl heyecanla anlattılar. Diğer kız da çalışmıyormuş. Durağım geldi, kendinize iyi bakın diyerek yanlarından ayrıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara ara düşünüyorum mezun olduktan sonra ne yaparım diye. İK diye diye tutturdum ama bir tarafım onlarla olmayı hep istiyor. Bu konuda farkındalığım var. Ama sadece bireysel bir bilinçle, farkındalıkla olacak iş değil tabi bu. Ülke olarak çok yol kat etmemiz gerek aslında bizim. Ben bile 'onlar onlar' diye anlatıyorum. Sürekli ötekileştirme çabamız var. Yok engelliler home-office çalışsınmış da oymuş da buymuş da. Oldu olacak hapset insanları sen de toplum içine çıkmasınlar, iyice uzaklaşsınlar. Bak yine dişi Harun moduna girmeye başladım yine. Ağzımı bozmadan, daha önce bu konuyla ilgili şey ettirdiğim yazının &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2011/03/engellerle-yasamak.html" target="_blank"&gt;linkini&lt;/a&gt; de şaaparak huzurunuzdan ayrılıyorum tatlı su balıklarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5728658550010616362?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5728658550010616362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5728658550010616362&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5728658550010616362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5728658550010616362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/11/doktor-korkuyorum.html' title='Doktor korkuyorum.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ybVJyvr061w/Tr2grBjgRXI/AAAAAAAAAoM/0uMugZ4Hk1g/s72-c/7845f80c04937f2526d7fe41979c92b2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-2882167796472540803</id><published>2011-10-30T19:11:00.001+02:00</published><updated>2011-11-14T19:34:35.395+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><title type='text'>Sinirli bir insanım neticede.</title><content type='html'>Bilindiği ya da bilinmediği üzere ben sinirli bir insanım. Ya baya baya sinirliyim ben abi böyle kızdığım zaman gözlerim dönüyor, tutamıyorum kendimi. Hatta Behzat Ç'deki Harun'un hatun versiyonu olabilirim, o derece komik, şişman ve sinirliyim. Bir de öğrenci olduğum gerçeği var bu hayatta ve bu gerçeğin getirdiği bir gerçek daha var. O da bir şeye para vereceksem (hem de bir öğrenci için bile çok para vereceksem) gidiyorum, araştırıyorum, deneme şansım varsa deniyorum falan. Şimdi bazılarının sıçtığı bok bile olmayan paralar benim için dünyanın parası olabiliyor. (Merhaba bir çantaya 2 bin lira sayan beybi görller! Merhaba Prada, Hermes Birkin sevdalıları! Merhaba bulut kardeş! Merhaba merhaba!) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, günlerden bugündeyiz şimdi. Parfüm alasım var. Kazandığım 3 kuruş stajyerlik maaşını parfüme yatırmaya niyetliyim. Onu mu alsam bunu mu alsam diye düşünüyor, ne zaman aklıma parfüm alacağım gelse ve ne zaman bir alışveriş merkezine gitsem birini bir bileğime sıktırıyor, öbürünü diğer bileğime sıktırıyor ve adeta bir tinerci gibi tüm gün bileklerimi kokluyorum. Düşünün ne kadar değerli o para!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-US6k4QPPoME/Tq2FI8-kdrI/AAAAAAAAAoE/kOZQD_UNdcY/s1600/the_perfume_by_appleplusskeleton-d2ycw0q.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-US6k4QPPoME/Tq2FI8-kdrI/AAAAAAAAAoE/kOZQD_UNdcY/s320/the_perfume_by_appleplusskeleton-d2ycw0q.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bu arada hala bugüne gelemedik farkındasınızdır umarım. Neyse. Şimdi kesin bugündeyiz. Sinemaya gidicez, öncesinde Boyner'e gitmemiz gerekti çünkü arkadaşım bir bot aldı ve aldığı bot ayağını sikti falan. Onu değiştirmek maksadıyla içeriye daldık ve ben bir anda parfümleri gördüm hemen sol tarafta. Çok dikkatli bir insanımdır ben. Gözlerim fır fır döner. Böyle saliseler içinde gözüme bir adam çarptı. Evet, o adam bir çalışandı ve elinde bir parfüm şişesi vardı. O parfüm şişesini paçalarına kadar sıkıyor sıkıyor sıkıyordu. Ya valla abartmıyorum, biz kapıdan girdik, o adamın yanına kadar 10-15 adım yürüdük, adam hala sıkmaya devam ediyordu varın düşünün durumu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl sinirlendim nasıl sinirlendim anlatamam. Çoğunuz bu durumu yaşamışsınızdır. Ne zaman bir mağazaya gitseniz testerlar bitmiş olur, ne zaman tester bir ürün isteseniz "Aağğğ kalmadığ bittiğ" yaparlar, ne zaman bir parfüm denemek isteseniz o parfüm şişesi hep boş olur zaten allahın emri yani. Şimdi yanımda da arkadaşım var ve kendisi bir erkek. Yanında sağa sola sataşmak istemiyorum, salon kadını çizgimden de kaymak istemiyorum ama dayanamadım. Hedefe yaklaşıp:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leah: Sonra da biz gelince "Testerımız bitti diyorsunuz!"&lt;br /&gt;Adam: Pardon?&lt;br /&gt;L: Beyefendi parfümle banyo ettiniz yuh saçınızdan akıyor parfüm neredeyse! &lt;br /&gt;A: Yok, ben sadece sıktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pişkinliğe bakar mısınız? Ne denir bu adama? Hiçbir şey demedim, diyemedim daha fazla. Dünyaca ünlü sikici bakışımdan atıp hayatıma devam ettim. Burada da paylaşmadan edemedim. Dan diye de yazdım. Aynen Capitol Boyner'de geçti hadise Nasılsa bi sikim reklam neyin vermiyorlar bana. Ağzım bozuk diye midir nedir. Yerden yere vurucam lan sizi hayın ve zalım firmalar. Eceliniz olucam bebişlerim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dişi Harun'dan sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-2882167796472540803?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/2882167796472540803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=2882167796472540803&amp;isPopup=true' title='24 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2882167796472540803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2882167796472540803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/10/sinirli-bir-insanm-neticede.html' title='Sinirli bir insanım neticede.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-US6k4QPPoME/Tq2FI8-kdrI/AAAAAAAAAoE/kOZQD_UNdcY/s72-c/the_perfume_by_appleplusskeleton-d2ycw0q.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-9054221877241382717</id><published>2011-10-18T19:21:00.000+03:00</published><updated>2011-10-18T19:21:03.865+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ağız'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gari'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='milangaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çiğdem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='börülce'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='klorak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ege'/><title type='text'>Egeli olmak böyle bir şey işte.</title><content type='html'>Hepinizin bildiği ya da bilmediği gibi ben doğma büyüme Egeliyim. Bizim oraların ağzı içime, her bir hücreme işledi doğduğumdan beri; geliyom, gidiyom, yiyom, içiyom gari. Anladınız siz onu. Her ne kadar İstanbul Türkçe'sini de düzgün konuşsam da içimde bir Egeli var ve ne zaman yolda memleketimden birini görsem gevşer benim yaylar. "Napıyon gari, nerden gelip durun?" derim mesela. Ya da "Nedip batırsın?" Siz anlamasınız da o anlar. Biz anlarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyi anlamanızı beklemiyoruz tabi ama bazı şeyler var ki bunları bilmeniz gerek abi. Çiğdem ve gevrek olayını konuşmaya bile gerek duymuyorum. Bunlar birer kelime olmaktan çıktı adeta genel kültürün mihenk taşları haline geldi. &lt;b&gt;Hora gecmek&lt;/b&gt; diye bir sey var bildin mi sen onu? Bu havada icilen sicak bir corba mesela. Hora gecer iste o.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden bir gün şakır şakır yağmur yağıyor nasıl ıslandım, nasıl ama. Varacağım yere vardım bir şekilde, arkadaşlarımı gördüm. "&lt;b&gt;Şımşırık&lt;/b&gt; oldum ya." dedim. Böeeeyyyyyyyle baktılar bana. "Ipıslak oldum yani." dedim. Başladılar gülmeye. Çok komik sanki. Huh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-dbTHKJtTCTE/Tp2nC_SD2tI/AAAAAAAAAn8/1JYLlmKX4W0/s1600/a_new_dawn_by_twistedclocks-d4d71po.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-dbTHKJtTCTE/Tp2nC_SD2tI/AAAAAAAAAn8/1JYLlmKX4W0/s320/a_new_dawn_by_twistedclocks-d4d71po.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Ben İstanbul'da yaşadığımdan beri doğalgaz denen şey tüm evi etkisi altına aldı. Memleketteyken öyle mi? Tüpümüz vardı bizim. Milangazımız vardı! Biz ocak kapatmak nedir bilmeyiz. Annem her telefon açışında "Kızım &lt;b&gt;milangaz&lt;/b&gt;ı kapatmayı unutma der." Bizim için ocağın altını kapatmak milangazı kapatmaktır gençler, bu da böyle biline!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçüklüğümden beri mısıra &lt;b&gt;darı&lt;/b&gt; derim ben. Şimdi her yerlerde satıyorlar ya pıtır pıtır. Benim onlara hiç mısır diyesim gelmiyor. Darı abi o. Isırıyorsun, kemiriyorsun falan. Pop corn denen şeye patlamış mısır derim işte, ona okey ama koçan halinde satılanlara dimdirekt darı diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam olarak emin değilim bilip bilmediğinizden fekat tepsiye &lt;b&gt;sini&lt;/b&gt; diyoruz biz kimi zaman. Ansızın, birdenbire &lt;b&gt;şakkıdak&lt;/b&gt;'tır aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin ısrarla ama ısrarla ama ısrarla çamaşır suyu dediğiniz şey bizde &lt;b&gt;Klorak&lt;/b&gt; arkadaşlar. Önemli bir şey bu da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim oralarda &lt;b&gt;BÖRÜLCE&lt;/b&gt; diye bir şey var. Kendisi harika bir yaz sebzesi. Taze fasulyenin arkadaşı. Üzerine köy yoğurdu, yanına da soğan. Dünyanın en güzel yemeklerinden biri bu. Yazın gelmesini işte bu yüzden istiyorum bazen. Bak yine canım çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim oraların pazarları evlere şenliktir. &lt;i&gt;Badılcan&lt;/i&gt;ların, &lt;i&gt;domati&lt;/i&gt;lerin, &lt;i&gt;böber&lt;/i&gt;lerin, &lt;i&gt;ilimon&lt;/i&gt;ların en güzelleri bizim oralarda satılır. Tüm &lt;i&gt;masrafl&lt;/i&gt;ar bizim pazarlarda &lt;i&gt;gör&lt;/i&gt;ülür. &lt;i&gt;Keyim keycek&lt;/i&gt;ler alınır. İstanbul'dan birini götürsem bizim pazarlardan birine anlamaz birçok söyleneni belki. Ama o kadar güzeldir ki bizim oralar, ahhh nasıl özledim. Var mı benim unuttuğum, sizin eklemek istediğiniz bir şeyler? Yazı yazıverin gari!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-9054221877241382717?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/9054221877241382717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=9054221877241382717&amp;isPopup=true' title='43 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/9054221877241382717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/9054221877241382717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/10/egeli-olmak-boyle-bir-sey-iste.html' title='Egeli olmak böyle bir şey işte.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-dbTHKJtTCTE/Tp2nC_SD2tI/AAAAAAAAAn8/1JYLlmKX4W0/s72-c/a_new_dawn_by_twistedclocks-d4d71po.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>43</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7363746983766934265</id><published>2011-10-12T19:50:00.000+03:00</published><updated>2011-10-12T19:50:07.848+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorgun blog'/><title type='text'>Cedric gibi oldum ben.</title><content type='html'>Nasıl zalım nasıl hayın bir insan oldum gördünüz değil mi 20 gündür yazmıyorum. Yar bana bir konu yar bana bir konu diye kendimi dağlara taşlara vurdum yine bulamadım yine yazamadım. Yazmadığım 20 gün boyunca neler mi oldu? Okulum açıldı, 64 kilo oldum, başka bir şirkette staja başladım, 64 kilo oldum, dönemsel bir iş aldım home office çalıştım, 64 kilo oldum, öğrenci akbilimi kaybettim galiba diye ufak çaplı bir depresyona girdim, otobüsün kapısı ayağıma kapandı tabi bu arada hala 64 kiloyum, telefonumda kocaman bir çizik var ve ben onu bir zamanlar çok sevmeme rağmen şu an tuvalet deliğine düşmüşçesine kendisinden nefret ediyorum, Ayşe Teyze torununa ders vermem için ricada bulundu kibarca reddettim, İspanyolca öğrenmeye başladım, tembel bir öğrenci olduğumdan sınıfımdaki inek güruhtan gerideyim ve tüm bunlar olurken ben tüm heybetimle 64 kiloyum tatlı su balıklarım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-VU8ndNrT9VY/TpXE3V4q4iI/AAAAAAAAAn0/Qk3z5DBHv48/s1600/heaven_besides_me_by_suicide_bee.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-VU8ndNrT9VY/TpXE3V4q4iI/AAAAAAAAAn0/Qk3z5DBHv48/s320/heaven_besides_me_by_suicide_bee.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;Neyi fark ettim biliyor musunuz? Çalışmak çok zor abi. Valla bak. Ben sabah kapıdan çıkarken 'birazdan eve gelicem yea' diye düşünüyorum çünkü hemencecik akşam oluyor. Eve geliyorsun, soyun, dökün harap ve bitap bir halde hiçbir şey yapasın gelmiyor. Bir an evli olduğumu düşünüyorum (düşünceye koş) ne ara yemek yapıcam, çoluğa çocuğa koşucam, kocama sarmaşıcam, kendime bakıcam, ojelerimi sürücem, saçımı düzleştircem lan? Takadi olmuyor ki insanın? Yoruluyor lan insan. Yazık lan insana. Bi de fark ettiğim bir diğer şey de mezun olduktan sonra iyicene çalışmaya başlayınca hemencecik yaşlanıvercekmişim gibi geliyor çünkü zaman çok çabuk geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fark ettiklerim sadece bununla sınırlı değil tabi. Çapraz asılabilen çantalar dünyanın en iyi buluşlarından olmaya aday bence. Ellerin bomboş kalıyor ne güzel. Alışverişini falan çok şukela yapıyorsun onlarla. Sonra, saat 18:05 gibi Levent metrosuna binmek sabah 08:30'da 59R'ye binmekle aynı gibi. Bir de Türk'ün metrobüsle imtihanı diye bir şey var. Bence işine metrobüsle gidip gelen insanları 3-5 yıl erken emekli etmeliler. Yıpranma payı ne bileyim çile indirimi falan yapmalılar. Bu ne la. Nefes alınmıyor aga.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşle ilgili bir diğer husus da ayakkabı. Malum yağmır çamır mode on. Kumaş pantolonu, havuç pantolonu giydin diyelim. Ne giycen la ayağa? Babet olmaz, çizme için erken. Topuklu ayakkabıyla zerre aram yok kaldı ki o da olmaz zaten. Ne giycem ben, ne giyceeeeeeem bana söyleyin bana anlatın. Dolgu topuklu bootie mi alayım? E onlarla da yürüyemem ki ben. Taam biliyorum ne emmeye ne gömmeye geliyorum ama hayat uzun boylu ve 64 kiloysanız inanın çok zor. Hele 30 kişilik ofisteki en şişko ik'cı sizseniz hayat daha zor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizi severim, hepinizi öperim. Yoğunluktan çıldırışlara gelmiş Liya bildirdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7363746983766934265?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7363746983766934265/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7363746983766934265&amp;isPopup=true' title='36 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7363746983766934265'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7363746983766934265'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/10/cedric-gibi-oldum-ben.html' title='Cedric gibi oldum ben.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-VU8ndNrT9VY/TpXE3V4q4iI/AAAAAAAAAn0/Qk3z5DBHv48/s72-c/heaven_besides_me_by_suicide_bee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-317729291399192970</id><published>2011-09-24T20:29:00.000+03:00</published><updated>2011-09-24T20:29:55.483+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Burada anlaşılmayan nedir?</title><content type='html'>Tatlı su balıklarım, kimse kimseyi sevmek zorunda değil. Geçelim bu humanist ayakları. Ben eski sevgilimin yeni sevgilisini niye seveyim mesela? Ya da eski sevgilinin yeni sevgilisi seni neden sevsin? Mesela bir mağazaya girdin diyelim, bir şeye yöneldin 'Ayh negzelmiş' dedin. 2 metre ötendeki bir grup genç kız senin güzel dediğin şeyin başına üşüştü. Giydiler denediler, denerlerken bile senden gözünü ayırmadılar. Sen şimdi bu kızları neden sevesin? (Gerçek hayattan alıntıdır.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atıyorum sen insanlardan uzaklaşmak istiyorsun. Özellikle bir takım insanlardan. Çünkü bu insanların olumsuz özellikleri var. Pisler, kakalar. Sen bunlardan uzaklaşmaya kasarken o insanların inadına seninle görüşmek istemeye çalışmalarına ne demeli? Tee memleketten bir arkadaşım var, dün kendi kendini evime davet etti, gelme dedim yorgunum dedim müsait&amp;nbsp; değilim dedim, geleyim dedi, yine gelme dedim uyuycam dedm, o zaman yarın Taksim'e gidelim mi dedi, yarın planım var dedim, ben ne yapsam olmuyor sen bana müsait olunca haber ver dedi, tamam dedim. Durumu az çok anladınız ballı lokmalarım. Ben bu arkadaşı hiçbir türlü aramayacağım. Belli yani. Bir insan bir insanla görüşmek istemiyorsa bunu açık ve net bir şekilde söylemiyor olabilir ama belli eder abi ya. Burada anlaşılmayan nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-etepJgyaDdA/Tn4SFcp5c1I/AAAAAAAAAnw/HXJp89ql6nQ/s1600/Gonna_make_a_difference_by_Sohodoll.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/-etepJgyaDdA/Tn4SFcp5c1I/AAAAAAAAAnw/HXJp89ql6nQ/s320/Gonna_make_a_difference_by_Sohodoll.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Bazı insanların kadın erkek ayırt etmeksizin kabullenemediği şeyler var. İstenilmeyen olmak gibi. Biliyorum çok kötü bir şey fakat o noktaya gelinene kadar elbette yaptıkları bir şeyler vardır. Ben mesela mizacım gereği tanımadığım insanları çok kolay sevip onlardan çok kolay vazgeçebiliyorum. Uyuz olduğum bir şey yaptıklarında direkt soğuyorum. 'ah, sen şimdi bunu yaptın mı, keşke yapmasaydın bebşim ben bir boğa kadınıyım işte bu da kötü özelliklerimden biri' şeklinde iç muhasebeye girip yavaş yavaş uzak diyarlara doğru göç ediyorum. Ama onlar buna izin vermiyorlar işte. Sen her ne kadar tavrını değiştirsen de onlar sana ne kadar zarar vereceklerinin seni ne kadar kötülükleriyle kirletecekleriinin farkında olmuyorlar. Darlıyorlar da darlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarıda tonlarca kötü insan var. Sen onları sevmek zorunda değilsin ama saygı duymak zorundasın. Aslında saygı duymaktan da öte muhatap bilem olmamak daha iyi bence. Onlar yokmuş gibi yaşamak mesela. Gerçi bu biraz zor. Eski sevgilinin yeni sevgilisi gerçeğini göz ardı etmek mümkün mü? Değil. Zaten hayat da onları yok sayacak kadar yalan değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kendimi yalnızlığa çok alıştırdım. Yanımda sevdiğim arkadaşlarım, dostlarım var. Onlar bana yeter diyerek başka insanların bana zarar verebilecek olma ihtimalini göze alamıyorum sanırım. Çünkü biliyorum ki kimse benim gösterdiğim özeni bana göstermeyecek. Ne gerek var ki, ben kendi köşemde, kendi kabuğumda dizilerimle, stajımla, okulumla, işimle, gücümle kavrulur giderim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da yazıının &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=DrL_Gdh5scQ"&gt;şarkısı &lt;/a&gt;olsun. Her dinlediğmde ağzıma sıçıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-317729291399192970?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/317729291399192970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=317729291399192970&amp;isPopup=true' title='33 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/317729291399192970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/317729291399192970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/09/burada-anlaslmayan-nedir.html' title='Burada anlaşılmayan nedir?'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-etepJgyaDdA/Tn4SFcp5c1I/AAAAAAAAAnw/HXJp89ql6nQ/s72-c/Gonna_make_a_difference_by_Sohodoll.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7132573337594184843</id><published>2011-09-16T20:32:00.000+03:00</published><updated>2011-09-16T20:32:56.209+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Sevgili erkekler; biz kadınız.</title><content type='html'>Selam hemcinslerim, selam karşı cinslerim hepinize kucak dolusu laflarla geldim. Baktım ki şu 'bıyıklı kızlar'la başlayan cümlelerin sonu gelmiyor, noluyor dedim bi baktım çevreme. Gerçekten de hemcinslerime atılan bokun püsürün haddi hesabı yok. Biri bıyıklardan vuruyor biri gelmiş ağdadan, epilatörden sallıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden sallıyorlar bir bakalım. Hmmm. Evet. Şimdi sırtı bile kıllarla kaplı olan bazı kendini bilmez erkek kısmısının televizyonda&amp;nbsp; gördüğü tek şey olmayan tüylerini epilatörle alan bir kadın. Şimdi bunu gören masum köylülerimiz zannediyor ki gerçek hayatta da bu hadise böyle. Hayır efendim, değil. "Gözle görülmeyen tüyleri bile kökünden alır." lafı "Türk kadınları birer Victoria's Secret meleğidir." lafı kadar yalan. O tüylerle git bakalım köşedeki mahalle kuaförüne. Nişanlısıyla evlenme planları yapan Aynur diyecek ki "uzat öyle gel." Evet canikolar. Bizde "uzat öyle gel." diye bir gerçek var.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-s2Vv5xWmve4/TnOH1xqvs2I/AAAAAAAAAns/2dwc2K3G82k/s1600/tumblr_lcd8rfkDuk1qc9gwxo1_1280.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-s2Vv5xWmve4/TnOH1xqvs2I/AAAAAAAAAns/2dwc2K3G82k/s320/tumblr_lcd8rfkDuk1qc9gwxo1_1280.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ağda kısa tüyleri almıyor, maalesef uzatıyoruz.(!) Ağdaya gittikten sonra 1 hafta şort, etek, elbise gibi bilumum bacak gösteren tekstil ürünlerini giyiyoruz, o 1 haftadan sonra dünyanın en alsan alınmayan en satsan satılmayan tüyleriyle baş başa kalıyoruz ve uzun pantolonlarımıza, jeanlerimize merhaba diyoruz. Şimdi "jilet diye bir şey var" diyen testesteronu yüksek böcüklerimiz çıkacaktır, onlara da dünyanın en dik ve sert çıkan kılını, tüyünü batırıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunlar cümle aleme görüntü kirliliği yaratma hakkını vermiyor tabi hemcinslerime, bunu da belirtmeden edemiyciğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar tamam mıyız? Tamamız bence. Gelelim bıyıklara. Kim çıkardı lan bu lafı lan. Özellikle okulumun kızlarına avuç avuç atıyorsunuz tezekleri. Herkes vücüdüne gerekli özeni göstermiyor bu kadınlar için de erkekler için de geçerli. Biz sizin nerdeyse balıksırtı gibi örülesi koltuk altı kıllarınıza bir şey diyor muyuz?&amp;nbsp; Neyse. Ben feminist bir kadın da değilim, lezbiyen de değilim. Son derece erkeklere meyilim var. Hemcinslerimi savunmak gibi bir misyonu ve vizyonu tamamen hür irademle veriyorum şu an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bıyık dediğiniz şey tüy gibim bi şey. Adriana Lima'da da bolca bulunuyor sarı sarı. Ama siz Adriana'nıza hiç laf attırmıyorsunuz. Yok biz Adriana gibi miymişiz de neremiz ona benziyormuş da. Ulan milyor dolarları indiregandi yapan ben değilim amına koyim. O kadının dünyanın en bakımlı, en tüysüz, en kılsız kadını olması lazım. UTAN ADRIANA! Kabul ediyorum, bıyık hiç hoş görünmüyor bir kadında ama siz de bıyıklı kadına bakmayıverin, olsun bitsin. Ben de burdan hemcinslerime sesleniyorum sizin de gönlünüz olsun diye o da, bıyıklarınızı alın kızıaaaam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazır kıllı, tüylü bir yazıyı yardırmışken şu lazer epilasyon olayına hala başlayamamış olmama inanamıyorum. Tabi kyk bursuyla olmuyor bunlar. Hayat çok zor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize kılsız, tüysüz, ter kokusuz günler diliyorum. Özellikle metrobüste!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7132573337594184843?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7132573337594184843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7132573337594184843&amp;isPopup=true' title='47 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7132573337594184843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7132573337594184843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/09/sevgili-erkekler-biz-kadnz.html' title='Sevgili erkekler; biz kadınız.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-s2Vv5xWmve4/TnOH1xqvs2I/AAAAAAAAAns/2dwc2K3G82k/s72-c/tumblr_lcd8rfkDuk1qc9gwxo1_1280.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>47</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5965047898864991792</id><published>2011-09-10T15:25:00.000+03:00</published><updated>2011-09-10T15:25:32.750+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='garip blog'/><title type='text'>Ne kadar yanlış ne kadar yalnız insanlar olduk.</title><content type='html'>Hepimizin bildiği gibi yazmak çok kolay bir hadise ballı lokmalarım. Hepimiz o veya bu şekilde yazıyoruz. Kimliğimizi gizliyoruz, tweetimizi atıyoruz, blogumuzu yazıyoruz. Belli kitlelere ulaşıyoruz ve o kitleyle belirli etkileşimlerimiz oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İster kimliğimizi gizleyelim ister gizlemeyelim sosyal medyanın getirdiğini nimetlerden mi diyelim pisliklerden mi diyelim bilmiyorum ama insanlardan çok kolay bir şekilde etkilenebiliyoruz. Ben mesela daha önce yazmadım sanıyorum bunu, Yumuş'la Facebook aracılığıyla tanıştım. Bu tanışıklık 2 yıllık bir ilişkiyle sonuçlandı. Bir şekilde bitti falan. Neyse. Sosyal medya her zaman sikindirik ilişkilere yol açmıyor öncelikle bunu söyleyeyim. Ama sağlıklı ilişkilere de yol açmıyor bence. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-HjF2ebc3Khg/TmtWuRA3lEI/AAAAAAAAAno/R-NjIQqkFLo/s1600/rabbit_tale_II_by_SuzyTheButcher.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-HjF2ebc3Khg/TmtWuRA3lEI/AAAAAAAAAno/R-NjIQqkFLo/s320/rabbit_tale_II_by_SuzyTheButcher.jpg" width="266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Birisinden etkilenmek çok kolay. Yüzünü gör veya görme. Yazdıklarına bakıyorsun adamın/kadının. Lan bunu yazan çirkin/tipsiz olabilir mi diyorsun indiriyorsun yelkenleri suya. Başlıyorsun konuşmaya. Aman yarebbim. Aman allam. Aman sabahlar olmasın. Msnden, twitterdan ordan burdan anlatıyorsun da anlatıyorsun. İlk birkaç gün süper görüşene kadar. Yedi ceddine kadar öğreniyorsun çünkü. Böyle bir ilgi bir şefkat. Canımlar cicimler bebeğimler havada uçuşuyor. Cicim ayları demicem çünkü ilişki bir ay sürse yine iyi. Birbirini 2 günde tanıyorsun, 1 hafta çıkıyorsun (ay küçükken çıkmak derdik ne tatlıydık) sonra bitiyor ilişki. Niye? Sağlıksız çünkü. Ağırdan almıyorsun çünkü. Eşşek kovalıyor çünkü. Zamana bırakmıyorsun çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnternet uzakları yakın ediyor, hiç açamayacağın kapıları açıyor belki tamam okey de interneti bu ve bu gibi amaçlar için kullandığında er ya da geç elinde patlıyor bence. Hem kendi yaşadığımı hem de gözlemlediğimi söylüyorum minik kuşlarım. Küçüklüğümüzden beri süregelen mIRC, msn kavramları bizi birer asosyal bok böceğine dönüştürdü. Göt kadar inç ekranlara bağlı kalmaksızın dışarıda birileriyle tanışma imkanımız varken dizimizi kırıp evimizde 2 gündür üstümüzden çıkarmadığımız çamaşır suyu akmış eşofmanlarımızla birilerini tanımaya çalışır olduk. Ne kadar yanlış ne kadar yalnız insanlar olduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal medyanın çok güzel dostluklar, çok iyi bağlantılar kazandırdığı doğru ama gerçeklerden kopmamızı da gerektirmiyor bence. Yani ben yediği yemeğin fotografını paylaşan insanları anlamıyorum. Tatil yaparlarken bik bik tweet atan insanları anlamıyorum. Arkadaşlar buluşuyorlar, her birinin elinde birer telefon. Suratlarına bakmıyorlar lan. Anlamıyorum abi. Anlamayacağım. Dışarıdayken bile sosyal medyaya bağımlı kalan insanlar olmamız ne kadar acı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi biraz hava alayım dışarı çıkayım. Akşama düğün var. Altın fiyatlarına da meraba meraba burdan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5965047898864991792?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5965047898864991792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5965047898864991792&amp;isPopup=true' title='36 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5965047898864991792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5965047898864991792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/09/ne-kadar-yanls-ne-kadar-yalnz-insanlar.html' title='Ne kadar yanlış ne kadar yalnız insanlar olduk.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-HjF2ebc3Khg/TmtWuRA3lEI/AAAAAAAAAno/R-NjIQqkFLo/s72-c/rabbit_tale_II_by_SuzyTheButcher.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6331858181128462728</id><published>2011-09-05T22:50:00.000+03:00</published><updated>2011-09-05T22:50:30.698+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='paragöz blog'/><title type='text'>3 kuruş burs burnumdan geldi</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Geçen gün bizimkilerle Anjelique'e gittim. Ayağıma geçirdim Christian Louboutinlerimden birini, taktım Hermes Birkin'imi bi koptuk bi coştuk anlatamam yani ortamları, alkol su gibi aktı, şişe falan açtırdık o kadar. Ay ne diyorum ben, geçen gün bizimkilerle bizim parka oturduk, ayağıma 2 senedir giydiğim babeti giydim, koluma da zar zor bulduğum her kıyafete uyan, bukalemun gibi olan çantayı taktım, bi çiğdem çitledik, bi çay içtik anlatamam yani ortamları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hah, demem o ki tatlı su balıklarım benim hayatım boyunca bir adet Christian Louboutin ayakkabım olamaz bence. Anjelique'e de giremem. Zaten isimlerini bile yazamıyorum Google yardım ediyor daha nasıl ayağıma geçireyim, nasıl kapısından gireyim lan. Hoş, girmesine girilir, almasına da alınır ama bu da can yani, ne gerek var? Babam haftada kaç saat derse giriyor, 3 kuruş 5 kuruş daha çok kazanmak için sınav görevi alıyor 3 saat kılını bile kıpırdatmadan sınıfta bekliyor ben adamın parasını 2 saatlik keyfim için mi çarçur edeyim? Etmeyeyim yani bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-7gtGOlhvPok/TmUnb5Er37I/AAAAAAAAAnk/lQPUptpa9KQ/s1600/6017121755_fef1608e13_z_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="239" src="http://1.bp.blogspot.com/-7gtGOlhvPok/TmUnb5Er37I/AAAAAAAAAnk/lQPUptpa9KQ/s320/6017121755_fef1608e13_z_large.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Neysem şimdi size bahsetmem gereken hadise başka. Bendeniz bir adet kyk bursu alıyorum. Onu da babamdan gizliyorum. Babam "ah benim canım kızım ne kadar tutumlu" modunda, bense ayın 7si 8i gelse de Ziraat Bankası'nda kuyruğa girsem derdindeyim. Yaklaşık 3 sene kadar maaş ekstresine bakmayan babam, yaptığı okul değişikliği yüzünden maaş zımbırtılarıyla bokuyla püsürüyle uğraşmış epey bi. Birkaç ay sürekli maaşından 10-15 lira kesilince de gitmiş sormuş müdür muavinine "ne iş" diye. Adam da aynen "Senin gız burs alıyomuş hocam ondan kesiyolla senin maaştan" deyince babam çakmış köfteyi ama bana çaktırmamış sağolsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün bayram ziyaretlerinden birindeyiz, mezun olan bi tanıdık var işte geri ödüceklermiş kykyı kaç para ödenicek geyiği döndü. Ben de "ben nasılsa almıyorum yea ödemicez biz sadece harç parası ödücez baba" deyince babam adeta öz kızına tecavüz etmişim gibi baktı bana. Ben tabi anlamadım o zaman ehi ehi modundayım. Akşam yürüyüşlerinden birindeyiz, oturduk malum parka çaylarımızı içiyoruz yine bu muhabbet geçti nerden geçtiyse amına koyim. Böyle bi riyakarlık yok yalnız. İşte ben burs almıyorumlar, alan düşünsünler nası böyle apır sapır konuşuyorum, babam durdu durdu "Ben sana söylemicektim ama sen burs alıyomuşsun devlet 4 senedir benim maaştan para kesiyor" yaptı benim başımdan kaynar sular aşşaaaaaaaaaa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulan zaten 3 kuruş para veriyor devlet, bi de 1 kuruşunu babamın maaşından kesiyor. Ben babamdan gizli saklı yapamıcam mı lan indiregandileri. Hayret bi şey ya. Gerçekten adamı günaha bile sokturmuyorlar. Yani ne bok yemeye babamın maaşından para kesiyon ki sen? Ben sessiz sedasız tutumlu evlat modunda almaya devam ederdim o paraları, iyi de olurdu yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır, şöyle de bi durum var. Ben o parayı almıyor gibi yapıp babamdan ekstra para almıyorum zaten. Gayet de o parayı babam veriyormuş gibi davranıyorum, kimi zaman biriktiriyorum pahalı bir şey almaya kasıyorum (bulaşık makinası gibi) kimi zaman da biriktiriyorum pahalı bir şey alamıyorum (bulaşık makinası gibi) ama her ne olursa olsun o para evin ya da benim ihtiyaçlarımıza gidiyor. Gerçekten kyk bursu diye bir şey var ve gerçekten çok ulu bir şey bu burs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı burslarımızı korusun, tanrı burslarımızı geri ödetmesin, tanrı burslarımıza zam yapsın. Burslar çok güzel, çok tatlı. Hiç bitmesin onlar, hiç.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6331858181128462728?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6331858181128462728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6331858181128462728&amp;isPopup=true' title='41 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6331858181128462728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6331858181128462728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/09/3-kurus-burs-burnumdan-geldi.html' title='3 kuruş burs burnumdan geldi'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-7gtGOlhvPok/TmUnb5Er37I/AAAAAAAAAnk/lQPUptpa9KQ/s72-c/6017121755_fef1608e13_z_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>41</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-1256336053260296623</id><published>2011-08-31T21:44:00.001+03:00</published><updated>2011-10-08T21:51:52.804+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Sevgilim olursa dayanamam</title><content type='html'>Hepimiz kardeş olmadığımız gibi apayrı insanlarız kar helvalarım. Doğal olarak ilişkilere bakış açılarımız ve ilişkilerimizi yaşayış tarzımız da farklı. Aslında bir insanın ilişkiye keskin çizgiler çizmesi çok yanlış. Ama deneye yanıla, yaşaya yaşaya olmazsa olmazlar çıkıyor, çıkmıyor değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben mesela eski sevgilim Yumuş insanından alışageldiğim şeylerden kopamadım. Mesela o gece 2'de birinin arıyor olmasından inanılmaz rahatsız olurdu. Şimdi düşünüyorum da harbiden de yanlış yani. Gecenin 2sinde kim beni niye arasın ki? Şimdi bir sevgilim olsa onun gece 2'de 3'te çok acil olmadığı sürece biri ya da birileri tarafından aranmasına acayip çemkiririm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakıyorum çevremdekilere, accayip geniş insanlar var lan memlekette. Yani yanındaki sevgilisine laf atıyor olsalar adamın gıkı çıkmayacak belki, öylesine! Ya da ne bileyim ilişki kavramını&amp;nbsp; çok basite indirgeyenler var. Sevgilisinin onda biri etmeyen insanlara ondan daha çok değer veriyor. Bazı insanlar da "open relationship"in kitabını yazıyor. Hayatlarına almadıkları insan yok.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-MBwIjQPiilw/Tl6A_VBb-dI/AAAAAAAAAng/PJ_zCuctdw0/s1600/tumblr_lpf18w8pZx1r0pyeso1_500_large.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-MBwIjQPiilw/Tl6A_VBb-dI/AAAAAAAAAng/PJ_zCuctdw0/s320/tumblr_lpf18w8pZx1r0pyeso1_500_large.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben şahsen sadakat kavramına önem verenler derneğinin yönetim kurulu başkanıyım, çok önemli yani bu benim için. Ama insanlar resmen mavi boncuk dağıtıyorlar birbirlerine. Ondan ayrılırım o olur, o olmazsa bu olur şeklinde. Lan benim sevgilim olacak ben kafam önde geziyorum lan yolda. Milletin götü başı oynuyor amına koyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an sevgilim olsun gibi bir derdim yok. Zaten ben&amp;nbsp; sevgilim varken kariyer planları neyin yapamıyorum. Varsa yoksa o adam, onu dünyam yapıyorum. Sıçayım geyşa ruhuma. Sıçayım anne şefkatli yüreğime. Lan kendini düşünsene kızıııaaam. Şimdiye Facebook'ta "summer in America" albümleri açmış, 453543453 tane gavur arkadaşı arkadaş listeme eklemiş, İngilizce rüyalar görüyordum. Millet sevgilisi varken kıtalar aşıp Erasmus neyin yapıyor ben salak şurdan 2 sokak öteye bakkala gitmem, gidemem lan. Hazır sevgilim de yokken&amp;nbsp; kariyerime neyin yoğunlaşayım dil öğreneyim amına koyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya bak şimdi sinir oldum kendime gene.&amp;nbsp; Millet full time bencil düşünüp adeta cvler döşüyor kendine, ben salak sevgilisinin yanında kırıyorum dizimi gelsin tavlalar, gelsin elmalı nargileler yani. Tabi ki yaşadıklarımdan pişmanlık duymuyorum fakat şu boğa burcunun bazı özelliklerine de sinir olmuyor değilim. Birini harbiden seviyorsak kendimizden geçiyoruz amına koyim götü başı dağıtıyoruz. Ama olsun ya bizi de böyle kabul etsinler. Napalım biz de böyleyiz aga yapacak bir şey yok yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak millete döşerken yazıyı, bildiğin ihaleyi kendime bıraktım, keser döndü sap döndü lan. Sokayım böyle işe. Siz siz olun ilişkilerinizde kendinizi de düşünün, kılıbık erkekler siz de sevgilinize bir uruspu çucuğu laf attığında ona kafa göz dalmayı unutmayın. Bol sevgilili günler efem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-1256336053260296623?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/1256336053260296623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=1256336053260296623&amp;isPopup=true' title='44 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1256336053260296623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1256336053260296623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/sevgilim-olursa-dayanamam.html' title='Sevgilim olursa dayanamam'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-MBwIjQPiilw/Tl6A_VBb-dI/AAAAAAAAAng/PJ_zCuctdw0/s72-c/tumblr_lpf18w8pZx1r0pyeso1_500_large.png' height='72' width='72'/><thr:total>44</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6733337488663634544</id><published>2011-08-30T16:08:00.000+03:00</published><updated>2011-08-30T16:08:32.247+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Ne sıkıntılı bir bayram yahu</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Ben nazara inanıyorum arkadaş. Yani yarın yamulsam kalsam, olmayan sevgilimden ayrıllsam, evim barkım yansa "Nazar değdi nazaaar" diye tepki veririm. Hiç sorumluluk kabul etmiyorum kötü olaylarda. Bayramlar da adeta nazar değdirmek için yaratılmış. Süslenen püslenen kokana teyzeler gözleriyle tepeden aşşağı seni süzerek nazara yeni boyut kazandırırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T: Ay kızım zayıflamışsın, pek güzel olmuşsuuuuun&lt;br /&gt;L: Ne zayıflaması be teyze 4-5 kilo fazlam var benim&lt;br /&gt;T: Olsun olsun pek güzelsin&lt;br /&gt;L: Maşallah de de nazarın değmesin teyze ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;T: Kızıııım senin okulun pek güzel, bölümün çok güzel öğretmen mi olcen bakem sen?&lt;br /&gt;L: Yok teyze ev hanımı olcam ben zengin koca bulduktan sonra &lt;br /&gt;Teyze ayıplayarak bakar&lt;br /&gt;L: Şaka şaka özel sektörde çalışmayı düşünüyorum.&lt;br /&gt;Ve Leah özel sektör diyerek gözden düşer. Çünküm öğretmenlik teyzeler arasında "gelin"liğe yakışacak en üst mertebe meslektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bayram günü bizi köle isaura gibi kullanmayı seven babam önce elbiseme bakar ardından sıfatıma.&lt;br /&gt;B: Leah ne güzel olmuşsun&lt;br /&gt;L: Bir ama geliyoooor&lt;br /&gt;B: Bak elbisen ne güzel. Bu ojenin rengi ne öyle yeşil yeşil!&lt;br /&gt;L: Moda bu yea. Çıkarmıcam böyle daha güzel. Hem gelenler beğenmez, evde kalırım senin için daha iyi.&lt;br /&gt;Baba yeşil ojeden geçmiş içine başka dertler dert olmuştur artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı elbiseye bir de anne bakıyor şimdi.&lt;br /&gt;A: Kısacık elbiseyi almışsın giyiyorsun. Ben sana Large al demedim mi!&lt;br /&gt;L: Kızııaaam elbise zaten bol geliyor ne Large'ı alıcam&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hem bacak boyum uzunsa napayım anne he napaaayım naaaaaapayım?&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; Sen doğurmuşun beni, senin suçun işte. Uzun uzun elbiseleri yapıyolar da ben mi giymiyorum???&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-F8OUcPmSDKs/TlzgHV9RVKI/AAAAAAAAAnc/qyDqXwMXCGg/s1600/4969867309_70023f5b6a_b.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://1.bp.blogspot.com/-F8OUcPmSDKs/TlzgHV9RVKI/AAAAAAAAAnc/qyDqXwMXCGg/s320/4969867309_70023f5b6a_b.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;A: Saçma saçma konuşma. Çıkar onu plajda falan giyersin.&lt;br /&gt;L: Ne plajı ya ne plajııııııııııığ.&lt;br /&gt;A: Düdük gibi alıyorsun elbiselerini ondan sonra giyemiyorsun.&lt;br /&gt;L: Bacak boyumun 1 metre olması benim suçum, uzun boylu insanlar için normal ebatlarda elbise üretmeyen tekstilcilerin suçu da benim, her şey benim suçum di mi! Kaldı ki elbiseme babam hiçbi şey demedi sana nolüyööö nolüyööö!&lt;br /&gt;A: Demedi mi?&lt;br /&gt;L: Demedi tabi. Kıskaaanç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne ve baba faslından sonra sıra kardeşe geldi.&lt;br /&gt;L: Lan ipne gel de elimi öp lan.&lt;br /&gt;T: Yaa bi git yaaa&lt;br /&gt;L: Kalk ergen uykundan da elimi öp çabuk pislik&lt;br /&gt;T: NAH&lt;br /&gt;L: Para vercem lan&lt;br /&gt;T: Yalancı&lt;br /&gt;L: Ablanım ben senin benimle böyle konuşamazsın!&lt;br /&gt;T: Parayı göster.&lt;br /&gt;L: Bok veririm sana para. Git test falan çöz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay bayram inanılmaz sıkıcı. Öyle&amp;nbsp; böyle değil. Kardeşime de sataşmasam cidden orta yerimden çatlayacağım. 2 tane teyze de gelmiş olmasaydı eve bu kadar saat geçmezdi bayramın ilk günü. Zaten bi vıccık vıccık sıcak var Aydın'da. Dışarıya çıkasım gelmiyor. Öyle bi durum. Eve kapandım. Dizi izliyor, uyuyor, uyukluyorum tüm gün. Umarım sizin bayramınız iyi geçiyordur. Ramazan bayramınız mübarek, Zafer bayramınız kutlu olsun efem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6733337488663634544?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6733337488663634544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6733337488663634544&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6733337488663634544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6733337488663634544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/ne-skntl-bir-bayram-yahu.html' title='Ne sıkıntılı bir bayram yahu'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-F8OUcPmSDKs/TlzgHV9RVKI/AAAAAAAAAnc/qyDqXwMXCGg/s72-c/4969867309_70023f5b6a_b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7135538185714493513</id><published>2011-08-26T17:59:00.001+03:00</published><updated>2011-08-26T18:14:25.176+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimli blog'/><title type='text'>Blogger N'lerini seçiyormuş</title><content type='html'>Bilenler bilir. Ben mim yazmayı hiç sevmiyorum. Bir mime başladığımda da mutlaka götü başı dağıtıyorum. Böyle muhabbet uçsuz bucaksız yerlere gidiyor nedense. Anlamış değilim. Her neyse. &lt;a href="http://birinceses.blogspot.com/"&gt;Bis&lt;/a&gt; beni mimledi. Hem de en birinci olarak. Bakarız dedim. Sonra yapamam dedim. Sonra baktım milyonlar yaptı, eksik kalamam dedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında yazmak istememe nedenim tamamen mimlerden nefret ediyor oluşum değildi. İnsanları bir şekilde "en" yaptığın zaman geride bıraktığın insanlar oluyordu ve ne bileyim sevmiyorum işte ben böyle şeyleri. Şimdi formalite icabı yazmamız gereken 1 paragraflık bir şey var. Geçiyorum ben onu. Direkt enlere geliyorum, yoksa ne kadar sıkıcı bir hayatım olduğundan girip sabahleyin uyanır uyanmaz 20 kere hapşurduğumdan bahsedeceğim sizlere.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En İyi Tasarıma Sahip Blogger : &lt;a href="http://style-boom.blogspot.com/" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Styleboom&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.alisveris-cini.com/" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Alışveriş Cini&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;a href="http://thecupcakeparade.blogspot.com/" style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;Mrs Baros&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt; ve beyaz zemin üzerine blog yazma inceliğini gösteren tüm tatlı bloggerlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Güncel Blogger : Bu kızın blogunu çok seviyorum. Bu kızın yaptığı her şeyi çok seviyorum bir de. Nasıl başarılı nasıl tatlı!&amp;nbsp;&lt;a href="http://inanirsakolurbence.blogspot.com/"&gt;Ucu Açık İşler&lt;/a&gt; sizin de seveceğiniz bir blog.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Bir de Laçin var mesela. Laçin blogumu açma vesilem olduğu için büyük önem taşıyor hayatmda. Şimdi dünyalar tatlısı bir kızı var ve ben onun kızını her gün mıncırıyorum blogunda. Resmen büyüdü fıstığımız. Nazar değmesin aman diyim. İşte öylesine güncel bir blog onunkisi. &lt;a href="http://lacintenel.com/"&gt;Bir mimarın gözünden dikiş, moda tasarım ve diğer güzellikler&lt;/a&gt; tıklayın, görün.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Goygoyu unutmamak lazım. Adamlar asıla asıla haber yapıyorlar. bkz. &lt;a href="http://www.goygoycu.com/"&gt;goygoycu&lt;/a&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Hadi itiraf edelim moda ve makyaj blogları aslında bize güncellik konusunda her türlü fark atarlar ballı lokmalarım. Hiçbirinin hakkını yemeyelim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Meraklı Blogger : Her türlü &lt;a href="http://birinceses.blogspot.com/"&gt;bis&lt;/a&gt; havada karada bis. döve döve bis.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Çok Gezen Blogger : Her türlü &lt;a href="http://www.stildirektoru.com/"&gt;Stil direktörü&lt;/a&gt; havada karada stil direktörü. Hatun gezmelerden kendine bir adet ağzı burnu yenilesi bebek bile yapamıyor, o kadar geziyor düşünün. Oy yirim.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Çok Bilgilendiren Blogger : &lt;a href="http://www.addictiveistanbul.blogspot.com/"&gt;Francesca Mckennitt&lt;/a&gt; bu konuda ciddi anlamda söz sahibi bence.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span id="goog_694147469"&gt;Bir tane de &lt;a href="http://sycoroxsal.blogspot.com/"&gt;Sycorox&lt;/a&gt; diye bir hatun var. acayip bir şey. geçen gün kendisine "sen aşçı mısın yeaaaa" diye sormuşluğum var. bu hatunu sizinle paylaşmayı kendime bir görev biliyorum mesela. Şu &lt;a href="http://yemeklervemuzikler.blogspot.com/"&gt;Yemekler ve Müzikler&lt;/a&gt; blogu adeta yenilesi bir blog.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span id="goog_694147469"&gt;Evrim'i unutmamak lazım. Kendisi şimdi asker ama bloguna girip diziler ve filmler hakkında harika bilgiler alabilirsiniz. &lt;a href="http://cineshoot.blogspot.com/"&gt;CineShoot&lt;/a&gt; Sons of Anarchy ve The Big C gibi dizileri öğrendiğim harika bir blog.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span id="goog_694147469"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span id="goog_694147469"&gt;Ve son olarak &lt;a href="http://insansanat.blogspot.com/"&gt;İnsan olun biraz &lt;/a&gt;diyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span id="goog_694147469"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Çok Eleştiren Blogger :&amp;nbsp; &lt;a href="http://miyukininblogu.blogspot.com/"&gt;Miyuki&lt;/a&gt; benim okul arkadaşım, can yoldaşım, böyle boyu tavana kadar uzun bir hatun. Çok tatlı böyle.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Aslında çok fazla eleştiri yapan blogger göremiyorum ben. Bi ben varım bi de Mayk var işte. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Çok Kendini Anlatan Blogger :&amp;nbsp; Geldik dünyanın en aşk acısı çeken bloggerlarına. İşte bunlar modayla bokla püsürle alakası olmayan hatunlar. Tanısanız çok seversiniz. &lt;a href="http://cipsyiyemeyenkiz.blogspot.com/"&gt;Ceyeka&lt;/a&gt; mesela. Mesela &lt;a href="http://www.frenchoje.com/"&gt;Firençeştayn&lt;/a&gt;. Mesela &lt;a href="http://mysteryscity.blogspot.com/"&gt;Mystery&lt;/a&gt; bak bu hatun aşık ama hakkını yemeyelim. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Akıcı Yazan Blogger :&amp;nbsp;&lt;a href="http://sittirella.blogspot.com/"&gt;Sittirella&lt;/a&gt; işte bu hatun bıcır bıcır yazıyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;a href="http://pippihasmet.blogspot.com/"&gt;Pippi Haşmet&lt;/a&gt;&amp;nbsp; Haşmetlimizi unutmayalım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Oy pembeli pembeli pembeli &lt;a href="http://siminya.blogspot.com/"&gt;Siminya&lt;/a&gt;. birazcık titretmek lazım onu. az yazıyor ya.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Aşık Blogger : Seni unuturum mu sandın blogtv'nin gülü! En aşığımız sensin. En böyle.&amp;nbsp;&lt;a href="http://witchieofstars.blogspot.com/"&gt;witchie&lt;/a&gt; hatun. Kalp. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En Çok Güldüren Blogger : Ay çok eğlenceli. &lt;a href="http://tuslarintikirtisi.blogspot.com/"&gt;Tuşların tıkırtısı&lt;/a&gt; tıkır tıkır böyle.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ve tabi ki&amp;nbsp;&lt;a href="http://atgotten.blogspot.com/"&gt;atgotten&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Ve tabi ki &lt;a href="http://shelovesyouyeayeayea.blogspot.com/"&gt;Larien&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En yaratıcı blogger: Bizim mıstık.&amp;nbsp; &lt;a href="http://mustafasoydan.blogspot.com/"&gt;Mustafa Soydan&lt;/a&gt; da diyolla kendisine. Adam haklı beyler.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;En enlere sığmayan blogger: Bu benim kategorim gençler. Maritsa diye bir hatun var. Böyle sabaha kadar bak dur kendisine. &lt;a href="http://maritsa.co/"&gt;Maritsa&lt;/a&gt; ile aynı okuldaymışmışız aslında ama tanışamamışız. Mezun olmuş zaten kendisi, çalışmaya dahi başlamış. Bloguna girdikten sonra komplekse de girerseniz sorumluluk kabul etmiyorum.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: &amp;quot;Trebuchet MS&amp;quot;,sans-serif;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Blogger hemcinslerimin egemen olduğu bir platformmuş meğersem.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt; Yazamayıp unuttuklarım için beni affedin lütfen. Gerçekten zor oldu yazmak.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7135538185714493513?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7135538185714493513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7135538185714493513&amp;isPopup=true' title='20 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7135538185714493513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7135538185714493513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/blogger-nlerini-seciyormus.html' title='Blogger N&apos;lerini seçiyormuş'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8603780954661407551</id><published>2011-08-21T02:33:00.000+03:00</published><updated>2011-08-21T02:33:47.721+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Hayatımda yer almış hayvanlar</title><content type='html'>&lt;br /&gt;Hepinizin hayatında en az bir hayvanı olmuştur. Benim hayatımdan çok hayvan geçti ballı lokmalarım. Hepsiyle birlikteyken mutluydum hatta çok mutlu. Sonra sonra bağlandım ve onlardan ayrılmam beni resmen yataklara düşürdü. Çok üzüldüm. Zar zor aştım bugünlere geldim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk hayvanım bir kuştu. Evet biliyorum siz bir öküz bekliyordunuz ama yanıldınız. Adını Çapkın koymuştum. Mavi bir şeydi. Gagasının üzerindeki burnu bir mavi bir pembe olup duruyordu. Transeksüeldi sanırım. Zaten buradan anlamalıydım onda bir boklar olduğunu. O bir kuş değildi bence. Yırtıcı bir hayvandı. Demir kafesini kafasıyla kanırtıp kaçmayı başarmıştı ilk haftanın sonunda. 2-3 defa gördüm mahallede, serçelerle, kumrularla falan uçmaya başlamıştı. Umarım onları öldürmemiştir. Hala onun bir muhabbet kuşu olduğunu düşünmüyorum ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki hayvanım japon balıklarıydı. Aydın'da pis kokulu pet shop'a girip seçmiştim 2 tane turuncu. Birinin adı Tomas, öbürünün adı Song'tu. Evet bunlar Galatasaray'ın şahane defansıydı o zamanlar. Kendilerini ilk hafta acayip sevdim. Sonra suları kokmaya başlayınca soğudum kendilerinden. Epey yaşadılar 1 sene kadar. Günlerden bir gün yazlığa giderken onları yanımıza almıştık, tatilimiz bitti tam dönüyorduk ki kocakafalı kardeşim "açıııığm" diye ağlamaya başlayınca mola verdik. Ağustos sıcağında onları arabanın arka camında unutmuşuz. Sonlarını tahmin edersiniz.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-5nlEM5ANvDU/TlBEMZxDyZI/AAAAAAAAAnY/64nZttB43aI/s1600/tumblrlcexrapffy1qc9gwx.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-5nlEM5ANvDU/TlBEMZxDyZI/AAAAAAAAAnY/64nZttB43aI/s320/tumblrlcexrapffy1qc9gwx.png" width="250" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sonra Yumuş'la iki tane su kaplumbağası aldık. Daha doğrusu birlikte almamız gerekiyordu ben acele ettim biraz ve kendiminkini aldım. Kamile'mdi o. Sonradan bana kıza kıza o da bir Hurşit aldı kendine. Hurşit biraz gerizekalıydı. Kamile ise adeta bir Einstein'dı. O uzun boynunu uzun tırnaklı ayaklarından birinin üzerine koyar uyuklardı. Beni görünce o uzun boynunu upuzun uzatır adeta "Seni çok seviyorum tatlı ve güzel sahibem, seninle yaşamak çok güzel, hayata gülerek bakıyorum sayende kış uykusuna bile yatmaya gerek görmüyorum" derdi. 1 sene kadar geçti. Hurşit zaten gerizekalıydı ve kımıldamıyordu hiç. Ben de kış uykusunda diye ellemiyordum ama meğersem ölmüş o. Üzüldük tabi biraz. Sonra Kamile'm tek başına iktidar oldu akvaryumunda. Memlekete gitmem gerektiğinde karanlık gecelerimin yıldızı olup benim yanımda geldi. Günlerden bir gün ben babamla Didim'deyken annem suyunu değiştirmiş ve ölmüş Kamile'm. Yokluğuma dayanamadı sanırım. Bir de çok sıcaktı o zamanlar. Çok üzüldüm. Anneme kızdım. Öfkelendim. Sonra Kamile'mi anneannemin mezarının yanına zeytin ağacının altına gömdüm. Aydın'ın sıcağına kurban verdiğim bir diğer hayvanımdı Kamilem, can yoldaşım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer hayvanım da bir kedi; Zülfikar. Aslında hayvanım sayılmaz. Şu an oturmakta olduğum evde benden önce oturan kevaşe tam bir kedi aşığıymış. Evinde 2 tane kedi beslemekle kalmaz, şehir dışına çıktığı zaman evin tüm pencerelerini açar evi mamayla doldurur mahallenin tüm kedilerini eve sokarmış. Kevaşe az bile bu karıya. İşte Zülfikar 2. katın balkonuna epey bir su borusu tırmanarak çıkarmış, güneş banyosu yaparmış balkonda. Bu karı gitti, biz evi temizle allah temizle kedi pisliğinden. Allam ne kadar pis kokuyor kedi ya, allam sen affet! Neyse işte bu Zülfikar ben yol ve yemek masraflarını karşılamama rağmen çıktı oturdu benim balkona her zaman. Eve almıyorum tabi. Oturuyor pencerenin pervazına, benimle birlikte TV izliyor salonda. Ben mutfağa geçiyorum bulaşık yıkamaya hop atlıyor balkon penceresinin pervazına birlikte bulaşık yıkıyoruz. Öyle de yardımsever bir kedi. Seviyoruz ailecek. Annem napıyorsun diye aradığında "Zülfikarla bulaşık yıkıyoruz" diyorum. Sürekli hahaha hihihi moduna giriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayvan olayı böyle sevdiceklerim. Olunca çok güzel, çünkü gerçekten bağlanıyorsun ama onlar gidince resmen boşluğa düşüyor ve kahroluyorsun. Belki de bir köpek almamamın tek sebebi bu. O giderse naparım ben ya?!&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8603780954661407551?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8603780954661407551/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8603780954661407551&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8603780954661407551'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8603780954661407551'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/hayatmda-yer-alms-hayvanlar.html' title='Hayatımda yer almış hayvanlar'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-5nlEM5ANvDU/TlBEMZxDyZI/AAAAAAAAAnY/64nZttB43aI/s72-c/tumblrlcexrapffy1qc9gwx.png' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-3230011697539524022</id><published>2011-08-14T18:51:00.000+03:00</published><updated>2011-08-14T18:51:26.375+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><title type='text'>Kıskanç değilim diyen?</title><content type='html'>&lt;br /&gt;İnsanlar kötü ve pislik oldukları kadar kıskançlar da ballı lokmalarım. Hani bu noktada bir ayrımcılık yapıp voleyi çakmayı düşleyebilirdim ama maalesef kıskançlık cinsiyet ayırt etmiyor. Erkek kısmısı da kadın kısmısı da son derecede kıskanç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni görünce sevgilisini neredeyse kucaklayan kızlar mı dersin, birazcık makyaj yaptıktan ve güzel olduktan sonra "amma çok boyanmışsın yea hiç güzel olmamış" diyen erkekler mi dersin, zaten avuç içi kadar olan bikininin fıtratına aykırı bir şekilde bikiniden tüm götü kaplamayı bekleyen erkekler mi dersin hepsi var yahu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere şu var. Biz birilerini olduğu gibi kabullenip onu olduğu gibi severiz ama zaman geçer ve onu değiştirmeye, kafamızdaki yüce yakışıklıya/güzele dönüştürmeye başlarız. Neden? Başkası da onu bizim gibi görür ve sever diye mi yoksa "her şey daha güzel olacak" gibi sikindirik mantalite yüzünden mi bilmiyorum. Yani mesela ben tuttuğum takımın futbol maçlarına gidiyorum dedikten sonra benden etkilenen bir adamın benimle birlikte olduktan sonra "yüzlerce adamın içine gitmeni istemiyorum Leah" kafasını anlamayacağım hiçbir zaman. Bu sahiplenmek değil, bu himaye değil, bu korumacı bir tavır değil; bu başka bir şey. Zaten bir süre sonra seni sen yapan şeylerden vazgeçmeni isteyen insanla sadece sen kalıyorsun ortada. Geri kalan her şeyi bir şekilde siktir edip bertaraf etmiş oluyorsun çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-r9LVPY5TTh0/Tkfuijj6dqI/AAAAAAAAAnU/Z-C0VxTaQxg/s1600/tumblr_lp8c4dXg7c1qm8uzio1_400_large.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="248" src="http://2.bp.blogspot.com/-r9LVPY5TTh0/Tkfuijj6dqI/AAAAAAAAAnU/Z-C0VxTaQxg/s320/tumblr_lp8c4dXg7c1qm8uzio1_400_large.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hadi bunu sadece çift olarak düşünmeyelim. İnsanlar genel anlamda sahip olmadıkları şeye sahip olan birini gördüklerinde deyim yerindeyse çıldırıyorlar aga.&amp;nbsp; Ben biliyorum mesela giydiğin elbisenin markasını görebilmek için elini elbisenin etiket yerine atıp "dur canım şurası kıvrılmış düzelteyim" diyen kızlar var.&amp;nbsp; Benim hakkımda hiçbir şey merak etmeyip, halimi hatrımı dahi sormayıp "Stajını merak ettim yea" diyen erkekler var. Bak mesela işi sosyal medyaya vuralım. Twitter'da çok beğendiği bir sözü retweet etmeyen insanlar var, çünkü retweet ederse o kişiyi başka insanların da keşfedeceğini düşünüp apır sapır saçmalıyor insan evladı. Çok çılgın lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hayatım boyunca çok kıskanç bir insan olmadım. Kıskanmadım mı kıskandım. Ben staj yaparken çok çok iyi bir şirketten staj başvurumun kabul edildiğini ve benimle görüşmek istenildiğini öğrendim ama gerizekalı bir insan olduğum için "şu an bir şirkette staj yapıyorum ancak okul döneminde düşünüyorum uzun dönem ik stajı" dedim ve onlar da acil bir arayışta olduklarından olumsuz bir aday oldum onlar için. 3 gün sonra sınıf arkadaşımın orada insan kaynaklarında staj yapıyor olduğu haberini Facebook'ta 37534563845345 like eşliğinde gördüm. İşte o an kıskandım aga. O an deli gibi kıskandım çünkü bu staj ellerimin arasından kayıp gitmişti lan gerizekalılığım yüzünden. Görüşsene di mi orayla aynı anda. Ah ne salağım ya. Ben çalıştığım yeri yüz üstü bırakamazken atı alan üsküdar'ı geçmişti. Neyse canım sağolsun artık ne diyim abi bu saatten sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öf işte kıskancız genel olarak. Son yediğim boku da yazdıktan sonra bi sinir bastı beni. Yazıya burada son vericem yoksa kızın wall'una "senin ağzına sıçarım pis sürtük" yazmaya ramak kaldı. Gideyim de bir çay koyayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-3230011697539524022?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/3230011697539524022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=3230011697539524022&amp;isPopup=true' title='25 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3230011697539524022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3230011697539524022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/kskanc-degilim-diyen.html' title='Kıskanç değilim diyen?'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-r9LVPY5TTh0/Tkfuijj6dqI/AAAAAAAAAnU/Z-C0VxTaQxg/s72-c/tumblr_lp8c4dXg7c1qm8uzio1_400_large.png' height='72' width='72'/><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6089978194706957041</id><published>2011-08-05T14:52:00.002+03:00</published><updated>2011-11-14T19:35:43.522+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>Bildiğin mutsuzum lan</title><content type='html'>Önceden zayıftım. Sonra balık etliyim ele evuca geliyorum ehi ehi moduna geçmiştim. Ama şu sıralar bildiğin şişmanım. 38 beden var 38 beden var biliyorsunuz. Alt karın, üst karın, yan simitleri el ele verip özerk bir devlet oluşturdular vücudumda. Regl olamamanın da getirdiği bir ödem de söz konusu zaten. Kendime iğne falan batırsam patlarım herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evle alakalı sorunlar var. Babam 2 haftadır burada. 2 haftadan beri cami avlusu, at boku, yol kenarındaki bankları görmekten gına geldi. Ben yalnız olmaya acayip alışmışım abi çok geliyor bana. Sorunlar da hala çözülebilmiş değil zaten, babam 1 hafta daha burada gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan kaynaklarını çok sevdim ama arkadaşlarımın hayvani yerlerde bkz: Google, Microsoft staj yapmaları acayip sinir ediyor lan beni. Hala ne olacağımı bilmiyor olmak çıldırtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-Z_iwzDuVhJ8/TjvZSIM6y3I/AAAAAAAAAnQ/zhV_f2qQM38/s1600/sometimes____by_curlytops.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-Z_iwzDuVhJ8/TjvZSIM6y3I/AAAAAAAAAnQ/zhV_f2qQM38/s320/sometimes____by_curlytops.jpg" width="248" /&gt;&lt;/a&gt;Zaten Facebook'umdaki herkes yurtdışında herhalde. Beni bekçi diye bıraktılar İstanbul'da. Bıktım Paris görmekten, Comiccon görmekten, Hollywood görmekten. Ne lan bu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de kendini beğenmek olarak kesinlikle algılamanızı istemiyorum ama ben salak insana tahammül edemiyorum arkadaş. Stajda bir tane hatun var stajyer. Benden önce de oradaydı, benden deneyimli yani. ona işi tekrar tekrar anlatmaktan gına geldi. Aynı işi lan bi de. 2 defadan fazla bir şeyi anlatınca ses tonum istemdışı yükseliyor benim, sinirlendiğim anlaşılıyor yani. Ondan sonra hatunun alınganlığıyla uğraş dur. Sikicem böyle işi ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinleneyim diye uyuyorum, gördüğüm rüyalar dünyanın en boktan rüyaları sıralamasında ilk 10'da yer aldığı için sabah kalktığımda üstümden tır geçmiş gibi oluyor. Dolayısıyla mutsuz kalkıyorum, işe giderken metroda sabahın köründe metro çalgıcılarının türk sanat musikisi çalmasıyla da kendimi metronun önüne atasım geliyor o kadar boktan bi psikolojiye bürünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısacası kendimi çok mutsuz hissediyorum. Herkes yurtdışından dönsün, sevgilim olsun, üst kattaki pis akıntı bitsin, babam yuvasına dönsün, güzel rüyalar göriyim, mutlu uyanayım, mutlu şarkılarla hayatıma devam edeyim istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6089978194706957041?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6089978194706957041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6089978194706957041&amp;isPopup=true' title='31 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6089978194706957041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6089978194706957041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/bildigin-mutsuzum-lan.html' title='Bildiğin mutsuzum lan'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-Z_iwzDuVhJ8/TjvZSIM6y3I/AAAAAAAAAnQ/zhV_f2qQM38/s72-c/sometimes____by_curlytops.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>31</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-3454644588101942390</id><published>2011-08-01T21:48:00.001+03:00</published><updated>2011-08-01T21:48:00.045+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><title type='text'>Yeterince dikkat çektim sanırım.</title><content type='html'>Bence sokakta bağrış çığrış oynayan çocuklar her daim okula gitmeli. Hiç tatil olmamalı onlara. Zaten karga bokunu yemeden uyanıyorlar, akşam ezanına kadar dövüş-kavga, dövüş-kavga, bağrış-çığrış, bağrış-çığrış. Bu da can lan. Allah kahretmesin ki apartmanım parkın yanı başında. Park güneşli olduğu zaman apartmanın sokağına geçiyorlar, güneş olmayınca parka geçiyorlar. Her türlü filler sikişiyor yani kafamda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ciddi anlamda sinirli bir insanım. Çıktım pencereye "Olm gidin parkta oynayın, parkta oynamıcaksanız sessiz sessiz oturun şurda, işten geldim ben dinlencem lan" ana temalı bi vaaz verdim ikinci kattan. Yine bağırdılar yine bağırdılar. Sonra çıktım tekrar bağırdım. Analarından biri de bekliyomuş pencerede. "Oynasınlar ne var!" yaptı yelloz. "Sen oğlunun bağırış çığırışlarından huzur buluyor olabilirsin ama beni ve tüm mahalleyi rahatsız ediyor onların çığrınışları." dedim. Böeeyle baktı. Bakcak tabi. Gitsin parkta oynasın götü boklular. Ordan daha az geliyo sesleri bana.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-HgUsjPsgVOU/TjbUZ-VxsNI/AAAAAAAAAnM/Lb9Bjo_QJnc/s1600/life%252Cbeautitful%252Cwoman%252Cbeauty%252Cfashion%252Cportrait%252Csunny-e1d66c8f61855340f377d80f81761801_h.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="234" src="http://4.bp.blogspot.com/-HgUsjPsgVOU/TjbUZ-VxsNI/AAAAAAAAAnM/Lb9Bjo_QJnc/s320/life%252Cbeautitful%252Cwoman%252Cbeauty%252Cfashion%252Cportrait%252Csunny-e1d66c8f61855340f377d80f81761801_h.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Zaten tüm gün iş yerinde telefondayım, kafam ses götürmüyor. Bir de Ramazan moduna bugün oruç tutamasam da girdim. Tüm sinirim tepemde oruç tutuyormuşçasına. Şimdi Ramazan Ramazan bunu yazmak istemezdim ama dün yaşadım madem, anlatayım. Şu an İstanbul'da babam var. Bi annem geliyo, bi babam. Her birini ayrı ayrı gezdiriyorum tur rehberi gibi. Biri geliyor "ay babanı buraya götürmüşsün ben de ben de!" öbürü geliyor "şurayı televizyonda gördüm bi gitsek mi." yemin olsun 1 haftadan beri gitmediğim ne Adalar kaldı ne Sultanahmet. Şimdi mevzumuz Sultanahmet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar toplu taşıma araçlarında ses tonunu ayarlayamıyor aga. Bu toplumun adeta kanayan yarası bu. Bindik Kabataş'tan tramvaya, Sultanahmet'e doğru kültür başkentiymişiz gibi yol alıyoruz ağırdan. Her yer turist dolu. Karaköy durağında 4 tane kız bindi tramvaya. İçerisi tıklım tıkış. Onlar gayet hararetli bir tartışma halindeler. Yaşları 15-16 max. 3 tanesi kapalı, 1 tanesi açık. Biz babamla Sirkeci durağında ayaklandık, içlerinden 3 tanesi bizim yerimize oturdu, biz de ayakta bekliyoruz. Konuştukları muhabbet şu : "Ayy Ahmet'le Ceyda öpüşmüşler hani ayrılıyordu onlaaar?" "Amaaan bu kaçıncı kızım hep anlatıyor bana daha neler neler yapmışlar." "Zaten sınıfta kalmış o bu sene, dersleri hep kötüymüş." Babam kıpkırmızı oldu. Ben utandım adamın yanında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani ciddi anlamda inanmıyorum artık ya küçük bir azınlığın dışında kapanan insanlara. Resmen siyasi simge olmuş baş örtüsü. Ben 15 yaşımda öpüşmek nedir bilmezken küçücük kızlar tramvayda bağıra çağıra öpüş-kokuş anlatır olmuş. Ondan sonra vay efendim biz dinimizi yaşıyoruz, biz başımızı ondan kapatıyoruz. Sultanahmet'e gittim, ben böyle türban modası görmedim aga. Üstümdekini çıkarıp "al ablacım giy" diyeceğdim az kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2010/03/kafan-kapat-gotunu-ac-oldu-canm.html"&gt;Şu yazı&lt;/a&gt;da beni topa tutanlarınız olmuştu ama o zaman da söyledim şimdi de söylüyorum. Yarım yamalak bile kapatamadığı kafası, kıçıyla bana hiçbir allah'ın kulu doğruyu, yanlışı öğretemez. Hepiniz karşılaşmışsınızdır yolda böeeyyle bakarlar yadırgayarak, çünkü kendisi kapalıdır, sen açıksındır. O bakış çok şey anlatır. Onun doğru, senin yanlış olduğunu anlatır mesela. Ama kime göre, neye göre işte. Her kafayı kapatan dinin gerektirdiklerini yüzde yüz doğru yapmıyor. Yapmadığı gibi kendinde insanları düzeltme hakkını kendinde görüyor. Gözlerini belerte belerte bakıyor mesela sana, anlıyorsun hiçbir şey demese bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne başörtüsü düşmanlığım var ne de başını dikkat çekmemek adına kapatanlara bir kinim. Bölümümde de çevremde de birsürü başörtülü arkadaşım var. Sadece dikkat çekmemek adına kapanan insanların başı açık insanlardan daha çok dikkat çektiğine dikkat çekmek istiyorum. O göstermedikleri bir saç teli haricinde gösterdiklerine dikkat çekmek istiyorum. Başı açık ya da kapalı hiç fark etmez 15 yaşındaki kızların utanma arlanma nedir bilmeden herkesin içinde bağıra çağıra resmen fantazi anlatmalarına dikkat çekmek istiyorum. Yeterince dikkat çektim sanırım. Hayırlı Ramazanlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-3454644588101942390?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/3454644588101942390/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=3454644588101942390&amp;isPopup=true' title='40 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3454644588101942390'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3454644588101942390'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/08/yeterince-dikkat-cektim-sanrm.html' title='Yeterince dikkat çektim sanırım.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-HgUsjPsgVOU/TjbUZ-VxsNI/AAAAAAAAAnM/Lb9Bjo_QJnc/s72-c/life%252Cbeautitful%252Cwoman%252Cbeauty%252Cfashion%252Cportrait%252Csunny-e1d66c8f61855340f377d80f81761801_h.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>40</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7010872115533998552</id><published>2011-07-25T14:19:00.002+03:00</published><updated>2011-11-14T19:39:28.566+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okul'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öss'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okullu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='lys'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ygs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dershane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş hayatlı blog'/><title type='text'>Eğitim sistemimize merhaba diyelim.</title><content type='html'>Bu yazımda haddim olmayarak ciddi şeylerden bahsetmeyi düşünüyorum. Artık ne kadar ciddi olabilirsem ben. Malumunuz 2 aydır bir danışmanlık şirketinde insan kaynakları stajyeri olarak çalışıyorum, elime gün içinde yüzlerce CV geçiyor. Dikkatimi çeken bir şey var ki insanlar o veya bu şekilde okumuşlar, okumaya devam ediyorlar. Mesela Facebook'ta grup açsam "Açıköğretim bitiren 1 milyon kişi bulabilirim." diye valla bulurum lan. Neyse, mühim olan bulmak değil. Mühim olan bu insanlara iş bulmak. Zira biz bu insan kısmısına iş beğendiremiyoruz. Kimisi maaşı beğenmiyor, kimisi lokasyonu, kimisi vardiya sistemini, kimisi de işi kendisine yakıştıramıyor sanırsın Harvard'da İşletme okumuş haspam oysa ki yapacağın meslek müşteri hizmetleri temsilcisi neyini yakıştıramıyorsun yani, CV'sine referans olarak milletvekili nosu yazan var bu işi almak için, heç. Neredeyse yalvaracağız gelin çalışın diye. İnsanlar mülakata gelmeye bile eriniyorlar. Oldu olacak özel arabayla ayaklarına gelip evlerinde yapalım mülakatı.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ICUYREPL0IM/Ti1Qz53mfkI/AAAAAAAAAnI/EhkbyyeZ5X8/s1600/429.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://3.bp.blogspot.com/-ICUYREPL0IM/Ti1Qz53mfkI/AAAAAAAAAnI/EhkbyyeZ5X8/s320/429.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sıra eğitim sistemine değinmekte. Hepinizin de bildiği gibi bu ülkede yandan yemiş bir eğitim sistemi var. Daha tuvalet eğitimini yeni almış sabi sübyanlar o ufacık tefecik halleriyle dershaneye gitmeye başlıyorlar, ne çocukluklarını yaşıyorlar ne de geleceğe umutla bakıyorlar. Eğitim Bakanımız da Ömer dinçer işletme mezunu, bu adamceğiz eğitimden ne anlasın? Biri bana bunu anlatsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de on numara beş yıldız politikalar, siyasetler var ortalık yerde: İŞSİZLİK YOK diyolla. Nah yok. Ama yemin olsun AKP hükümeti işini biliyor. Valla da biliyor billa da biliyor. En son bilgi ve bulgularıma göre Türkiye'de 210 üniversite var. Yalandır bu kesin 250 falan olmuştur zira adım başı yeni üniversitelerin reklam afişlerini görüyorum: Yarak Üniversitesi, Kürek Üniversitesi. Her neyse. Adamlar dakka başı üniversite açıyorlar aga. Geleni geçeni üniversiteye alıp yetiştiriyorlar(!) ve onlar yetişirken diyorlar ki "İşsizlik azaldı." , "İşsizlik yok." Tekrar etmiş gibi olucam kendimi ama nahhh yok. Sen işsizliği yok etmedin, sen işsizliği öteledin. Biz de süzme salağız ya Türk halkı olarak, afiyetlen yedik. Bu gençlik (ben de dahil olmak üzere) mezun olduktan sonra nerede çalışacak lan?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana bir cevap verin. Babam öğretmen. Bana sağlayacağı ne sermayesi var, ne de beni başına geçireceği bir şirketi. Yani ben sike sike çalışıp bana gelecek vaat edeceğini düşündüğüm bir okul ve bölüm kazanmak zorundaydım. Nitekim kazandım da. Ama geleceğim garanti mi? Hayır. İlla benim kendimi garantiye almam için 2 kişiden biriyken, 2 kişiden öteki mi olmam gerekiyor en koyusundan? Nedir bunun gideri bi izah ediverin baken, hadi çocum. (Bak nasıl belli ettim Egeli orta direk halimi.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylemeden geçemeyeceğim bir husus daha var o da KPSS. Bu nasıl sikimsonik bir iştir lan? Adam neredeyse 30 yaşına gelmiş, evlenmiş yuvasını dahi kurmuş ama adamın işi yok. Devlete memur olamıyor lan. Bu nasıl bir düzenek? Sen lisede tonla para saçmışsın dershaneye, kazanmışsın üniversiteni, okumuş bitirmişsin onu, ondan sonra bir de devlete atanmak için dershaneye mi gidiyorsun? Bu nasıl bir iş lan? Koca koca adamlar dershaneye gidiyorlar çocuk gibi. Allam nasıl komik nasıl komik. Öğretmen olacak insanlar tıpkı üniversite sınavında birbirini eledikleri gibi şimdi de Kpss'de elemeye kasıyorlar. Rabbim sen koru bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazdıklarımı bir sonuca bağlamak isterdim fakat hangi birini bağlayayım bilemedim ben onu. Kısaca bu icraatları yapan hükümete, memur babamla birlikte açacağımız supersonic vakıf üniversitesinde üstün başarı bursu vermeyi düşünüyorum ben, çünkü gerçekten daha iyisini yapamazlardı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7010872115533998552?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7010872115533998552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7010872115533998552&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7010872115533998552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7010872115533998552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/07/egitim-sistemimize-merhaba-diyelim.html' title='Eğitim sistemimize merhaba diyelim.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ICUYREPL0IM/Ti1Qz53mfkI/AAAAAAAAAnI/EhkbyyeZ5X8/s72-c/429.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7106776965390679980</id><published>2011-07-20T20:13:00.001+03:00</published><updated>2011-07-20T20:13:07.038+03:00</updated><title type='text'>Degisik kafalar bunlar.</title><content type='html'>Bu hayatta çok değişik kafalar var. İncelenmesi gereken kafalar. Mesela kendinden güzel bir kız gördüğünde sevgilisine sıkı sıkı sarılan kendine güveni ciddi derecede az olan kızın kafası. Abi düşünsene otobüse biniyorsun; o yazın sıcağında kavrulmuş, buram buram ter ve ayak kokan otobüse, oturuyorsun bir yere karşında bir çift. Senin oturmanla beraber kız sevgilisine bir yapışıyor ki sanırsın ilk durakta adamla beraber inicen! Yok böyle bi kafa mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazlığı olup da her allah’ın günü mangal yakmayı adet edinmiş kafalar da var, yok değil. Ben buna karşıyım. Yani sonuçta evler dip dibe. Her sokakta neredeyse 10 tane ev var. Sen mangalı 2 yellediğin zaman sen tavuk ızgara mı yapıyorsun et mi balık mı ben anlıyorum, kokusunu adeta tüm hücrelerimde duyuyor ve hissediyorum. Ne gerek var buna? Kul hakkına, ona buna hiç girmiyorum bak.  Adam öküz ama anlar mı? Hiç can çeker der mi? Ben allah’ın her günü bu mangalı yakıyorum ama kokusuyla dumanıyla çevredekileri rahatsız ediyorum der mi? Yok anacım demez, değişik bi kafa bu. Et kafası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne kafası var bir de o bambaşka. Işıklara gelirsiniz, kırmızı yanıyordur, siz duracağınızı bilirsiniz ve durursunuz da ancak o sizin kolunuza öyle bir yapışır ki ne olduğunuzu şaşırırsınız. Sanki Mecidiyeköy’ün orta yerinde vızır vızır trafikte kendini yola atacak gerizekalılıkta bir çocuk yetiştirmiş kendisi. Üstüne üstlük sizinle beraber beklemekte olan tanımadığınız onca yayanın içinde adınızı haykırır. Her annenin kendince çılgın, tiz, iğrenç bir ses tonu vardır, her zaman o ses tonunu takınmazlar ama anladınız işte siz. O ses tonu var ya o ses tonu adeta keşke kırmızıda karşıya geçeydim de şu 500A’ya kendimi ezdireydim dedirtir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de telefonla konuşurken sesini ayarlayamayanların kafası var ki bu kafayla sabahın köründe uyanmak paha biçilemez. Uykunun en güzel yerindesin, dünyanın en yakışıklı adamını kapmış resmen gole doğru gidiyorsun evleniceksiniz falan birdenbire o sesi duyuyorsun “Hayri abi nerdesin kapıda kaldım la? Haaaa?! Seni duyamıyorum abi bağır bağır!” Tabi ona bağır derken kendisinin bangır bangır bağırdığını takdir edersiniz. Özellikle otobüsteyken de bu hadiseyi çok sık yaşarsınız. Ben mesela otobüsteyken sesli bir şekilde telefonla konuşan olmayınca kendimi otobüsteymişim gibi hissedemiyorum. O derece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz hangi kafalardan veryansın ediyorsunuz? Bir ton kafa var, dökülün bakalım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Tatilde olan koca göbekli Liya bildirdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7106776965390679980?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7106776965390679980/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7106776965390679980&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7106776965390679980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7106776965390679980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/07/degisik-kafalar-bunlar.html' title='Degisik kafalar bunlar.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7269007797627167304</id><published>2011-07-14T23:34:00.000+03:00</published><updated>2011-07-14T23:34:59.806+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Kilolar da hayatımızın bir parçası.</title><content type='html'>Büyümekten yoruldum tatlı su balıklarım. Büyüdüğümü anlamaktan da yoruldum. Yani mesela eskiden ben daha çok küçükken bi bebe gördüğümde onun sadece baby face'ine bakardım. Tamam bazen poposuna da bakardım şimdi yalana dolana gerek yok. Ama parmağında yüzük var mı yok mu hiç işim olmazdı ya! Şimdi önce bebenin sıfatına sonra parmağına sonra tekrar sıfatına bakıyorum. Sanki caddeden karşı karşıya geçiyorum; önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergenliğimin henüz başlarındayken, ben Blue grubunun üyelerinden Lee'ye mi Duncan'a mı aşık olayım diye düşünürken hayat çok daha kolaymış inanın. O zaman bu kararı vermek inanılmaz zor geliyordu ama meğersem değilmiş. Düşünsenize hayatımız cosmogirl mü yoksa heygirl mü alsak ikileminden ibaretti ya da "Alper beni 2 kere çaldırdı, seni kaç kere çaldırdı"dan anlam aramaktı.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-ybLa5cdoTNo/Th9SOKW0P3I/AAAAAAAAAm0/Gz2RzU1GFsk/s1600/49211-daea41-480-360.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://2.bp.blogspot.com/-ybLa5cdoTNo/Th9SOKW0P3I/AAAAAAAAAm0/Gz2RzU1GFsk/s320/49211-daea41-480-360.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Önceden birileriyle tanışmak da acayip kolaydı. Mesela yazlıktayken ve bi güruh halinde dolaşırken diğer güruhun elemanlarıyla tanışıp, kaynaşıp Akdeniz akşamlarını söylemeniz an meselesiydi. Ama ne zaman büyüdük, ne zaman kaderin ayaklarından biri olan öss çemberinden geçtik işte o zaman her şey değişti. Hangi üniversiteye giricezin derdi hangi liseye giricezi evire çevire döver, şırkar atardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yazlığa gitsen eski arkadaşların yok, in cin top oynuyor. Hem eski arkadaşlarını görsen kimiyle selamlaşmazsın bile o derece zaman girmiş araya. Yeni biriyle tanışma olayına girmeyeyim bile, imkansız. Düşünsene annemle babamla çiğdem çitliyorum, güneşi batırıyoruz sahilde falan. Eleman beni kesiyor uzaktan, sonra annemle babam pazara mazara gidince benimle tanışmaya geliyor. Allam ya. Iphone 6 çıkar böyle bi hadise gerçekleşemez. Zaten ben güneşlenirken yakışıklı bi bebenin tanışmaya gelmesini düşünemiyorum bile. Ne dicek çocuk? Merhaba ben Cem, memnun oldum yan simidi mi? ya da Merhaba ben Ali, memnun oldum gıdı mı? Tanrım sen bana hayırlı kısmetlerimi hayırlı yerlerde ver. Fazlalıklarım kendini haddinden fazla belli ettiği an kendime olan özgüvenim tabana iniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aralar lömbür lömbür modum da haddini aştı. Kollarım babaannemin kolları gibi oldu. Birini kessem bi kabile doyar herhalde. Elma vücut tipinin en önde bayrak sallayanlarından oldum. Göbek ve üzerinden komple benden 2 tane daha çıkar. Tracy Anderson denen karının hal ve hareketlerini tatil boyunca yapıp tatilimin onuncu yani sonuncu gününde denize girmeyi planlıyorum. Hayatta her şey kader kısmet. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümekten bahsederken konu yine kilolara geldi. Ama olsun. Bu kilolar da hayatımızın birer parçası, büyümek de. Kardeş onlar kardeş. Büyüyünce kilo alıyoruz biz. Doğru orantı var, aklımızda bulunsun. Ya da kendimizi böyle avutalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7269007797627167304?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7269007797627167304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7269007797627167304&amp;isPopup=true' title='27 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7269007797627167304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7269007797627167304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/07/kilolar-da-hayatmzn-bir-parcas.html' title='Kilolar da hayatımızın bir parçası.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-ybLa5cdoTNo/Th9SOKW0P3I/AAAAAAAAAm0/Gz2RzU1GFsk/s72-c/49211-daea41-480-360.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>27</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-317835888313197058</id><published>2011-07-10T21:21:00.004+03:00</published><updated>2011-10-08T21:45:52.155+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Bazen şöyle olsun istiyorum.</title><content type='html'>Bazen bütün çantalarım hep dolu olsun istiyorum. Evden çıkarken hiiiç o aktarma olayını yaşamayayım. Zaten ne zaman bi çantadan bi çantaya bir şeylerimi aktarsam hep eksik bir şey oluyor. Kimisinde akbilimi unutuyorum otobüste metroda göt gibim kalıyorum. Kimisinde öğrenci kimliğimi unutuyorum sinemaya 3-5 lira ekstradan veriyorum. Kimisinde cımbızımı unutuyorum ki bazen çok lazım olur bilirsiniz hanımlar. 150 tane çantam yok tabi. Hepi topu 3-4 tane. Ama bıktım artık işim olunca çantalarımın azizliğine uğramaktan, göt gibim kalmaktan. Galiba hep Amerika'nın oyunu bunlar ya. Lanet Amerika.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen bütün her şey tıkırında gitsin mesela. Yani ben cuma günü ailemin yanına gidicem Didim'e. Babam beni havaalanından alsın. Ben hiç uğraşmayayım otogardı, havaştı, yaraktı, kürekti. Ya da bir kere de ben metrodan indiğimde metro tam önümden gidivermemiş olsun. Ben bineyim o öyle ayrılsın duraktan.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-1WAA9yJOVzk/Thm83HF3U0I/AAAAAAAAAmw/3K99nPWtMWI/s1600/tumblr_lj9bw4PXSO1qgsxiyo1_500.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="211" src="http://2.bp.blogspot.com/-1WAA9yJOVzk/Thm83HF3U0I/AAAAAAAAAmw/3K99nPWtMWI/s320/tumblr_lj9bw4PXSO1qgsxiyo1_500.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bazen tavuk gibi kızarmamış olmak istiyorum. Son 1 aydır havuza gidemeyişlerimin sebebi olan Mikail sadece memelerimi ve bacaklarımı yaktı dün. Arka tarafım bembeyaz kaldı. Böyle olmak istemiyorum mesela. Şöyle bronz bacaklarım olsun, yanaklarıma hiç allık sürmeye gerek kalmasın, omuzlarımda ve memelerimde falan hiç bikini izi neyin olmasın. O zaman çok harika olmaz da ne olurdum acaba?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen son 3 aydır almak istediğim o renkli,&amp;nbsp; uzun upuzun maxi etekten almış olmak istiyorum. Firil firil gezmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen mezun olduktan sonra ne yapacağıma karar vermiş olmak istiyorum. Belirsizlik kafamı ciddi anlamda yoruyor. Yormasın istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen eve geldikten sonra zaman çabuk geçmesin istiyorum. İnsan çalışınca zaman accayip çabuk geçiyor lan. Yok böyle bi hadise. Yatıyoz kakıyoz gün bitiyor lan resmen. Kendime vakit ayırmak istiyorum. Her günüm bu kadar yoğun geçmese çok harika olabilir. Zaten çalışmaya başlayalı 1 ayı geçti, şaka gibi. Ne ara ya ne ara geçti bunca gün?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen göbeğim acımasın istiyorum. Bi insanın göbeği güneşten bu kadar yanmaz ki. Kıpkırmızı lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de bazen arkadaşımın doğum gününde tanıştığım çocukla bir şeyler olsun istiyorum. Ama bazen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-317835888313197058?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/317835888313197058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=317835888313197058&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/317835888313197058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/317835888313197058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/07/bazen-soyle-olsun-istiyorum.html' title='Bazen şöyle olsun istiyorum.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-1WAA9yJOVzk/Thm83HF3U0I/AAAAAAAAAmw/3K99nPWtMWI/s72-c/tumblr_lj9bw4PXSO1qgsxiyo1_500.png' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-1231010098437478459</id><published>2011-07-02T21:10:00.000+03:00</published><updated>2011-07-02T21:10:00.477+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>Yazması zor oldu, hissetmesi daha da zor.</title><content type='html'>Şimdi siz köpek gibi sevmiş olabilirsiniz birini. O da sizi sevmiş olabilir. Olabilir yani bu. Sonra her güzel şey gibi o ilişki biter. Ne bitmiyor ki zaten? Her neyse. Bir şekilde yaralarınızı sarmaya çalışırsınız. O veya bu şekilde yaralarını sardınız, sarmaladınız diyelim. Üstünden de zaman geçti. Kızgın kumlardan serin sulara atlama zamanınız geldi. Eksik olan ne? Bir adam ya da bir kadın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aga ben şimdi bok gibi zamanlar geçirdim ya. Ayrıldıktan 5 ay sonra Yumuşla görüştüm ya. (aaaa siz bunu bilmiyodunuz. :o ama sadece birbirimizin iyi olduğunu görüp boktan dünyalarımıza geri döndük şu an hiiiç konuşmuyoruz.) Tabi Şubat'tan Temmuz'a kadar karşıma hiç kimse çıkmadı değil. Çıktı çıkmasına ama 2 sene biriyle dolu dizgin bir şeyler yaşadığın ve onun her şeyine alıştığın için karşına çıkan diğer pipili insanları armudun sapı üzümün çöpü şeklinde ayrıştırıyor, hiçbirini beğenmiyorsun. Beğenmediğin gibi erkek kısmısından daha da uzaklaşıyorsun.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-irv-eVlH2UA/Tg8qX1m6tUI/AAAAAAAAAms/nb9o2b9Tp7M/s1600/tumblr_lk60sbLPKP1qc144qo1_500_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://1.bp.blogspot.com/-irv-eVlH2UA/Tg8qX1m6tUI/AAAAAAAAAms/nb9o2b9Tp7M/s320/tumblr_lk60sbLPKP1qc144qo1_500_large.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir kere şu yanılgıdan kurtulamadığım kesin: Onun gibi değil bu. Yani aslında olmaması normal olanı. Ama beyin hala o eski alışıldık ve bilindik ilişkiye dönmek istiyor. Eskisiyle olmayacağını çok net biliyor ve yeni birinin ona benzemesini istiyor ki yaşayacağı yeni ilişki ona çok değişik gelmesin. Bir de onun teraneleriyle uğraşma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de ilişki yaşadığın adamın sana hissettirdiği duyguları başka birinin hissettireceğini düşünmüyorsun. Bunu nasıl anlatsam bilemiyorum. Her insanın eşsiz olduğunu biliyoruz. Fakat şu var. Abi sen olgun bir adamı sevmişsin, seni sahiplenen, seni kıskanan, seni el üstünde tutan falan. Ulan biriyle buluşuyorsun diyelim adam ruhuna hitap etmediği gibi bu insanın omzuna başını yaslayacağını bile düşünemiyorsun. O olgunluktan o düşüncelerden eser yok. O derece. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de zaman öyle bir zaman ki kimsenin "ilişki" yaşamak gibi bir düşüncesi yok. Herkes "takılma" derdinde. Hep beraber içilsin, sıçılsın ama sonrasında evli evine köylü köyüne. Kimse birbirine hayatını açmak gibi bir düşünce içinde değil. Her şey çok "kolay" olmuş artık. Zaten teknolojik boktanlıkların içindeyken bu tarz şeylerin 2 günde başlayıp 7 gün içinde bitmesini normal karşılamamız lazım ama işte ben karşılayamıyorum. Bi insan bi insana nasıl kendini 2 gün içinde tanıtır ya? Hadi sabah akşam konuştur çatır çatır yazdın diyelim, 2 gün karşındakine çok yoğun duygular besledin eyvallah eee sonra? Sonra ne oluyor? Ay saçmalık!&lt;br /&gt;&amp;nbsp; &lt;br /&gt;Yani demem o ki sen 2 sene 3 sene 5 sene biriyle birlikte olunca ve karşındaki insanı kanıksayınca ilişki çıtan öyle bir yükseliyor ki ne yanına birini yakıştırıyorsun ne de onunla bir hayat düşünüyorsun. Sonra yine bana hasret yine bana hüsran yar şarkılarını mırıldanıyorsun içten içe.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya naapmalı ya? Bu yaştan sonra ağaç yaşken eğilir mantalitesiyle koca koca  adamları yontalım mı kendimize göre? Onunla mı uğraşalım yani?&amp;nbsp; Az kullanılmış, yanımıza yakışacak, geniş omuzlu, Henry gibi adamlar yok mu bu memlekette?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın karşısına doğru insanlar çıkması lazım işte. Onlar çıkmalı ki umudunu kaybetmeyesin. Sonra benim gibi böyle boktan düşünceler içinde olur bunun gibi boktan bir yazı yazarsın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-1231010098437478459?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/1231010098437478459/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=1231010098437478459&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1231010098437478459'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1231010098437478459'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/07/yazmas-zor-oldu-hissetmesi-daha-da-zor.html' title='Yazması zor oldu, hissetmesi daha da zor.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-irv-eVlH2UA/Tg8qX1m6tUI/AAAAAAAAAms/nb9o2b9Tp7M/s72-c/tumblr_lk60sbLPKP1qc144qo1_500_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4988580692700329155</id><published>2011-06-24T21:58:00.000+03:00</published><updated>2011-06-24T21:58:47.356+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Sçs aeo kib öpt bb.</title><content type='html'>Sevgili müzik dinleyen takım elbiseli metro sakinleri;&lt;br /&gt;Sabahları sizi gördüğüm zaman içim neşe ile doluyor. Çünkü takım elbiseli adamlarsınız ve ne yalan söyliyim gayet de birçoğunuz seksi. Ama Bim'den 5 liraya aldığınız kulaklıkları takıp tüm metro vagonunu dinlediğiniz elektronik müzik ve bilumum saçma sapan şarkılarla inlettiğiniz için size götümle gülmüyor da değilim. Lütfen bunu yapmayın ve gözümdeki karizmanızı yerle bir etmeyin. Sçs aeo kib öpt bb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili anneciğim ve babacığım;&lt;br /&gt;Size ömrüm boyunca anneciğim ve babacığım dememiş olsam da bakmayın siz, adetten işte. Beni her aradığınızda ulaşmak isteyişinizi anlayışla karşılıyor ve telefonum adeta bir uzuvummuş gibi yaşıyorum. Fakat sizi aradığımda hiç ama hiç ulaşamıyorum ve defalarca ve defalarca ve defalarca arayarak telefonun her dııııttttlayışında kafamda kötü senaryolar kuruyorum. Tenezzül edip telefonu açtığınızda dünyanın en sorumsuz ergenine dönüşüyor ve "Duymamışım yea çok gürültü vardı" diyebiliyorsunuz. Yapmayın bunu. Sçs aeo kib öpt bb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili benimle yeni tanışan erkekler;&lt;br /&gt;Sizinle saf ve temiz duygularımla konuşuyorum. Evet, kafam birçok şeye basıyor, sizinle ortak ilgi alanlarımız var, evet küfür de ediyorum ve benim yanımdayken kendinizi rahat hissediyorsunuz. Konuştuğumuz süre zarfında arkadaşlık statusunden sevgili statusune geçmek isteyişiniz beni deli ediyor zira ben size arkadaşım gözüyle bakıyorum. Ondan sonra her yavşak hamlenizde arkadaşlığımızı sikip atıyorum. Yapmayın bunu. Sçs aeo kib öpt bb.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-jW9ftDWlvMQ/TgTd_3bxLLI/AAAAAAAAAmo/K5OG1GNXzr0/s1600/s_by_EbruSidarPortrait.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-jW9ftDWlvMQ/TgTd_3bxLLI/AAAAAAAAAmo/K5OG1GNXzr0/s320/s_by_EbruSidarPortrait.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sevgili tekstilciler;&lt;br /&gt;Bodur tavuk olan hemcinslerim için yaptığınız elbise ve etekleri beğenerek izliyorum. İzliyorum çünkü giyemiyorum çünkü 1 karış yaptığınız etekler benim götüme geliyor çünkü bacak boyum 1 metre. Sıcaktan pantolonların içinde pişiyorsam hepsi sizin yüzünüzden. Giyebileceğim uzunluk ve kısalıkta, eğildiğim zaman götümü göstermeyecek bir etek icat edin. Yapın bunu. Sçs aeo kib öpt bb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili göbeğim ve gıdım;&lt;br /&gt;Vücudumda beğenmediğim birbirinden berbat iki yersiniz. Ne zaman yesem şişer şişer şişersiniz. Artık sizden bıktığımı sözlü olarak değil yazılı olarak beyan etmemin tam zamanı. Lütfen kendinize gelin ve diğer uzuvlarıma şans verin. Haddinizi aştınız. Sçs aeo kib öpt bb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili bazı blog sahipleri;&lt;br /&gt;Sizi severim, sayarım, okurum. Ancak blogunuzu açar açmaz bangır bangır gelen müzik sesi kapıdan çıkarken eve gelen misafir gibi lanet. Lütfen bize bir şans verin ve eğer keyfimiz arzu ederse sayfanızdaki musikiyi ellerimizle biz açalım, kulaklarımızla biz dinleyelim. Sçs aeo kib öpt bb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili dalgalı ve kıvırcık saç sahibi bayanlar;&lt;br /&gt;Bu sıcaklarda saçları fönlemek intihar girişimi gibi bir şey. Ancak hayat her zaman dalgalı geçmiyor. Ben saçlarımı düzleştirdiğim ve dışarı çıktığım zaman saçlarım dalgalanıp şuleleniyor terden, ondan, bundan. Bu hadiseyi engelleyebileniniz varsa bana anlatsın. İşte o zaman en çok sçs aeo kib öpt bb.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4988580692700329155?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4988580692700329155/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4988580692700329155&amp;isPopup=true' title='29 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4988580692700329155'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4988580692700329155'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/06/scs-aeo-kib-opt-bb.html' title='Sçs aeo kib öpt bb.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-jW9ftDWlvMQ/TgTd_3bxLLI/AAAAAAAAAmo/K5OG1GNXzr0/s72-c/s_by_EbruSidarPortrait.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>29</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-3302036957155099228</id><published>2011-06-20T23:30:00.000+03:00</published><updated>2011-06-20T23:30:00.793+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anneli blog'/><title type='text'>Belgin Hanım'ın taneleri Part:3</title><content type='html'>Elektrik ve özellikle su faturalarının 2 katına çıktığı zamana geldik bebek kuşlarım. Annem geldi. O gelir gelmez didişmelerimiz, çılgınlıklarımız başladı pek ala. Mesela adeta kararsız bir ergen gibi ne bok yiyeceği belli olmayan hava durumunu kendisi de gördüğü halde tutturdu cam sileceğim diye. Ulan kadın, kimse yalnız başına yaşayan bir kızın evinin camlarını siklemiyor. Hatta ne yalnız kızı lan kimse birbirinin camını siklemiyor. Herkesin penceresinde parmak parmak toz var!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatunu görmeyeli baya baya yabancı dizi camiasına el atmış. Ben Cnbc-e'de The Big Bang Theory izlerken kendisi bu duruma götüyle gülüp dan diye spoilerı çaktı bana. Bir de utanmadan şu diziler güzel onlara bak dedi. Bir de buna ek olarak evimdeki kablolu tvdeki kanallara her zamanki gibi burun kıvırıp "Artık Aydın'a dönünce izlediğim dizilerin tekrarları olursa onlara bakarım" yaptı. Wtf bebeyim dedim kendisine.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-pz5Z53cq7WA/Tf-JpzfBWTI/AAAAAAAAAmk/J-2Rd8Z_JqE/s1600/tumblr_lk5xk9VbHL1qhwnz4o1_500_large.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-pz5Z53cq7WA/Tf-JpzfBWTI/AAAAAAAAAmk/J-2Rd8Z_JqE/s320/tumblr_lk5xk9VbHL1qhwnz4o1_500_large.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Dün kendisiyle Ortaköy'e gittik. Bilenler bilir, kumpircileri geçer geçmez ileride solda kitapçılar vardır. Biz oraya doğru seyirttik. Hemen kulağıma fısıldadı "Siktir Git diye bir kitap var ben geçen gün D&amp;amp;R'da baktım sen de oku." Vay be dedim anneme bak, kadın almış başını yürümüş amına koyim. Neyse hemen yanaştım kitapçı çocuğun yanına, kitap alan bir çift de vardı para neyin ödüyorlardı "Siktir Git diye bir kitap varmış bir bakabilir miyiz ona?" yaptım. Önce kitapçı çocuk, hemen ardından kitap alan çift, akabinde kitapların arasına yayılmış çirkin mi çirkin bir kedi götlek götlek güldü bana. Tabi önce anlamadım, herhalde kitabın adı öyle diye güldüler falan sandım. Lan meğersem amına koduğumun kitabının adı Siktir Et'miş. Çok net rezil olduk iyi mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu rezaletin ardından annemle kumpirlerini yemekte olan insanların arasına karışıp kuru götlerimizi konuşlandırabileceğimiz boş bir beton(?!) aradık. Nitekim bulduk da. Oturduğumuz yerde binlerce profile picture gördük, binlerce "ben" binlerce "biz" albümü gördük. İnsanlar sözde spontane resimler çektirmeyi ne güzel biliyorlar lan. Ara sıra Ortaköy'e gidip poz dersi almam gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre sonra yanımızda oturmakta olan çift kalkmak için kıpırdandı. Kız elindeki kumpirin boş plastiğini hemen yanlarındaki çöpe attı. Herkes bir Lebron James doğmuyor tabi. İş bu ya attığı plastik yere düştü. Ve iş bu ya kız attığı ve yere düşürdüğü çöpü görmedi (!) 30 sn kadar bekledim acaba çöpe atacak mı diye. Atmadı. Ayağa kalktı, birkaç adım attı ve hamlemi yaptım "O attığın çöpün boğaza karışmasını mı bekliyorsun?" dedim. "Ay görmemişim." yaptı. Geri dönüp attı çöpü. Muhtemelen çok net küfretmiştir bana ama what can i do, sometimes lan? Benim iç sesim de boş durmaz tabi: Utanmasa sıçtıktan sonra götlerini bile başkasına sildirir böyleleri. Nerde görmedin amına koyim? Kör müsün yarraam? gibi şeyler söyledim ben de içimden. Bu hadiseden sonra boğazdaki balıkları insanlardan daha çok sevdiğimi fark ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi gün bununla da sonlanmadı arkadaşlar. Ben oldum olası alışığım annemin çıtır çıtır durmasına. Kendisi bir minyon harikasıdır. Abla-kardeş olayını abartan anne-kızlardanız biz. Ama nedense uyuz oluyorum bu duruma ben. İnsanlar anneme dönüp ve beni gösterip "Ablan mı bu?" falan diye soruyorlar bazen. İnsanlar size söylüyorum; hiç komik değil amına koyim. Neyse. Biz betonda(!) oturmaya devam ettik. Çöpçü karı ve sevgilisi kumpirlerini yedikten sonra siktir olup gidince yanımıza 3 kişi geldi ve iki kişilik yere 3 kişi oturamayacaklarını anlayınca içlerinden bir tanesi "Kızlaaaaar birazcık kayar mısınız biz de oturalım" yaptı. Hay dedim sikeyim böyle işi. Annem küçülüyor tamam iyi hoş güzel de ben büyüyorum lan bu durumda. Onu düşünen yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle yavru ceylanlarım, kar tanelerim. Ben annem sayesinde besiye çekilmekte olan patlamaya hazır bir bombayım. Size son gelişmeleri bildirdim. Öpüyorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Meraklılara Belgin Hanım'ın taneleri&lt;br /&gt;&lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2009/11/belgin-hanmn-taneleri-part-1.html"&gt;Part 1&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2010/03/belgin-hanmn-taneleri-part-2.html"&gt;Part 2&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-3302036957155099228?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/3302036957155099228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=3302036957155099228&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3302036957155099228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3302036957155099228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/06/belgin-hanmn-taneleri-part3.html' title='Belgin Hanım&apos;ın taneleri Part:3'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-pz5Z53cq7WA/Tf-JpzfBWTI/AAAAAAAAAmk/J-2Rd8Z_JqE/s72-c/tumblr_lk5xk9VbHL1qhwnz4o1_500_large.png' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8586640191213501722</id><published>2011-06-15T21:12:00.009+03:00</published><updated>2011-06-15T21:12:00.342+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dedikoducu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iş hayatlı blog'/><title type='text'>Lanet kadın, pis kadın.</title><content type='html'>Size anlatmak istediğim biri var. Çok seveceksiniz kendisini Henry kadar olmasa da. Zaten bu blog üzerinde Henry kadar sevdiğiniz bir insan olmadı, olamadı. Beni bile bu kadar sevmediniz lan alcağınız olsun. Neyse. Şimdi, bizim ofisimizde bi Cemile ablamız var tamam mı. Sabahları kapıyı o kocaman gülümsemesiyle açar, hoşgeldiniz Leah Hanım der, ben geldiğimde odamda zaten içme suyum hazırdır, 3 şekerli çayımı da ben geldikten 5 dakika sonra getirir, ne zaman mutfağın önünden geçiyor olsam hep telefonda konuşuyor olur, ne zaman göz göze gelsek bana hep anlamlı anlamlı, mahçup mahçup, içten içten bakar. Ben bugüne kadar ona nedense hep Emine diye hitap ettim, geçen 1 haftanın sonunda kendisi "ieehh yetti ama he" modunda değil de kibarca uyardı beni. "Ben Cemile" dedi. Bi an kendimi Caroline sandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman seviyeli bir ilişki içinde olduğumuz Cemile ablayla oturup iki lafın belini kıramamıştık. Taa ki ben odamı klavye testi olması için bir adaya bırakana kadar. Hemen sordu "Ne içersiniz Leah Hanım" diye. Şekerli Türk kahvesi istedim, beni anca o paklardı onca koşturmaya zaten. Bol köpüklü harikulade kahvemi getirdikten sonra kahvenin köpüğü üzerindeki 2 tane büyük kabarcığı gösterip "Sizin üzerinizde göz var." dedi. "Ahh ablam ahhh" dedim. İşte o an bizim derin dostluğumuzun başlangıç anıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben kahvemi yudumlamaktayken o da saatler boyu çözmeye kastığı bulmacasını doldurmaya çalışıyordu. Baktım, atladığı bir şey söyledim. Meşin yuvarlak yazıyordu "Abla bak bu 'top' olucak" dedim. Hadi ya deyip güldü. Sonra birden:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;C: Leah Hanım sizden bir şey rica edebilir miyim?&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Tabi ablacım, buyur.&lt;br /&gt;C: Şimdi sizin yaşınız benden daha küçük ya, sizin duanız daha çok geçer. Benim için dua eder misiniz, kaynanamdan kurtulmak istiyorum da.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: ?!&lt;br /&gt;C: Yaş büyüyünce daha çok günah işlemiş oluyoruz ya biz istemeden de olsa, ondan diyorum.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Abla ben ne duası edicem, kaynanan ölsün diye mi anlamadım?!&lt;br /&gt;C: Lanet kadın 1 aydır benim evimde oturuyor. Bir türlü gitmedi. Bi de pis kokuyor. Ayyy pislik. Gitsin evimden gitsin, bıktım artık. Lanet kadın. Pis kadın.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;:&amp;nbsp; Niye ya?&lt;br /&gt;C: Artık bilemicem kendi mi kokuyor, teri mi böyle kokuyor Leah Hanım.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Onu sormuyorum, neden sizin evde yaşamaya başladı diye soruyorum.&lt;br /&gt;C: Gezmeye diye geldi evime, 1 aydır gitmedi ya! Bi de oturduğu yerden eşimin erkek kardeşiyle eşini ayırdı. Eltim kocasını başka bir kadınla yakalamış, o lanet kadın ayarlamış adamın konuştuğu kadını. Boşanacaklar şimdi. Eşimin diğer kardeşini de ayırdı zaten. Manyak kadın. Oturduğu yerden, çökerttiği koltuktan yapıyor bunları. Pis!&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Ya seni ayırırsa nolacak ya?&lt;br /&gt;C: Ay beni ayıramadı pis kadın. Geçen gün gelmiş bi de diyor ki "Gelin, senin kocan seni pek seviyor bakmıyor kimselere." Yolacaktım saçını başını. Dur ben sana resmini göstereyim onun.&lt;br /&gt;Telefondan resmi gösterir ve ben şok olurum bu esnada. Resimde bir kadın koltukta oturmaktadır. Kadının kilosu yaklaşık 200 kilo olmakla birlikte saçları civciv sarısıdır. Aynen karikatür gibidir bizim kaynana.&lt;br /&gt;C: Bakma sen böyle göründüğüne, normalde çok pis bu kadın. O gün bi adamla buluşacaktı bu ondan böyle güzel.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-REUShR0D_ho/TfjmbK38dSI/AAAAAAAAAmg/SrRZ5dVlJ_c/s1600/power_heels_4_by_gimpykitty-d38zgfo.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-REUShR0D_ho/TfjmbK38dSI/AAAAAAAAAmg/SrRZ5dVlJ_c/s320/power_heels_4_by_gimpykitty-d38zgfo.jpg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Yok galiba kocası?&lt;br /&gt;C: Ölmüş kocası, dayanamamış buna. Bütün gün benim evimde bilgisayarı açıp sabahtan akşama kadar oyun oynuyor. Oynadığı oyunda gemiler falan var, chat yapıyor oradakilerle boyna. Buluşuyor bi de ordakilerle. Sevgilisi bile var. Hatta sevgilileri.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Evdeki internetin kablosunu kessen gider bence.&lt;br /&gt;C: Onu düşündüm ben ama kocam anlıyor bu işlerden yapar hemen kabloyu, tamir ediverir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Sıkıntı o zaman abla. O değil de nasıl ayarlıyor bu kadar adamı ya taktik versin bana da. :D&lt;br /&gt;C: Pis kadın kandırıyor herkesi, cilveli cilveli konuşuyor fotografını göstermiyor bile, sonra görüşünce ayrılıyorlar bundan. (burda bi kahkaha patlatıldığını düşününüz sayın okuyucu) Bi de kendine ev tutturdu yan sokağımda, evi dayalı döşeli tertemiz; bu hala benim evimde yaşıyor. Zaten sabahleyin kocama kızdım yeter dedim, ben bu halimle sabahtan akşama kadar çalışıyorum hanımefendi evimde hiçbir iş yapmadığı gibi evimi de pis pis kokutuyor gitsin artık evine yoksa ben onun evinde kalmaya başlayacağım dedim. Giderken de kapıyı vurdum çıktım. (Muzip muzip güler)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Ablacım maşşallahın var neden bu halimle diyorsun?&lt;br /&gt;C: Leah Hanım, ben kocama aşıktım. Severek evlendim ben. Evliliğimin 5. ayında bir trafik kazası geçirdim. Toplam 9 tane ameliyat oldum. 2 tane beynimden, 2 tane gözümden, 3 tane bacaklarımdan, 2 tane de kollarımdan. Vücudumda bir sürü platin var. Gelecek ay da ameliyat olacağım bacağımdan tekrar.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Ay geçmiş olsun ya.&lt;br /&gt;C: Sağolun Leah Hanım. Hah ne dicektim, severek evlendim ben. Şimdiki aklım olsa evlenmezdim, mantığımın uyuştuğu adamla evlenirdim. Siz öyle yapın bence.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: ?!&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;L&lt;/span&gt;: Ben öyle yapıcam abla kısmetse ahahah. :D Ama üzüldüm ya, büyük geçmiş olsun, inşallah bir an önce kurtulursun kaynanandan. Yani umarım bi an önce evine gider.&lt;br /&gt;C: Gitsin pis kadın gitsin lanet kadın. Kokusu sindi zaten eve, 1 hafta ev temizlicem o evden gidince.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: magenta;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odamdan çıkan aday klavye testini bitirmiş, bana doğru gelmekte ve muhabbetimizin içine etmekteydi. Heyecanlı giden bu muhabbet daha sonra tekrar devam edecekti,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8586640191213501722?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8586640191213501722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8586640191213501722&amp;isPopup=true' title='25 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8586640191213501722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8586640191213501722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/06/lanet-kadn-pis-kadn.html' title='Lanet kadın, pis kadın.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-REUShR0D_ho/TfjmbK38dSI/AAAAAAAAAmg/SrRZ5dVlJ_c/s72-c/power_heels_4_by_gimpykitty-d38zgfo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>25</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-2556753495383221206</id><published>2011-06-10T19:47:00.000+03:00</published><updated>2011-06-10T19:47:39.781+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Buradaki sıkıntıların önünü alamıyoruz.</title><content type='html'>Şahsen bizzat kendim iş kadını oldum ballı lokmalarım, şekerparelerim. Vıccık vıccık östrojen hormonu salgılayan ofisimizde erkek sinek bile yok. Topuklu ayakkabı sesini cezbedici bulduğum günler 16. yüzyılda falan kaldı. Kalmasını geçtim o sesi her duyuşumda sahibesinin kulaklarına o topukları sokasım geliyor şiddet ve hiddetle. Hayır bi de laminant parkeye her adım atışlarında 5 kız çocuktan sonra erkek evlat doğurmuş gibi delicesine mutlu oluyorlar lan. Sıkıntı bunlar hep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de kalem etekti, havuç pantolondu, basic parçalarla hayatımı idame ettirmeye başladım yavaştan. Free friday diye bir hadise de var tabi, cuma harbiden mübarek gün. On numara, beş yıldız. Ama çok kasıntı be böyle. Jeanlerimi geri istiyorum! Her neysem, işler çok yoğun zaten. Sürekli görüşmeler, mülakatlar. Biri çıkıyor, biri giriyor. Önünü alamıyoruz resmen mülakatların. Zaman nasıl geçiyor anlamıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de bugün sanki İstanbul'da değil de küçücük bir yerde yaşıyormuşuzcasına &lt;a href="http://www.formspring.me/Ciiiyni"&gt;Ciiiyni&lt;/a&gt; çıtırını gördüm öğle yemeğini yerken. Mecdiyeköy'de falan da değil ha çok abık sabık bi yerde. Aman yarebbim dedim. Oturttum karşıma, anlattım da anlattım. Blogtv'de konuşmalarımızı gerçeğe dönüştürdük kendisiyle. Bol bol da dedikodu yaptık. Hani ayarlamaya kassak ayarlayamazdık, öylesine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-RrWR5ahfepE/TfJJ_pPbbXI/AAAAAAAAAmc/fgrewr0NA_Q/s1600/5863206ff5db31e3141f7d3f9362df05.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/-RrWR5ahfepE/TfJJ_pPbbXI/AAAAAAAAAmc/fgrewr0NA_Q/s320/5863206ff5db31e3141f7d3f9362df05.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;İş arayanların çok olduğunu biliyordum da şimdi bir de gözlerimle görünce dedim ciddi ciddi sıkıntı var dünya üzerinde. İnsanlar neler neler yapıyorlar, onca sertifika alıp onca kursa gidiyorlar, üniversite okuyup aynı zamanda bir yandan da açıköğretim falan kasıyorlar ama yok, iş yok. Çağrı merkezi temsilcisi yani operatör arayışımız var mesela, binlerce cv var elimizde. Bakıyorum doldurmuşlar cvyi ama öyle böyle değil. Referansı dannnnnnnnnnnn diye komuş mesela AKP milletvekili bilmemkim bilmemkim diye. Sanatçı ismi yazan var, nebliyim lan var oğlu var amına koyim. Bu da büyük bi sıkıntı mesela.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya ben bu aralar bu sıkıntı lafına taktım. Her işin başı sıkıntı oluyor. Bi de hastalık gibi salgın gibi yayılıyor koduğumun lafı. Çevremdekiler de kaptılar sıkıntı hastalığını, çok sıkıntılı muhabbetler geçiyor aramızda. Allahtan bu da çikolata hastalığım gibi dönemsel bi alışkanlık. Sıkıntı yerini başka kelimelere bırakacak bir süre sonra. Yani umuyorum bırakacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben bütün hücrelerimle single bir lady'yim ya, ulan insan bazen sevgilisi olsun istiyor ya. Sonra o istek geçmişin tüm siktiri boktan anılarıyla içime geri kaçıyor, içime kaçmasını geçtim bi de içimde çılgınlar gibi patlıyor. Nasıl dersen, açıyorsun Facebook'unu bi bakıyorsun millet profil resmini değiştirmiş. 3645234 tane kepli fotoyu geçtikten sonra (ki bu mezuniyet de bir diğer sıkıntı) elinin böğründe kalıverdiği fotograflara geliyorsun. Kız gece elbisesini giymiş, dünkü götü boklu sidikli kız adeta bi Melisa ne bileyim bi Pelinsu olmuş. Yanında da şu sıralar favorim olan &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=fg3kWANEZiQ"&gt;Gökhan Kese&lt;/a&gt;r'e benzeyen yağız delikanlı. Tabi serde merak olunca giriyorsun profile, albüme bi tıklıyorsunnnn oturduğun yerden yanlarındaymışsın gibi o geceyi yaşıyorsun. Aralarında saniyeler farkı olan onlarca foto. Dumanı tüten bi aşk. Sıkıntı amına koyim. Bu da sıkıntı işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizi bu mübarek günde hele hele serbest serbest giyindiğimiz bu mübarek günde sıkıntılara boğmak istemem. Bendeki gelişmelerden bu kadar tatlı su balıklarım. Hepinize yağmursuz hafta sonları dilerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-2556753495383221206?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/2556753495383221206/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=2556753495383221206&amp;isPopup=true' title='28 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2556753495383221206'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2556753495383221206'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/06/buradaki-skntlarn-onunu-alamyoruz.html' title='Buradaki sıkıntıların önünü alamıyoruz.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-RrWR5ahfepE/TfJJ_pPbbXI/AAAAAAAAAmc/fgrewr0NA_Q/s72-c/5863206ff5db31e3141f7d3f9362df05.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>28</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-801578933345307227</id><published>2011-05-30T23:32:00.000+03:00</published><updated>2011-05-30T23:32:24.695+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kucuk ve tatli bir kiz'/><title type='text'>Küçük ve tatlı bir kız</title><content type='html'>Küçük bir kız varmış; esmer, ince, uzun. Sinirlenince, üzülünce kaşlarını hep çatarmış. Bu yüzden çevresindekiler onun ruh durumunu anlar, küçük ve biraz da tatlı olan bu kızın gönlünü hoş etmeye çalışırlarmış. Alnından dökülen bukleleri kıza hep mani olurmuş. O da saçlarını hep palmiye gibi tepeden toplatır, giymek istemediği puantiyeli elbiseleri zorla giyer, ayağına kırmızı rugan ayakkabılarını geçirir hiç gitmek istemediği yerlere gidermiş. Bazen de sokaktaki oğlanlardan gördüğü kadife pantolonlardan aldırır, ayağına spor ayakkabılarını geçirir ezan okunana kadar oynar da oynarmış. Aslında sokaktaki oğlanlarla oynamasının bir sebebi varmış, çünkü kızları sevmezmiş. Günlerden bir gün o tüm bencilliğiyle kovasını, küreğini alıp bahçede çamurdan pastalar, köfteler yaparken yan komşunun kızı gelip onun en sevdiği tırmığı almaya kalkmış. Bizim küçük ve tatlı kız diğer kızın saçlarından tuttuğu gibi tırmığı almış. Tabi durum sadece kopardığı bir avuç saçla sonuçlanmamış. Can havliyle elini kolunu sallayan diğer kız, bizim küçük ve tatlı kızımızın yanağına hilal şeklinde bir tırnak izi bırakmış. Sütten ağzı yanan küçük ve tatlı kızın bir daha hiç hemcinsleriyle oynayası gelmemiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokak kültürüyle adeta abla-kardeş ilişkisi yaşayan küçük ve tatlı kız jargona kolayca alışmış. Bazen dayak da yemiş tabi. Ama dayak yerken dayak atmasını da öğrenmiş. Zaman içinde erkekleri çözmüş. Aslında çok da zor değilmiş onları çözmek, onlar bir adım sonrasını bile düşünmezler, genel anlamda çok basit yaşarlarmış hayatı. Basit yaşamak hoşuna gitmiş. Her zaman insanlarla kolay iletişim kurmuş. Biraz yaramaz olması ilkokulda 3 okul değiştirmesine sebep olmuş. Power Rangers oyunlarında hep çirkin olan sarı rangers olsa da yapacak bir şey yokmuş.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-nquLiIpHpFQ/TeP-KkYqDgI/AAAAAAAAAmY/VTDof63gNSI/s1600/Lazy_Hay_Days___14_of_365_by_escaped_emotions.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://2.bp.blogspot.com/-nquLiIpHpFQ/TeP-KkYqDgI/AAAAAAAAAmY/VTDof63gNSI/s320/Lazy_Hay_Days___14_of_365_by_escaped_emotions.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Annesiyle hiç anlaşamamış. Yemeklerini hiç beğenmezmiş. Annesinin anneannesi gibi yemek yapabilmesi için illa ona bir torun yapmak mı gerektiğine kafa yormuş bir süre. Daha sonra, pasta ve böreklerde adeta bu seneki Galatasaray gibi olan annesinin umutsuz vaka olduğuna karar vermiş. Neyse ki babası varmış. Onu çok severmiş. Kocakafalı kardeşini de severmiş ama evdeki tahtını sallayan o olduğu için içten içe ona sinir olmuyor da değilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaokulda çok güzel dostluklar kurmuş. Hatta mezun olurken 6 kız arkadaşıyla çektirdiği fotografta barış işareti yapmış. O gün o kadar saf o kadar temiz o kadar kötülüklerden uzak bir günmüş ki hep aklında kalmış. Profil resmine baktığında her ne kadar hiç alakası olmasa da hep o güzel gün aklına gelmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük ve tatlı bir kızkenden beri çatık kaşlı olan kızımız lisede de istemdışı olan bu geleneği bozmamış. İnsanlar onu hep soğuk, ukala, şımarık, yanına yaklaşılmaz biri olarak görmüşler. Yani epeydir alışıkmış önyargılara bizim kız. Ama etrafında harika insanların olmasına engel değilmiş bu. Önyargıları olan insanlar onu tanıyınca ne kadar yanıldıklarını anlamışlar, onların önyargılarını hiç çaba sarf etmeden yıkıyor olmak hoşuna gitmiş kızın. Fiziği gereği kendini belli eden bir haldeymiş. Arkadaş olarak gördüğü birkaç erkek arkadaşı ona aşık olmuşlar, oysa o boş gözlerle etrafına bakmayı sürdürmüş. Bu, onun kabul edemeyeceği bir şeymiş. Arkadaşlar her zaman arkadaş olarak kalmalıymış, onların yaptığı adeta çocuklukmuş. Erkek arkadaşlarının onun samimiyetini, doğallığını suistimal ettiğini düşünmüş ve kendini uzun bir süre kapamış. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç beklemediği bir şehire, hiç ummadığı bir okula gelmiş üniversiteye. Hiç hayal etmeyeceği güzellikte şeyler yaşamış. Çok zor günler de geçirmiş. Zor günlerden birinde biriyle tanışmış. O birini çok sevmiş, biri de onu sevmiş aslında ama her şey sevmek olmadığından olmamış. Hayat küçük ve tatlı bir kızken acıktığında yoğurtlu ekmek ya da salçalı ekmek istemesi kadar basit değilmiş. İstediği çoğu şey, beklediği çoğu şey olmamış. Üzülmüş, üzüldükçe kendini daha da kapamış. Kendi kurduğu, çizgilerini kendisinin belirlediği bir dünya kurmuş kendine. Onun dışına hiç çıkmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlarla çok kolay iletişim kuran bu küçük kız büyümüş, büyüdüğünde de insanları hiç sevmez olmuş. Çünkü insanlar kötüymüş galiba. İnsanlar acıtırmış. İnsanlar acımazmış. İnsanlar bencilmiş. İnsanlar belki biraz &lt;a href="http://fizy.com/#s/1ltigh"&gt;aptal&lt;/a&gt;mış bile. Herkes farklı pencerelerden bakıyormuş hayatta, buna saygısı varmış eyvallah ama kiminin camını, penceresini indiresi de gelmiyor değilmiş. Ama her ne olursa olsun o kendinden hiç vazgeçmemiş, doğrularından şaşmamış, doğru bildiği şeyleri yapmaya devam etmiş. Bazen bi bebeğin tombul yanaklarında bulmuş hayatı, bazen vakit geçirdiği zihinsel engelli çocukların gülüşlerinde, bazen de tribünlerde ağız dolu küfrederken, bazen de içtiği nargilenin dumanında hatta bazen içtiği biranın köpüğünde. Hayatın onu zerre taktığı yokmuş aslında. O mutsuzken de devam edermiş hayat, hiç beklemezmiş dönermiş. Ama her şeye rağmen hayat güzel, yaşamak güzelmiş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-801578933345307227?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/801578933345307227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=801578933345307227&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/801578933345307227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/801578933345307227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/05/kucuk-ve-tatl-bir-kz.html' title='Küçük ve tatlı bir kız'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-nquLiIpHpFQ/TeP-KkYqDgI/AAAAAAAAAmY/VTDof63gNSI/s72-c/Lazy_Hay_Days___14_of_365_by_escaped_emotions.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6005930822112086053</id><published>2011-05-26T23:53:00.000+03:00</published><updated>2011-05-26T23:53:56.346+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Kelebek etkili tanışma part 3: Son</title><content type='html'>Durağa gelmiştik, yollarımız ayrılıyordu artık. Henry bu yolculuktan hoşlanmışa benziyordu ki o şahane gamzelerini gözüme soka soka o güzel ses tonuyla benden numaramı istedi böyle tatlı tatlı, utana sıkıla. O değil de harbiden adamda hiçbir kusur yok gibiydi benim açımdan. Ses tonu desen var, tip desen adam bildiğin Henry, boyu desen uzun, sıska değil, iskelet turizm değil falan böyle tam salondaki gümüşlüğe alıp koymalık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya ben ona çiçekli, güllü, dallı bahçeler vaat etmemiştim ki lan ne numarası hemen. Tamam kabul ediyorum onunla boğaz manzaralı, köpek kulubeli villalar, nur topu gibi bebeler hayal etmiş olabilirim ama ulan zaten benim beynim sürekli düşünme, sürekli hayal kurma modunda. Saniyenin on binde birinde düşünüp tüm dünyayı Biscolata erkekleriyle dolduran, bir yandan da en lanet en gudubet şeyleri dünyaya empoze edebilen bir insanım ben. Bi de üzerine boğa burcuyum ki bildiğin geri kafalıyımdır bu konularda. Yok tanışır tanışmaz numara vermeler falanlar filanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henry, benim 59R'm gelene kadar bekleyecek kadar centilmen bir erkek olduğu için de ne desem bilemedim bu soruya amına koyim. Şimdi numarayı daannnn diye verirsen olmaz kızım Leah diyorum kendi kendime çok istekli görünürsün ballı lokmam, yanlış numara verirsen hiç olmaz bebeğim yüz yılın malı olursun,&amp;nbsp; numarayı vermezsen de olmaz topu kafana yedin diye beyninin sağ lobunu komple kaybettiğini düşünebilir insanlar, nerdesiniz lan kuşlar böcekler dikkatleri dağıtın çok pis apıştım, tanrım what is happening where am i diyorum saykoya bağlayıp.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ofs_u29IkUg/Td6821wlFfI/AAAAAAAAAmU/ET3mtnTJ7qs/s1600/tumblr_lk61tpGqfs1qad2wmo1_500_large.png" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="202" src="http://3.bp.blogspot.com/-ofs_u29IkUg/Td6821wlFfI/AAAAAAAAAmU/ET3mtnTJ7qs/s320/tumblr_lk61tpGqfs1qad2wmo1_500_large.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ulan sizi gidi aşk meşk meraklısı izleyiciler, sizi gidi tatlı insanlar, 2 hafta önce in cin top oynuyordu, dutluktu lan buralar. Bi tane Henry yaptık diye bi helecanlanmalar, bi yine yaz yine yaz bekliyoruzlar bu ne oluummm bu ne laan? Henry'i kim kaybetmiş ben bulayım bu &lt;i&gt;birincisi&lt;/i&gt;,&lt;i&gt; ikincisi&lt;/i&gt; benim hayatımının arka fonunda bi soundtrack yok ki lan bu hikaye harbiden de romantik-komedi filmlerinde olur, &lt;i&gt;üçüncüsü&lt;/i&gt; sizi tüm yalnızlığımla dadmin edemiyor muyum lan ben, çok mu yetersizim lan, &lt;i&gt;dördüncüsü&lt;/i&gt; nazardan ölümüne korkarken yeni bi ilişkiye başlasam bu kadar ayrıntı verir miyim lan adamın hücre çeperlerine, hücre duvarlarına kadar yazdım amına koyim, &lt;i&gt;beşincisi&lt;/i&gt; demek ki bi aşk hikayesi patlatsak ortalık cumartesi gecesi Nevizade'deki ortamlar gibi oluyormuş yalanmış bu sessizlikler. Aslında herkes sessiz sedasız burdaymış da yazmak için aşk kokan bi sebep arıyomuş.&amp;nbsp; Dibine kadar yalnızım hatta belki de herkesten daha yalnızım lan valla bak. Ne yazsam bilemiyorum yani. Belki de hala eskideyimdir, olamaz mı olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında düşünülmüş bir şey değildi bu. Bilirsiniz burayı tamamen gerçekler üzerine kurdum ben. Url'yi bile just for real yaptım. Bunca yaşanmışlık, bunca çemkirmeler hepsi gerçek ben, gerçek Leah. Ama ne zaman bana bi soru geldi &lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;Formspring&lt;/a&gt;ten ne zaman bana Ankaralı bir anonim fıstık "aşk meşk yaz Leah kurgu olsun gerçek olsun farketmez" dedi işte o zaman ışık yandı. Bu yazı blogumun 200. yazısı. Diğer 197 tanesinin yüzde yüz ben olduğumu düşünürsek, bu son 3e belki o kadar çılgın tepkiler vermezsiniz ha ne dersiniz? (tepkileri yumuşatma peşinde olan blog yazarı iş başında)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O değil de hoşunuza gitti di mi lan köftehorlar. Benim bile gitti ne yalan söyliyim. Öyle aşkı kim kaybetmiş de ben bulayım lan. Bi de emin olun hiç erkek kısmısıyla park kenağrılarında kurlaşacak, kırışacak bir hatun değilim, isterse Yunan Tanrı'sı olsun. Dediğim gibi çok net geri kafalıyım. Beni de hiç tanıyamadığınız için sizi teesüf ediyorum. Tamam anlayanlarınız oldu ama o da gerçek olamıcak kadar güzel bir tesadüf olduğu içindi. Yoksa "Leah sen böyle şeylerin adamı değilsin" diyeniniz hiç çıkmadı. püh size lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şu sıra eskilere bu kadar takılmayaydım ve yanımda Henry gibi bir adam olaydı iyiydi. Ama yok, ama napalım böyle olması gerek demek ki. Doğru zamanı, doğru insanı bekliycez. Kader, kısmet, mukadderat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;200. yazı kutlu mutlu olsun, alın size Henry! :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6005930822112086053?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6005930822112086053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6005930822112086053&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6005930822112086053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6005930822112086053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/05/kelebek-etkili-tansma-part-3-son.html' title='Kelebek etkili tanışma part 3: Son'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ofs_u29IkUg/Td6821wlFfI/AAAAAAAAAmU/ET3mtnTJ7qs/s72-c/tumblr_lk61tpGqfs1qad2wmo1_500_large.png' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4991586389795132678</id><published>2011-05-23T22:35:00.000+03:00</published><updated>2011-05-23T22:35:58.046+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Kelebek etkili tanışma part 2:</title><content type='html'>Heh nerde kalmıştık?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henry adını söyledi ve elini uzattı. Ohannes, elleri ne kadar estetikti adamın. Turuncu ojeli tırnaklarımı, parmaklarımı ve avuç içimi ona uzatırken yüce rabbim rüyada falan mıyım aceba ben dedim içimden. Neyse ki manikürüm tamamdı, kendime onca sövmelerimden sonra bi işi doğru düzgün yapabilmiş olmanın haklı gururunu yaşıyordum. Tüm hücrelerimle çılgınlar gibi hissettiğim kibarlığımla ismimi söyledikten sonra içten bir gülümsemeyle memnun oldum dedim. O da memnun oldum dedi. Ortada nurtopu gibi bir memnuniyet vardı gençler. Resmen memnuniyet bayraklarını çekmiştik, o derece memnunduk birbirimizden o an.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi, kıskanç köpüş Roma aramızdaki elektriklenmeyi hissetmiş ortamın huzurunu kaçırmaya çalışıyor, götünde kurt varmışçasına kuduruk kuduruk hareket ediyordu. 2 sn önce gelecekteki villamızın bahçesinde kocaman kulubesi olan Roma'nın şimdi yatacak yeri yoktu. Ulan köpek olan sensin, sahiplenilmeyi senin beklemen gerek, ne bok yemeye sahibini sahipleniyosun insan mısın sen? Şapşal Roma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Huzursuzluğun farkına varır varmaz kafama top atan çocuklara "Topunuzu keserim lan alın şu iti götürün başımızdan" diye bağırmak istedim ama nerdeee. Hayatın bi yerden sillesini vuracağı vardı, bunu biliyordum. Her şey bu kadar yolunda gidemezdi (tabi neresinin yolunda gittiği tartışılır koca kafama çok net yedim topu, bütün nöronlarım öldü falan) izlediğim Lie To Me'nin de etkisiyle huzursuzluğu paçalarından akan Henry'nin Roma'sını oradan uzaklaştırması gerektiğini anlayarak "Sıkıldı galiba" dedim. "Evet yürümek istiyor." dedi. Ay istediğin yürümek olsun, durağa kadar yürürüz, istersen okula kadar bile yürürüz Gayrettepe senin, Etiler benim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-tAfY-HGEML0/Tdq2Qnt1kGI/AAAAAAAAAmQ/wE1LIseIVns/s1600/1262410175.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/-tAfY-HGEML0/Tdq2Qnt1kGI/AAAAAAAAAmQ/wE1LIseIVns/s320/1262410175.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;"Ben sizi tutmayayım zaten okula gitmem gerek" dedim ve restimi çektim ayağa kalktım, haybeden kafamı&amp;nbsp; ovaladım biraz, silkindim ve kendime geldim. O da restimi gördü. "Durağa kadar gidiyorsan biz de sana eşlik edebiliriz zaten faturalarımızı yatırmamız lazım" dedi ve iş orda bitti. Fatura ne lan. Neyse sonuçta bahane lazım yukarı doğru çıkmak için. Yürümeye başladık. Konuşuyoruz da bi yandan. Karşı yönden gelen kızlar, çoluk çocuklar paso mıncırmaya kalkıyolar Roma'yı 10 dakikalık yol oluyor mu sana 20 dakika. Hiç de sevmem amına koyim böyle işleri. İt de sevecenin en önde bayrak sallayanı, büyük bi şevkle sevdiriyor kendini lale.&amp;nbsp; Benim Henry de öyle böyle yavşaklardan değil zannımca, bi gülüyor kızlara bi sırıtıyor eşşoğleşşek gösteriyor gamzelerini falan ben bi sinir ol bi sinir ol. İtin kime çektiği belli oldu yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hemen merakınızı gidereyim Henry, özel bir üniversitede İşletme okuyan ve okulumun ismini ona söylediğimde aşırı tepki veren bi şahsiyet. Hayır yani anlamıyorum, bunda "wuhuuu boğaziçinde okuyooo" yapcak bi şey yok ki lan. Zor bi şey değil ki koduğumun okuluna girmek. Kimse kendini özel de hissetmiyor yani. Ya da geçen 4 senenin ardından biz işi iyice kanıksadık ondan. Neyse konuyu dağıtmayalım. Bi de yan apartmanda oturuyormuş, öylesine de bi komşu kendisi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adama uzaktan bakmak daha iyiydi galiba lan diye düşündüm bi an. Zaten hep hayal kırıklığı olur böyle şeyler. Mesela blogtan falan da okuyosun bissürü kişiyi, ekranda vs görüyorsun hep bi beklenti altında kalıyor bazı şeyler. Hep bi tık aşağıda kalıyorlar nedense. Adam uzaktan hatta yakından bile Yunan tanrısı gibi ama ağzını açana kadar. Tabi ben biletini kesmedim hemen. Kesemedim lan. Pislik, bi kızı nası mutlu etceğini biliyo çünkü. Yanından geçtiğimiz apartmanın bahçesinden sarkıvermekte olan bi çiçeği kopardı verdi bana. Hem romantik, hem çapkın. Bu esnada iç sesim yine allaha yakarmakta, allammm naapcam la ben falan demekteydi. Gossip Girl'deki Blair edasıyla teşekkür ettim, restime jestle karşılık veren bi çocuk vardı karşımda. Bi yandan da düşünüyorum ulan nolur sanki evlencek değiliz ya takılırız falan diye. Geniş bahçeli villayı yıkıp yerine üstü açık arabamızla boğaz turları attırdım bize. O sırada durağa gelmiştik. Yollarımız ayrılıyordu. Ve.........&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Part 3'ün olacağını söylemiş miydim daha önce?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4991586389795132678?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4991586389795132678/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4991586389795132678&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4991586389795132678'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4991586389795132678'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/05/kelebek-etkili-tansma-part-2.html' title='Kelebek etkili tanışma part 2:'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-tAfY-HGEML0/Tdq2Qnt1kGI/AAAAAAAAAmQ/wE1LIseIVns/s72-c/1262410175.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7908966862527864780</id><published>2011-05-21T22:08:00.000+03:00</published><updated>2011-05-21T22:08:16.272+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Kelebek etkili tanışma part 1:</title><content type='html'>Her zamanki paspal halimle evden çıktım, parka doğru yürüyorum. Paspal dediğim hafif makyaj, dağınık saçlar, özensiz gibi duran aslında en az yarım saat düşünülmüş kıyafetler; her zamanki ben yani. Malum, köpeği olan insan evlatları parka işemeleri, sıçmaları, atlamaları zıplamaları için büyüklü küçüklü hayvanlarını getirirler, zaten zibilyon çoluk çocuk "Abi bi kere seviyim mi" "Abi biraz ben dolaştıriyim mi" modunda olduğu için köpeklerin sahipleri gayet rahat bi şekilde sağa sola mal mal bakarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de o devasa vücüdümle parka doğru meylederken bi baktım yüce rabbimin gayet de gergeniş bir zamanında özene bezene yarattığı bir insan evladı. Aman yarebbim dedim içimden. Çatma kaşlarını kızım dedim. İnsan ol biraz dedim. Erkek gibi yürüme dedim. Keşke bugün saçlarını düzleştirseydin dedim. Keşke kafan tavuk götü gibi olmayaydı dedim. Yüzün on beş bin defa yıkanmış bi renkli t-shirt kadar solgun, allah seni kahretmesin dedim. Tabi bu söylemler böyle saniyenin onbinde biri kadar bi zamanda geçiyor beynimin içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de şöyle bir şey var, çocuğun beni fark etmemek gibi bir lüksü yok. Hem benim geldiğim yöne doğru bakıyor, hem de ayı gibiyim! Burada her zaman dikte ettiğim gibi de bangır bangır radyo fenomen dinliyorum, sanırsın parkta değil podyumda yürüyorum bi de öyle bi moddayım amına koyim. Aramızdaki mesafe benim cat walklarımla giderek azalıyor. Çaktırmadan o haşin, delici bakışlarımdan atıyorum çocuğa(öyle bi bakış yok tabi ki yeryüzünde). Vallahi de çocuk bildiğin şekil:A'daki Henry'ciğimin Türkiş versiyonu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-AVbBcj4vzFY/TdgLuXdUP9I/AAAAAAAAAmM/AFR8oWiWeS0/s1600/henry-cavill_28907.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" src="http://3.bp.blogspot.com/-AVbBcj4vzFY/TdgLuXdUP9I/AAAAAAAAAmM/AFR8oWiWeS0/s320/henry-cavill_28907.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;İçimden düşünüyorum bi de allammm insanın güne böyle güzel başlamasını sağladığın için sana şükürler olsun falan tam böyle elemanın önünden geçicem parktaki piç kurularından birisi topu daaaaaannnnnnn diye kafama atmasın mı! Allah'ım dünya durdu sanki lan. O saniyeler böyle resmen dünyanın en sıkıcı filmini izliyomuşum gibi geçmek bilmedi. Bi de o toptan sakınmak için girdiğim şekil ve şemal, o dehşet dolu surat ifadem resmen insanın götüyle güleceği cinstendi. Topu kafama yedikten ve ben&amp;nbsp; insan formuna geri döndükten hemen sonra Henry'ciğim, centilmen erkeğim yanıma ışık hızıyla gelip "Bir şeyin var mı?" dedi. Abi ben kafama hiç böyle güzel bi top yememiştim ya. Hani sabah akşam yesem o topu yine de gıkımı çıkarmam ama Henry'nin Türkiş versiyonunu bulmuşum biraz nazlandım, biraz mırın kırın ettim acımış gibi yaptım. O esnada piç kuruları da koştu geldi yanımıza "abla bi şeyin var mı" "abla ben atmadım bu attı" "abla acıyo mu" hay dedim sizin şarap çanaağınıza götlekler. Zaten Henry de o esnada "Gel şöyle banka otur" gibilerinden bana yol gösteriyodu dedim koy götü Leah, kaçırdığın bi ders olsun yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi bi de Henry'nin iti var bi elinde, Golden en sevdiğim. Ben köpeği görünce bi yumuşadım zaten acı macı hissetmiyorum, topun beşgenlerinin kafamda izinin çıkmış oluşu sikimde değil. O 10 saniyelik zamanda Henry, Golden köpüşümüz ve içinde benim olduğum şahane bi dünya kurdum. Gerçek hayata dönmem biraz zamanımı aldı. Üzerimdeki eblekliği atmam lazımdı ve olaya direkt köpüşümüzden girerek "sen bana geçmiş olsuna mı geldiiiin" deyip hayvanı okşadım. Allah'ım şükürler olsun ki kalan nöronlarımda yaratıcılık diye bir şey varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henry bana "İyi misin" diye sordu, kara kaşımı kara gözümü incelemesi için ve şiddetli bi elektrik almak için "ya şurda bi şey var mı" dedim. "Yok yok iyisin" dedi gülümseyerek. Gülümsemeye çalıştım ama içimden bildiğin kahkaha atıyorum. O sırada köpüş de beni sevmiş olcak ki sırnaşmaya başladı ve o tarihi soruyu sordum "Adı ne bunun?" "Roma" Tanrıııımmm köpeğine Roma ismini veren bi erkek?! "Dişi mi?" dedim, evet dedi. ve der demez "bu arada ben" deyip ismini söyledi. Hobareyyyyyy dedim tanışıyoruzzzzzzzzzzz. Abi allahın işine bak lan, o topu koca kafama yemesem bu adamın önünden geçip gidicektim ve belki bi daha görmücektim. Öyle bi şey oldu ki bu adamla tanıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse yazı çok uzadı kalanını bi ara anlatırım. Olaya biraz heyecan katalım. Yey. *\o/*&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7908966862527864780?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7908966862527864780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7908966862527864780&amp;isPopup=true' title='31 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7908966862527864780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7908966862527864780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/05/kelebek-etkili-tansma-part-1.html' title='Kelebek etkili tanışma part 1:'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-AVbBcj4vzFY/TdgLuXdUP9I/AAAAAAAAAmM/AFR8oWiWeS0/s72-c/henry-cavill_28907.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>31</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8437839043209322316</id><published>2011-05-19T14:56:00.000+03:00</published><updated>2011-05-19T14:56:20.708+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Burada sıkıntı var.</title><content type='html'>Bu satırları umutsuzluğun pençesinden yazıyorum pek sevgili bloggerlar. Neler oluyor bana? Neler oluyor bize, ha? Yani tamam o veya bu şekilde yasak geldi. Katakulliler döndü, biz de döndürdük, girdik ettik, hırs yaptık falan ama blogger ölmüş de gömeni yok gibi. Abarttım tamam ama yalan mı yahu? Doğru düzgün post giren yok, okuyan yok, yorum bırakan yok. Bunu kendi blogum için söylemiyorum. Genel olarak gördüğüm, kendimi de içine soktuğum o isteksiz güruhtan bahsediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan 6 ay önce hayat gailemiz, meşgalemiz yoktu da şimdi mi oluverdi lan? Neden burun kıvırır olduk biz buralara? Neden üşenir olduk? İnternete yasaklar geliyor, sansürler geliyor biz hala armudun sapında, üzümün çöpündeyiz. Ya çok net hatırlıyorum, Blogger'a 1-2 gün girmediğimde, evime döner dönmez kahvemi yapar saatlerce o 1-2 günde yazılan yazıları okurdum. Ama ya şimdi? 15 dakika sürüyor, sürmüyor.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-DGJbB84_CcM/TdUE-U9jbFI/AAAAAAAAAmI/JNOSQ5E961A/s1600/tumblr_lfunxfNej21qcfbnfo1_500_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="227" src="http://2.bp.blogspot.com/-DGJbB84_CcM/TdUE-U9jbFI/AAAAAAAAAmI/JNOSQ5E961A/s320/tumblr_lfunxfNej21qcfbnfo1_500_large.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hadi ben 2 haftadır mütemadiyen hastayım, 2 haftadır olur olmadık yerlerde alıyorum soluğu, 2 haftadır sınavdı, ödevdi, plandı projeydi uğraşıyorum da siz napıyonuz gençler? Valla merak ediyorum lan. Hani burasının neden bu kadar eskisi kadar heyecan verici olmadığını anlamaya çalışıyorum. Bak bi de daha final haftası falan gelmedi, o da gelince neyi okucaz olm?&amp;nbsp;&lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan"&gt;Bik bik&lt;/a&gt; twit mi okucaz ya da&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;soru&lt;/a&gt; mu cevaplıcaz? Ya ben her zamanki merak katsayımla "ayşe yazdı mı", "fatma sevgilisiyle barıştı mı", "zeynep bugün bize neler öğreticek", "melis yeni taşındığı şehre alışabildi mi", "leyla yine neler aldı ordan burdan" diye ışınlanmak istiyorum buraya. Havalar ısındı, bahar geldi ondan yazmıyolla bahanesini de içselleştirmek istedim bir ara amma ve lakin havalar da ısınmadı ki amına koyim. Hala bok gibi yağmurlu. Hala bok gibi soğuk. Hala bok gibi boğuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lütfen üstümüzdeki ölü toprağını atalım, eskisi gibi kahvelerimizi yudumlarken okuyalım birbirimizi. Hepinizi ayrı ayrı seviyorum. Titreyin ve kendinize gelin beybi bördlerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8437839043209322316?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8437839043209322316/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8437839043209322316&amp;isPopup=true' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8437839043209322316'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8437839043209322316'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/05/burada-sknt-var.html' title='Burada sıkıntı var.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-DGJbB84_CcM/TdUE-U9jbFI/AAAAAAAAAmI/JNOSQ5E961A/s72-c/tumblr_lfunxfNej21qcfbnfo1_500_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4208153435322500826</id><published>2011-05-06T13:00:00.067+03:00</published><updated>2011-05-06T13:00:03.944+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şaşkoloz blog'/><title type='text'>Bir hayat ancak bu kadar rutin olabilir.</title><content type='html'>Bu aralar hayatım şöyle: Sabah kalkıyorum, koştur koştur okula gidiyorum, eve geliyorum çabucak hazırlanıyorum bu esnada hava durumuna küfrediyorum, mülakata gitme stresi yaşıyorum, yolu bulabilecek miyim endişesi taşıyorum ki en büyük stres de bu herhalde, metrobüse biniyorum, tek kulaklığı paylaşmış Serdar Ortaç - Poşet dinleyen bir çiftle yan yana ayakta seyahat ediyorum, otobüse biniyorum yaşlı bi amcanın yanına oturuyorum, minibüse biniyorum ayakta olmanın tüm angaryalığıyla bozuk paraları şoföre uzatıyorum, sonra bi şekilde iniyorum, elimde binanın krokisi turistmişim gibi teyzelere, amcalara, lokantalara, taksicilere adres soruyorum. Bi şekilde binayı buluyorum hurra mülakata alınıyorum niye iğ-kağ sorularını peş peşe duyuyorum, hepsine aynı cevabı veriyorum, kendimden bahsetmeyi unutmuyorum, blogumun olduğunu bile söylüyorum, el sıkışıyoruz dönüyorum. Eve geldiğimde yorgunluktan haşatım çıkmış oluyor, bu da yetmiyor utanmadan gidip bi de ertesi günkü sınavıma çalışıyorum. Allah beni kahretmesin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra burayı düşünmüyorum değil, düşünüyorum elbet ama ne yazsam ki diyorum. Yani sonuçta yaptığım bi şey yok. Havalar bok gibi, ben yorgunum, sınavlar çılgınlar gibi. Dışardan birisine sorsan "Leah çok sosyal yea koşturup duruyor" der ama cidden yaptığım hiçbir şey yok. Bu mülakatlar yüzünden günlerdir tırnaklarıma renkli oje süremedim, günlerdir büyük bi ciddiyetle giyiniyorum.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-sMJwXbqCxB4/TcNK6WWQG6I/AAAAAAAAAmE/cgQJhlSsyto/s1600/tumblr_lfv3j4qUZx1qc9gwxo1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-sMJwXbqCxB4/TcNK6WWQG6I/AAAAAAAAAmE/cgQJhlSsyto/s320/tumblr_lfv3j4qUZx1qc9gwxo1_500.jpg" width="247" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ciddiyete bürünmüş vücüdümle okula gittiğimde tonla soru yağmuruna tutuluyorum. "wuhuu" diyorlar bana. "nereye gidiyosuğn" diyorlar. "kimle buluşcan" diyorlar. "sunum mu var" diyorlar. "blazerını nerden aldın" diyorlar. "babetlerini nerden aldın" diyorlar. Bazen beni parçalayacaklarını düşünüyorum. Çığrınasım geliyor yemin olsun. Tamam, sen beni daha önce bu kadar şık bu kadar hoş görmemiş olabilirsin ama neden bin tane soru soruyorsun arkadaşım? Belli ki işim var, bilmenizi istesem boynuma asmaz mıyım bas bas bağırmaz mıyım? Doğrucu bi tavuk olaraktan zaten yalan söyleyemiyorum, işim var diyorum, arsızca "ne işin var" diye soruyorsun. Mülakatım var dediğimde de "nerde" diyorsun. Ben o kocaman şirketin adını söylediğimde de kimbilir içinden neler geçiriyorsun ve o suratının halini ben biliyorum yani, sen sussan da gözlerin konuşuyor. Ondan sonra da gelsin nazarlar, gelsin göze gelmeler, gelsin sıkıntılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın en sevdiğim ayı, doğduğum ay Mayıs ve İstanbul'da havalar çıldırmış olmalı! Nerde ilkbahar ulan? Hani sabah sabah kafa siken kuşlar, hani korna sesleri, hani açık pencerelerle uyumalarımız, hani amına koyim hani? 3 tane elbise aldım, 3 aydan beri ilkbahar gelsin de giysem diye bekliyorum, yemin olsun dolapta çürüdü kumaşına yandıklarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha mülakatlardan ses soluk yok. 1 haftaya kadar sonuçlanırlar diye umuyorum. Zaten önümüzdeki 1 haftada o kadar yoğunum ki şu satırları blogumu boşladığımı belirtip duran super egom sayesinde yazıyorum. Benden bi süre medet ummayın çok rica ediyorum. Hayır efendim illa ki umuyoruz derseniz de sizi&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;şuraya&lt;/a&gt; alırız nitekim en çok burdayım. Sonrasında size bomba gibi haberler, eğlenceli maceralar, hayat dolu, komikli, hahahalı hihihili cümlelerlen geri dönücem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4208153435322500826?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4208153435322500826/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4208153435322500826&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4208153435322500826'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4208153435322500826'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/05/bir-hayat-ancak-bu-kadar-rutin-olabilir.html' title='Bir hayat ancak bu kadar rutin olabilir.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-sMJwXbqCxB4/TcNK6WWQG6I/AAAAAAAAAmE/cgQJhlSsyto/s72-c/tumblr_lfv3j4qUZx1qc9gwxo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4848258572816803868</id><published>2011-04-23T16:25:00.000+03:00</published><updated>2011-04-23T16:25:34.048+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hasta blog'/><title type='text'>Ben geçen gün hasta oldum.</title><content type='html'>Ben geçen gün hasta oldum, biri bana ballı-tarçınlı süt yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, biri bana portakal soydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, biri bana adaçayı, adaçayları yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, biri bana okulda limon buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, biri bana pastil verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, biri bana Tylolhot verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birkaçı beni aradı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, sesimi duyan birkaçı sakın okula gelme yat dinlen dedi.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-GV0U81MbC9A/TbLTJ8D7stI/AAAAAAAAAmA/4MYQkULLL_E/s1600/dreams_by_wiersz.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-GV0U81MbC9A/TbLTJ8D7stI/AAAAAAAAAmA/4MYQkULLL_E/s320/dreams_by_wiersz.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, sesimi duyan birkaçı aaa sen çok hastasın dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, en sarılmak istediklerime sarılmadım, en öpmek istediklerimi öpmedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, biri ısrarla bana sarıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, bunu bilmeyen biri seni özledim dedi. Bilseydi özlemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birileri kıyafetlerimi çok ince buldu. Carladım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birileri bi ihtiyacımın olup olmadığını sordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birileri yanıma gelmek istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birileri yapabileceğim bir şey var mı dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, art arda binlerce kez hapşurdum. "hastayım yea." dedim. güldüler. sevimliliğime.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, ölüyorum dedim. Ölme dedi. Ama sınavınıza giremicem make-up yapmanız lazım dedim. Yaparız dedi. Yine güldüler. Yine sevimliydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, albümü çıkacak olan bi adam senin sesin türk sanat müziğine çok iyi gider dedi. burnum tıkalı dedim. Sustu, sustu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birisi hiç hasta gibi görünmüyorsun dedi. Makyaj yaptım dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, birisi beni doğum günü partisine davet etti. Antibiyotik kullanıyorum dedim. Bi de fak dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, gördüğüm herkese ben hastayım dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, bu yukarıda saydığım her şeyi yaşadıktan sonra eski sevgili de neymiş dedim. Onu hayatının merkezi yapmak da neymiş dedim. Sikerim dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum, sanki hasta olduktan sonra yaşadığım çevreyi ve yaşadığım hayatı daha çok sevdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben geçen gün hasta oldum diyorum ya, gerçekten çok hasta oldum. Çok hasta oldum ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4848258572816803868?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4848258572816803868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4848258572816803868&amp;isPopup=true' title='24 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4848258572816803868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4848258572816803868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/04/ben-gecen-gun-hasta-oldum.html' title='Ben geçen gün hasta oldum.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-GV0U81MbC9A/TbLTJ8D7stI/AAAAAAAAAmA/4MYQkULLL_E/s72-c/dreams_by_wiersz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-3933805997796878637</id><published>2011-04-17T20:14:00.001+03:00</published><updated>2011-04-17T20:17:57.136+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>İlk mülakat böyle geçmemeliydi ulan</title><content type='html'>Hepinizin bilmediği gibi ben bu yaz memleketimin sıcağında yanmamak ve işlerin bi ucundan tutmam gerektiğini anlamam adına staj yapmaya karar verdim. Verdim vermesine ama ne yapacağım şirket belli ne departman ne de bir şey. Artık gün içinde girdiğim ilk yer blogum, &lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;formspring&lt;/a&gt;im ya da &lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan"&gt;twitter&lt;/a&gt;ım değil. Kariyer.net, secretcv.com falan. Yaptığım staj başvurularının haddi hesabı yok. Okula gittiğimde sıramın üzerine bıraktığım şey defterim değil de telefonum oluyor. Olur da ararlarsa hemen cevaplayayım diye. Bugüne kadar yaptığım başvurulardan sadece 2 kez döndüler, ilki iyi bir danışmanlık şirketiydi ve uzun dönem stajyer arıyorlardı; özgeçmişime ve önyazıma başka bi yerleriyle baktıkları için beni ümitlendirip arama gafletinde bulunmuşlardı, ikincisiyse gerçekten iyi bi kimya şirketinin insan kaynakları departmanının mülakatıydı. Konumuz bu ikincisi işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar beni aradılar taam mı, günlerden çarşamba. Ertesi gün görüşmek istiyoruz sizinle Leah hanım dediler. Ben de gergeniş "Yea benim dersim var cuma gelsem olma mı" dedim, "olmaz" dediler, aldım cevabımı. 3 tane yoklama alınan derse girmeyeceğimi geçtim ertesi gün için ne kıyafetim vardı, ne hazırlığım, ne manikürüm, ne saçımın başımın fönü ne de şirketin yerinin bilgisi. Bi de üstüne üstlük bi arkadaşıma sözüm vardı o akşam için.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-NUuCZtdoAqI/Tasf8PzQ2PI/AAAAAAAAAl8/ukQFtmjPd_Y/s1600/tumblr_lfj0goYlmK1qezkk9o1_400.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/-NUuCZtdoAqI/Tasf8PzQ2PI/AAAAAAAAAl8/ukQFtmjPd_Y/s320/tumblr_lfj0goYlmK1qezkk9o1_400.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;O gün dinliyor göründüğüm derste düşündüğüm tek şey akşam düzenlediğim dolabımdı ve aldığım her rengarenk t-shirte, aldığım her gereksiz laçkalıktaki kılık kıyafete lanet ettim. Geçenlerde Mango'dan aldığım kendinden kemerli kalem eteği giymeye karar verdim, altına da bi babet giyerdim, bi de ten rengi çorap taam. Ama ya üstü? Gittim Mango'ya, o gün de şansıma Cevo'daki Mango'da nerdeyse kimse yoktu. "Bakın" dedim. "Bende bu etekten var, verin bakim şunun 38 bedenini, heh. Yarın staj için mülakatım var, bunun üzerine uyacak bulabildiğiniz her şeyi getirin giyicem" dedim. Sağolsunlar bütün çalışanlar yardımcı oldu ve bütün her şeyi denedim. Fırfırlı beyaz bi atlete 40 lira, üstüne de siyah bi hırkaya da 40 lira verip, bi avuç tükürüğümü de yutkunarak evimin yolunu tuttum. Çaresizlik insana hiç vermeyeceği paralar verdirtiyor azizim. Her neyse. Gereken tüm hazırlıkları yaptım akşamdan. Gri ojemi de sürmeyi ihmal etmedim. Açıkçası umrum değildi aykırı durması. Vızır vızır genel merkez binasını aradım google map'ten. Sabahleyin çok cici bi hatun olarak genel merkezin yolunu tuttum. Yarım saat kaybolduktan sonra binanın içisine daldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendime çılgınlar gibi güvenerek attığım adımlar "yarraa yedin" çığlıkları atıyordu şimdi. İçerde benden başka 4 fıstık gibi kız daha oturuyordu. Kapıdaki güvenlik görevlileri de sanki Miss Turkey 2011'e girecekmişiz gibi bakıyordu bizlere yavşak yavşak gülerek. Gereksiz bi şıklık, gereksiz bi gerginlik vardı ortamda. 3 tane daha fıstık gelince çok sıkıntılı bi mülakatın olacağı belli oldu. Benim daha önce ne staj deneyimim vardı ne de mülakat deneyimim. Tek düşündüğüm, bana soru sorarlar kendimle ilgili, onları cevaplarımdı. Kafamda hiç 7 tane hatunu bastırıp, bastırmakla kalmayıp önlerine geçip, 1 kişilik pozisyonu almaya çabalamak yoktu. Aldılar bizi bi toplantı odasına. İsimlerimizi upuzun bi masaya koymuşlar, bi defter bi kalem bi de masanın yanındaki masaya 1 koli su bırakmışlardı. İşte o an anladım tezeği avuçladığımı. Mülakatı yapacak hatunlar bize başvuru formunu doldurmamız için süre verince ak göt kara göt belli oldu. Meğersem kendimi bir hiç gibi görmeliymişim ben, meğersem insanlar analarının karnından staj yaparak doğmuşlar, meğersem herkesin 3-5 referansı varmış, bana referans olacak tek kişi yan komşum Ayşe Teyze'ymiş falan. O değil de millet deli gibi staj yapmış. Benim gibi staj yapmayan 2 tane kız daha vardı ama bu kendimi rahatsız hissetmeme engel değildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi süre sonra bizden kendimizi tanıtmamızı istediler. Kendime güvendiğimi sanan ben deli gibi nutkum tutuldu, cümle kuramadım birkaç kez, durakladım, sıkıntılar sıkıntılar işte. Sonrasında bi vaka dağıttılar. İngilizce reading parçasıydı resmen 2 sayfalık. Arkasında 5 tane soru vardı, bu soruları bizden cevaplamamızı istediler sesli bi şekilde düşünerek ve tartışarak. Cevaplarken blog yazdığımı falan sıkıştırdım araya, ne kadar etkisi olur bilemem ama söylemem gerektiğini hissettim. Ama bi tane kız vardı, böyle ufacık tefecik bıdıkçana bi şey, 7mizin de ağzına sıçtı öyle diyim. Her boka söyleyeceği bir şey vardı, on bin tane staj yapıp gelmişti bu mülakata, bi nevi işin kaşarı olmuştu ama hepimize birden ezici bi üstünlük kurdu, ağzımızı açtık baktık kaldık. 2,5 saat çok stresli bi şekilde geçti. Kendimi çok çok çok kötü görmüyorum ama o kızın yanında da şansım olduğunu düşünmüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada olay okuduğun okul mokul değil. Hani "Ben boğaziçi üniversitesinde okuyorum nolcak yea beni alırlar" diyemiyosun. Orda benden başka 2 boğaziçili daha vardı. Koç vardı, Bilgi vardı, o vardı, bu vardı. Olay tamamen kendini geliştirmekten, rahat olmaktan ve kendini rahat rahat ifade etmekten geçiyor. Ama ilk mülakatımın toplu mülakat olması beni çok fena hayal kırıklığına uğrattı, moralim bozuldu, moodum düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu an o stajı alacağıma dair zerre umudum yok, yaz için zerre kesin olan bir şey yok. Aranızdan birileri beni godaman bi şirkete insan kaynakları stajyeri olarak aldırsa hayat negzel olur biliyorsunuz mu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-3933805997796878637?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/3933805997796878637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=3933805997796878637&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3933805997796878637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3933805997796878637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/04/ilk-mulakat-boyle-gecmemeliydi-ulan.html' title='İlk mülakat böyle geçmemeliydi ulan'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-NUuCZtdoAqI/Tasf8PzQ2PI/AAAAAAAAAl8/ukQFtmjPd_Y/s72-c/tumblr_lfj0goYlmK1qezkk9o1_400.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-3572663043190551256</id><published>2011-04-09T23:23:00.000+03:00</published><updated>2011-04-09T23:23:43.496+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş çılgını blog'/><title type='text'>Bu sıralar ben</title><content type='html'>Çok numaracıyım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları götümü kaldıramıyorum yatağımdan. Annem 5 defa arıyor. Ben aradığını bile hatırlamıyorum. Sabahları rol yapma kabiliyetim oscar ödülü aldıracak kadar tavan yapıyor. Artık nasıl rol yapıyorsam annem beni 2 saat önce uyanmış zannediyor. Sırf bu sebepten çoğu kez geç kalıyorum okula.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok eğlenceliyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuldaki boş vakitlerimi fakültenin kantininde geçiriyorum. Çay dolduruyorum, para üstü veriyorum, djlik yapıyorum. Soranlara "Susamlılar patatesli, haşhaşlılar beyaz peynirli." diyorum. Çok tatlı insanlarla tanışıyorum. Gelen insanlara laf atıyorum. Nil'den Pelin şarkısı çalıyorken gelen kızlardan birine "Senin adın Pelin miydi ya?" diye soruyorum ciddi ciddi. Sonra &lt;a href="http://miyukininblogu.blogspot.com/"&gt;Mayk&lt;/a&gt; denen kadını görüyorum öpüyorum kokluyorum onu, bazen sınıfına kadar götürüyorum. Zıp zıp zıplıyorum. Kantinde dans ediyorum. El çırpıyorum. Tempo tutuyorum. Hatta gelen insanlarla karşılıklı oynuyoruz ringo ringo şişeler eşliğinde. Bazen kararsız insanlara "Sen şunu almalısın, bu sana iyi gelir." diyorum biskrem veriyorum. Kimisine çokomel kimisine çubuk kraker satıyorum. Sonra insanlar beni öğrenci yerine kantinci sanmaya başlayacaklar diye korkuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok alakasızım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-hQ3OYC00XZg/TaDAKqhxyrI/AAAAAAAAAl4/KwHpFT_1q4I/s1600/5236.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="214" src="http://3.bp.blogspot.com/-hQ3OYC00XZg/TaDAKqhxyrI/AAAAAAAAAl4/KwHpFT_1q4I/s320/5236.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Sınav tarihlerimi, proje teslimlerini geçtim proje konumuzu dahi bilmiyorum. Milletin deli gibi sınavı varken benim neden yok lan diye soruyorum kendime. Hepi topu 4 ders alıyorum ondandır belki diyorum. Ama galiba sınavlarım 2 hafta sonra yardırıcak benim. Şimdi mantık kurdum bak. Annem geldi, son 1-2 gündür yanımda ama onunla bile ilgilenmiyorum. O zaten kendi kendine takılıyor. 2 gündür Cevo'nun hakkından geldik gerçi yetmiştir bu ona. Ama çoğunlukla bi kaygısızlık, bi pervasızlık, bi vurdumduymazlık hakim tüm vücüdüme.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çok fena mevsim normallerinin dışında seyrediyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanıyorum! Millet ceketlerinin içine uzun kollularını giyiyor, ben kısa kollularla yaşıyorum. Eve gelince tüm perdeleri çekip kendime verebildiğim kadar özgürlük veriyorum. Nisan ayı bize çılgınlar gibi ihanet edip baharı göstermese de ben kendimce yaşıyorum işte baharı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok gezentiyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli bi atraksiyon halindeyim. Sürekli planlar, programlar yapıyorum. Bir planın arkasını bir başka plan izliyor. Herkese söz vermeye çalışıyorum. Mesela annem geldiğinde sizi yemeğe çağırırm dediğim tonla arkadaşım varmış meğer. Facebook'a annem geldi diye bir yazdım 10 kişi beğendi anında. Yemin ederim onları çağırmaya vaktim yok. Hadi bi de birbirleriyle alakalı insanlar olsa neyse. Kimsenin hakkını yemiyim diye kimseyi çağırmıyorum ben de ahahah. :D Neyse işte, çok geziyorum. Çok alışveriş yapıyorum. Tüm paramı alışverişe yatırıyorum. 3 aydır biriktirdiğim kyk bursuyla bulaşık makinesi almaktan vazgeçtim. Hepsiyle yeni ciciler aldım. Gittiğim gezmelere hep yeni cicilerimle gidiyorum. Okula da paspal paspal gidiyorum kimseler beğenmesin nazara gelmeyeyim diye. Geçen gün bi şort giydim gittim "wuhuuu bacaklara bak" diye mesaj attılar bana arka sıralardan. Neyse ki benim çıtır hatunlardı bu mesajı atan. Zaten hiçbi erkek bana böyle diyemez de bakmayın işte siz bana. Giydin mi mutlaka bakıyo insanlar. Sonra da işte çenende devasa bi sivilce çıkıyor oluyor mu sana 2 çene!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;of işte böyleyim bu sıralar ben. gereksiz bi pozitif enerji hakim üzerimde. umarım bi derece size de geçirebilmişimdir bu enerjiyi. çok öpüyor satırlarımı şu güzide &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=OT9R6dWnUI4&amp;amp;feature=related"&gt;eser&lt;/a&gt; ile noktalıyorum. negzel şarkı lan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-3572663043190551256?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/3572663043190551256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=3572663043190551256&amp;isPopup=true' title='19 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3572663043190551256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/3572663043190551256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/04/bu-sralar-ben.html' title='Bu sıralar ben'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-hQ3OYC00XZg/TaDAKqhxyrI/AAAAAAAAAl4/KwHpFT_1q4I/s72-c/5236.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>19</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8968192656261170696</id><published>2011-04-04T00:23:00.000+03:00</published><updated>2011-04-04T00:23:59.830+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ıslak blog'/><title type='text'>Issız Adam bizi hep kandırdı zaten.</title><content type='html'>Şimdi single bir insan evladı olmanın dayanılmaz hafifliğiyle gece gezmelerim, eve geç saatlerde girmelerim oluyor, olmuyor değil ama oldum olası sevmedim ki göt göte Taksim'de eğlenmeleri, kopkopları falan. Hani biraz da zarar ziyan geliyor verdiğim paralar o leş mekanlara. O ne öyle ayol evin ambarından bozma yerler, dibiş dibiş sandalyeler, bi ton abazanlar, bi karış etek giymiş kendinden geçen kızlar. İçim almıyor anacım içim almıyor öyle yerleri. Lanet olsun yani. Yoksa ben bilmez miydim dıptıs dıptıs takılmayı oralarda, ama yok olmayınca olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cuma da dahil olmak üzere tüm hafta sonu şakır şukur yağmura, soğuğa zerre aldırış etmeksizin gezdim dolaştım. Perşembe gününü de unutmamak lazım french ve vernon ile Cem Adrian konserinde çok hoş dakikalar yaşadık, bir sonraki konser için sözleştik.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-oItBfxRWBnI/TZjk64FD7aI/AAAAAAAAAlw/ktdCsv3qw3Y/s1600/tumblr_ld3a5kCbjd1qc9gwxo1_500.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="251" src="http://3.bp.blogspot.com/-oItBfxRWBnI/TZjk64FD7aI/AAAAAAAAAlw/ktdCsv3qw3Y/s320/tumblr_ld3a5kCbjd1qc9gwxo1_500.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Şimcik efendim hepimizin bildiği bir Issız Adam gerçeği ve onun bize sunduğu 45lik gerçeği var. Kolpa bi gerçeklik tabi bu. Bundan 2 yıl öncesinde fellik fellik 45lik arayıp gerçeği gördüğümüzde kahrolmuştuk. "Ama filmdeki bu diiildiğğğ" tepkileri ile Fransız sokağına topuklamıştık. Cuma gecesi de kafa mı kafa bi arkadaşımla Taksim'e gittik. Önce loş mu loş, minik mi minik, tıklım tıkış bir mekana oturduk. Oturabilmek için epey bi süre barda ayakta beklemek zorunda kaldık zira herkes bira içip hamallık yapıyordu. Neyse işte oturduk moturduk birazcık içtik sonra haydi dedik başka yere gidelim. Bir önceki gece de nostaljik şarkılar atıp durmuştuk birbirimize ondan 45'lik denen yerde karar kıldık. Kılmaz olaydık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abi gidiyosun mekanın kapısına, kapıda izbandut gibi adamlar, içeri bile almıyorlar milleti. Arkadaşımı tanıdıkları için içeri soktular bizi allah razı olsun(!) ama o da ne; kapıdan bi girdik iğne atsan yere düşmez, müzikler berbat, içerideki insanlar berbat, kimin nerde olduğu belli değil, göt kadar fiskos masası gibim ufak bi yuvarlak masaya 3 tane çifti almışlar eğlenmelerini bekliyorlar falan. Böyle acayip, böyle kapitalist, böyle lanet bi düzen var içerde. Millet bu başarısız mekanda eğleniyor, eğlenmekle kalmayıp halay falan çekiyor. İçeri sürekli garip gurüp insanlar geliyor, hatunlar o biçim. Benim plajda giydiğim mintiminnacık beyaz eteğimi bi kadının üstünde görünce go go go ale ale ale dedim içimden ne diyim. Şok üstüne şok yaşıyorum durmaksızın. Fiskos masamızda 2 çift var, anlamıyorum mesela onları. Bir çift neden Taksim'e tek başına eğlenmeye gider? O çift eğlenebilir mi? Amaç nedir falan. Bi de beeöyleee mal gibi etraflarına bakıyorlar somurtup somurtup. Somurtacaksan kıskançlık krizine gireceksen niye gidersin ki eğlence mekanlarına arkadaşım? Heç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani şimdi 45'lik denen yere bok atıyorum ama Taksim'deki tüm mekanlar böyle hemen hemen. O küçük beyoğlu'na falan gitmeyegör zaten fokur fokur insan kaynıyor. aynı dibişiklik tıkışıklık, birbirine sürtünen çiftler, birbirini kıyıda köşede götürmeye çalışan insanlar. Böyle bi ortamda nasıl kafanı dağıtıp eğlenebilirsin ki ya? Etrafında paso iğrençlik dönüyor. Edebinle 2 bira bile içemiyorsun. Sıkıntı var Taksim'in eğlence mekanlarında. 2 tombul şişeyi eve alıp evde içsen daha keyifli olur. En azından saçlarına, kıyafetine leş gibi sigara kokusu sinmez. Paranın da çoğu cebinde kalır on numara beş yıldız bi rahatlık yaşarsın gergeniş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah bi de ertesi gün o akşamdan kalma leş gibi halimle ilk göz ağrım &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/04605172967005105499"&gt;küfkedisim&lt;/a&gt;e görünmeyeydim iyiydi ama kısmet yani en azından şükürler olsun ki görüşebildik! Dolu dolu bi hafta sonu da böyle geldi geçti bebek kuşlarım. Havalar da kendine bi çeki düzen verse çok iyi olacak diğ mi ama ya? Yetsin artık bu kara kışlar huh!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8968192656261170696?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8968192656261170696/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8968192656261170696&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8968192656261170696'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8968192656261170696'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/04/issz-adam-bizi-hep-kandrd-zaten.html' title='Issız Adam bizi hep kandırdı zaten.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-oItBfxRWBnI/TZjk64FD7aI/AAAAAAAAAlw/ktdCsv3qw3Y/s72-c/tumblr_ld3a5kCbjd1qc9gwxo1_500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8181604134416127998</id><published>2011-03-28T17:54:00.000+03:00</published><updated>2011-03-28T17:54:45.463+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hormonal dengesizlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şaşkoloz blog'/><title type='text'>Saha çamurlu, anavatan kan ağlıyor.</title><content type='html'>Yakışıklı adam ile güzel kadın herhangi bir mekanda tanışırlar, aralarındaki hayvani elektriklenme el ele, dudak dudağa mekandan ayrılmalarına ve uygun bir yer bulmaya çalışmalarına sebep olur. Neyse, aranan ortam bulunur ve yiyişmeye başlarlar ve hatun kişisi asla ve katiyen regl olmuş olmaz. "Immm, yok olamaz ben regl olmuşum" deyip o ambiyansı bozmaz. Ulan bu nasıl bir şanstır lan? Bu nasıl bir istatistik bu nasıl bir olasılıktır? Böyle şeyler filmlerde olur ama ben böyle bir şey yaşamış olsam ki yaşayacağımı zerre düşünmüyorum kesin regl falan olurum o gün. Bırak yiyişmeyi adamı yaklaştırmam bile hırçınlığımdan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-OJjDb9QqNLY/TZCgrFbhC6I/AAAAAAAAAlo/6EPbzZJsllo/s1600/Alone_in_the_city_2_by_play_my_game.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/-OJjDb9QqNLY/TZCgrFbhC6I/AAAAAAAAAlo/6EPbzZJsllo/s320/Alone_in_the_city_2_by_play_my_game.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Neyse efem, konumuz sizin de anladığınız gibi kadınsal faaliyetler. Erkeklerin buraları okumasına gerek yok zira saha çamurlu, anavatan kan ağlıyor falan filan. Hani illa çok isterseniz okuyun tabi mani olmak gibi bir arzum bir niyetim yok yani. :p Şimdiiiii hepimizin bildiği gibi çok sancılı dönemler bunlar. Olsan bi dert olmasan apayrı. Gecikse bi dert, hiç sektirmese ayrı. Bir ara polikistik over sendromu denen lanetle uğraştığım için biliyorum, 1 sene o "kız" halimle doğum kontrol hapı kullanmış kullandıkça şişmiş duba gibi olmuştum. Tabi o yaz boyunca yani 3 ay boyunca regl olmamış olmam ve çıpır çıpır yüzmem de tek artısıydı herhalde bu olayın.&amp;nbsp; Ama sonraki yaz yüzebildin mi diye bi sor, bi sor. O bıngıl bıngıl yağlarımla ve el kadar bikinimle dertsiz tasasız yüzmek mümkün olmadı. Ben de gölgede güneşlendim durdum falan. Gölge dediğim de ev yani! Zaten o çılgın yaz tatilinden sonra gittim doktora, yaz tatili 10 ay olsa ben 10 ay regl olmasam hayatta gitmezdim herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyordum heh. Regl olmak ayıp bir şey değil, sağlıklı olduğumuzun göstergesi. Kadın olduğumuzun göstergesi, doğurganlığımızın göstergesi. O sebeple utanıp sıkılacağımız bir olay değil asla. Bazen sağa sola belli etmemek için tasalanıp saklayıp durduğunuz pedleri başkaları görmüyor olabilir ama erkekler de gerizekalı değil yani sizin adet öncesi gerginlik sendromunuzu (Pms deniyor buna sükseli bi şekilde) 2 km öteden fark ederler. Hatta "Regl mi olcan sen" "regl mi oldun sen" tepkileri de burdan ileri gelir bi de sizin aranızdaki münasabetin samimiyetinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya bi de sizde de oluyor mu bilmiyorum ama ne zaman regl olmuş olsam hep beyaz pantolonumu giyesim geliyor. Deli miyim neyim! Zaten bu beyaz pantolonların kaderidir herhalde. Regl olursun 5 gün giyemezsin, reglden önce 5 gün regl olcam diye giyemezsin, reglin biter bitmez kafanda bi soru işareti olur yine giymezsin, e zaten diğer zamanlarda da aklına beyaz pantolon giymek gelmez hiiiç giyemezsin! Ahahah şaka gibi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak da bu hurafeye çılgınlar gibi inanmak istiyorum ve sizlerle paylaşıyorum: "Regl olduğunda yediklerin kilo yapmazmış." Abanın nutellalara, abanın sarmalara, dolmalara, abanın kızartmalara, abanın abanın cicişler! :D O değil de &lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;formspring&lt;/a&gt; daha önce milyarlarca kez söylediğim gibi çok çok eğlenceli ve benim canımı sürekli börülce çektirtiyorlar. Biraz daha ısınsın havalar, çılgınlar gibi börülce yemek istiyorum memleketimde. Üstüne köy yoğurdu, yanına da soğan oh mis! Hayat o zaman daha güzel olur sanki. Regl olmak bile o zaman daha güzel olur lan. Harbi bak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8181604134416127998?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8181604134416127998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8181604134416127998&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8181604134416127998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8181604134416127998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/03/saha-camurlu-anavatan-kan-aglyor.html' title='Saha çamurlu, anavatan kan ağlıyor.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-OJjDb9QqNLY/TZCgrFbhC6I/AAAAAAAAAlo/6EPbzZJsllo/s72-c/Alone_in_the_city_2_by_play_my_game.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5584534944820263550</id><published>2011-03-18T16:28:00.000+02:00</published><updated>2011-03-18T16:28:17.283+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>O zaman kısa keselim Aydın havası olsun</title><content type='html'>Hayatım boyunca ne zaman saçlarımı düzleştirsem ya da fön çektirsem o gün öyle veya böyle yağmur yağdı. Yazları zaten terleyen vücüdümün saçlarımı pırasa gibi tutma imkanı yok. Bize yine kışlar, sonbaharlar kalıyor. Hep yağmur hep yağmur olmaz ki canım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden yılın ilk dondurmasını yemek için kudururduk. Bakkallar dondurmaları kapının önüne çıkardıkları an koştura koştura giderdik. Sonraki 2 hafta boyunca "Sen kaç tane yedin?" "Benim bu 5. olm geçmişim seni." gibi saçma salak yarışlar yapardık. Şimdi yılın her zamanı dondurma var ve eskisi gibi özlem, heyecan duyulmuyor sanki. Nerde eski dondurmalar? (Bu arada canım acayip derecede dondurma çekiyor ve ben yılın ilk dondurmasını hala yemedim!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-ureCQsgOifw/TYNrvRDeteI/AAAAAAAAAlc/tOXgWb-UDgc/s1600/oh_i_know_by_demidiable-d2xxohq.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="https://lh3.googleusercontent.com/-ureCQsgOifw/TYNrvRDeteI/AAAAAAAAAlc/tOXgWb-UDgc/s320/oh_i_know_by_demidiable-d2xxohq.jpg" width="225" /&gt;&lt;/a&gt;Üzerimde öyle bir tembellik var ki sormayın gitsin. Konu ders,plan,proje oldu mu uykum geliyor, ama göt gezdirmeye gelince fellik fellik dolanıyorum ortalarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün pencerenin pervazına ayna koydum, yüzüme renkli nemlendiricimi sürüyordum. Ne ara elimin tersini (tuval olarak kullanıyorum kendisini) perdeye sürdüm hiçbir fikrim yok ama bu satırları yazarken perde fena halde lekeli ve kahverengi. Annem gelince azarı, kalayı basacak hiç şüphem yok ona.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-3 ay bursumu çekmeyeyim paralar biriksin de onlarla kendime bulaşık makinası alayım diyordu iç sesim ama 1 ay bile dayanamadan paralar suyunu çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar bildiğin zayıf ve S beden giyiyorlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedense alışveriş merkezlerine gittiğimde mağazalarda hep S beden görüyorum. Ne M kalmış oluyor ne de L. Bugün bu konuyu konuştuk kızlarla. Small beden giyen fıstık tam tersini iddia etti, o da hep M ve L görüyormuş gittiğinde. Alışverişe çıkınca birbirimizi arama kararı aldık sonuç olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 3-4 gündür gece yatmadan önce yan simitlerim için hareket yapıyorum ama yaptıkça büyümeye devam ediyor gibiler?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok dizi izliyorsun dediniz dediniz dizi mizi kalmadı hayatımda lan? Bi ara Adını Feriha Koydum'a bakıyodum yalan oldu. Öyle Bir Geçer Zaman Ki desen bokunu çıkardı bana göre, onu da izlemiyorum. Muhteşem Yüzyıl da izlemiyorum, o ne öyle la. Fatmagül desen ağlak diye bırakmıştım. Eee yine kaldık cavur dizilerine ama onlar da paso tatilde amına koyim. Dünya üzerinde yayınlanan bütün dizilerden soğudum resmen!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okula radyo fenomen dinleyerek gidiyorum. Resmen kopkop bi haldeyim. Zaman nası geçiyor onu bile anlamaz oldum yolda. Umarım yürüyüşüme falan yansımıyordur bu enerjik şarkılar! :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İç sesimi dinlediniz, hepinize iyi günler, iyi hafta sonları dilerim. Mucuk ve kalp.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5584534944820263550?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5584534944820263550/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5584534944820263550&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5584534944820263550'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5584534944820263550'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/03/o-zaman-ksa-keselim-aydn-havas-olsun.html' title='O zaman kısa keselim Aydın havası olsun'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-ureCQsgOifw/TYNrvRDeteI/AAAAAAAAAlc/tOXgWb-UDgc/s72-c/oh_i_know_by_demidiable-d2xxohq.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-197086066282421386</id><published>2011-03-14T16:15:00.000+02:00</published><updated>2011-03-14T16:15:11.440+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Evlilik provasına ne gerek var şimdiden?</title><content type='html'>Son zamanlarda &lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;burası&lt;/a&gt; çok şenlikli. Akşam oldu mu özellikle çok eğleniyoruz. Güzel fikirler, konular da çıkıyor blog için. Dün de "Yalnızken fark ettiklerini, düşündüklerini yaz." dediler. Kabul ettim. Bilenler olduğu kadar bilmeyenler de vardır eminim. Ben yaklaşık 3 senedir yalnız yaşıyorum İstanbul'da. Tek başına evin sorumluluğunu üstlenmek sıkıntılı olabiliyor ama kendi ayaklarının üstünde durabilme hissi bütün sıkıntılara bedel bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi kere evin içinde olduğunuz zaman karışanınız yok edeniniz yok, bu on numara. Ama gün geliyor karışanınız edeniniz olsun istiyorsunuz çünkü biliyorsunuz ki o kişi işin bi ucundan tutar. İnsanın inanası gelmiyor lan. Bazen düşünüyorsunuz şu yerdeki çoraplar makinanın içine girse, tezgahtaki bulaşıklar yıkanıverse, yerler süpürülüverse; hiç olmadı bi bardak su getireniniz oluverse. Ama yok! Bu baya bi üzücü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="https://lh3.googleusercontent.com/-4N27m1QsN4U/S83mc6VqRTI/AAAAAAAAAXs/KegVV18utFs/s1600/0ac5a8babb736a6c66a34bebab900e09.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="https://lh3.googleusercontent.com/-4N27m1QsN4U/S83mc6VqRTI/AAAAAAAAAXs/KegVV18utFs/s1600/0ac5a8babb736a6c66a34bebab900e09.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;İnsanın kendi kendine yetebilmesi olayına eyvallahımı çekiyorum. Bu kimi zaman çıldırtan, çıldırttıktan ve hedefe ulaştıktan sonra çılgınlar gibi ego okşayan bi olay. Başarı ya da başarısızlık %100 görükebiliyor. Benim pek çok kez moralim bozuldu, pek çok kez dibe vurdum "Bunlar bana bu yaşımda çok ağır." diye. Bi şekilde kalkmasını bildim. Çünkü atıyorum kombiniz bozuluyor, bissürü arama yapmanız, adamlar geleceği zaman evde olmanız, o adamların başında beklemeniz, gittiklerinde arkalarında bıraktıkları bok püsürü temizlemeniz gerekiyor. Bütün bu icraatlerin öznesi siz oluyorsunuz, yani ben oluyorum. Bu tarz şeyler insanın sinirini acayip yıpratıyor. Yapmaya eriniyor, neden bu talihsizlikler benim başıma geliyor diye kadere bi küfür savuruyor, annesine babasına neden yanımda değilsiniz de çok uzaktasınız diye çemkiriyor falan filan. Bazen insan kendisinin ne kadar şanslı olduğunu bile fark edemiyor. Hamurumuzda nankörlük var sonuç itibariyle. Oluyor bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuldaki hocalarımdan biri "Leah bu yaşta yalnız yaşamamalısın, keşke yanına bi arkadaş alsan." dediyse de dinlemedim, çünkü inanılmaz alıştım yalnızlığa. Beni rahatsız eden tek bir allah'ın kulu yok, sigarasının dumanı olan biri yok, yüksek sesle müzik dinleyen biri yok, bulaşıkları yıkıcam deyip de 3 gün bekleten biri yok, olur olmadık saatte 3-5 arkadaşını getirip uykumun içine eden biri yok, banyoda saçları küveti tıkayan biri yok. yok işte. Batıyor bunlar bana. Kendi kendimin patronu, kendi kendimin uşağı, hizmetçisiyim. İstediğim arkadaşımı evime çağırır, istediğim zaman partimi verir, istediğim zaman yalnızlığımın dibine vururum. Yerdeki çorabımı istediğim zaman kaldırır, istediğim zaman tenceremde yemeğimi pişiririm, kimseye hesap da vermem sorumluluk da duymam. Ev arkadaşının olması bi yerde evlilik provasıymış gibi geliyor bana, ne gerek var şimdiden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de şu olay var: sıkılmak. İnsan bu, sıkılıyor yani. Etrafımızda 15 kişi varken bile sıkılabiliyoruz, kendimizden neden sıkılmayalım ki? Evin içinde yapacak bir şey bulamadığın zaman sıkılırsın. Konuşacak birini bulamadığın zaman sıkılırsın. Kimi zaman iç sesinden bile sıkılırsın ki ben iç sesimden fazlaca sıkkındım son zamanlar haricinde. Bu biraz insanın karakteri, kişiliği ve kendine yetebilmesiyle ilgili. Ben mesela çok eğleniyorum yalnızken. Bazen daral geliyor kabul ediyorum ama yalnızlık zannedildiği kadar kötü değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir olaysa şu: "Leah sen evde tek başına nasıl kalıyorsun ya korkmuyor musun?" soruları. Bu sorulara "Sen nasıl allaha emanet kapını kilitleyip evinde kalıyorsan ben de öyle kalıyorum." diye cevap vermekten dilimde tüy bitti. Ayrıca yaptığım istatistiklere göre bana bu soruyu soran insanların %90'ı yalnız başına eve çıkmak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız yaşamak iyidir. İnsan kendini fazlaca tanıma şansına sahip olur. Kendinden, duygularından, her şeyinden emin bi insan halini alırsın bir süre sonra. Tabi insan bazen zili çaldığında kapıyı açan biri olsun da istiyor ama bu hayatta ne zaman her istediğimiz oldu ki şimdi olsun? Neyse, ben ağzımı çok açmayayım buldun bunuyorsun dersiniz bi de bana. Ama halime, halimize binlerce kez şükrediyorum. Siz de şükredin, benim yaşadıklarımın kat be kat daha güzelleri sizin olsun inşallah. Mucuk. Kalp.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-197086066282421386?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/197086066282421386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=197086066282421386&amp;isPopup=true' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/197086066282421386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/197086066282421386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/03/evlilik-provasna-ne-gerek-var-simdiden.html' title='Evlilik provasına ne gerek var şimdiden?'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh3.googleusercontent.com/-4N27m1QsN4U/S83mc6VqRTI/AAAAAAAAAXs/KegVV18utFs/s72-c/0ac5a8babb736a6c66a34bebab900e09.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6176509467919073024</id><published>2011-03-09T21:04:00.000+02:00</published><updated>2011-03-09T21:04:36.958+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Engellerle yaşamak.</title><content type='html'>Hepimiz bi şekilde empati kuruyoruz ya da kurduğumuzu düşünüyoruz. Bazı konularda gerçekten duyarlı olsak da bazı konularda bir o kadar da duyarsızız. Okuduğum okulda görme engelli arkadaşlarım var. Aynı dersleri görüyoruz, aynı koridorlardan geçiyoruz, aynı sınavları oluyoruz. Onları izole edip ötekileştirmek yerine aynı şansı, aynı hakkı veriyor okulum. Bu aslında pek çok okulda olması gereken bir olay fakat mimariden tutun da dıdısının dıdısına kadar giden gereklilikleri de yok değil. Aslında taa en baştan buna göre hazırlanmalı kapı girişleri, asansör içleri ama düşünülmüyor işte, önemsenmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce hiç gözlerinizi kapatıp/bağlayıp&amp;nbsp; 3-5 saat yaşadınız mı bilmiyorum. Ben yaşadım. Aynı zamanda arkadaşlarımın yanlarında da yürüdüm. İşte o zaman anladım hayatın ne kadar zor olduğunu. Bi kere kaldırım diye bir şey var ya, çok lanet olabiliyor o kaldırımlar. Hele hele öküzün teki arabasını kaldırıma çıkardıysa, hele hele esnaf amcam camış gibi reklam şeylerini kaldırımın orta yerine koyduysa, hele hele gözleri sadece cep telefonundaki mesajları görüp ona doğru gelen birini görmeyen birileri varsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/-TgGEwND_b3c/TXfPH7A2_DI/AAAAAAAAAlY/ANXPV8s0cXA/s1600/United_2_by_Valkyrjen.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="https://lh5.googleusercontent.com/-TgGEwND_b3c/TXfPH7A2_DI/AAAAAAAAAlY/ANXPV8s0cXA/s320/United_2_by_Valkyrjen.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında o kadar rahatsız oluyorlar ki ötekileştirilmekten, o kadar rahatsız oluyorlar ki acizlermiş gibi gözükmekten anlatamam size. Onlar hiçbir zaman kollarına girecek biri olsun istemiyorlar. Yollarda kaybolmak istiyorlar. Sonrasında kendileri bulmak istiyorlar kendi yollarını. Mesela Ayşe yolda yürürken koluna giriveren bi hanım kızı istemiyor. Çünkü o hanım kız sormuyor bile yardıma ihtiyacın var mı diye. Hani "&lt;i&gt;Yardıma ihtiyacın var mı, yardım edebilir miyim?&lt;/i&gt;" deseler anlarlar. Mesela durakta otobüs bekliyor Ahmet, durakta yanında duran adama diyor ki "&lt;i&gt;Abi Sarıyer otobüsü gelince söyler misin bana?&lt;/i&gt;" Adamın verdiği tepki şu: "&lt;i&gt;Naapcan Sarıyer'de?&lt;/i&gt;" Şeytan diyor ananın amını yapıcam. Sanane abi ya, sanane yani. Nereye giderse gider Ahmet, o sana soruyor mu naapcan Beşiktaş'ta diye? Sen de sorma amk. Bazen de insan olduklarından şüphe ettiğim insancıklar var. Otobüse yalnız binen görme engelli arkadaşa "&lt;i&gt;Senin sahibin yok mu?&lt;/i&gt;" deme cesaretini gösterebiliyorlar. Bi tasma takıp gezdirceksin işte o diyen adamı. O zaman görecek sahibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte gördüğünüz gibi kimisi yardım ettiğini sanıp işleri daha da boklaştırıyor kimisi de haddi olmayan şeyler söylüyor. Bu ülkede engellilere karşı hep bi acaba var, hep bi mikropmuş hep bi pismiş gibi davranan insanlar var. Oğlu/kızıyla aynı odada kalacak diye görme engelli arkadaşı yurttan attırmaya çalışan veliler var. Bunlar ilkokul çocuklarının velisi de değil, üniversiteye gidiyor oğlu/kızı. Ama zerre haberi yok onun oğluyla kızıyla aynı hakka sahip olduğundan. İnsanlar bencil, insanlarda zerre farkındalık zerre içselleştirme yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani faydanız yok, anladık ama bari kendi elinizdekinin kıymetini bilin. Siz bugün kar yağarken sulara basmadan yürüyebiliyor olabilirsiniz. Onlar göremiyor bi su gölüne bastıklarını, onlar bilemiyor ayaklarına su dolacağını. Göremiyor ve bilemiyor olabilirler ama onlar tek başına bir yerden bir yere gidebilmenin verdiği özgürlük ve tekbaşınalıkla sizlerden/bizlerden daha bilinçli ve daha mutlular belki de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu konular uzuuun uzuuun konuşulması gereken konular. Son zamanlarda bununla alakalı bi yazı patlatmak aklımdaydı, kısmet bugüneymiş. Bu arada hayat güzel yaşamak güzel, sosyal bi pıtırcık oldum son zamanlarda, nefes alcak zaman bile bulamıyorum öyle diyim. Ama bu blogumu unuttuğum ve sizleri sevmediğim anlamına gelmeyoru. Sizleri pek çok pek çok seviyorum. Mucuk. :*&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6176509467919073024?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6176509467919073024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6176509467919073024&amp;isPopup=true' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6176509467919073024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6176509467919073024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/03/engellerle-yasamak.html' title='Engellerle yaşamak.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/-TgGEwND_b3c/TXfPH7A2_DI/AAAAAAAAAlY/ANXPV8s0cXA/s72-c/United_2_by_Valkyrjen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5683821249496032103</id><published>2011-02-28T16:16:00.000+02:00</published><updated>2011-02-28T16:16:26.297+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>Büyüyünce kombici olurum belki.</title><content type='html'>İstanbul'a gelene kadar kombiymiş, doğalgazmış, devir daim pompasıymış nedir bilmezdim. Buraya geldim geleli yemin olsun az daha kombim bozulursa teknik servis elemanı olup çıkarım ek iş yaparım, o derece. Bu ne abi ya? Bu nasıl bir çiledir? Bu nasıl bir kombidir? Bu nasıl bir yedek parçadır? Bu nasıl bir piyasadır? Anlamıyorum, anlamayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="https://lh5.googleusercontent.com/--OFoIHZznBM/TWut2MT1aDI/AAAAAAAAAlU/7YG6KYHUIiU/s1600/0605f31c4fa22be6612348a9a75af084.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="https://lh5.googleusercontent.com/--OFoIHZznBM/TWut2MT1aDI/AAAAAAAAAlU/7YG6KYHUIiU/s320/0605f31c4fa22be6612348a9a75af084.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;2 sene önce kirada oturduğum evin kombisi bozuktu. Sene içinde 600-700 kağıt yemesine rağmen ısıtmadı kaloriferleri. Bir de üstüne fırtınada bacası uçtu. Cenabetlik üstüne cenabetlik yaşadı cavur icadı. Onunla yıldızlarımız hiç barışmadı. Satın aldığımız evdeki durumsa şöyle: Taşındığımız evdeki kombi de bozukmuş önceden, sürekli su akıtıyormuş, altına bir tas koymuşlar, ona pıt pıt damlıyormuş, tası değiştiriyorlarmış günde bir kere falan. Biz evin her yerine laminant parke döşettik taşınır taşınmaz mutfak da dahil olmak üzere. O gün yorgunluktan uyumuşuz epey bir. Sabah bi kalktık mutfaktaki bütün laminant parkeler su içinde. Hepsi kalkmış. Hepsi piç olmuş. Artık kendinden geçmiş kombi "Bu ibişler daha yeni taşındı, paraları da yoktur ama ben yine de sikivereyim bunların paralarını salıvereyim kendimi" diye düşündü herhalde. Kombiye verdiğimiz para yetmezmiş gibi onca para verdiğimiz mutfaktaki laminant parkeleri de kaldırmak zorunda kaldık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O çıldırıştan sonra yine iyi çalıştı hakkını yemeyeyim. Yıllık bakımından sonra pek bi arıza çıkarmadı. Geçen gün yaptı yine yapacağını. 2 gün deli gibi misafir ağırladım, 1. günü idare etti. Akşamına bi gitti pir gitti. Ben zaten 2 günde bir banyo yapmasam ölürüm, pis hissederim kendimi. Dün ketılda suları kaynata kaynata kovalara doldura doldura banyo ettim. ilkel yöntemlerin modernleşmiş haline imza attım yani. Bugün de teknik servisi çağırdım, adam 300 lira hesap çıkardı. Yemin ederim kaldırabilsem duvardan duvara çarpıcam amına koduğumun icadını. Ne sıcak suyum akıyor ne kaloriferlerim yanıyor. Götüm bildiğin buz tuttu. Havalar deli gibi soğuk zaten. Sabah bi kalkıyorum her yerim tutulmuş, elektrikli ısıtıcının kendine hayrı yok. Bulaşıklar desen dağ oldu. Su öylesine soğuk ki el deldirmek mümkün değil. Çok fenayım çok. Çok içlendim, çok doldum bu konuda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden çok eskiden ben daha çok küçükken ne güzel odun kömür sobamız vardı. Annem çamaşırları yıkadıktan sonra bi kısmını soba borusundaki tellere asardı, ne güzel kururdu onlar. Kestane falan pişirirdik. Ben bazen portakal kabuğu atardım üstüne, güzel güzel kokardı. Sonra sonra klimalar çıktı, onlar da açtığın sürece ısıtıyorlar odayı, baş ağrısı falan da cabası. Merkezi sistem denilen olay da güzel olabilir ama onu da günün 24 saati açmıyorlar sanırım. İşten eve bi geliyosun ev buz gibi. Ya da tam tersi. Kombi bok gibi para yiyor orası bi kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyle ısınmalı, neyi kullanmalı bilemedim ben. Ömür törpüsü bu kombiler. 2004 model bu icadı söktürüp yenisini mi taktırsak anlamadım ki. Yeni olanın bozulmayacağı ne malum gerçi. Ay, darlandım yine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5683821249496032103?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5683821249496032103/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5683821249496032103&amp;isPopup=true' title='21 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5683821249496032103'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5683821249496032103'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/02/buyuyunce-kombici-olurum-belki.html' title='Büyüyünce kombici olurum belki.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='https://lh5.googleusercontent.com/--OFoIHZznBM/TWut2MT1aDI/AAAAAAAAAlU/7YG6KYHUIiU/s72-c/0605f31c4fa22be6612348a9a75af084.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>21</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5864512584599902493</id><published>2011-02-15T15:37:00.000+02:00</published><updated>2011-02-15T15:37:16.207+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='paragöz blog'/><title type='text'>Evin varsa evlenirim seninle</title><content type='html'>Son zamanlarda hayatımda gösterdiğim istikrarlı tek şey Su Gibi'yi izlemek. Hani artık öyle sevmeye başlamışım ki el falan çırpıyorum zevke gelip. Önceleri Lie To Me'den özenip talipleri gelen  insanları analiz ediyordum ama artık en sevdiğim programmışçasına merakla izliyorum. Hastalık gibi bi şey bu ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evlilik çok güzel ve çok özel bi müessese bence. Öyle programlara çıkmakla bulunur mu doğru kişi bilmiyorum ama insanların ne kadar sevgiye aç ve çaresiz olduğunu tekrar tekrar görüyorum her seferinde. Kimisi erkenden azmış koca bulmak derdinde, kimisi adamın evini elinden almak derdinde, kimisi genç yaşına rağmen ekonomik özgürlüğünü eline almak yerine evinde oturmak derdinde, kimisi etine buduna bakmadan yüksek yöneticiler bulmak derdinde, kimisi daha önce hiç evlenmemiş olmasına rağmen 7 çocuklu adama kapağı atmak derdinde hem de sadece yurtdışına çıkabilmek için. Bu; çaresizlik, cahillik değil de nedir ya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-ePC4CRGUQPU/TVqBMqjwzGI/AAAAAAAAAlI/Prd_CbEhMpQ/s1600/lone4.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-ePC4CRGUQPU/TVqBMqjwzGI/AAAAAAAAAlI/Prd_CbEhMpQ/s320/lone4.jpg" width="254" /&gt;&lt;/a&gt;Eleştirmek, yermek için söylemiyorum kesinlikle ama kendi hemcinslerimi ekranda gördükçe hayretler ve dehşetler içine düşüyorum ya. Bu nasıl bi rahatlık? Kadın gelmiş diyor ki "25-30 yaşları arasında olsun, boyu 180 olsun, kilosu 80 olsun, evi olsun, 2bin lira geliri olsun, beni çalıştırmasın, karı-kıza bakmasın, beni sevsin, bana sadık olsun, güvenilir olsun, anası babası ölmüş olsun, ebesinin şeyi olsun..." Diyen kız da muhtemelen lise mezunu ve tek vasfı ev işi bilmek. Ev hanımlığı gerçekten çok zor bunu tabi ki biliyorum ama anacım biraz da mantıklı olmak lazım ya. Bu nasıl bi aç gözlülük bu nasıl bi lüks merakıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;70 yaşındaki kadınlara ne demeli? Ununu elemiş eleğini asmışlar gelen bey amcaların mutlaka evi olsun istiyorlar. Bey amcaların torunu torbası da salak değil herhalde, amcamın evini kendi üstlerine geçiriyorlar öyle yolluyorlar adamları. Sonra da haminnem beğenmiyor dedemi. Niye? Evi yok. Adamı 3-5 seneye öldürüp evine zulalanmaya meyilliler. Her şey mal mülk her şey para pul bebeklerim. Bunların böylesi gece yatarken adamın kafasını bilem keserler. Çok korkunç.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;50 yaşındaki amcam da beğeniyor bi tane sarı saçlı kırmızı rujlu yengemi, geliyor programa hoşgeldin beşgittin muhabbeti dönüyor konu geliyor sosyalliğe. Adam istiyor ki karısı güzel olsun, sarı saçlı, mavi gözlü, allı, pullu ama kimseler görmesin. Kadını alır almaz kapayacak. Kadın mini eteğiyle gelmiş götü bilem görünüyo, kadınla evlenecek götünü kapadığı gibi başını da örtecek. Erkekler yemin ederim çok fenalar. Dışarda hanım hanımcık olsun, evinde geyşa olsun istiyorlar. Hani kadınlar da fena ama erkekler ayrı bi klasmanda fena.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 yaşında evlenip kucağında bebesiyle 19 yaşında programa katılan kızlarımız da yok değil. Onları şu koca kafam almıyor zaten. Git bi ergenliğini yaşa bitanem ya. Git bi çaldır kapat, bi 5000 sms bi 500 sms yap ne bileyim flört et birileriyle niye bu kadar adam meraklısı evlilik meraklısısın ya? O kızcağızların anası babası da bu kadar zalim mi de yolluyorlar onları evlensin siktir olup gitsin diye? Yuh ya, yuh.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya zaten geçen gün aklım çıktı. Bi tane kadın var tamam mı İzmirli. 29 yaşında. Hiç evlenmemiş. Boylu poslu, güzel bile denebilir. Kedisi, köpeği, kuşu falan varmış. Fili bile olabilir yani kadının ondan beklerim bunu. Gelen bütün adayları reddetti. Kedimsiz köpeğimsiz evlenmem dedi. Sonra adaylarını bekleyen başka bi adama talip oldu. Bu adam 40 yaşında. 2 kere evlenmiş, 7 tane çocuğu var ve sadece Fransa'da oturuyor olması tek artısı. Ne kadının yanına yakışıyor adam ne de mantıklı bi iş yani bu. Dedi ki&amp;nbsp; adama "Benim pasaportum var, size başka bi sorum yok." Böyyylleeee kalakaldım ben. Stüdyodaki herkes kalakaldı gerçi. Ve kadın ne doktorları ne mühendisleri reddetti "Senin için kedilerimden vazgeçiyorum, sadece köpüşümü götürcem Fransa'ya" dedi 7 çocuk babası X'e. Sen hiç evlenmemişsin, adamla bi evlenicen 7 çocuk annesi olcan. Zerre Fransızca bilmediğin gibi İngilizce de bilmiyosun elin cavur memleketinde ne bok yicen kızıaaaam? Ay neyse, çok uzadı. Allah tamamına erdirsin ne diyim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5864512584599902493?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5864512584599902493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5864512584599902493&amp;isPopup=true' title='20 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5864512584599902493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5864512584599902493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/02/evin-varsa-evlenirim-seninle.html' title='Evin varsa evlenirim seninle'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-ePC4CRGUQPU/TVqBMqjwzGI/AAAAAAAAAlI/Prd_CbEhMpQ/s72-c/lone4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5543796656052305786</id><published>2011-02-10T21:00:00.000+02:00</published><updated>2011-02-10T21:00:30.962+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='amına koyim'/><title type='text'>Bu bir isyan yazısıdır</title><content type='html'>Önceleri kumanda panelinde "istatistikler" diye ömür törpüsü bi buton yoktu. İyi ki de yoktu. Konulduğundan beri ara ara bakıyordum kendisine. Gayet normale yakın, istatistiki bilgiler veren tıklanası bi' yerdi benim için. Son zamanlarda Google sayesinde anahtar kelime yazarak bloguma ulaşan insanlar bu normalliği aştı aştı aştı beni de paranoyak, manyak bi insan haline getirdi. Ya tamam zaten ben pek normal değilim.&amp;nbsp; Bunun da bilincindeyim. Hayal gücüm kelime hazinemle birleşince çok yaratıcı küfürler çok yaratıcı tamlamalar oluşabiliyor. Bunu asla yadsıyamam ama benim blogum böyle aramaları hak etmiyor ya!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelen aramaları 4 ayrı gruba ayırdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;1. Bilinçli topluluk: &lt;/b&gt;Bu topluluk daha önce bloguma gelmiş ve genelde linki unutmuş güzel insanlardan oluşan bir topluluk. Genellikle &lt;i&gt;Leah&lt;/i&gt; diye ararlar. Ekstrem bir şekilde profilimdeki &lt;i&gt;"Keşke her şeyin bu denli farkında olmasam, salak olsam salak!"&lt;/i&gt;ı aynen ezberleyerek Google'a yazıp gelen de var; şurda biz bizeyiz, eğri oturup doğru konuşmak lazım. Ama birkaçı da var ki blogumun linkini Google'a yazıyor öyle geliyor buraya. A benim bebek kuşum neden kendini zorlarsın? Madem linki biliyorsun, direkt yazıp gelsene. Heç. Neyse, seviyorum bu grubu ben, çok masum, çok tatlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-MvAeaCzKqC8/TVQ1WNUabXI/AAAAAAAAAlA/KEbD_-OGxVM/s1600/naked_by_vic_to_ry-d32yjlk.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/-MvAeaCzKqC8/TVQ1WNUabXI/AAAAAAAAAlA/KEbD_-OGxVM/s320/naked_by_vic_to_ry-d32yjlk.jpg" width="214" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;2.Derdine derman aramaya meyilli topluluk&lt;/b&gt;: Bu topluluk ilginç bi şekilde çaresizdir. Son derece pişmanlık, son derece utanç, son derece ilginç sorular barındırır aramaları. "Kız ne zaman istenir?" gibi "Kız isterken ne kadar altın verilmeli?" gibi cevabın kesin ve net olacağı inancına varmış kişiler bloguma itinayla ışınlanırlar. Aradıkları cevabı bulamazlar o ayrı. Ama gelirler yani. Olur bu. Çünkü bu tarz bilgilerin cevabının bi yerde yazılı olacağına inanırlar. Eğer benim şahsi fikrimi soruyorsanız Cuma günü isteyin kızları yağız delikanlılar. Hem mübarek gün lan. Vardır bi hayır. Altın konusuna gelirsek, geçen gün bi kolye gördüm kuyumcuda aşık oldum kendisine, ondan bulursanız götürün kıza. Hem üstünde bi kızla bi erkek vardı çıbık adam gibim. Tam da sizin gibi yani, çok sembolik. Heh, alın işte onu sonrasında ne çiçeğe gerek kalır ne de diğer ıvır zıvırlara. oh mis.&lt;br /&gt;Gelelim açık sözlü bağyanların yaptığı aramalara. "Götten verdim pişmanım." yazan yarım akıllı bir kızımız var mesela. Ne desem boş buna. Son pişmanlık neye yarar her şeyin bedeli var olmadı yar dizelerini armağan ediyoruz kendisine.&lt;br /&gt;Geçen gün "Evde aseton bitti ojeler nasıl çıkacak" sorusuna &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/hic-normal-insan-tanmam-ki.html"&gt;şurada&lt;/a&gt; yanıt verdiğim gibi pratik bilgiler arayan hanım kızlarımız da yok değil. Ya da erkek arkadaşına hediye almak isteyen bir hatunun tam 5 kez "sevgiliye hazirlamak maddi olmayan hediyeler" yazarak buraya geldiğini görüyoruz. Oluyor böyle şeyler.&lt;br /&gt;Son olarak Bihter ve Behlül yazarak bloga gelenlerin sayısı azımsanmayacak derecede. Yine Bihter'in donu olsun parfümü olsun ısrarla soruluyor. Sanırsın blogger değilim 1 milyoncuyum. Çok garip lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;3.Şarkı sözü çılgınları:&lt;/b&gt; &lt;i&gt;Samanlıktan kaldıramadım samanı da Zühtü&lt;/i&gt; olsun, &lt;i&gt;kız sen sebebim olacaksın sempatiğimsin&lt;/i&gt; olsun, &lt;i&gt;bebeğim bu aşk yalan olmasın &lt;/i&gt;olsun,&lt;i&gt; bir tek dileğim var mutlu ol yeter &lt;/i&gt;olsun, tekerleme olsun, eski ve yeni şarkıları mp3, şarkı sözü ve video formatında isteyen her insan kişisi buraya geliyor. Ben bunu anlamış değilim. 2 kuple şarkıyı mırıldandık diye insanları kandırmamızın, onların zamanını çalmamızın manası nedir Google, sorarım sana? Ayıp, günah yauv.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;4.Aklı sikinde insan grubu&lt;/b&gt;: Beni hasta eden, sinirlerimi zıplatan, blog yazmaktan soğutan grup budur. "Tutuklayın amir bey şikayetçiyim" desem yeri! Bu insanlar hasta sanırım. Valla bak. Fetiş desem fetiş değil, sapık desem sapık değil, bunlar ayrı bi cins abi. Yazdığım her küfürden kendilerine anahtar kelime yaratmışlar resmen. Küfür bile yazmadığım derdimi anlattığım içinde "çizme" geçen bir yazımdan yola çıkan Google &lt;i&gt;"kadınların erkekleri çizmelerle ezmesi" &lt;/i&gt;yazan şahsiyeti doğruca benim bloguma getirmiş. &lt;i&gt;15lik çıtırlar&lt;/i&gt; yazıp gelen subyancıyı mı ararsın orospu telefon numarası bulmaya çalışanı mı ararsın nerde iğrenç emeli olan insan var hepsi benim bloguma yönlendiriliyor lanet olsun ya. Artık tik gibi bi şey oldu zaten. Uyanır uyanmaz direkt istatistikleri tıklayıp böyle sapık bir şey var mı bakar oldum. Yemin olsun küfretmekten soğudum, blog yazmaktan soğudum ya. Hadi emmeli gömmeli şeyler yazıyor olsam neyse de çoğu kez isyan ediyorum ben ya. "Aaa kadna bak; tayt giymiş üzerine body giymiş götünün lobları belli oluyor." diyorum en fazla. Bu mudur ya? Yuh yani. YUUUUHHHH!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5543796656052305786?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5543796656052305786/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5543796656052305786&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5543796656052305786'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5543796656052305786'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/02/bu-bir-isyan-yazsdr.html' title='Bu bir isyan yazısıdır'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-MvAeaCzKqC8/TVQ1WNUabXI/AAAAAAAAAlA/KEbD_-OGxVM/s72-c/naked_by_vic_to_ry-d32yjlk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-2927278458607189697</id><published>2011-02-07T20:22:00.000+02:00</published><updated>2011-02-07T20:22:51.995+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şaşkoloz blog'/><title type='text'>Ben aslında bu kadar korkak değildim ya</title><content type='html'>Ben ki yıllar yılı ortodonti tedavisi görmüş kişilik, ben ki evdeki koltuklardan çok dişçi koltuğuna oturmuş insan tırıs tırıs korkuyorum şu an dişçiden. Zaten tee o zamandan belliydi bunun böyle olacağı. Orta son muyum hazırlık mıyım neyim, gittik ortodontiste. Adam da tee İzmir'den geliyor bulunduğumuz yere; güdük mü güdük tipsiz mi tipsiz bi şey. Açtı ağzımı. "4 tane dişini çekmemiz lazım çenen dar senin." dedi hemencecik. Ben ergen durur muyum hiç "Yok yea çektirmem takma o zaman sen bana tel." dedim. Orda adamın beni zorlaması lazımdı, orda babamın beni zorlaması lazımdı "Kızım bu dişler sonra dert açar senin başına." diye. Dinlemedim. Çektirmedim dişlerimi. Onlarla mutlu mesut yaşamaya devam ettim. İşte kaderin ağlarını ilmek ilmek örmeye başladığı an o andı bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim güdük taktı telcağızlarımı ama nasıl seviyorum nasıl seviyorum tel takmayı anlatamam size. Her gidişimde lastiklerini falan değiştirtiyorum, bi gün sarı kırmızı yaptırıyorum, bi gün rengarenk, öbür gidişimde şeffaf falan yaptırıyorum acayip eğlenceli bi olaydı benim için tel takmak anlayın. Beni hiç kötü gösterdiğini de düşünmedim. Hiç hem de. Ama gel gör ki her gidişimde azarı yerdim güdükten. "Dişlerin gerilemiş Leah, sana verdiğim şeffaf lastikleri takmıyo musun geceleri" falan derdi. Ay takmazdım anasını satim, çenemin bütün hareket kabiliyetini kısıtlardı o zararsız görünen bıdıkcana lastik. Sonra unuturdu gerilemeleri ilerlemeleri, bana Paris anılarını, maceralarını sanki psikologa anlatır gibi anlatırdı, iç dökerdi lan adam resmen. Bizden kırdığı paraları nasıl çatır çatır yediğini dinlemekten nasıl zevk alırdım siz düşünün bebek kuşlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TVA3TQt8gJI/AAAAAAAAAk8/TYidLrYcyBE/s1600/Happiness_by_MaddyPhotos.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TVA3TQt8gJI/AAAAAAAAAk8/TYidLrYcyBE/s320/Happiness_by_MaddyPhotos.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Gel zaman git zaman 3 sene geçti. Tabi ben yapcağımı yaptım adama epey bi eziyet ettim. Kasti değildi valla bak. Tel takmak zaten zordur yeterince. Yediğine içtiğine dikkat etmen gerekir. Şöyle ketçaplı mayonezli sucuklu turşulu bi ayvalık tostunu hart diye ısıramazsın gönlünce. Yapamadım ben de. Tüm kurallara uydum. Zaten kola içmeyi sevmezdim, e sakız da çiğnenmiyo o metallerle. Yalan dolandı her şey bana. Günlerden bir gün annemin getirdiği çilekten bir ısırayım dedim. Çilek de bildiğimiz çilek ha, yumuş yumuş, böyle kırmızı kırmızı bi şey. (canınız çekmesin lan, o kadar da güzel değildi) Sen bi ısır bu çileği, ısırır ısırmaz senin alttaki diş teli komple çıkıp dişlerinden ağzına bi gelsin. Abowww. Sıçanzi o anda. Muayenehaneye gittik tabi bikaç gün içinde, adam meslek hayatında yaşadığı en büyük şoku yaşadı beni görünce. Ama ilk defa o gün azarlamadı beni. Sanırım şokun etkisindeydi hala.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neysem. O gün yediğim hurmalar bugün götümü tırmalamaya başladı canlarım. Benim çene oldum olası dar zaten. O 4 diş de çekilmeyince özgürlüğe merhaba demek isteyen 20lik dişlerim yanağımdan dışarıya fırlamak eğilimindeler. Ellerinde olsa koca kafamın arka tarafından falan patlıcaklar o derece. Sağ taraftaki hem alt hem de üst 20likler yardırdılar çıkmayı becerdiler bi şekilde. Ama dişlerimi sıkıştıra sıkıştıra sanki hiç diş teli takmamışım gibi yamulttular diğer dişlerimi. Ağzıma sıçiyim. Vakit bu dişleri çektirmek zamanıdır minnoşlarım. Ben de nasıl korkaksam 5-6 aydan beri erteliyorum çektirmeyi. Yanağımı dele dele helak oldu dişler. Aftın kralını yaşıyorum her gün. Annem de sağolsun her sabah "Hadi dişçiye gidelim." diyor. Gören de sosyete pazarına gidiyoruz sanır amk. Korkuyorum işte, 3,5 atıyorum anlamıyor kadın. Ona gezmek olsun zaten. Her yere gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinizde 20liklerini çektirenler, feleğin çemberinden geçen kahramanlar varsa beni 2 kuple aydınlatırlar mı? Dişimi çekecek eleman da kuzenim ha. (eleman dediysem de bağyan kendisi) Kuzenim ve onun yanında çalıştığı 50 yıllık dişçi amca altlı üstlü girecekler ağzıma. Rabbim sen koru!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-2927278458607189697?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/2927278458607189697/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=2927278458607189697&amp;isPopup=true' title='33 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2927278458607189697'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2927278458607189697'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/02/ben-aslnda-bu-kadar-korkak-degildim-ya.html' title='Ben aslında bu kadar korkak değildim ya'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TVA3TQt8gJI/AAAAAAAAAk8/TYidLrYcyBE/s72-c/Happiness_by_MaddyPhotos.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-2087307847845238635</id><published>2011-02-03T21:39:00.000+02:00</published><updated>2011-02-03T21:39:07.049+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şaşkoloz blog'/><title type='text'>Bir tek dileğim var mutlu ol yeter</title><content type='html'>"Arkamda bi şey var mı?" sorusunu en çok sorduğum insanlaydım bugün. O benim götümde bok varkenden beri arkadaşım, dostum. Birçok ilkimi onunla yaşadım ben. İlk onunla aldım bacaklarımı, ilk onunla ağdacıya gittim (ay çok kıllı ilkler oldu bunlar.), ilk onun aşkına tanık oldum (aynı zamanda aşk acısına), ilk onun memelerini gördüm, ilk onunla kaçtım okuldan, ilk onunla bi çocuğu dövdüm, ilk onunla birlikte özel ders aldım, ilk kez onunla birlikte değiştirdim okulumu. Ömrü hayatım boyunca ilkokuldan üniversiteye kadar 6 okul değiştirdiysem 6sında da birlikteydik. Bütün anılarıma vip girişi vardır kendisinin. &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/onunla-mutlaka-tansmalsnz.html"&gt;K.B&lt;/a&gt; sizin içinizi ne kadar kaldırdıysa bu kız içinizi o kadar açar. Zaten hepi topu 2 tane en yakınım var benim. Biri bu işte. Diğeriyle yıldızları hiç barışmadı. Hemen hemen hiç hoşlanmazlar birbirlerinden. Bense aralarında kalma olayından çoktan emekli oldum. Artık birbirlerinden haz etmediklerini söyledikleri an carlamaya başlıyorum. Ama genel olarak böyle bu, birisinin 2 tane en yakın arkadaşı olmaya görsün, mutlaka birbirlerinden hoşlanmıyor oluyorlar. Çok ilginç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceleri öğle yemeğinde bile aynı yemeği yiyorken şimdi birbirimizden haberdar bile olmamamız ne kötü! Ben stabil bi aşk yaşarken onun daldan dala konmalarını zerre bilmiyorum. Hem benim ismimden bi arkadaş da edinmiş kendine. Artık okuduğu şehirdeki en yakın arkadaşı 3 senedir oymuş. Benim pabuç on numara dama çıkmış yani. Çok bozuluyorum bu duruma. Zaman ve mekan böyle sağlam dostlukları soğutmasa da çok fena askıya alıyor. Yani kırk yılda bir görüştüğümüz zaman sanki daha 2 gün önce görüşmüşüz gibi oluyor bu iyi; ama bazen bambaşka bir insanı görüyorsun karşında, bu kötü işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUsEH0OO_bI/AAAAAAAAAks/GfvL92iTkZI/s1600/tumblr_lfup1g3DpG1qcfbnfo1_500_large.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUsEH0OO_bI/AAAAAAAAAks/GfvL92iTkZI/s320/tumblr_lfup1g3DpG1qcfbnfo1_500_large.jpg" width="239" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün acaba hangi sürprizlerle karşılaşıcam onu görünce diye diye gittim. Gördüm. Pek değişmemiş. Makyajı yine harikuladeydi. "Amaannn öylesine yapıverdim" deyip attı forsunu. Şu eyelinerı çekmeyi bi türlü beceremiyorum ya, yine imrendim yine imrendim. Özsüt'e gelince "Tam da diyetteyim Leah, oturttun beni buraya alcağın olsun" dedi. Sırf öyle dedi diye bana "Ye beni!" diye bakan frambuazlı, çikiletalı pastalara Sezercik'in kızarmış piliçlere bakıp yutkunduğu gibi yutkunup sırf çay söyledim. Çay lan, şaka gibi. Bi türlü aşkı bulamamış, üzüldüm. Bi ara fena aşıktı bu, baya gözyaşı döktü. Şimdi futbol menejeri bi çocukla olcak gibiymiş. Dedim hayırlısı olsun. Sonra ben baya iç döktüm. Huzursuzluğumu dinledi. "Senin acilen bi tatile ihtiyacın var" dedi, teşhisimi koydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O konuşurken düşündüm, bundan 3-5 sene önce ne kadar ufak dertlerimiz vardı. Büyüdük, bizimle beraber dertlerimiz de büyüdü. Hayat çok bok bi hal aldı. 2 sene sonra ne olacağımız belli değil mesela. Nerede çalışacağımız, nerede yaşayacağımız falan acayip muallakta yani. Ne kadar iç sıkıcı bi şey anlatamam yani. Hep diyorum, ufak bi bebek olsam ağlayınca altımı alsalar ne bileyim mamamı yedirseler, durduramazlarsa bebek arabasına bindirip dışarıda gezdirseler hayat çok zahmetsiz ve güzel olurdu lan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşcaklarımız bittikten sonra evlerimize doğru yürüdük,&amp;nbsp; tıpkı eski günlerdeki gibi evlerimizin kesişim noktasında 10-15 dakika daha muhabbet ettik. İkimizin de çişi geldi. Çişimizin geldiğini anlayınca gülüştük. Bu da eski günlerdeki gibiydi. Önceden zaman geçsin isterken şimdi zamanı durdurmak istiyorum nedense. Yetmedi mi büyüdüğümüz ya. Huh!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bi hayal yaratayım kendime: Zayıflamışım tamam mı. Artık 59 kilo değilim de adeta 55 kiloyum. Ne yan simitlerim var ne gıdım. [Allah'ım geleceğe dair bi hayal kuruyorum ve bu hayalin ilk cümleleri kiloyla ilgili. Sen şaşırtma yarebbim.] Oldu olcak şıkır şıkır elbiselerim var. Evim hiç kirlenmiyo, temizlik falan yapmıyorum. [ağzıma sıçiyim hiç iyiye gitmiyo bu hayaller] İşim belli, maaşım belli. [şükür realizme dönüş yaptık] Evlensem de güzel olabilir. [yemin olsun allah çarpcak şimdi.] hayatımdaki insanlardan hiçbiri ölmüyor. [küçüklüğümden beri dua ediyorum, hiç gerçekleşmedi ama hayal işte] hayatımdaki herkes çok mutlu, hele bu yazıyı okuyanlar daha mutlu, hepsinin sevgilisi var hem de. [ne tatlıyım lan] RTE de istifa falan etmiş. [bu çok ütopik oldu amk] Bi amin patlatırsanız yukardaki hayallerin gerçekleşme olasılığı artar bence.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-2087307847845238635?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/2087307847845238635/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=2087307847845238635&amp;isPopup=true' title='36 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2087307847845238635'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/2087307847845238635'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/02/bir-tek-dilegim-var-mutlu-ol-yeter.html' title='Bir tek dileğim var mutlu ol yeter'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUsEH0OO_bI/AAAAAAAAAks/GfvL92iTkZI/s72-c/tumblr_lfup1g3DpG1qcfbnfo1_500_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>36</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5998730979288601228</id><published>2011-01-30T20:03:00.000+02:00</published><updated>2011-01-30T20:03:45.278+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Misafir mi aman aman evlerden ırak</title><content type='html'>Şu sıralar maaile olduğumuzdan alabildiğince aile dostlarını, akrabaları falan ziyaret ediyoruz. Kimi ziyaretlerden çok sıkılsam da bazıları gerçekten çok keyifli. Ama her ne olursa olsun konu ev gezmesi ya da misafir ağırlamak olunca babam şaha kalkıyor, aramızda resmen statü farkı oluşturuyor servis zamanı gelince.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUWnLwSkn5I/AAAAAAAAAko/-tHYFrM0_xU/s1600/In_the_Kitchen_by_DemiDiable.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUWnLwSkn5I/AAAAAAAAAko/-tHYFrM0_xU/s320/In_the_Kitchen_by_DemiDiable.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;Sebebini gerçekten anlamış değilim. Misafirperverlikte kusur etmek mi istemiyor yoksa adamın içine bi Ziyagil mi kaçmış hiçbir fikrim yok. Geçen gün halamlara gittik mesela. (evet, birdenbire kendimi evlerinde buldum.) Halam evde yalnız bi kocası var bi de o, kızı mızı yok. Tabi ki de nezaketen de olsa ona yardım edeceğim. Zerre istemesem de yapacağım yani bunu. Ama babam durur mu! Başlıyor emirler vermeye. "Kalk Leah halana yardım et." "Kalk Leah peçete dağıt." "Kalk Leah kolonya dağıt." Yemin olsun bi gün o kolonyaları kafamdan aşağı döküp çakıcam çakmağı. Bi cinnetin her şeyi çözebileceği noktaya geldim. Sanki biz bilmiyoruz amına koyim. Sanki biz 22 yıllık ömrümüzde hiç misafir ağırlamadık, hiç misafirliğe gitmedik. Senin demenle mi kaldırıcam ben götümü? Adam adeta köle Isaura'ymışım gibi davranıyor her seferinde. Kaş, göz yapsa amenna. Populasyonun kaç olduğu da fark etmiyor. Kimi zaman bayram ziyaretlerinde 10 kişi doluşur salona, herkesin içinde başlar emir vermeye "Git çay koy." "Su getir Leah." Ya sanki gelen misafirleri kuru kuru oturtcaz koduğumun evinde. Ta burama geldi lan. İllallah dedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de misafirliğe gidilen evde mutfağa seğirtince evin hanımının "Aaa Leah lütfen, hiç gerek yok. Otur sen içerde" deyişi var ki bu lafın Türkçe meali "İstemem yan cebime koy." gençler. Ulan köftehor, minimum 4-5 tabağı + çayları senin getirip götürmen demek en az 3 defa içeri gel-git yapman demek. Biz sanki anlamıyoruz senin ne demek istediğini. Kendi isteğimizle gelmişiz işte mutfağa yardıma, sesini çıkarma da ver 2 poğaça 1 pasta götürelim içeriye. Sanki bayılıyoruz insanlara hizmet etmeye. Heç!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya valla hiç sevmiyorum şu misafirliklerdeki servis zamanını. Tamam pastaları börekleri hüpletmek çokoş da babamın buyruklarıyla mutfağa şartlanışlarım beni deli ediyor! Koyucan salona açık büfeyi, yapıcan semaverde çayını, sen de yorulmucaksın biz de.(Ama nerdeeee.) Ay bi de eski zamanları hatırladım da birden, önceden bulaşık da yıkanıyordu lan, şaka gibi. Tanrı bulaşık makinalarını korusun! İyi ki o zamanlara rastlamamışım gerçekten o zaman dellenip "Çayı da sen koy, servisi de sen yap, bulaşıkları da sen yıka" derdim babama. Ulan insanın yardım edesi varsa da böyle emirleri duydukça hiçbir şey yapası gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim eve misafirliğe gelenler bayramda olsun seyranda olsun hangi zamanda olursa olsun çok mutlu bi şekilde ayrılırlar evden. Leah adeta Aşk- Memnu'daki bi Nesrin bi Katya gibi. Belgin Hanım desen mutfaktan çıkamıyor, bi yandan kahveler, öbür tarafta fırında pişmiş brownieler, bi tarafta servis edilmeyi bekleyen meyveler. Babamızsa hoş sohbetiyle evi şenlendiren ev sahibi. Şöyle ağız tadıyla evde oturup da hahaha hihihi yapamıyoruz sayesinde. Halbuki iyi bi adamdır ama nedense konu misafirlik olunca çıldırıyor resmen. Misafirden, misafirlikten soğudum valla da billa da. Aman aman uzak olsunlar bi süre. Biz de olalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5998730979288601228?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5998730979288601228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5998730979288601228&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5998730979288601228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5998730979288601228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/misafir-mi-aman-aman-evlerden-rak.html' title='Misafir mi aman aman evlerden ırak'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUWnLwSkn5I/AAAAAAAAAko/-tHYFrM0_xU/s72-c/In_the_Kitchen_by_DemiDiable.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-8564186135455297883</id><published>2011-01-27T18:18:00.001+02:00</published><updated>2011-01-27T18:25:22.574+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yardım çağrısı blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>YARDIM: Evde ergen var!</title><content type='html'>Evimizde ağladığı zaman üzüldüğümüz, sıçtığı zaman sevindiğimiz bir bebeğimiz olsaydı hayat çok daha kolay olurdu. Gerçekten. Hani derdi nedir anlardık en azından. Bi de sevimli olurdu, etleri bıngıl bıngıl, lömbür lömbür falan. Ama bunlar birer hayal sadece. Evimizde ne bir bebek var ne de onun boklu bezleri. Onun yerine adam olmaya çalışan ama bir türlü olamayan bir ergen var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl anlatsam bilmiyorum. Bu Topanyan kişisi annem kişisi tarafından öylesine şımarık öylesine her dediği yapılan birisi olarak yetiştirildi ki şu an kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan aciz nerdeyse. Abartmıyorum, gerçekten. Tamamen yetiştiriliş tarzından kaynaklanıyor bu. Annemin her dediğini yapmasından, orta okuldayken bile okuluna gidip onu okuldan almasından, çantasını taşımasından, "Bana su koy" dediğinde kol hizasındaki suyu koymayan çocuğuna "Git kendin koy" dememesinden, resimdir plandır projedir derslerini kendi ödeviymişçesine benimsemesinden, biz Topan'ın yanlış yetiştirildiğini söylemememize rağmen "Küçük daha o" diye cevap vermesinden falan filan. Annem için hep küçücük kaldı o, sanırsın götünde bok var hala. Aralarında ciddi bi aşk var. Anne-oğul ilişkisi başka olur derler ama bizimkisi cidden dillere destan bi aşk. Tam bir efsane yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUGZkpRbNNI/AAAAAAAAAkk/uqmoGhjm_BU/s1600/I_Remember_by_fhrankee.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUGZkpRbNNI/AAAAAAAAAkk/uqmoGhjm_BU/s320/I_Remember_by_fhrankee.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Hal böyle olunca Topiş kendisine çok büyük bi dayanak edindi evde. Belgin Hanım çok büyük destekçiydi, ne bok yerse yesin onu korurdu. Babam tam ağzına sıçacakken annem siper olurdu ve hiç sıyrıksız atlatırdı olayları. Bizim götü boklu büyüdü, çocukluktan çıktı ergenliğe girdi, ben de İstanbul'da yaşayınca evde çok fena bi hüküm sürdü. Babamla evde yalnızken çıtını çıkaramayan çocuğa annemle birlikteyken bi baş kaldırış, bi asilik bi Zekailik geldi. 3 yıl geçti biz ergenlikten hala çıkamadık, önümüzde çok uzun yıllar var geçmesi için. Zira erkeklerin ergenliği 24-25 yaşına kadar sürüyor. Evet, çaktırmadan da olsa sürüyor yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler yapıyor peki bizim ergen? Siz deyin 1 saat ben diyeyim 2 saat sürüyor okul kıyafetlerini çıkarması. Annem bütün kıyafetlerini hazırlıyor, yatağının üzerine koyuyor donuna kadar; bizim ibiş 10 metrekarelik odada deli danalar gibi dolanıyor ama giyinmiyor. Dolanırken neler düşünüyor çok merak ediyorum/ediyoruz. Devlet meseleleri falan olmalı. Ne olacak bu memleketin hali diye düşünüyor galiba yoksa ben üniversite tercihlerimi bile bu kadar düşünmemiştim herhalde.&lt;br /&gt;Bunun dışında çocukta bi zeka geriliği falan oluştu. İzlediği diziyi bile anlamaz oldu. Dün Sultan Sülüman'ı izliyoruz, onu bile anlamadı. Nesini anlamadın yani, sabah kalkıyoruz halvet, akşam yatıyoruz halvet. Küçükken baya dövüyordum bunu ben, kafasına da vurmadım ki ama nasıl bu kadar ibiş oldu ya?! &lt;br /&gt;Ders programı hazırlamak bizim için tam bir ölüm. Ders programı 30 ila 45 dakika arasında hazırlanıyor. 150 defa minicik not defterine bakıyor ne dersi var yarın diye. Bi de simetri hastası. Kitapları aynı çizgide aynı hizada olacak, defterleri de aynı şekilde. Boy sırasına göre dizilecekler. Çantasına en son kalem kutusu konacak. Falan da filan da dıdısının dıdısı işleri var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geldik en mühim konuya. Tuvalet konusu. Ulan bi insan tuvaletten işeyip sıçıp 5 dakika içinde çıkamaz mı ya? Çıkamıyor amına koyim. Kapısında bekliyoruz çıksın diye. Hadi bir kez olur 31 çeker, ikinci kez ishal, üçüncü kez kabız olur ama&amp;nbsp; 1-1,5 saat tuvalette kalınır mı her seferinde ya? "Çık artık" dedikçe bağırıyor çemkiriyor içeriden bize. Ya bi de sinüziti falan var, burunları hep dolu sümkürüp duruyor biliyoruz ama normal değil bu her seferinde böyle tuvalette kalması. Sivilcelerine mi bakıp duruyor yoksa düşünmek için kendini en rahat hissettiği yer aynanın karşısı mı bilmiyoruz. Cidden büyük sıkıntı bu. Havasızlıktan ölücek bi gün yemin olsun.&lt;br /&gt;Biz zaten anlaşamıyoruz. Ben geldiğim için çok mutsuz. Tahtını salladım çünkü. Bi de yokluğumda kitaplarını benim yatağıma yığıyormuş beyefendi, düzeni bozulmuş, çemkiriyor bana habire. Ya sabır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergen kardeşleriniz, ergen çocuklarınız falan varsa bi çözüm ürettiyseniz paylaşın litfen. Zaman falan demeyin, geçmiyor zaman. "Beni kimse anlamıyor."u düstur edinmiş uyuşuk mu uyuşuk, sersem mi sersem 16 yaşında erkek bi kardeşim var ve hayat gerçekten çok zor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli not: Annem Topiş'e olan tutumundan asla vazgeçmiyor. Defalarca konuştum, nuh diyor peygamber demiyor. "Düzelir o büyüyünce." diyor. Tek temennimiz o ama ya düzelmezse?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-8564186135455297883?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/8564186135455297883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=8564186135455297883&amp;isPopup=true' title='33 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8564186135455297883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/8564186135455297883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/yardim-evde-ergen-var.html' title='YARDIM: Evde ergen var!'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TUGZkpRbNNI/AAAAAAAAAkk/uqmoGhjm_BU/s72-c/I_Remember_by_fhrankee.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>33</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7997599318850041403</id><published>2011-01-22T21:02:00.001+02:00</published><updated>2011-01-22T21:09:43.992+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gecmisini ariyan blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>İkizlere takke, ikizlere takke!</title><content type='html'>Hiç unutmuyorum, ilkokul ikinci sınıftaydım annem bana ergenlikle alakalı uzun bi konuşma yaptığında. Babamın babannemlere gitmesini beklemişti. Topanyan'ınsa önüne bi yığın pasta, poğaça yığmıştı yesin yesin sesi çıkmasın maksadıyla. O zaman 9 yaşında olduğum düşünülürse ve teknolojinin 97-98 senelerinde çok gelişmediğini de hesaba katarsak benim tam bir oyun çocuğu olduğum bi dönem, memeymiş, kılmış tüymüş hepsinden de bihaberim. Annemin söyledikleri bir kulağımdan girip bir kulağımdan çıkıyor yani. Ama ne zaman ki konu "meme" oldu, benim akıl Ken, Cindy ve Barbie'nin aşk üçgeninden çıktı, birden dünyaya döndüm. Zeki Müren de bizi görecek mi tadında sorular sormaya başladım anneme. Çok iyi hatırlıyorum, öylesine sormuştum "Anne yea memelerimiz çıkarken acır mı ehi ehi ehi." diye. Nerden bilebilirdim ki "Evet Leah biraz acır, o yüzden erkek arkadaşlarınla oyun oynarken kendini sakınmalısın. Ters bi hareket gelir, bi şey olur, acır sonra, canın yanar. O yüzden dikkat et." diye bi cevap vereceğini. Resmen beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Acımamalıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://siminya.blogspot.com/"&gt;Siminya&lt;/a&gt;'nın da bahsettiği üzre hepimizin bi meme kontrolörü olmuştur. "Bicikler büyüdü mü?" diye gelip sırnaşırlar. Benim meme dedektörüm kuzenimdi. Ne zaman babaannemlere gitsem tepeme dikilir "Leblebiler napıyo" diye bi cimcik alırdı memelerimden. Ağzıma sıçılırdı o an. Vücudumda 5&amp;nbsp; kilo kan varsa, hepsi de tepeme sıçrardı. Bi süre geçerdi, sonra yine babannemlerde "Leblebiler fındık oldu mu" diye sadist bi tavırla kontrolünü yapardı. Yemin olsun memelerimin büyüyeceği varsa o kuzenim yüzünden büyümemiştir eminim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TTspijCdBqI/AAAAAAAAAkY/JXLtDiIerC4/s1600/955_hours_by_old_york-d309kpy.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TTspijCdBqI/AAAAAAAAAkY/JXLtDiIerC4/s320/955_hours_by_old_york-d309kpy.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Baktım olmuyor, ben sokakta ip atladıkça yolunda gitmeyen bi şeyler var. Yer çekimi tüm bedenimde hayat buluyor resmen. Olmuyor yani. Hemen yukarı çıktım. Annem çaktı manzarayı zaten. Aldı çantasını hemen çarşıya çıktık, bana sütyen alıcaz. Belgin Hanım da çok takıntılı kadındır vesselam. Takmış bi markaya, illa bu markadan alıcaz diye tutturdu. Vızır vızır göt kadar ilçede o markayı aradık. Nitekim bulduk da. Ertesi gün bembeyaz bi body giymişim ne hikmetse. Nebliyim beyaz bodynin sütyeni gabag gibi göstereceğini. 11-12 yaşlarında falanım işte 5. sınıfa mı ne gidiyorum. Penye bi kumaştan basit bi sütyenim var. Üzerine beyaz bi body giymişim bütün mahalleye "Merhaba ben Leah'nın sütyeni. İkizlere takke ikizlere takke ikizlere takke!" diye çaktırmadan bağırıyorum. O gün tırsaklığımdan ip mip atlamadım. Herkes sütyen taktığımı anlar sandım. Nitekim anlamışlardır da. Bi anons yaptırmadığım kalmış çünkü. Öyle kenardan izledim oynayanları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şanslı olduğum bi konu vardı o da en yakın arkadaşımın gelişimi benden önce başlamıştı. Ondaki değişimleri görürdüm, o da bana anlatırdı. Onların evinin üst katında ondan 1 ve 4 yaş büyük komşu kızları vardı. O her şeyi bilir olmuştu artık. Pornoyu bile biliyordu öyle böyle değil. Ertesi günün olmasını dört gözle beklerdim. Mutlaka bana anlatacak şeyleri olurdu. Bi de onun sevgilisi olmuştu biz 6. sınıftayken. Çocuk 8. sınıftı düşünebiliyo musunuz! Resmen aramızda uçurumlar vardı. Büyük sınıflardan biriyle çıkması en yakın arkadaşıma acayip sükse yaptırmıştı. Populer olmuş çıkmıştı bi anda. Okul çıkışında evlerine giderdim. O zaman cep telefonu diye bi şey mi var, çocuk bi süre sonra arardı evi. Açardı bizimki ev telefonunu. Hoparlörden konuşurdu. Ben de dinlerdim tabisi. Bi bok konuşmazlardı ama. Sürekli şu muhabbet dönerdi. "Konuş." "Ne konuşiyim?" "Konuş." "Ne konuşiyim?" 1 saat bunlar ısrarla tekrarlanırdı. Öyle masum, saf bi arkadaşlıktı onlarınki. Şimdi bakıyorum da şimdiki ortaokullular çoktan ununu elemiş eleğini asmışlar. Biz çok safmışız valla da billa da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben ortaokuldayken çıkma mıkma olaylarına girmedim hiç. Zaten 7. sınıftayken paso kitap okurdum. Öyle böyle değil. Babamın ders verdiği öğrenciler olurdu. Onlar gelirlerdi eve, babam ders anlatırdı, yan odadan onları dinlerdim. Bi kız vardı adı Segah'tı, bana hep romanlar getirirdi. İpek Ongun'dur, Harry Potter'dır odur budur. Hepsini yalayıp yutmuştum o dönemde. Evdeki bi odayı babam kitaplık yapmıştı zaten. Onları da çılgınlar gibi okurdum. Rüzgar Gibi Geçti'yi o sırada okudum hatta. En sevdiğim romandır kendisi. Bi de regl olmadan önce başım çok ağrıdı. 3-4 ay erkenden uyudum başımın ağrısından. Ortaokul dönemi epey yalan geçti yani. Ama zihinsel açıdan bana çok şey katmıştır okuduklarım. Karakter açısındansa tipik ergen davranışım insanları terslememdi herhalde. Annemle epey zıtlaşırdım. Çok asi davranırdım. Gereksiz gereksiz şeyler işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasılı, çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi sancılı geçebiliyor hem ruhen hem de fiziksel açıdan. Biz de yaşadık işte ucundan kıyısından. Şimdi yeni nesile bakıyorum da, biz daha şanslıymışız be. Bazı şeyleri erkenden tüketmedik biz. Sindire sindire yaşadık. Güzeldik o zamanlar. Dünya daha güzeldi. Şimdiyse daha kirlenmiş gibi her şey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7997599318850041403?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7997599318850041403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7997599318850041403&amp;isPopup=true' title='26 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7997599318850041403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7997599318850041403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/ikizlere-takke-ikizlere-takke.html' title='İkizlere takke, ikizlere takke!'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TTspijCdBqI/AAAAAAAAAkY/JXLtDiIerC4/s72-c/955_hours_by_old_york-d309kpy.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>26</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4854272900588687626</id><published>2011-01-20T17:43:00.001+02:00</published><updated>2011-01-20T17:45:34.628+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gecmisini ariyan blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Onunla mutlaka tanışmalısınız.</title><content type='html'>Bir varmış bir yokmuş, evvel saman içinde kalbur saman içinde Leah'nın bugünkü eblekliğine ulaşmasında emeği geçen pek sevdiği bir arkadaşı varmış. Adı Kara Böcekmiş. Bu Kara Böcek günün birinde bir ailenin anne baba ve çocuktan sonra 4. üyesi olarak doğmuş. Eve gelir gelmez, bembeyaz adeta pamuk gibi olan 5 yaşındaki ablasının "Çok kara bu yea!" söylemleri eşliğinde anne-babasından gizli olarak evin çöpünü boylamış. Yanlış duymadınız, 3 günlük küçümen K.B. ablası tarafından evin çöpüne bırakılıvermiş. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı sokakta büyüdüğümüz ve bize bakan anneanne ve babaannelerimiz de aynı sokakta oturduğu için ikimiz bir fidanın güller açan dalıydık K.B. ile. Her sabah annelerimiz tarafından anneannelerimize bırakılır, sabahın köründe Tsubasa izlerdik. Tsubasa'nın 3 bölüm boyunca atamayacağı golü izlemek bizim en büyük zevkimizdi. Heidi ve türevlerini de izledikten sonra günlük televizyon miktarımızı almış olurduk, sokaklarda terör estirmeye başlardık. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TThYHAYSwuI/AAAAAAAAAkU/0a-OVdvQkdc/s1600/Baby_Ugly_by_thiagoamericano.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TThYHAYSwuI/AAAAAAAAAkU/0a-OVdvQkdc/s320/Baby_Ugly_by_thiagoamericano.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Allah'ıma şükürler olsun ki tuvalet alışkanlıkları olan bir çocukmuşum küçükken. Götümü parklara bahçelere açmayı sevmezmişim. Paşa paşa "Ananeğğğğ" diye bağırır, otomatiğe bastırır, yukarı çıkar, tuvalete işer ya da sıçar sifonumu çekermişim. Ama Kara Böcek öyle mi ya? Bütün apartmanların arka bahçelerinin 1. katının balkon altına imzasını atmıştır. Neyle atmış olduğunu tahmin edersiniz. Çizgi filmlerde gördüğünüz kıvrıla kıvrıla bir pasta şeklini alan bokların tamamen gerçek olduğunu bilmenizi isterim. Tabisi 4 yaşındaki K.B. için arka balkonun altına 1 rulo tuvalet kağıdı bırakmıyorlardı. İşi bitince minnacık külodunu ve renkli çizgili penye şortunu ışık hızıyla çekerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Götünün bokunu geçtim, burnunun sümüğü de akar dururdu. Artık bu pislikler canına tak ettiğinde kısacık boyuna bakmadan inanılmaz gür bir ses tonuyla "Ananeğğğ ananeğğğğ" diye bağırırdı. Ben ve birkaç arkadaşım daha hemen ardından "Ananeeeeeee babaneeeeeeee götün tadelleeeeeeee" diye bağırırdık. Hayat pek bi anlamlıydı o zamanlar. Tepsiye tespi, kamyona kaymon dediğimiz zamanlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayata anlam katan değerlerin başında Küçük Emrah gelirdi. Ahh Küçük Emrah! Ne de yakışıklıydı. Filmde bir sevişme sahnesi olduğu an kikirderdik. Annelerimizden gizli yatak odalarına girer yorganı kafamıza geçirir memelerimize bakardık. Salaktık, çünkü yorganın altında memelerimizin evrim geçireceğine falan inanıyorduk. Filmlerde çok zevkli gibi görünen şeyler çarşafın yorganın altında tam bir hayal kırıklığıydı. Üzülürdük. Sonra sonra Küçük Emrah izlemeyi bıraktık. Onun yerini Banu Alkanlar, Müjde Arlar, Fatma Girikler, Kadir İnanırlar, İbrahim Tatlısesler aldı. Altar'ın oğlu Tarkan'ı da unutmamak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;K.B ile hiç unutmadığım bir anım daha var ki o da şu: Annelerimizle gezmeye gitmişiz. Altın günümsü bi gün. Bütün karılar toplanmış. Çocuklarını da getirmişler. Sevgili Belgin Hanım nam-ı diğer annem benim bir kız çocuğu gibi gözükmemi pek çok istediği için zorla bir kot elbise giydirmişti bana. Önden düğmeli bi kot elbise. Dar. Hareketlerimi çılgınlar gibi kısıtlayan bir elbise. Onlar hahaha hihihi muhabbetlerini ede dursun K.B. ile ben çocuk odasında çoktan hakimiyetimizi kurmuştuk. Yalnız hakimiyetimizi sarsan bir çocuk vardı ve o çocuk gerçekten ağzıyla burnunun yer değiştirmesini şiddetli bir şekilde hak ediyordu. Sürekli bi şekilde bize bulaşıyordu, götünde kurt kaynıyordu adeta. Ben K.B'ye dönerek "Bu böyle olmayacak K.B, elbisemi değiştirmeye eve gitmeliyiz, ben bu oğlanı böyle dövemem." demiştim. K.B durur mu, kabul etmişti. Ebat olarak cepte taşınacak cinstendi K.B, beni desteklemek zorundaydı. Kabul etti. Annemlere çaktırmadan kapıdan sıvıştık. Arka sokaktaki evimize doğru kastıran elbisem el verdiğince koşuyorduk. Pek sevgili babamın evde olmadığını hesap edememiştik tabi ki. Doğruca misafirliğe gittiğimiz eve geri yardırmıştık. Annelerimizle kapıda karşılaştık, eve gidince bi temiz dayak yemiştim şahsen ben. K.B'nin de "ananeğğğğ" diye bağırarak çığlık çığlığa dayak yediğine eminim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4854272900588687626?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4854272900588687626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4854272900588687626&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4854272900588687626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4854272900588687626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/onunla-mutlaka-tansmalsnz.html' title='Onunla mutlaka tanışmalısınız.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TThYHAYSwuI/AAAAAAAAAkU/0a-OVdvQkdc/s72-c/Baby_Ugly_by_thiagoamericano.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5123101190319639221</id><published>2011-01-16T14:48:00.000+02:00</published><updated>2011-01-16T14:48:48.616+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şaşkoloz blog'/><title type='text'>İç sesime merhaba deyin</title><content type='html'>Hani ev temizliğine falan girişeyim desem annem sağolsun bal dök yala hale getirdi evi.&lt;br /&gt;Bulaşık yıkayayım desem o da yok.&lt;br /&gt;Supernatural izlemekten helak oldum, izleyesim gelmiyor artık.&lt;br /&gt;Ellerdeki ayaklardaki ojeler tamam.&lt;br /&gt;Gayet ak-pak haldeyim.&lt;br /&gt;Duş süngeri kendimi yağlı bi bulaşıkmışım gibi hissettirse de duşta; gayet mesudum tertemiz, kalpli&amp;nbsp; pijamalarımla.&lt;br /&gt;Şu an 4 kredilik dersin finalini çalışmamam için hiçbir sebebim yok.&lt;br /&gt;Ama gel gör ki çalışmamak için son çırpınışımı tuşlara basarak, yeni yazı girerek kullanıyorum.&lt;br /&gt;Birazdan görsel falan da ararım.&lt;br /&gt;Oh mis.&lt;br /&gt;Bu postu sonlandırdığım zaman biliyorum ki ota boka bilgisayarın başına geçip kumanda paneline tıklıcam.&lt;br /&gt;Yeni yazı girilmiş mi ya da yazıma yorum yapılmış mı diye.&lt;br /&gt;En azından 800 sayfalık kitabımı, fıstık yeşili defterimi ve leopar desenli yumuş kalem kutumu yatağımın bi köşesine konuşlandırdım.&lt;br /&gt;Bu da bi şey. &lt;br /&gt;Adım adım, milim milim ilerliyorum ileride bi bokuma yaramayacak bok deryasına.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TTLo1zG7-dI/AAAAAAAAAkI/Q7Kd8HdRyto/s1600/s.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TTLo1zG7-dI/AAAAAAAAAkI/Q7Kd8HdRyto/s320/s.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Daha da ne yazsam ki buraya.&lt;br /&gt;Aklıma bir şey de gelmiyor, kafama sıçayım.&lt;br /&gt;Heh, buldum!&lt;br /&gt;Ben fıstık yeşilini çok seviyorum. &lt;br /&gt;İleride bu piçimi değiştirirsem eğer, kesin fıstık yeşili bi piç alıcam kendime.&lt;br /&gt;Ama adını piç koymam, yazık lan. &lt;br /&gt;Sonuçta &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/yurt-deneyimleri-ve-anlar-part-3.html"&gt;böyle&lt;/a&gt; bi deneyim yaşatmam ona ben.&lt;br /&gt;Saçmalamayı hiç sevmiyorum.&lt;br /&gt;Bu hayatta en nefret ettiğim laftır "saçma"&lt;br /&gt;Birisi bana "Saçmalama Leah" desin, en ağır küfrü etmiştir bana.&lt;br /&gt;Geçen gün bi dolu şarap içtiğimde bile bu kadar saçmalamamıştım.&lt;br /&gt;Ay çok çekilmezim lan ben.&lt;br /&gt;Enter'a basa basa yazı yazmak çokoşmuş ama.&lt;br /&gt;Neyse.&lt;br /&gt;Varam ders çalışam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5123101190319639221?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5123101190319639221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5123101190319639221&amp;isPopup=true' title='34 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5123101190319639221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5123101190319639221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/ic-sesime-merhaba-deyin.html' title='İç sesime merhaba deyin'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TTLo1zG7-dI/AAAAAAAAAkI/Q7Kd8HdRyto/s72-c/s.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>34</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6583930856949406407</id><published>2011-01-12T00:50:00.000+02:00</published><updated>2011-01-12T00:50:31.351+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimli blog'/><title type='text'>Tarihi makyaj yapma sürecim</title><content type='html'>Konusunu ve sorusunu anlamadığım bir mim gelmiş bana. Ama içeriğinin kesinlikle makyaj olduğundan eminim. E bende de bu aralar bi kozmetik çılgınlığı baş gösterdiğinden yapmak direkt farz. &lt;a href="http://addictiveistanbul.blogspot.com/"&gt;Francesca &lt;/a&gt;cığım beni mimleyerek bu yazıya vesile oldu bu esnada, söylemeden edemiyciğim. Galiba çolukluk ve çocukluk döneminden itibaren makyaja olan ilgimizi yazacağız, bir de şimdiki favorilerimizi yazacağız? Lan yemin olsun sıkıyorum ha şu an kafamdan. Francesca öyle yazmış diye diyorum bunları tamamen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebek kuşlarım ben küçükkene Bendeniz saç modelinin 2. şubesi olarak çizgilere basmamaya çalışarak hoplayan zıplayan bir erkek çocuğu gibiydim. Makyajmış oymuş buymuş hiç o taraklarda bezim yoktu. Ama hiç unutmuyorum, anneannemlerin apartmanında oturan Meliha teyzenin torunları gelmişti Hollanda'dan. Sırf onlara hava atmak için yemeğin yağını dudaklarıma sürmüştüm dudaklarım parlasın diye. Sokağa çıktığımda "Yemekten sonra elini ağzını yıkamadın mı sen?!" demişlerdi bana ama olsun, insanlık adına olmasa da kendi adıma büyük bir adım atmıştım ben. Söyleyin bana hanginiz yaptı bunu güzellik uğruna ha hanginiz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortaokulda sivilcelerim falan çıkmadığı için çirkin ördek yavrusu olan kız arkadaşlarımın yanında kuğu gibiydim ne yalan söyliyim. Ama tam bir gerizekalı olduğum için onlar gibi çirkin olmak ve ortama uyum sağlamak adına epey çaba sarf ettim. Mesela diş teli taktırdım (ki 5 sene falan taktım hatta şu sıralar yine taktırmayı düşünüyorum) sonracığıma gözlük taktım, saçlarımı sürekli at kuyruğu yaptım. Resmen ben de onlar gibi olmuş çıkmıştım artık. Dikkat çekmiyordum, kimse bana bakmıyordu, hayat çok güzeldi! Ama yine makyaj falan yoktu. Sade ve sadece Nivea'nın dudak koruyucusu vardı hayatımda. Mutlaka sizin de hayatınızda olmuştur Nivea dudak koruyucular. Okul gömleğimin cebinde taşırdım hatta. Ne sevimli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lise oldu. Ahh. En sevdiğim. Avon'la tanıştığım güzide sene Lise 1 senesi. O katalogları öğle aralarında az elimizden geçirmezdik. En yakın arkadaşım Avon sattığı için geliş fiyatından alıyordum her şeyi. Her şey dediysem de her şey demek parlatıcı demek benim için. Belki biraz da ruj. Öyle de bütün hayatı lipglosslardan oluşan bir tiptim ben. Gerçi hala öyle. Ne rimel var ne de göz kalemi benim için o sıralar. Sadelikten yanaydım her zaman. Okulda rimel süren bi kızı tuvalette gördüğüm zaman ona delici bakışlar atıyordum. Dil sınıfındaki kızlar fenaydı. Onlar bildiğin ful makyaj yaparlardı, çok serbestlerdi. Öğle aralarında onların sınıfında olurduk hep. Sınıflarında yemek yerdik, içer, sıçar giderdik. Hahahah. &lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSzeWmz4RJI/AAAAAAAAAkE/2wZrbxbus-0/s1600/i_wish_i_were_by_kushkush.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="274" src="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSzeWmz4RJI/AAAAAAAAAkE/2wZrbxbus-0/s320/i_wish_i_were_by_kushkush.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Üniversite oldu yavaştan bir göz kalemi aldım, bir allık aldım bir de maskara aldım hayatımı idame ettirdim. Daha önce de &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2010/10/biraz-kz-kza-konusalm.html"&gt;söylediğim&lt;/a&gt; gibi ben makyajsız da yaşayabiliyorum. Zaten öyle bir cildim var ki ne sürersem süreyim cildimden uçup gitmesi 2 saat sürmüyor bile. Buna fondoten de dahil. Her neyse. Hazırlık geçti. Blogumu hazırlıktan sonra açtım. 2. senede makyaj bloglarını okumaya yoğunluk verdim ve hayatımın içine sıçıldı gençler. Ne bütçe kaldı ne ekonomi. Yemin olsun insan elini uzattı mı kolunu kaptırıyor bu kozmetik sektöründe. Hele bir de öğrenciyse böyle eli böğründe kalıveriyor insanın. Bir şeyi beğeniyorsun alamıyorsun falan. Hayat çok acı lan. Neyse ki indirim zamanını bekleyince bir de birazcık sabredince azimle sıçsan duvarı delecekmişsin gibi oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralar en çok oje çılgınlığım var. Allahtan oje kısmısı pek pahalı değil. Pahalı da, bende bi ojeye 80 lira verecek göt yok. Flormar, Clarie's, Pastel, Sephora (indirimde 2 lira şu an) ve en sevdiğim Alix Avienler yeterli oluyor. Sonuçta 2 gün sonra sileceğin bir ojeye 80 lira vermenin bir mantığı yok bence.&lt;br /&gt;Bir de parlatıcı alıyorum kimi zaman. En son Sephora'dan aldım ki favorim oldu 15 numerosu.&lt;br /&gt;Cildime de renkli nemlendirici uyguluyorum sadece. Minik bir canlılık katıyor yüze o kadar. Markası Hard Candy idi kendisinin.&lt;br /&gt;Allıklar bende uçuyor 5 dakikada, o yüzden pek sallamıyorum. Maybelline'in köpük allığını sürüyorum sürersem. &lt;br /&gt;Göz altlarıma kapatıcı olarak Lancome Effacernes uyguluyorum. Bu ürün ki 15 ml olup bir insana 1 sene kadar yetebilmektedir, erkek kısmısı onu bir el kremi falan zannedip "Buna mı 66 lira verdin?!" deyip size kötü kötü bakabilmektedir. Göz altlarım ciddi anlamda koyu bir renk aldı son zamanlarda. Çok güçlü bir kapatıcı olan Effacernes yetmiyor bile diyebilirim hatta, önerisi olan varsa uygulayacağım. Gelin el birliğiyle göz altlarımı kapayalım! :)&lt;br /&gt;Maskara olarak da Lancome Hypnose kullanıyorum şu sıralar. Kendimle alakalı bir sorunum var ki ellerim sürekli gözümdedir benim. O yüzden ne göz kalemi kullanırım ne de eye liner. Her bi yere dağılıyor eğer sürersem siyah göz kalemi. Zombi gibi oluyorum anasını satim. İyi bir maskara kullanmak yetiyor bana. Far da kullanmıyorum. Sadece özel günlerde bronz renkte bir far kullanırım o kadağn.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aga reklam almış kadar oldum lan bu ne marka verdim paso. Neyse&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;şurada&lt;/a&gt; soruluyordu sık sık, burada yayınlamış olurum, link veririm en azından.&amp;nbsp; Mimi de isteyen benimseyip yazsın. Kimseyi zan altında bırakmayalım. Hepinize az makyajlı bol parıltılı günler dilerim efem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6583930856949406407?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6583930856949406407/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6583930856949406407&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6583930856949406407'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6583930856949406407'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/tarihi-makyaj-yapma-surecim.html' title='Tarihi makyaj yapma sürecim'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSzeWmz4RJI/AAAAAAAAAkE/2wZrbxbus-0/s72-c/i_wish_i_were_by_kushkush.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6598291441320066046</id><published>2011-01-09T21:01:00.000+02:00</published><updated>2011-01-09T21:01:06.510+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyah'/><title type='text'>Şahane pazar nasıl yaşanmaz?</title><content type='html'>Dünden bugünün planını kafamda kurmuştum; tek başıma çok güzel bir pazar yaşayacaktım. Önce güzel bir uyku çekecektim. Bu da demekti ki 12 saat kadar uyuyacaktım. Hemen ardından dağ gibi bulaşığımı yıkayacak, mükemmel bir kahvaltıyı yaratmak için kendime yer açacaktım. En sevdiğim şarkıları mırıldanarak sucuklu yumurtamı yapacak ve çayımı kaynatacaktım. Keyifle yaptığım kahvaltının ardından kişisel bakımıma özen gösterecek, duşumu alacak ve dünkü Sephora indiriminden kaldırdığım ojelerden herhangi bir tanesini seçip tırnaklarıma şölen yaşatacaktım. En sevdiğim yastığımı dayadığım kalorifere yaslanacaktım, eğlenceli ve zarif parmaklarım salı günkü finalimin kitabının sayfalarını birer birer çevirecekti&amp;nbsp; ve o kitap Cosmopolitan'daki abidik gubidik aşk ve seks sorularını cevaplıyormuşum gibi aptal saptal bir gülümseme bırakacaktı yüzümde. Ve tüm bunları yaparken çok mutlu olacaktım. Evet tam olarak buydu kafamda kurduğum pazar. Hani hayatım bi film olsa hızlandırılmış bir şekilde dayayabilirdim herhalde bu şahane pazarı filme, on numara bir soundtrackle. Duş sahneleri hariç tabi!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSoFzJaz-HI/AAAAAAAAAkA/hw3VrtHwYa0/s1600/f5db490c8fb809054cae6c2e5cd939a8.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSoFzJaz-HI/AAAAAAAAAkA/hw3VrtHwYa0/s320/f5db490c8fb809054cae6c2e5cd939a8.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Yani sonuçta fani bi kişiliğiz, hayatımızı elimizden geldiğince planlıyoruz ama rüyalarımızı asla! Öyle sarsıcı bir rüya gördüm ki hani şimdi yazıcam ama emin olun üzerinizde bir tesir bırakacağını sanmıyorum gencolar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydın'daymışım. Hastaymışım. Amansız bir hastalığa yakalanmışım bildiğin. Son evresinde falanmışım hatta. İşin özü hayatımın son demlerini yaşıyormuşum ve çok sikik durumlardaymışım gençler. Sevgilim temiz kalpli Yumuş da daha fazla acı çekmemi istemediği için beni hipokrat yemini etmiş kel kafalı bir doktora öldürtmeyi planlıyormuş. İlaç enjekte edecekmiş adam bana. Acısız bir ölüm yaşayacakmışım. Bekliyoruz bekliyoruz gelmiyor doktor. Ben de fırsat bu fırsat öleceğimi haber vermek için okuduğum liseye gidiyorum. Hemen arkadaşlarımdan birini yakalıyorum ve durumu anlatıyorum; "Ben çok hastayım ve acı çekmemem için ölmem gerekiyor." Ama bu sözleri söylerken bende zerre hastalık hissiyatı yok. Orada iki tane hocamı görüyorum. Onlara da söylüyorum öleceğimi. "Kızım sende bipolar kişilik bozukluğu var" diye taşak geçiyorlar benle. Hadi şizofren deseler neyse amına koyim, ne alaka bipolarla. Neyse, onların dalga geçmesi moralimi bozuyor ve sevgilimi arıyorum. Telefondaki ses "Başka bi doktorla konuştum yarın öğlen saat 1'de gelip seni öldürecek" diyor. Sanki ertesi gün sinemaya gidecez amk.&amp;nbsp; Kaderime o kadar razıyım ki bu korkunç sözler bende bi sikim uyandırmıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim ertesi gün saat 1'de ölüyorum. Öldürülüyorum yani. Öldürülüşümü hatırlamıyorum ama kabak kafalı bir doktorun geldiğini hatırlıyorum. Öldün uyansana artık di mi. Yok! Birdenbire anam babam çıkıyor ortalığa. Arkamdan yasımı tutuyorlar, ağlıyorlar, çıldırıyorlar hepsini görüyorum, hepsini izliyorum. Ruh olmuşum artık. Bedenimi falan görüyorum. Ve mükemmel bir ruh olarak hemen bilgisayarımın başına geçip annemlere üzülmemeleri gerektiğini falan yazıyorum. Öyle de uyandım şükürler olsun ki. Ne rüyaydı lan, ne rüyaydı yani. En son klasımı konuşturup annemle babama da iyi olduğumu yazdım ya çok mutlu mesut olmuştum yeminle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan böyle bi rüyadan uyanınca şahane pazarı yaşayası bile gelmiyor valla da billa da. Ama garip bir şekilde ilk paragrafta yazdığım her bi boku gerçekleştirdim. Hatta bulaşıkları yıkarken Zülfikar geldi pencereye, yarım saat boyunca bana baktı. Ben de şarkılarımı onun yeşil gözlerine bakarak söyledim. Garip bir şekilde mutluyum. Tırnaklarımda simli ojelerim var. Suratımda da salak bi gülümseme. Yarın annem de geliyor. Ah bir de finallerim olmasa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6598291441320066046?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6598291441320066046/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6598291441320066046&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6598291441320066046'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6598291441320066046'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/sahane-pazar-nasl-yasanmaz.html' title='Şahane pazar nasıl yaşanmaz?'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSoFzJaz-HI/AAAAAAAAAkA/hw3VrtHwYa0/s72-c/f5db490c8fb809054cae6c2e5cd939a8.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-391144211770394355</id><published>2011-01-06T14:31:00.000+02:00</published><updated>2011-01-06T14:31:28.324+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Simsiyah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='siyah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yorgun blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gündem blogu'/><title type='text'>Kader mi kısmet mi nazar mı bilemedim yine</title><content type='html'>2010 yılı senin için nasıl bir yıldı diye sorsalar acısıyla tatlısıyla ortalama bir yıldı derdim Aralık'ın son haftasına kadar. Ama o son hafta var ya o son hafta yemin ediyorum ağzıma yüzüme sıçıp tezeği avuçlattı bana. İtin götüne sokuldum resmen. Az buz bir şey değildi yaşadıklarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSW1ye0S47I/AAAAAAAAAj8/dyNNVRqVhPM/s1600/Happiness_of_Life_by_DemiDiable.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="302" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSW1ye0S47I/AAAAAAAAAj8/dyNNVRqVhPM/s320/Happiness_of_Life_by_DemiDiable.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;Ailemin tavrı da canımı çok sıkmıştı. Onlar üzülmesin diye hahaha hihihi moduna girerek olayı anlattığımda önce biraz endişelenir gibi olmuşlardı hepsi bu. Bana para yollayarak sıkıntımın ve hasarların geçeceğini sandılar. Söylemeyeyim söylemeyeyim dedim ama en sonunda patladım. "Ulan siz benim ne yaşadığımı biliyor musunuz! Para bu yaşadıklarımı siler mi sanıyorsunuz? Ne desem 'iyi yapmışsın kızım', 'aferin kızım' demek de neyin nesi? Siz benim içinde bulunduğum boktan durumun farkında mısınız?!" diye yardıra yardıra döktüm içimdekileri. Yani biliyorum, tanıyorum ben annemi. Bu olayı anlattığımda annemin buraya otobüs kaldırması falan gerekirdi ne otobüsü lan jet falan kaldırırdı kesin. Ama hiç bi bok yoktu elde. "Aferin Leah." "Kapıyı silmişsin ne de iyi etmişsin Leah." "4 kat silmişsin hatta daha da iyi olmuş Leah."&amp;nbsp; bu muydu yani? Bana verdikleri cevap beklediğim gibiydi aslında. Beni daha fazla endişelendirmemek ve üzmemek için olayı daha fazla irdelememişler. Benim tanıdığım Belgin Hanım buraya çoktan gelirdi dediğimdeyse biraz yüzleri kızardı galiba. Ama anlıyorum da, ekonomik durum şu an oturduğum evi satın aldığımız için hala sallantıda. Annemin buraya gelip gitmesi 150 lira demekse o 150 lira bizim için gerçekten çok önemli. Kimbilir benim rahat rahat yaşamam için kendilerinden ne kadar kısıyorlar. Hani kızmak istesem de kızamıyorum onlara. Elin cavuru 18 yaşındaki bebelerini kapı dışarı edip ne bok yersen ye diyorlar, beş kuruş vermiyorlar. Ben 22 yaşındayım ailem bu kadarını bile yapmayabilirdi benim için. Ya cidden öyle sikik bi durumdayım ki hiçbir Allah'ın kuluna kızamıyorum, hiç kimseden çıkaramıyorum hıncımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün "Anneeeeeeeeğğğğğğ" diye 48573948573 defa bağırıp beni pencerelere çıkartan 7-8 yaşlarındaki çocuğa "Ne bağrıyon lan, bağırmasana!" diye çığrınmam ve çocuğun korkup kaçması bir nebze olsun enerjimi dışarıya vurmamı sağladı galiba. Gerçi Ayşe Teyze bile naaptı bu deli kız diye seslendi bana ama boşverdim yani. Hatta apartmanın içinde iş yapan ustalar bile ne olduğunu bilemediler, nasıl yırtındıysam artık!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada gerçekten hiç ummadığım şeyler de oldu. Ben kimsenin evine gidip "Yua benim apartmanın içi yandı da beni de yangından kurtardılar, benim ev kalınacak halde değil, sende kalsam olur mu?" diyecek bir tip değilim. Huyum değil lan. Kalamıyorum başkasının evinde. Kimseye rahatsızlık vermek istemiyorum. Dünyalar tatlısı bi arkadaşım var benim hazırlıktan. Bu sene başka bölümden bizim bölüme geçti. Yurtta surveyandı o. Yani hiç böyle bir şeyin olabileceğini bile düşünmeden olayı 160 karakterlik bir kısa mesaja sığdırarak yurtta bana boş bir yatak bulup bulamayacağını sordum. Bu arada bizim okul bildiğin cavur okulu. Hazırlıklar Christmas tatiline girip 1 hafta evlerine gitmiş. O da evlerine giden kızların birinden rica etti yatağında yatmam için. Kız da evet demesin mi! 3 gün falan yurtta kaldım. Sıcacık. Güzeldi. Eski günleri anımsadım. Ama içimdeki sıkıntı hiç gitmedi. Hala da gidebilmiş değil. Bu arada odada benden başka kalan bir kız daha vardı. Bu kızceğiz İzmir Fen Lisesi'ni kazanıp hazırlığı atlamış, bizim okula gelmiş burda da hazırlığı atlamış. Kız şimdi 1. sınıf ve 16 yaşında falan! Şaka gibi lan. Acayip izole bi kız. Bi ara anlatırım onu size ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasılı, benim zaten bozulmaya meyilli olan psikolojim hala yerine gelebilmiş değil. Yarın da psikoloji finalim var bak sen şu Allah'ın işine. En kafamı dinlemeye ihtiyacım olan zamanda kafam sikiliyor hala door-in-the-face, cognitive disonance theory, social identity theory ve onların diğer teorik arkadaşları yüzünden. Ama yanımda insanların olduğunu biliyorum. Yanımda sevdiklerim ve en sevdiğimin olduğunu biliyorum. Bu en azından yaşamımı idame ettirmem için güç veriyor bana. Bu arada yorumlarınıza dönemedim internetim olmadığı için (ki az önce bağlandı kendisi) ama sizlere verdiğiniz destek için çok çok teşekkür ederim. Yüzümü görmeseniz de, yüzünüzü görmesem de, sizi tanımasam da öyle bir destek oldunuz ki bana, ne desem az gelir, ne desem yetersiz kalır. Çok çok sağolun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başıma gelen bu talihsiz olaya nazar mı demeliyim, kader mi demeliyim kısmet mi bilmiyorum. Her işte bi hayır vardır diyeyim. Böyle bi olay daha kötüsünü engellemiştir belki diyeyim. Diyeyim demesine de; yersem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-391144211770394355?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/391144211770394355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=391144211770394355&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/391144211770394355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/391144211770394355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2011/01/kader-mi-ksmet-mi-nazar-m-bilemedim.html' title='Kader mi kısmet mi nazar mı bilemedim yine'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TSW1ye0S47I/AAAAAAAAAj8/dyNNVRqVhPM/s72-c/Happiness_of_Life_by_DemiDiable.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4494444989146255038</id><published>2010-12-28T19:45:00.002+02:00</published><updated>2010-12-28T23:41:25.831+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Simsiyah'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Çaresizliği iliklerinde hissetmek</title><content type='html'>Birkaç gün önce yatağımda kıvrılmış dizi izlerken birdenbire elektrikler kesildi. Önemsemedim. 2-3 dakika devam ettim izlemeye. Ama birden bire çat diye bir ses duydum. Kapı sesidir herhalde dedim. Sonuçta bizim apartmanda Ayşe Teyze diye bir unsur var. Doğal karşıladım. Pencereye yöneldim diğer apartmanlarda da elektrikler kesik mi diye, hayır değildi. Her yerde elektrik vardı bizimki hariç. Pencereyi açtım. Bizim apartmanın yanında bir apartman var, ikisinin arası 10 metre falandır, birileri pencereye koşturmuş. 5-6 kişiler, ne olduğunu anlamaya çalışıyorlar. O anda ışıldağı aradı gözlerim. Bu ışıldağı aldım alalı ilk kez kullanıyordum, çok kez sövmüşlüğüm de vardır niye aldım ki ben bunu şeklinde. Açtım. Diğer odalara yöneldim, pencereden baktım. Gerçekten her yerde vardı elektrik. İnsanların olduğu pencereye yöneldim, onlar endişeli endişeli konuşuyorlardı. Artık ne olduğunu anlamışlardı galiba, yangın vardı. Hem de bizim apartmanda! YANGIN!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben göremiyordum ama. Ne ateşi görebiliyordum ne dumanı. Birdenbire bir adam belirdi apartmanın girişinde. "Anahtar atın bana çabuk, giriş kapısını açmam lazım" dedi. Ben atmadım tabi anahtar manahtar, zaten kapıma 7-8 kilit atmışım, adama anahtarımı atarsam nasıl çıkıcam evden?! Kapımı açmaya koyuldum, çeviriyorum, çeviriyorum, yine çeviriyorum amına koduğumun kapısı açılmıyor! Nasıl ters çeviriyorsam artık! Sonunda başardım açmayı. Kapıyı bi araladım aman allahım yok böyle bi yoğunluk, yok böyle bi duman. Dedim Leah yarrağı yedin bebişim. O şokla nasıl aklıma geldiyse direkt mutfağa yöneldim doğalgazın şalterini indirdim. Bi ceket giydim üzerime tekrar pencereye yöneldim. İnsanlar toplanmaya başlamışlardı. Penceredeki güruh itfaiyeyi arıyordu. Giriş kapısından çıkan dumanları gördükçe kendimden geçtim. Bi yandan da "Kurtarın beni" diye bağırıyorum. Bağırmak ama nasıl bağırmak. Ağzına sıçtığımın penceresinde parmaklıklar olmasa atlıcam, ama lanet olsun ki var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayşe Teyze'nin kızı duyuyor sesimi, pencereden bağırıyor bana "Kapıya çık!" diye. Kapıya yöneliyorum tekrar. Açıyorum kapıyı bi cesaretle, dumanlar eve doluşuyor, yangının sıcaklığını bütün hücrelerimde hissediyorum.&amp;nbsp; Çat kapatıyorum kapıyı. Pencereye koşuyorum yine. Bağırmaya devam. "Kurtarın beni, kurtarın beni!" O anahtar isteyen adam "Kapıda bekle beni" diyor, giriyor apartmandan içeri. Leah diyorum çıktın çıktın çıkamadın yana yana öleceksin. Açıyorum kapıyı, bi ışık görüyorum uzaktan. Adam geliyor, tutuyor benim elimden, asılıyor. Derin bi nefes soluyorum dumanı. İnmeye başlıyoruz merdivenlerden 4er 5er. O an görüyorum işte yangının nerde olduğunu, o çat çat seslerin ne sesi olduğunu. Sigorta patlamış, cayır cayır yanan ve patlayan oymuş. Merdivenlerden iniyoruz, o sesleri duyuyorum, deli gibi patlıyor amına koduğumun kofraları. Çıkıyoruz dışarıya. Kendimi hemen apartmanın yanındaki parka atıyorum. Bi bakıyorum 7 mahalle toplanmış. Kafamı bi kaldırıyorum çatıda 7-8 kişi var kurtarın bizi diye bağırıyorlar. Sağıma bi bakıyorum Ayşe Teyze ağlıyor. Kendimi zaten tutamıyorum hüngür şakır ağlıyorum. O esnada itfaiye geliyor, ambulans geliyor, polis geliyor. 3 haneli bütün araçlar geliyor mahalleye.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TRoAEppU5wI/AAAAAAAAAj4/ab3mWcwBbbE/s1600/close_to_me_by_eliara-d2zawtm.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TRoAEppU5wI/AAAAAAAAAj4/ab3mWcwBbbE/s320/close_to_me_by_eliara-d2zawtm.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ben kendimi bi kaldırıma atıyorum. Kadının teki "Yok kızım bi şey" diyor. "Ne diyosun sen ya! ben o yangının içinden çıktım" diye carlıyorum. Bütün millet kadına sus işareti yapıyor. Sonrasında sağ olsun o kadın çok yardım etti, elime yüzüme su döktü, su içirdi falan. Zaten kimse tanımıyor beni, sen kimsin diyorlar, bu kız kim diyorlar. Bir allahın kulu bile o apartmanda yaşadığımı bilmiyor. Canına yandığımın İstanbul'u işte! Sonrasında genç bi doktor görüyorum, sakinleştirici vermek istiyor bana, yok istemiyorum diyorum. Bu esnada bütün dumanlar Ayşe Teyze'nin evinden çıkmaya başlıyor. Kapıyı açık unuttuğumu fark ediyorum. Bi de yanan eşyalar, sıçılan ev için göz yaşı döküyorum. Ayşe Teyze bayılıyor. Ben bi süre daha ağlıyorum, sonra kesiliyor ağlamam. Ağzıma yoğurtlar tıkılıyor, tuzlu ayranlar içiyorum. Bu süre bana bir ömürmüş gibi geliyor. Yangının söndürüldüğünü öğreniyorum. Çatıdakiler kurtarılmış. Yolda gördüğüm bakkalın kızı "Sen eve gitme şimdi, gel bizde kal diyor." Diyorum senin ev boku yalamış Leah, hadi bakalım ağla. Ağlıyorum eve gidene kadar. Apartmana giriyorum, yazın tonla para vererek boyattığımız o güzel renk kapkara olmuş. Nefes alınmıyor içerde. Yavaş yavaş çıkıyoruz yukarıya. Bakıyorum kapım kapanmış. Tanrım lütfen evimde bi şey olmasın diyorum. Sesim duyuluyor yukardan! Açıyoruz kapıyı. İçeride yoğun bir duman kokusu, açıyoruz tüm pencereleri. Çıkıyoruz evden. Görünürde büyük bi zarar yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayı aileye anlatmak ayrı bir dert. Zaten uzaktayım diye çıldırıyorlar, şimdi de bu yangın hadisesi tuz biber oluyor her şeye. Kendimi toparlayıp komik komik anlatıyorum olayı. "Yangın çıktı beni kurtardılar inanabiliyo musunuz ehi ehi" şeklinde özetliyorum hatta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün apartmana gittiğimde kendimi çok daha kötü hissediyorum çünkü Ayşe Teyze ve çevresi sürekli "Biz evin kapısını senin için açtık" deyip duruyor. Meğerse Ayşe Teyze'lerin evine yangın esnasında merdiven dayanmış dışarıdan. Haberim bile yok! Kapıya çık dediler çıktım ama önümü bile göremedim, evlerine nasıl gideyim! Resmen beni günah keçisi yapıyorlar. Utanmasalar zararımızı karşıla diyecekler. O kadar kötü hissediyorum ki bi yanım evet yardım etmelisin onların zararına diyor, öbür yanım kızım sen yangının içinden çıktın onların evine girmedin ki ne alaka diyor. Her ne olursa olsun onlar beni düşündüler, gerçekten Allah razı olsun. Hele beni kurtaran adamın hakkını ömrüm boyunca ödeyemem. Çaresizlik ne demekmiş ben o zaman gördüm işte. Yalnızlık ne demekmiş ben o zaman gördüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bakıyorum milletin tek derdi sevgili bulmak, twitterda saçmalar saçması saptamalar yapmak. O kadar komik geliyor ki bu yaşadığım olaydan sonra her şey, anlatamam yani. Ne oldum demeyeceksin, ne olacağım diyeceksin gerçekten. Kim bilebilirdi ki sıcacık evimde otururken yarım saat içinde evsiz kalacağımı? Kim bilebilirdi ki apartmanın girişindeki kofraların patlayıp yangın çıkaracağını? Kim bilebilirdi ki bu yangından sonra okulun yurdunda kalacağımı? Kim bilebilirdi ruh gibi olacağımı, psikolojimin içine sıçılacağını? Kim bilebilirdi ya, kim!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4494444989146255038?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4494444989146255038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4494444989146255038&amp;isPopup=true' title='37 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4494444989146255038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4494444989146255038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/caresizligi-iliklerinde-hissetmek.html' title='Çaresizliği iliklerinde hissetmek'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TRoAEppU5wI/AAAAAAAAAj4/ab3mWcwBbbE/s72-c/close_to_me_by_eliara-d2zawtm.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>37</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-1228188198339500900</id><published>2010-12-23T20:18:00.000+02:00</published><updated>2010-12-23T20:18:01.760+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Midemi bulandıran çok şey var.</title><content type='html'>Hiçbir zaman ota boka iğrenen tiplerden olmadım. Ortalamanın bir hayli üstünde bir midem var sanıyorum. Ama birkaç şey var ki gerçekten ama gerçekten iğreniyorum onlardan. Sizlere bunları söyleyerek farkındalık kazandırmak istemezdim ama elden ne gelir maksat paylaşmak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metro bana göre en pis toplu taşıma aracı. Metrobüs bile yanında cillop gibi kalır abi. Resmen ahır gibi kokuyor metronun içi. Birebir yani. Sözde her gün temizleniyormuş. Ulan tezeğin içine mi sokuyorsunuz bezleri de ahır gibi kokuyor metronun içi? Nefesimi tuta tuta biniyorum her seferinde. Azıcık daha zorlasam nefesimi tutmakta uzmanlaşıp dalgıçlıkta dünya rekoru falan kırarım herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TRORyjjNG5I/AAAAAAAAAjw/bF_5IATmiDc/s1600/cd856e9b4b3245cf0cbf45091966f854-d34km1q.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TRORyjjNG5I/AAAAAAAAAjw/bF_5IATmiDc/s320/cd856e9b4b3245cf0cbf45091966f854-d34km1q.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Tamam kabul ediyorum otobüs, metrobüsler de ondan aşağı kalır değil. Havalar zaten bi soğuk. Su gibi sümük akıyor herkesten. Baş parmak ve işaret parmağı bu sümüklerden kurtulmak için yaratılmışlar sanki. E adam napıyor? Başlıyor asılmaya, başlıyor tutmaya. (fesatlık yok pilis) O tutunacak ve asılacak yerler bildiğin mikrop yuvası. Çok fena. Düşününce bile insan bi garip oluyor. Otobüsten iner inmez ıslak mendillerimle aşk yaşıyorum o derece.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de bu toplu taşıma araçlarındaki insanlar var. Geçen gün önümde sarışın bi kız oturuyordu mesela. Saçlarına postiş yaptırmış.O gün de topuz yapmış, ensesine doğru yapıştırılmış sarı ve iğrenç renkteki yapışkanlar nasıl göze batıyor anlatamam. Lan dedim acaba kızın beyninde bi sıkıntı mı var akmaya falan mı başlamış. O derece kötü, o derece itici, o derece berbat görünüyor. Boş bir yer olsaydı oraya oturacaktım ama malesef yoktu. Tavana baka baka geldim. Şansa bak ki tavan da pisti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu da kişisel bir görüşümdür ki rasta iğrenç bir şey. Sanki saçları yıkamamaktan yapak yapak, düğüm düğüm olmuş gibi lan. Çok fena.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtiraf gibi bir şey edeyim size, ben pantolondur, eşofmandır odur budur bilumum apış arası olan şeyi koklayamam. Gün gelecek evlenicem, hiçbir pantolonu koklayamam lan evdeki. 2 kere giyilen her şeyi direkt makinaya atarım hiç affetmem. Ama koklamak mı? No no no almiyim. Çok kötü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemek yerken birisi bok der, kusmuk der, o biçim sıçtım der ama beni hiç ırgalamaz mesela. Söylenen sözlerden pek etkilenmem ben. Devam ederim yemeğe. Yemeğin içine mi sıçtılar sanki. Heç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte 3-5 iğrençlik yazdım sizlere. Lütfen bu sebeple bana küfretmeyin. :p Hepinizi seviyoru.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-1228188198339500900?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/1228188198339500900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=1228188198339500900&amp;isPopup=true' title='22 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1228188198339500900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1228188198339500900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/midemi-bulandran-cok-sey-var.html' title='Midemi bulandıran çok şey var.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TRORyjjNG5I/AAAAAAAAAjw/bF_5IATmiDc/s72-c/cd856e9b4b3245cf0cbf45091966f854-d34km1q.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>22</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7952655785295705302</id><published>2010-12-19T20:21:00.001+02:00</published><updated>2010-12-19T21:03:01.529+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Dizi dizi dizdim hepsini</title><content type='html'>Son zamanlarda o kadar çok hangi dizileri izliyorsun, hangi dizileri izlesem &lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;sorularıyla&lt;/a&gt; karşılaşıyorum ki artık izlediğim dizileri yazmak farz oldu. Sandığınız ya da sanmadığınız üzere ben çılgınlar gibi yabancı dizi izliyorum gençler. Öyle sürekli blogun,&amp;nbsp;&lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan"&gt;twitterın&lt;/a&gt; başında durduğum yok yani. Tamam piçimin başında duruyor olabilirim ama dizi izlemek üzere duruyorum hep. Piçim ve ben bir bütünüz. Ayrılamıyoruz. Sabahları kendisini kahvaltı masam olarak kullanıyorum, akşamları üzerine meyve suyu bardağımı falan koyuyorum. Çok fonksiyonel, çok kullanışlı, çok candan, çok içten, çok yoldaş bir aygıt benim piçim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar düzenli bir insan olduğumu görün diye alfabetik olarak yazıyorum izlediğim dizilerin yorumlarını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: red;"&gt;&lt;span style="background-color: white;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Dexter:&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: red;"&gt; &lt;span style="color: black;"&gt;Bu dizi insani duygulardan yoksun fakat ahlaki duyguları fazlaca kabarık olan bir seri katilin hayatını anlatıyor. Adam gündüzleri adli tıpta kan analizi yapıyor, akşamlarıysa kesiyor, biçiyor, doğruyor. Ben seviyorum şahsen bu diziyi yıllardır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; Agresif duygularımı törpülüyorum bir nevi izleyerek. 5. sezonunu geride bıraktığımız Dexter'ın 6. sezonda çılgınlar gibi yakalanmasını istiyorum. Şaşırdınız mı? Öldür öldür bitiremiyor insanları, artık yakalanma zamanı geldi bence!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Fringe: &lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Sınırbilim dedikleri bu zımbırtı doğa üstü güçleri olan insanları, ilginç olayları konu alıyor. Dr. Bishop bu diziyi izlememe tek sebeptir herhalde. Başrolde Ajan Dunham rolüyle izlediğimiz karıya acayip ifrit oluyorum. Sert ajan rolü yapmak için erkeksi ve ona yakışmayacak tavırlar, mimikler ne bileyim hareketler sergiliyor hatun. Acayip irrite ediyor beni. İlginç ilginç olayları seviyorsanız olayın içinde birazcık da Dr. Bishop'ın tatlılıklarına gülerim diyorsanız izleyin bence.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Gossip Girl:&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Anacım bu dizi de sıktı ya. Sürekli bi komplekse giriyorum izlerken. Güzel elbiseler, güzel evler, güzel kızlar falan fıstık. Kimin eli kimin cebinde olaylarını çok iyi anlatmakla beraber beni pek sarmaz oldu bu dizi. Çerezlik dizilere aday.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQ5MlWs_9DI/AAAAAAAAAjs/AEp2Qr5bxzM/s1600/Laura-Linney-797x1024-96kb-media-1041-media-80936-1046589905.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQ5MlWs_9DI/AAAAAAAAAjs/AEp2Qr5bxzM/s320/Laura-Linney-797x1024-96kb-media-1041-media-80936-1046589905.jpg" width="249" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Glee: &lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Kendisi müzikal bir dizidir. Bilmediğim pek çok şarkıyı cover etmişlerdir. Başroldeki teenage gençlerin sesi çok güzel gerçekten. Her ne kadar başroldeki kızceğiz deli danalar gibi koşturup, ağzını kafam kadar açsa da boş zamanlarımda izlediğim çerezlik dizilerimdendir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Grey's Anatomy:&lt;/b&gt; &lt;span style="color: black;"&gt;Kendisi hastanede geçen bir dizi. Çakması var hatta "Doktorlar" diye, en sevdiğimiz sanatçı(!) Kutsi de başrolünde. Kimin eli kimin cebindeli bir dizi olmakla beraber dizideki doktorların arkadaşlık ilişkisi hoşuma gidiyor. Fena bi dizi değil.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Hellcats: &lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bu da çerezlik dizilerden.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;Amigo kızlar var bu dizide de. Başlı başına kompleks &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;yaratan bir dizi kendisi. Bizim göbeğimizde öbek öbek yağ varken hatunlarda kas var anasını satim. Çok bir şey beklememek lazım diziden. Çerezlik gerçekten de. Canın mı sıkıldı izle, memlekete gittin sıkıntıdan mı patladın, izle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;House M.D:&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Anlatılmaz yaşanır bi adam House. Seviyorum karakterini. Ama izlerken sıkıldığım da olmuyor değil. Sürekli tersleyip duruyor herkesi. İlk 3 sezonundaki tadı vermiyor artık dizi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Lie To Me: &lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Son zamanlarda "İyi ki izliyorum bu diziyi" dediğim dizilerden. Dr. Cal Lightman&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; tam bir manyak. Adamın teki hiç konuşmasa da yüz ifadesinden, mimiklerinden anlıyor karşısındakinin yalan söyleyip söylemediğini. İzlerken gerçekten bir şeyler edindiğimi düşünüyorum. Valla bak. Gözünüz kapalı izleyin diyeceğim dizilerden. Her bölümde başka bir konu işliyor zaten. Yeme de yanında yat.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Misfits: &lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bu diziyi izledim, nasıl uyuz oldum nasıl uyuz oldum anlatamam. Sanırsın Scary Movie ( Korkunç Bir Film) izliyorum. Sonra sonra sarmaya başladı, bayıldım bayıldım! İngiliz aksanları çok iyi. 5 tane karakter var. Bu karakterler fırtına sonrası özel güçler kazanıyorlar. Birbirlerini yiyorlar ama nasıl tatlılar bi izleyin görün. Heroes gibi bi dizi aslında. Süper güçler falan. Ama dünyayı kurtarmaya çalışmıyorlar. Sürekli birbirini yeme, didişme olayı mevcut. Bu süper güç olaylarını seven bu diziyi de sever kesin. 2 sezon bitti. 6şar bölümden toplamda 12 bölüm var, izleyiverirsiniz çabıcanak.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;One Tree Hill:&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Tam 8 sezon oldu. Tam 8 senedir izliyorum ben bu diziyi. Karakterleri o kadar çok seviyorum ki. Arkadaşlıklarını özellikle. Her izleyişimde içimi bi umut kaplıyor. Hayat bizim yaşadığımız kadar boktan olamaz, günün birinde bizim de böyle arkadaşıklarımız olur, yaşantılarımız olur diyorum. Siktir et kızım üzülme kendi hayatına diyorum. Sonra da salak mısın kızım dizi bu diyorum. Öyle çok şey beklemeyin bu diziden. Ama pozitif duygularla dolup taşayım istiyorsanız uzun soluklu bu dizi sizin için ideal.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;Sons of Anarchy:&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;İşte geldik zurnanın zırt dediği yere. Bu dizi süper gençler! Hele ki suç dizisi falan seviyorsanız bu dizi tam size göre. Adam kaçırma desen var, silah kaçırma desen var, uyuşturucu kaçırma desen var. Var oğlu var. Müstehcen sahneler bile var yani az biraz. Dolu dolu bir dizi anlayacağınız. Dizi muhteşem, dizinin müzikleri ayrı muhteşem. Bu dizi de Dexter gibi sezonu 12 bölüm olan dizilerden. Bir solukta izliyorsunuz, bir ömür bekliyorsunuz. 3 sezon yeni bitti daha.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;b&gt;The Big C: &lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Lie To Me&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;dedik, Sons of Anarchy dedik bir de ne diyoruz The Big C! Bu dizi dram desem dram değil, komedi desem komedi değil. İyisi mi şöyle diyeyim, bi tane kadın var kanser olduğunu öğreniyor ve hayatını ona göre yaşamaya başlıyor. Çok klasik oldu biliyorum ama gerçekten çok güzel bir dizi. Her bölüm 25 dakika. İlk sezonu daha yeni bitti, toplam 13 bölüm. 2 dakika önce gülmekten ağlarken 2 dakika sonra hüzünleniyor buluveriyorsunuz kendinizi. Başroldeki kadın(Laura Linney) gerçekten bir harika.(bkz: şekil A, kendisi 46 yaşında) İzlerken oyunculuğuna ve kendisine hayran olmamak elde değil zaten.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Evet gençler işte böyle. Sınırsız internetimin cıvkını çıkararaktan utorrentin de nimetlerinden yararlanaraktan zamanımın çoğunu dizi izleyerek geçiriyorum. Biriktiriyorum biriktiriyorum memlekete gidince sıkıntıdan patlamamak adına art arda sıralıyorum geceleri. Sabahlar olmuyor anacım sabahlar! Sormak istediğiniz soru olursa dizilerle alakalı&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;Formspring&lt;/a&gt;'imden ya da buradan ulaşabilirsiniz bana. Laf aramızda formspringte çok güzel paylaşımlarımız oluyor, indirimdir, odur, budur. Güzin Abla'lık bile yapıyorum anacım daha ne olsun! Mucuk hepinize. :* &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7952655785295705302?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7952655785295705302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7952655785295705302&amp;isPopup=true' title='32 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7952655785295705302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7952655785295705302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/dizi-dizi-dizdim-hepsini.html' title='Dizi dizi dizdim hepsini'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQ5MlWs_9DI/AAAAAAAAAjs/AEp2Qr5bxzM/s72-c/Laura-Linney-797x1024-96kb-media-1041-media-80936-1046589905.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>32</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-237419898073869991</id><published>2010-12-15T13:00:00.001+02:00</published><updated>2010-12-15T13:00:07.579+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alışveriş çılgını blog'/><title type='text'>Yeni yıl ruhu hem iyi hem kötü</title><content type='html'>Yılbaşı diye bir şey var ya hani hepimiz biliyoruz... Vitrinler rengarenk süslerle, ışıklarla süsleniyor. Çoğu tükkan hatta Stradivarius bile kar konsepti verebilmek adına beyaz eşyalardan çıkan köpükleri bi yerlere sürttürmek suretiyle kendince bir konsept yaratıyor. Aslında hoşuma gitmiyor değil bu indirimler, atraksiyonlar falanlar filanlar. (Nasıl gitmesin lan, deliler gibi indirim var şu an mağazalarda neyin, Mango çok çılgın indirime girdi mesela bugün.) Kasım'da aşk başkadır muhabbetinden çıktığımız yani Aralık ayına girdiğimiz andan itibaren bu yeni yıl ruhu her bi yerde peydah oluveriyor. Sokaklarda hayat rengarenk, ışıl ışıl sizin de gördüğünüz üzre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ya gençliğin içinde yanan ateşe ne demeli? Abi ben hiç anlamıyorum böyle günlerde götü başı dağıtmayı. Yani tamam kabul ediyorum yılbaşı resmen bahane oluyor götü başı dağıtmak, dışarılara çıkıp içip sıçmak için ama bu kadar da olmaz ki ya. İşte bu yüzden çok itici geliyor bana yılbaşı eğlenceleri. Biliyorum ki bir mekana gitsem orada mutlaka kendinden çılgınlar gibi geçmiş, dünya yansa umurunda olmayacak rahatsız edici tipler olacak. Sanırsın 2011'e girdiğinde 2010'daki hayatından zerre eser olmucak. Gerçi bir anlığına boktan hayatımızın hengamesinden kurtulup bütün dertleri unutmak da güzel ama olsun ben sevmiyorum ipe sapa gelmez insan kısmısını. Yeni yıla girerken ipsiz sapsız insan sayısında çokça artış oluyor zaten. Bütün yıl bu gecede coşmak için bekliyor hepsi de. Şaka gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de şöyle bi şey var hepinizin bildiği üzre; parayla imanın kimde olduğu belli değil bu devirde. Sen çok havalı, çok şık bi mekana gittim sanıyorsun onca parayı bayılıp, bi bakıyorsun içerisi leş. Son zamanlarda da acayip irrite olmaya başladım bu durumdan, insanlar fazlaca sonradan görme. Rahmetli anneannem bu tip insanları gördüğünde "ayı boku" derdi, ben de gördükçe ayı boku diyorum hiç acımam yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQgKXsxqf2I/AAAAAAAAAjo/NI0jp8tlI_E/s1600/____by_PabloMoranJr.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQgKXsxqf2I/AAAAAAAAAjo/NI0jp8tlI_E/s320/____by_PabloMoranJr.jpg" width="229" /&gt;&lt;/a&gt;3 senedir İstanbul'dayım, 3 senedir farklı farklı şekillerde girdim yeni yıla. İlk sene hazırlıktayken çok samimi bir arkadaş grubum vardı onlarla beraber yat kiralamıştık, 10-15 kişi falan çok eğlenceli geçmişti. Yatta 1-2 grup daha vardı orta yaşlı. Onlarla kaynaşmıştık gecenin sonuna doğru, çok imrenmişlerdi bize. Ah biz de keşke genç olaydık demişlerdi. Bu arada ben o yattayken iş teklifi aldım biliyonuz mu! Bi tane Spanish kadın vardı, Kapalı Çarşı'da zibilyon tane dükkanı varmış sonradan öğrendim. Ne biliyim ben anasını satim; dansöz gelmiş kıvırtıyo, ben de oynuyorum bi yandan. Birazcık içmişim, tam eğlenecek havamdayım, öylesine güzel bi dünyam var yani. Bu kadının ellerinden tuttum "Come on, dance with me" dedim. Hatta "shake your ass" demiş bile olabilirim. Hahahah :D Lanet olsun ki içki içtiğim zaman acayip güzel İngilizce konuşuyorum, hiç kasmadan, öyle akıp gidiyo kelimeler. Bu kadınla oynadım baya, sonra konuştuk biraz. Sonrasında kadın yanındaki adama söylemiş "Benim kuyumcu dükkanlarımdan birinde çalışmak ister mi" diye, adam kadının kartını falan verdi mutlaka ara onu diye. Ben aramadım tabi sonradan. Kesin bu işin içinde bi iş vardır diye. Kimseye güven olmaz diye. Salak ben. Belki de şu an kadının veliahtı olacaktım. :P Yaaa. İşte böyle. Sonraki seneyse kirada oturduğum evdeydim, önceki evde yani. Hazırlığı geçememenin hüznüyle aynı kaderi paylaştığım bir kız arkadaşımlan votkalarımızı yudumluyorduk. Sonraki seneyse &lt;a href="http://just-for-real.blogspot.com/2010/01/eger-2010-kotu-gecerse-butun-suc.html"&gt;şurda&lt;/a&gt; alenen yazılmış durumda galiba sanırsam. Bu sene ne olacağı konusunda hiçbir fikrim yok ama bi atraksiyon falan olmaz kesin. Aradığım huzur zaten. Yanımda sevdiğim, sevdiklerim olsun yeterli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yıla 15 gün var ama plan yapacak olanlara en azından fikir olur, bi bi şey olur bu yazı. Sakın ha Taksim'de falan girmeyin yeni yıla. Her sene ibret-i alem diye gösteriyorlar ana haber bültenlerinde abazan yurdum insanının İngiliz, Alman, Rus hatunları deli gibi taciz ettiğini. Zaten her hafta sonu ne olduğu belli değil Taksim'de, bi de yeni yıla güzelcene giriyorum zannederken yeni yılın ilk gününe lanet ediyor bulmayın kendinizi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-237419898073869991?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/237419898073869991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=237419898073869991&amp;isPopup=true' title='18 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/237419898073869991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/237419898073869991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/yeni-yl-ruhu-hem-iyi-hem-kotu.html' title='Yeni yıl ruhu hem iyi hem kötü'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQgKXsxqf2I/AAAAAAAAAjo/NI0jp8tlI_E/s72-c/____by_PabloMoranJr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>18</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5163909239882945342</id><published>2010-12-10T15:34:00.000+02:00</published><updated>2010-12-10T15:34:14.490+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><title type='text'>Mutluluk bulaştırın bana.</title><content type='html'>Grip olmanın ve diğer bazı şeylerin getirdiği karamsarlıklar, umutsuzluklar var üzerimde. Yaşama sevincim yine bi yerlere kaçmış gibi. Yalnızlar rıhtımında bağdaş kurmuş oturuyor gibiyim hatta. Tek fark rıhtım yerine çift kişilik devasa yatağımın orta yerinde oturuyor olmam. Kaç gündür yemek pişirmiyorum evde. Kaç gündür doğru düzgün gülmüyorum bile. Alışveriş yapmak mutlu ederdi ya bizi, inanın alışveriş yapmaya takatim yok. Kimseye laf anlatasım, kimsenin nazıyla oynayasım gelmiyor. Kendimi mutlu edecek şeyler yapmaya bile mecalim yok. Biraz dışarıya çıkıp hava alayım desem, zaten öksürmekten içim dışıma çıkıyor bu hava beni öldürür herhalde. Biraz fotograf didikledim, onlar bile gülümsetemedi beni. Onları paylaşmak istiyorum sizinle. Beni mutlu etmemeleri sizi mutlu etmeyecekleri anlamına gelmez değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImEAB-0UI/AAAAAAAAAik/reHE3GB5-s8/s1600/A_spoonful_of_happiness_by_Alephunky.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImEAB-0UI/AAAAAAAAAik/reHE3GB5-s8/s320/A_spoonful_of_happiness_by_Alephunky.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImJOZuNpI/AAAAAAAAAio/xHSH2k66AGg/s1600/a_smiling_kitty__by_escaped_emotions-d2spp3j.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImJOZuNpI/AAAAAAAAAio/xHSH2k66AGg/s320/a_smiling_kitty__by_escaped_emotions-d2spp3j.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImW3oodbI/AAAAAAAAAis/Q-Bxpx4ybz4/s1600/Byron_Bay_Beach_Turtle_by_marc_ryder.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="213" src="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImW3oodbI/AAAAAAAAAis/Q-Bxpx4ybz4/s320/Byron_Bay_Beach_Turtle_by_marc_ryder.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIme3H4FLI/AAAAAAAAAiw/EyfS1fHCYZs/s1600/colorful_happiness_by_Ange_L_ove.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIme3H4FLI/AAAAAAAAAiw/EyfS1fHCYZs/s320/colorful_happiness_by_Ange_L_ove.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImnmnI6yI/AAAAAAAAAi0/hEh6QqIja2U/s1600/Colorful_world_by_lieveheersbeestje.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImnmnI6yI/AAAAAAAAAi0/hEh6QqIja2U/s320/Colorful_world_by_lieveheersbeestje.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImvOgVxkI/AAAAAAAAAi4/giUC751Pgo4/s1600/colorfup_p_e_a_c_e_by_o0o_ayame_o0o-d312wz9.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImvOgVxkI/AAAAAAAAAi4/giUC751Pgo4/s320/colorfup_p_e_a_c_e_by_o0o_ayame_o0o-d312wz9.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIm8ZRWUsI/AAAAAAAAAi8/WVDpw0saHVg/s1600/happiness_by_srebrina.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIm8ZRWUsI/AAAAAAAAAi8/WVDpw0saHVg/s320/happiness_by_srebrina.jpg" width="229" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQInRDkkh4I/AAAAAAAAAjA/T5m4bJmvaC0/s1600/hora_del_juego_by_reevolver-d33e5zf.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="217" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQInRDkkh4I/AAAAAAAAAjA/T5m4bJmvaC0/s320/hora_del_juego_by_reevolver-d33e5zf.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIncV_Od-I/AAAAAAAAAjE/t-jCi8kcuzs/s1600/On_the_beach__by_PlastikStars.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIncV_Od-I/AAAAAAAAAjE/t-jCi8kcuzs/s320/On_the_beach__by_PlastikStars.jpg" width="247" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIoq2ovqAI/AAAAAAAAAjQ/oLI_fLddY9c/s1600/b5a27e64eb3027599895e7bbc434f2b3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIoq2ovqAI/AAAAAAAAAjQ/oLI_fLddY9c/s320/b5a27e64eb3027599895e7bbc434f2b3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIo2A_oEuI/AAAAAAAAAjU/eGJnjuRaJaQ/s1600/colorful_tar_by_milishax3.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIo2A_oEuI/AAAAAAAAAjU/eGJnjuRaJaQ/s320/colorful_tar_by_milishax3.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIpHLfzJkI/AAAAAAAAAjY/OzXRS1uXhTo/s1600/Taste_The_Rainbow_by_RAWr_its_ASH.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="222" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIpHLfzJkI/AAAAAAAAAjY/OzXRS1uXhTo/s320/Taste_The_Rainbow_by_RAWr_its_ASH.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIqhWY9XLI/AAAAAAAAAjk/ZImQ3R7PMv0/s1600/c4f6d535bb401dfead5c0afceeccd8f7.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQIqhWY9XLI/AAAAAAAAAjk/ZImQ3R7PMv0/s320/c4f6d535bb401dfead5c0afceeccd8f7.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Güzeller değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana&lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt; buradan&lt;/a&gt; soru sorabilirsiniz. Bu da benim &lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan"&gt;twitter&lt;/a&gt; gibi bir şeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutsuzluk, umutsuzluk fena bir şey.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5163909239882945342?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5163909239882945342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5163909239882945342&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5163909239882945342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5163909239882945342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/mutluluk-bulastrn-bana.html' title='Mutluluk bulaştırın bana.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TQImEAB-0UI/AAAAAAAAAik/reHE3GB5-s8/s72-c/A_spoonful_of_happiness_by_Alephunky.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-1443256000866905336</id><published>2010-12-03T11:00:00.013+02:00</published><updated>2010-12-03T11:00:01.793+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okullu blog'/><title type='text'>Nazara gelmek istemiyorum artık</title><content type='html'>Nazara inanır mısınız? Ben çılgınlar gibi inanırım. Bazen çok güzel bi şey alırım, giyerim, sürerim beğenirler "bok gibi yea" derim nazar değmesin diye, bazen de koca çenemi tutamam "di mi ya bence de şahane bir şey bu, adeta bir dünya harikası" derim. Sonuç gerçekten kimi zaman hüsran. Bir gün elim ağzım yamuk gelicem eve o olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neler piç olur mesela örneklerle anlatayım sizlere. Öncelikle ilişki gidişatı öğrenme meraklısı arkadaşlarım var benim. Nasıl gidiyor ilişkiniz Leah diye sorar dururlar. Lan mutlu bi ilişki yaşıyorum, göğsümü gere gere söyleyeyim, bütün dünya bilsin anasını satiyim iç sesiyle "Şükürler olsun kü çok güzel gidiyor" derim. Valla bak. Şükürler olsun kü'yü her defasında eklerim, şükrediyorum işte lan boru mu! Ama yok, ama yok. Yetmez. Biz akşamına mutlaka kavga ederiz. Bu kavga deneyimlerinden sonra ben her defasında söz veririm kendime, bir daha ilişkimi sorarlarsa çok kötü gidiyor dicem diye ama yok, içime YLMZMRGL kaçmış, olanı alenen söyleyip sonuna yıldızlarımı koymak zorundayım. AŞKIN İŞARET FİŞEĞİYİM.*******&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPhPbw3w4oI/AAAAAAAAAic/Z1hYHPFfDrQ/s1600/Pin_Up_Shock_by_DemiDiable.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPhPbw3w4oI/AAAAAAAAAic/Z1hYHPFfDrQ/s320/Pin_Up_Shock_by_DemiDiable.jpg" width="197" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sonracığıma kız populasyonu makina mühendisliği bölümünün erkek populasyonuyla aynı olan bir bölümde okuduğum için delicesine kız bakışına maruz kalırım her gün. Tamam her allahın günü prensesler gibi gitmiyorum okula kabul ediyorum ama benim de kendime baktığım ve güzel olduğum günler oluyor hakkımı yemeyeyim. İşte o günler ben bir süzülürüm bir süzülürüm size anlatamam. Baştan ayağa. O delici bakışları hücrelerimde hissederim o kadar yani. Bana bakan gözlerin hepsi iyi niyetli değildir tabi, kötü niyetliler de vardır. Niye Leah'nın saçları böyle güzel, niye Leah'nın bacakları böyle uzun, niye Leah böyle hoş giyiniyor gibi sözleri içten içe söyleyerek beni nazar bombardımanına tutuyorlardır onlar. Ama bilmiyorlardır ki o buz dağının bir de görünmeyen yüzü var. Leah'nın kocaman bir göbeği, baş etmekte zorlandığı kiloları ve binbir türlü sorunu. Bu bakışlarla da gelsin yollarda tökezlemeler, gelsin rimeli gözün içine sokmalar, gelsin olur olmadık yerlerde sivilceler, gelsin tırnak kırılmaları, gelsin oje soyulmaları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi zaman da gelip söyleyen oluyor "Ay şuyun çok güzelmiş" diye. O söyledikleri şeye mutlaka bi zarar geliyor gün içinde. Şeker pembesi kazağımın pıtırcık bi zamazingosu kopar mesela. Ojelerimi beğendilerse kimi zaman tırnağım kırılır gün içinde. Öyle böyle değil lan çok fena cenabetlik olaylarım var benim. Resmen bakışlara karşı oynuyorum bu hayatı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen kendi kendime de nazar değdirdiğim olur. Geçen gün otobüsteyim, kucağımda şemsiye var "Bu şemsiyede de amma iş varmış lan 5 seneden beri ne kırıldı ne bi şey oldu" diye şemsiyeye methiyeler düzüyorum içimden. Otobüsten indim, şemsiyeyi açtım. 5 adım gitmeden şemsiyenin tellerinden biri çat dedi kırıldı. Sonrasında kendime ettğim küfrün haddi hesabı yok tabi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben çok iyi gözlem yapan birisiyim, belki de bu yüzden öngörülerim çok tutuyor. Bisiklete binen bi çocuğu gördüğüm zaman düşürebiliyorum mesela onu bakışlarımla. :P Valla bak "Düşçek" diyorum, düşüyor. Artık nazar mı, kader mi, kısmet mi ne derseniz deyin, oluyor böyle şeyler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep kötü gözlerden nazar değecek diye bir şey yok, iyi gözlerden de değiyor nazar. İnsan kendine bile değdirebiliyor yahu. Gerçi birçok şeyi nazara yormak ne kadar doğru bilmiyorum ama ben inanıyorum işte, yapcak bir şey yok. Sizin de var mı böyle başınıza gelen ilginçlikler? Bir de nazardan korunma olaylarına girdiyseniz neler yapıyorsunuz çok merak ediyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-1443256000866905336?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/1443256000866905336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=1443256000866905336&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1443256000866905336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1443256000866905336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/12/nazara-gelmek-istemiyorum-artk.html' title='Nazara gelmek istemiyorum artık'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPhPbw3w4oI/AAAAAAAAAic/Z1hYHPFfDrQ/s72-c/Pin_Up_Shock_by_DemiDiable.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4461444553689547201</id><published>2010-11-28T16:40:00.000+02:00</published><updated>2010-11-28T16:40:19.916+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Simsiyah'/><title type='text'>Haydarpaşa cayır cayır</title><content type='html'>Bu görkemli yapının, tarihe tanıklık etmiş&amp;nbsp; bu pırıl pırıl yapının bu hale gelmesinin sorumlusu sizsiniz şerefsizler. O bitmek tükenmek bilmeyen para tutkunuzun ateşi yaktı Haydarpaşa'yı. Şimdi dikin otellerinizi, gökdelenlerinizi. Parsel parsel satın bu ülkeyi. Allah belanızı versin. Tüylerim diken diken, içimden bir şeyler koptu gitti resmen. Yazıklar olsun, yazıklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPJpj3fLhQI/AAAAAAAAAiU/IgkIooSCWGM/s1600/sdfsdfsdf.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPJpj3fLhQI/AAAAAAAAAiU/IgkIooSCWGM/s1600/sdfsdfsdf.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPJpp0A9EmI/AAAAAAAAAiY/8L1TOvcj85A/s1600/images.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPJpp0A9EmI/AAAAAAAAAiY/8L1TOvcj85A/s1600/images.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4461444553689547201?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4461444553689547201/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4461444553689547201&amp;isPopup=true' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4461444553689547201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4461444553689547201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/haydarpasa-cayr-cayr.html' title='Haydarpaşa cayır cayır'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPJpj3fLhQI/AAAAAAAAAiU/IgkIooSCWGM/s72-c/sdfsdfsdf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7666524361253850833</id><published>2010-11-26T22:23:00.001+02:00</published><updated>2010-11-26T22:32:56.596+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiddet içerikli blog'/><title type='text'>Doktorlar birazcık insan olabilseler keşke</title><content type='html'>Bu aralar naciz vücüdümde&amp;nbsp; izler, sivilceler ne biliyim şişlikler oluştu. Tamam kabul ediyorum şişliklerin tamamı fazla kilolardan kaynaklanıyor hatta gıdım bile çıktı o biçim oldum; ama son 2 aydan beri vücudumda peydah olan 2 adet ilginç görünümlü izi doktora göstermem gerekiyordu. Fırsat bu fırsat memlekete gitmişken anam da yanımdayken hastaneye gidelim ortamlara akalım dedim, kabul etti. Sonuçta o da oranın bir bireydi bir zamanlar. Sabahın körüsünde kalktık önlüğümüzü giydik desem de inanmayın; gittik işte hastaneye. Millet kurban bayramında homini gırtlak yiyip yiyip, hastalanıp hastalanıp gelmiş, nasıl fena bi ortam var anlatamam size, sağlıklı bir insan hasta olur çıkar ordan, o derece.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPAW535jwcI/AAAAAAAAAiQ/iGyuAOSSU7U/s1600/193302168.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPAW535jwcI/AAAAAAAAAiQ/iGyuAOSSU7U/s320/193302168.jpg" width="218" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sıranın gelmesine epey zaman olunca çevreyi güzelce bi kolaçan ettim. Torun tombalak gelenlerin torunlarına hemencecik göz diktim. Ben nasıl bir insansam bütün çocukların benle olası, oynayası geliyor. Sürekli sırıtıyor olmamdan herhalde çok sevimli geliyorum onlara. Ce-e mi yapmadım, saklambaç mı oynamadım aman allahım neler neler. Zaman su gibi akıp geçti o sebeplen.Sıra da çabıcanak bana geldi Cildiyede.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktor: Otur şuraya. Neyin var?&lt;br /&gt;Leah: Kem küm, ya 2-3 aydır şuramda ve şuramda 2 tane iz var, geçmek bilmediler, ara ara kızarıyor, sonra tekrar sönüyorlar.&lt;br /&gt;Doktor direkt reçeteye yumuldu, ben bir şeyler söyler diye bekliyorum malak malak. Malak bi bekleyiş yaşadığımı anlamasına rağmen ses çıkarmadı. Reçetedeki ilaçları al siktir git burdan diyecek, saniyeler kaldı buna. Ben de hiddetlendim doğal olarak çaresiz bekleyişimden sonra.&lt;br /&gt;Leah: Neden kaynaklandığına dair bir şey söylemeyeceksiniz heralde?&lt;br /&gt;Doktor: Viral enfeksiyondan.&lt;br /&gt;Leah: Peki o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar lan. Bu kadarcık hastayla olan iletişim, bu kadar açıklama. Hepsi bu. Neyse dedim önümüzdeki maçlara bakalım dedik çıktık gittik kapıdan. Bende yarım bi akıl var ya, unutur oldum yine her şeyi. Nörologa gidelim dedim anama. Sorduk, nörolog yokmuş. Anam da "Dahiliyeye gidelim tahlil falan isteriz" dedi. Ulan nerden uydum anamın dediğine, o sırayı alan parmağım kırılaydı da almayaydım, o kapıdan giren ayaklarım kırılaydı da girmeyeydim içeri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Doktor:&lt;/span&gt; Neyin var?&lt;br /&gt;Leah: Ya ben unutuyorum. Unutkanlık var bende.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D&lt;/span&gt;: Niye buraya geldin o zaman! (Nasıl azarlar bi ses tonuyla konuşuyo duymanız lazım)&lt;br /&gt;L: Nörolog yokmuş bugün. Belki ta... (cümlemi tamamlamama asla izin vermedi, tahlil diyodum tam da)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D:&lt;/span&gt; Benim uzmanlık alanım değil ki bu! Karnın burnunda gelsen ben mi doğurtcam seni, yine bana mı gelceksin! (He ya amın oğlu, karnım burnumda sana koşacam, sen doğurtcaksın beni, ille de sen, ille de sen, ille de başını sen göreceksin, ille de sen, ille de sen! -sinirimden kafiyeli yazar oldum amk- )&lt;br /&gt;L: Ama.... (Burda göt edecektim adamı çok fena, ama götü boklu lafı ağzıma tıkadı yine.)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D&lt;/span&gt;: Neyini unutuyosun sen! Adını mı unutuyosun? Soyadını mı unutuyosun? Telefon numaranı mı unutuyosun?&lt;br /&gt;L: Hayır. Siz.. (Siz nöbet tutmuyosunuz galiba hiç hastanede, uzmanlık alanınız mı olması lazım bi şeyi bilmeniz için dicektim ki adam taramalı tüfek gibi tekrar bağrınmaya başladı)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D&lt;/span&gt;: Eee o zaman unutkan munutkan değilsin sen! Bi de gelmişsin buraya kendinle uğraştırıyosun!&lt;br /&gt;L: Bende B12 vitamini eksikliği var.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D&lt;/span&gt;: Bunu da nerden duyduysanız artık! B12 vitamini eksikliği unutkanlığa yol açmaz! B12'in sıfır olsa bile hiçbi şeyi unutmazsın, kansız olursun anca! (He ya bütün doktorlar yanlış biliyo, bi tek sen doğrusunu biliyosun, göt!)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: orange;"&gt;Annem:&lt;/span&gt; (Artık konuşmaya dahil olma gereği hissetmiş olsa gerek) Ben buranın eski hemşiresiyim. Kızımda B12 ve folik asit eksikliği var, biz sizden tahlil isteyecektik aslında... (Ay annemde de nasıl gereksiz bi kibarlık var anlatamam yani!)&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D&lt;/span&gt;: (yavşak yavşak gülerek) Önceden desene be kadın hemşireyim diye beni de uğraştırıyosunuz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;D:&lt;/span&gt; (kendi hemşiresine yönelerek) Yaz şunlara tahlillerini. (Şu ne lan, şu ne! at yarrra!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tahlil şeysini aldıktan sonra odadan nasıl çıktım bilmiyorum. Giderken en sikici bakışımı atmayı da ihmal etmedim, merak etmeyin. Al diplomanı götüne sok deyip en başta çıkmam lazımdı aslında. Ulan altı üstü tahlil isteyecektik yahu, sanki cebinden parasını alıyoruz adamın! Hipokrat siksin eşşoleşşeği. Yemin ederim yolda görsem suratına tükürcem o derecede kinlendim herife. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doktorluğu insanüstü bir şey zanneden doktor müsveddeleri kendilerini bi sikim zannetmesin mümkünse. Bu nasıl burnundan kıl aldırmamazlık, bu nasıl küçük dağları ben yarattımcılık, bu nasıl kendini beğenmişlik ya? Tamam eyvallah "Do no harm" diyerek ya allah bismillah başlıyorsunuz hastaları iyileştirmeye ama bi aynada kendinize bakın ya. Hastalar üzerinden ego tatmin et et nereye kadar anasını satim. Genellemeyeyim diyorum, kurunun yanında yaş da yanmasın diyorum ama çoğu doktor gelen hastalara it gibi davranıyor. Önce insan olmak lazım; doktor olmak, öğretmen olmak, başbakan olmak, o olmak, bu olmak teferruat.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal mesajımı da verdim, bu yazı da burda bitsin. Not: Resme bayıldım!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7666524361253850833?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7666524361253850833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7666524361253850833&amp;isPopup=true' title='40 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7666524361253850833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7666524361253850833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/doktorlar-birazck-insan-olabilseler.html' title='Doktorlar birazcık insan olabilseler keşke'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TPAW535jwcI/AAAAAAAAAiQ/iGyuAOSSU7U/s72-c/193302168.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>40</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6323738702199016095</id><published>2010-11-20T20:54:00.000+02:00</published><updated>2010-11-20T20:54:16.941+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Aldatmaya sıcak bakmak</title><content type='html'>En çok kin beslediğim insanlar onları seven ve onlara değer veren birileri varken mutluluğu başkasında arayıp aldatanlardır. Aldatmak mevzu bahis olunca akan sular durur bende. Acayip irrite olurum ve kesin yargılarım vardır bu konuda. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepimiz farklı ilişkiler, farklı birliktelikler yaşıyoruz. Herkesin sevmek anlayışı da farklı. Eyvallah. Ama bir insanın gönlü nasıl razı olur ki erkek arkadaşının "ihtiyaçlarını giderme"sine? Evet, anladınız. Ben şu "Erkek arkadaşım beni bedenen aldatabilir ama ruhen aldatmasın"cılara acayip kılım. Bunlar genellikle cinsel birliktelik yaşamayıp erkek arkadaşını saldım çayıra mevlam kayıra şeklinde diğer hemcinslerine gözleri kapalı emanet eden kızlardır. Tamam belki istemeye istemeye yapıyorlar bunu ama bu nasıl bir ödündür abi? Bir tek erkeklerin mi ihtiyaçları var? Ya da erkekler ihtiyaçlarını başka şekilde göremiyorlar mı? (anladınız siz zeki okuyucularım) Ya da insanın içi nasıl alır başkasının dokunduğunu bildiği halde adamı öpüp koklamaya? Soruları çoğaltabiliriz, sorular çoğalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tamam lan söylüyorum işte saygı duymak lazım seçimlere. Bir kız bekaretini evlenene kadar saklayabilir, bu çok güzel ve özel bir şeydir. Buna saygı duymayan adam her gördüğü "am"a girmemelidir. Hiçbir kız da bunu sindirmemelidir. Sonra erkek kısmısı evlenirken vay efendim "ben bakire kız arıyorum onunla evlenicem". Ulan girmediğin bir tek kola şişesinin deliği kalmış ne arıyosun!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TOgYn0EdwfI/AAAAAAAAAiM/JAgQz12Pxcc/s1600/obsession_by_nonsaidinientemadite-d32ykhx.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TOgYn0EdwfI/AAAAAAAAAiM/JAgQz12Pxcc/s320/obsession_by_nonsaidinientemadite-d32ykhx.jpg" width="253" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aldatmanın mantıklı açıklaması olmaz. Eğer bir ilişkide karşılıklı saygı ve sevgi bittiyse aldatmak lazım gelmez. Ayrılırsın, bekar olmanın dayanılmaz hafifliğiyle&amp;nbsp; istediğin çiçekten bal alırsın (alabilirsen). Yok "o bana yetmiyordu" yok "sorunlarımız vardı" yok "bir anda oldu" bunları kimse yemez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de ekonomik özgürlüğü olmayan, boşanmaya o bembeyaz popişleri yemeyen ve tertemiz bir başlangıç yapmak söz konusu oldu mu ödlerinin boklarına karışan tipler var. Araya bir de çoluk çocuk girdi mi işler zorlaşıyor. Aldatmayı sindirmek kaçınılmaz oluyor. Günümüzde çok var bunlardan. Ne acı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aldatma yazısı nerden çıktı diyorsunuz. Aslında ben bambaşka bir şey yazacaktım, aklıma ilk gelenler yukarıdakiler oldu. Bu yazı şurdan çıktı; bir kız var twitterda şöyle bi tweet atmış. "&lt;i&gt;Kimi beğensem "manitası var, evli vs.." diye lafa atlayanlara bir şey sorucam: Kalede kaleci var diye gol atamıcaz mı&lt;/i&gt;?" Bu tweeti de 80 kişi RT etmiş. Ben buna acayip sinir oldum mesela. Zaten bu devirde erkek kısmısından değil hatun kısmısından korkmak lazım. Adamlarımızı gönül rahatlığıyla sokağa salamıcak mıyız biz şimdi? :p Şaka maka, ciddi anlamda söylüyorum bunu bazen "Ben sana güveniyorum ama etraftaki kızlara güvenmiyorum" diye, sonra suçlu oluyorum ama haklıyım abi! Zamane hatunları çok fena! Hele ki ilişkisi olan adam daha bi çekici geliyor niyeyse, baktıkça bakıyorlar yellozlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aldatmayla alakalı ortaya karışık bir yazı okudunuz. Aslında yazılacak çok şey var ama misafirler geldiği için kısa kesmek durumundayım. Son olarak ne diyoruz; "Aldatan erkeklerin çükü, aldatan kadınların memesi kopsun!"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6323738702199016095?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6323738702199016095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6323738702199016095&amp;isPopup=true' title='60 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6323738702199016095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6323738702199016095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/aldatmaya-scak-bakmak.html' title='Aldatmaya sıcak bakmak'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TOgYn0EdwfI/AAAAAAAAAiM/JAgQz12Pxcc/s72-c/obsession_by_nonsaidinientemadite-d32ykhx.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>60</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-1628461492283097646</id><published>2010-11-15T20:24:00.000+02:00</published><updated>2010-11-15T20:24:28.186+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Sefam olsun oh oh, evleniyorum.</title><content type='html'>Acaba hangi bomba haberleri duycam eve bu gidişimde diye kendimi yandan yandan hazırlamaya çalıştım yol boyunca. Çünkü her seferinde lanet haberler duydum; annem ölümlerden mi dönmedi, babamın gözleri mi görmedi, Topanyan'ın büyüme ağrıları yüzünden kıçı başı mı tutmadı, bissürü şey işte. Bunlar yüzünden yüreğim ağzıma geldi, saçlarım ağardı anasını satim. Alıştıra alıştıra söylemek yok ki. Evdeki koltuğa koyar koymaz kıçımı dan dun diye girişiyolar bana. Geldim bi soluklandım önce, oturdum koltuğa, karşımda annem babam oturuyor. Annem başlıyor bıdı bıdıya, öğreniyorum işte; sağlık sorunu yok şükürler olsun, dıdısının dıdısının dıdısı ev almış, dıdısının dıdısı danaya girmiş, dıdısının dıdısı ölmüş, dıdısının dıdısı evlenmiş, komşunun kızı evlenmiş, akrabamızın kızı evlenmiş, Aysel Teyze'nin kızı evlenmiş, Hicriye evlenmiş, Müge evlenmiş. Bütün kızlar evlenmiş de bi tek ben evde kalmışım meğersem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem sağolsun tek tek düğün hikayelerini dinledim. Çoğunu önemsemedim, çünkü önemsencek şeyler anlatmazdı. Gönlü olsun diye dinlerdim sadece. Gözlerimi açar şaşkın görünmeye çalışırdım. Hicriye'nin düğününde babasının kulağında davul çalmışlar. Hı hı. Aysel'in kızı düğünde çok çirkin olmuş. Hı hı. Uzaktan akrabamızın kızının düğününe babam gitmedi diye gelinin annesi "Ben de kocamı getirmicem senin kızının düğününe" demiş. Hı hı. Müge internetten tanıştığı bi çocukla bi hafta içinde evlenmiş. Hı hı...&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TOF6dUCU-vI/AAAAAAAAAiI/2XR3Z9ODcLA/s1600/BRIDAL2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TOF6dUCU-vI/AAAAAAAAAiI/2XR3Z9ODcLA/s320/BRIDAL2.jpg" width="213" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Ne? Ne dedin anne sen? Ne yapmış? Evlenmiş mi? 1 hafta içinde mi? Nasıl yani? Nasıl izin vermişler? Kız defolu muymuş ondan mı vermiş kızı ailesi? Ne aceleleri varmış? Gibi şaşkınlıkla sorduğum sorular sonrasında açıklama geliyor: "Çocukla internetten tanışmışlar, konuşmuşlar, çocuk Kıbrıs'tan gelmiş görüşmüşler, görüşür görüşmez de birbirine aşık olup evlenme kararı almışlar" Hasiktir lan diyorum önce içimden. Vay arkadaş yani. Bu nasıl iş diyorum. Fazla git gel masrafı olmadan işi bağlayıvermişler. Doğru düzgün tanımadan etmeden. Yok böyle bi olay. Kız bakmamış adam kokuyor mu napıyor diye, adam bakmamış kız bi işe yarıyor mu yaramıyor mu diye. Peh. Allah bi yastıkta kocatsın diyelim napalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arka fonda Demet Akalın kimler kimler yuva kuruyor ben niye kuramıyorumu sanki benim için söylüyordu bu haberi aldıktan sonra. Suratımda tarifsiz bir ifade. Etrafımdaki bütün kızlar bir bir evlenirken 22 yaşında olduğum geliyor aklıma. Benim de vaktim geliyor sanki diyorum. Sonra sırıtıyorum muhtemelen, 10-15 saniye hayal kuruyorum. İçimi tarifsiz bir evlilik isteği kaplıyor. Ne alakaysa! Kaplıyor kaplamasına da ben evlilik meraklısı bi hatun değilim ki! Sinir oluyorum. Ağzımdan "Ben de evlencem yea" sözcükleri dökülüyor. Nasıl dökülüyor hiçbir fikrim yok. Lanet olsun ki her zaman esprili konuşan ben, ses tonumu düzgün ayarlayamıyorum, ciddi ciddi dökülüyor bunlar dudaklarımdan. Bilinçaltıma atmak istiyorum boku burda. Bok ye bilinçaltım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babam da sanki bunu bekliyormuşçasına; "Mezun olunca hayırlısıysa evlendiririz kızım seni" diyor.&lt;br /&gt;Ben tabi şok önce. Sonra babamdan gazı da alınca; "Gelinliğim mini olcak kesin, bi de bebek yapıcam hemen, oh mis" diyorum.&lt;br /&gt;Meğersem torun hasretiyle yanıp tutuşan bir adam varmış burda; "Biz bakarız bebeğe, sen çalışırken" diyor. Mini gelinlik umrunda değil, istiyor bi torun.&lt;br /&gt;"Ne güzel olur di mi baba, sen onu Beşiktaş'lı yaparsın maçlara bile götürürsün" demiyorum tabi. "Şaka yaptımdı ben ya, fol yok yumurta yok nereye evlendircen sen beni" diyorum. Kızıyorum bi de üstüne. Çok görüyorum mürüvetimi babama. Ama bi yandan da çok hoşuma gidiyor. Erkek fatma kızını bi anne olarak görmek istiyormuş benim babam. Birazcık bastırsam belki de gerçekten düğünümde mini gelinlik giyebilirim hatta :P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-1628461492283097646?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/1628461492283097646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=1628461492283097646&amp;isPopup=true' title='53 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1628461492283097646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/1628461492283097646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/sefam-olsun-oh-oh-evleniyorum.html' title='Sefam olsun oh oh, evleniyorum.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TOF6dUCU-vI/AAAAAAAAAiI/2XR3Z9ODcLA/s72-c/BRIDAL2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>53</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-7330306649648862097</id><published>2010-11-14T00:33:00.000+02:00</published><updated>2010-11-14T00:33:55.672+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mimli blog'/><title type='text'>Alışkanlık mı desem ne desem bilemedim</title><content type='html'>Bence ben çok takıntılı bi insan değilim, valla bak. Öyle takıntıdan kaprise dönüşen olgularım, olaylarım yok benim. Geçinilmesi çok kolay bi insanım. "hadi lan ordan" deme, cidden doğruyu söylüyorum. Tostun içinden maydanoz ayıklamam, yemek seçmem, ne bileyim gözünün üstünde kaşın var demem yani. Ama alışkanlıklardan bahsedeceksek eğer orada ik rekat durmak lazım. Aşağıda okuyacaklarınız bir mimin gerektirdikleri olmakla beraber beni bu mime layık gören &lt;a href="http://frenchoje.blogspot.com/"&gt;French Oje&lt;/a&gt;'ye yani ana kraliçeye sevgi ve saygılarımı sunuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak bi geri kafalılık hakim olduğu için bende, son teknoloji olaylardan acayip tırsıyorum. O dokunmatik; yani benim deyişimle parmaklamalı telefonlardan acayip irrite oluyorum. Bi de inanılmaz pismiş gibi geliyor o telefonlar, üzerinde parmak izleri falan. Çatır çutur bastıra bastıra mesaj yazmazsan ne anlamı kalır abi yazdığın mesajın. Aynı odada yattığın kardeşini, aynı sınıfta olduğun arkadaşını yazdığın mesajın tıkırtılarıyla rahatsız etmelisin yani. Son teknolojiymiş. Heç. Kıçımın kenarı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatağımı toplamaktan nefret ederim. Çünkü her toplayışımda, her battaniyeyi havaya savuruşumda battaniyeyle birlikte ben de yapışıyorum yatağa. Ağır geliyor koca battaniye, taşıyamıyorum. Fena bi denge sorunum var. Bırak dağınık kalsın bebeyim diyorum sonra kendime. Kalıyor öylecene.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TN8RVI4TGcI/AAAAAAAAAhk/Va5VycF8Bt4/s1600/S_T_A_Y__by_soulofautumn87.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TN8RVI4TGcI/AAAAAAAAAhk/Va5VycF8Bt4/s320/S_T_A_Y__by_soulofautumn87.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Aynı ojeyi 1 hafta içinde asla sürmem. Eğer gece yatmadan önce ojelerimi sürdüysem ve sabahleyin yastık izi falan olmuşsa kendime ceza veririm, 2 gün ojesiz gezerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer içeceğim su bardağı çalkalanmışsa ve bardağın dışında su damlaları varsa dünyanın en ferah, en temiz suyunu içiyormuşum gibi olur. Çok hoşuma gider. Annem bunu hep yapar ve ben anneme "Ben senin suyundan içcem" derim, o anlar, Paşabahçe su bardaklarımızdan birini güzelce çalkalar, suyumu koyar, verir bana. İçerim. Oh mis!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mail adresime gelen mailleri okur, anında silerim. Gelen kutusunda on beş milyon tane mail durmaz.Windowslive'in "Çok temiz bir gelen kutunuz var!" lafına dibine kadar kıl olsam da napiyim durmasınlar öyle okunmamış okunmamış. Gelen kutusunda 453845734 tane okunmamış mail bulunduranları dağınık insanlar olarak nitelendiririm "bunun odası da kesin dağınıktır yea" falan derim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruh halime göre dizi izlerim. Bazen aptal gibi izlediğim dizilerdeki favori karakterlerden bir karma yapar, onlara kafamda yeni bir dizi oluşturur, kurar kurgularım. Dizideki esas kız tabi ki de benim!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyanır uyanmaz işemeye koştururum, sonrasında 1 bardak suyumu mutlaka içerim, çünkü dengelemem gereken bi su miktarı var. Dengelemezsem ölceğimi düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ders çalışırken inadına mandalin yiyorum, çünkü çişimi getiriyo, çünkü dersin başından kalkmamı sağlıyo. Yapcak bi şey yok. Seviyorum, yiyorum. Mandalin can.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir işi tamamlamadan asla bırakmam. 2 tencere yıkayayım, tavayı ertesi  güne, tabakları da sonraki güne bırakayım olayı yok bende. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi keresinde "turşu" diye hapşurmuştum. 8. sınıftaydık. 5 kız gidiyorduk yolda. 4ü hiç unutmadı turşu diye hapşurmamı, ne zaman hapşursam turşu diyorlar bana. Bu arada turşuyu çok severim. Millet gece nutella kaşıklar, ben turşu yerim. Salatalık turşusu. Ov yea, canım çekti, ağzım ekşidi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çılgınlar gibi futbol oynarım, çılgınlar gibi şut çekerim. "Nası yani yea şaka mı bu" der görenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baş parmağımı avcumun içine koyup, parmaklarımı üzerine kapatmadan uyuyamam. Bebekler yapar ya öyle, hah işte ondan. Geçenlerde parmağım dolama olduğunda uyumak bir ölüm gibiydi resmen.&amp;nbsp; Şiş, acılı ve sancılı. kıpırdatamadım, kıvıramadım, yapamadım, uyuyamadım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de okeydir, bataktır, kumarvari oyunlarda çok pis kağıt ve taş sayarım. Hep yenerim, hep yenerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PS: Beni daha iyi tanımak istiyorsanız "mimli blog" butonuna tıklayıp, kıçımdan terler akıtarak zar zor yazdığım mimleri okuyabilirsiniz zannımca. Evet, yapabilirsiniz bunu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-7330306649648862097?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/7330306649648862097/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=7330306649648862097&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7330306649648862097'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/7330306649648862097'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/alskanlk-m-desem-ne-desem-bilemedim.html' title='Alışkanlık mı desem ne desem bilemedim'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TN8RVI4TGcI/AAAAAAAAAhk/Va5VycF8Bt4/s72-c/S_T_A_Y__by_soulofautumn87.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5495918738399213186</id><published>2010-11-12T00:09:00.000+02:00</published><updated>2010-11-12T00:09:34.371+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özlem gideren blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okullu blog'/><title type='text'>Bizim okulda kedi olmak vardı</title><content type='html'>Her canlının yaşama hakkı var, benim de buna eyvallahım var amma ve lakin bazı hayvanlar var ki cidden çok fenalar! Misal, bizim okulumuz kedilere aylık 1000 dolar (a'nın üzerinde şapka varmış gibi okuyun lütfen) gibi bir meblağ yağdırıyor, artık o pisiler yaş mı yiyorlar mamaları, kuru mu yiyorlar bilemicem ama bizden çok değer gördükleri kesin ve populasyonları günbegün artıyor. Burdan yetkililere sesleniyorum, kedi olmayabilirim ama benim de duygularım var, bininde değilim bari 100 dolar verin bana, hem insanlara da rahatsızlık vermem!&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNxoW6p-cJI/AAAAAAAAAhg/wWJSJ-Er9xM/s1600/DSCF5107.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNxoW6p-cJI/AAAAAAAAAhg/wWJSJ-Er9xM/s320/DSCF5107.JPG" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, kedilerden bahsediyodum ben. Bizim okuldaki kediler çok çaçaron olmakla birlikte sizin elinizde bir tost, bir hamburger görür görmez tam bir aslana tam bir kaplana dönüşebiliyorlar. Ne pistten anlıyorlar ne çüşten ne kışttan. Tekme atan iki ayaklı insan bozması canavarlar var ki biz onları kınıyoruz yine de gitmiyor yine de gitmiyor bizim dört ayaklılar. Öylesine yüzsüz, öylesine hakimiyet sahibi bu kediler bizim okulda anlayın siz. Bi de içinde sosis olmayan hiçbir şey yemezler, böyle de kaprisli, böyle de pahalı zevkleri olan varlıklar. Okul içinde tam anlamıyla özgürler. İstedikleri derse giriyor, istedikleri dersten çıkıyorlar, ne kota sorunları var ne devam zorunlulukları. Registration.edu.tr'de bizim çektiğimiz sıkıntıları da yaşamıyorlar. Hayat onlara güzel anlayacağınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanlar kedi insanıdır, bazı insanlarsa köpek. Köpek insanı mıyım bilemem ama kedi insanı olmadığım kesin. Bi kere çok korkutucular lan. Valla bak, çok anlamlı ve çok ürkütücü bakıyolar. Böyle oturdukları yerden sıçrayıp suratıma pençelerini dayıcaklarmış gibi hissediyorum ben kimi zaman. Zülfikar geliyo bazen, "beni içeri al" bakışları atıyo balkondan, yine de tırsıyorum hayvandan. Bi de şey var, ben civciv falan da elleyemem, kemikleri batıyor gibi hissediyorum elime, kediye falan da dokunamam yani. Geçen gün araba park ediyorduk, bi baktım tam park edeceğimiz yerde yavru bi kedi var, bi hışım indim arabadan, alsam bi türlü, almasam bi türlü, yeni doğmuş, gözünde çapaklar var gidebilecek halde değil, dedim Leah iş başa düştü&lt;br /&gt;ya allah bismillah tuttum kediyi hemen kaldırıma koydum. Ama koyana kadar resmen ecel terleri döktüm, anam o ne öyle ya kemikleri geliyo elinle dokununca, abow!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNxmDN0DiyI/AAAAAAAAAhc/0g3LZALz4-o/s1600/G%25C3%25B6r%25C3%25BCnt%25C3%25BC017.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNxmDN0DiyI/AAAAAAAAAhc/0g3LZALz4-o/s320/G%25C3%25B6r%25C3%25BCnt%25C3%25BC017.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;Kedilerin kendini temizlemesi olayı var bi de, sürekli bi yalama halindeler. Orasını burasını her bi yerini yalıyolar. Özellikle en hoşlandıkları şeyse popolarını yalamak sanırım. Pisler işte! Bi hayvanın pis olmasına sokakta yaşaması yeter ve artar zaten. Bi de yediklerine, içtiklerine, hastalıklarına vslerine göre kokuyorlar mı, aman tanrım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En son yaşadığım olaysa şu: Dersteyiz, bizim kantinin masasında 7/24 hiç istifini bozmadan yatan Tayyar derse gelmeye karar vermiş, e kapı da açık olunca hemencecik içeri girdi ve boş gördüğü sıraya yani bizim yan sıraya oturdu. Alıştık artık, napabiliriz ki, git diyoruz gitmiyo, sınıftan cengaver bi kız arkadaş alıyo kucaklıyo dışarı bırakıyo, derse geç gelen biri kapıyı açtığı an bizim Tayyar içeri giriyo, Tayyar'dan kaçış yok. Tayyar dersi dinlemeye kararlı. Biz de artık kanıksadık Tayyar'ı napalım. Dersi dinliyoruz, notumuzu alıyoruz falan. Ama Tayyar keşke bu kadar pis kokmasa yani. Yediği önünde yemediği ardında, keşke biraz kişisel bakımına özen gösterse. Ah Tayyar ah, burnumuzun direğini kırdın geçtin bebişim. Bkz temsili resim, dersi dinleyip not tutan insanlar ve Tayyar. Bkz diğer temsili resim, Vodafone'cu özgür Tayyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasılı, günler kedilerin arasında geçip gidiyordu işte okulda. Bir sınav dönemini daha sapır sapır dökülerek atlatmış bulunuyor ve bu sabah memleketime uçuyorum. O kadar çok özledim ki evimi, ailemi, bu günler geçmez sanıyordum geçti, gitti.&amp;nbsp; Şimdi özlem gidermek zamanı. Bi yanımı burda bırakıyorum tabi ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce duydunuz mu duymadınız mı bilmiyorum ama &lt;a href="http://frenchoje.blogspot.com/"&gt;French oje&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://tugcebektasbenim.blogspot.com/"&gt;Tuğçe Bektaş&lt;/a&gt; isimli iki adet taş hatunun kitabı çıkıyor, lütfen şimdi duyun bu haberi ve bu çıtırlara destek olun. Çünkü onlar bizden birileri, çünkü onların hiçbir çıkar kaygıları yok, çünkü onlar "bizim kitabımız çıkıyo naber cicişler" şeklinde gerim gerim gerinmiyorlar, çünkü onlar samimiler, çünkü onlar çok iyi niyetliler, çünkü onlar bitaneler. Ben çok severek okuyorum, siz de okuyun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5495918738399213186?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5495918738399213186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5495918738399213186&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5495918738399213186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5495918738399213186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/bizim-okulda-kedi-olmak-vard.html' title='Bizim okulda kedi olmak vardı'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNxoW6p-cJI/AAAAAAAAAhg/wWJSJ-Er9xM/s72-c/DSCF5107.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-5111709784296023789</id><published>2010-11-05T20:14:00.000+02:00</published><updated>2010-11-05T20:14:37.568+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şaşkoloz blog'/><title type='text'>Ama bunlar çok ayrı şeyler</title><content type='html'>Makyaj konusunda çok başarılı bir insan olmayabilirim ama geçen gün animasyon dersine geç kaldım ve ilk gördüğüm insan evladına "Napıyoruz şu an biz?!" diye sordum. Kız naaptığımızı anlattı bi çırpıda, benim verdiğim ilk tepki şu: "Senin ojen Claries 44 numara mı?" Bi afalladı, bi sersemledi kızcağız. Sonra "Evet" dedi. Bu cevaptan sonra ben artık oje almamaya karar verdim, zira olmuşum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diş macununu ortasından sıkan bir çocuk ve ona çemkiren sevgilisi. Ne kadar saçma! Diş macunu dediğin ortasından sıkılır, bunun üzerine kavga eden insanları hiç anlamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bi de seviştikten sonra sevgilisinin gömleğini giyip onunla uyuyan hatunlara ne demeli? Nasıl başarıyolar acaba bunu ya? Bi de sevgilileri nasıl izin veriyo gömleklerinin kırışmasına? Bunları empoze eden filmleri ve dizileri kınım kınım kınıyorum. Yani seviştikten sonra niye gömlek giyiyosun ablacım, adam zaten yanında yatıyor, onun kokusunu git göğsüne yat öyle duy, gömleğin anasını niye sikiyosun?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyada ne olup ne bitiyor hiçbir fikrim yok. Anahaber bültenlerini izlediğim zaman moralim bozuluyor. Pür neşeysem bile dibe vuruyorum anında. Hiç güzel haberler göstermiyolar ki anasını satim. İzlemiyorum ben de, internetten okuyorum okursam.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNRJNXd-sdI/AAAAAAAAAhY/Lf1JXs2PphU/s1600/chicpea-552x831.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNRJNXd-sdI/AAAAAAAAAhY/Lf1JXs2PphU/s320/chicpea-552x831.jpg" width="212" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tuvalete gidiyorum, işiyorum. Buraya kadar her şey normal. Ama işim bittikten sonra bi bardak su içmeyi asla ihmal etmiyorum. Sanki işeyince içimdeki bütün suyu tuvalete akıtıyorum. Yok böyle bi şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimdeki şapşal yenir mi? Bence yenir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu Swatch tarihli yüzük üretmeyi bence bıraksın artık. Yeter, herkes almış, herkes takıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün bi arkadaştan psikoloji dersinin notlarını aldım. "Supplication" diye bir şey var. "Derse gelseydin de notların olsaydı" diye bir şey yazıyor, hoca örnek vermiş. Bi de arkadaşım not düşmüş "Acındırarak not isteyene :)" diye. Ben kendimi acındırmadan aldım valla, hiç üstüme alınmam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında içimde kötü bi Leah var. İt oğlu idim yani ilkel benliğim çok fena. Saf duygularıyla bana yön soran, otobüs numaralarını soran insanlara hep yanlış şeyler, yanlış numaralar söyleyesim geliyor. Ama bir superegom var ki benden içeri, o da pek iyi kalpli. İyiler daima kazanıyor doğal olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memlekete gitmeme tam bir hafta kaldı. Evimi çok ama çok özledim. Bu hafta sınav haftası ve hayat çok zor. İnanın evi sildim süpürdüm yine ders çalışmamak için. Sınavlar çok fena patlıcak ama bunun ciddi derecede bilincindeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen İngilizce tepkiler veriyorum insanlara. Çok kızıyorum kendime. Yes diyorum şımarık şımarık, no diyorum, thank you diyorum. Dememeliyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece yatarken yaptığım topuzu dışarıya çıkarken yapamıyor oluşum beni ayrı bi kahrediyor. Çok sinir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sürekli koşuşturup duruyorum ama nedense hiç kilo vermiyorum, buna daha fazla sinir oluyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu benim &lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan"&gt;twitter&lt;/a&gt;ım, bu da benim &lt;a href="http://www.formspring.me/Leahcan"&gt;formspring&lt;/a&gt;im bulun, soruşturun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Leah'nın ders çalışmamak adına yazdığı şaklabanlıkları okudunuz, hepinizi seviyorum, çok hem de.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-5111709784296023789?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/5111709784296023789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=5111709784296023789&amp;isPopup=true' title='20 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5111709784296023789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/5111709784296023789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/ama-bunlar-cok-ayr-seyler.html' title='Ama bunlar çok ayrı şeyler'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TNRJNXd-sdI/AAAAAAAAAhY/Lf1JXs2PphU/s72-c/chicpea-552x831.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>20</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-4590548891963898406</id><published>2010-11-01T16:42:00.000+02:00</published><updated>2010-11-01T16:42:58.040+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Ben de kapanıyorum artık.</title><content type='html'>Bugüne kadar ayrımcılığa ve sınıflandırılmaya karşı oldum hep. Kimi zaman içimde tuttum, kimi zaman söyleme gereği duydum. Dün haberlerde gördüğüm KPSS krizinde yapılan yolsuzluk da bunlardan biriydi. Bunu içimde tutamam işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversite mezunu insanlar hepsi de. Kimisinin başı açık, kimisinin kapalı. Sadece bir baltaya sap olmak derdine düşmüşler. Koyun gibi melül melül bakarak sınavlarına girmek için okullara gitmişler. İstemeye istemeye olsa da gitmişler. Çünkü bu memlekette 3-5 kuruş kazanabilmek adına yarım yamalak, adaletsizce yapılan sınavlara girmek zorunda herkes. El mahkum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haberlerde uzun uzun yer verdiler aslında. Başı açık adayların didik didik aranmasından tutun da kapalı adayların beyanlarına başvurularak sadece baş örtülerinin arandığına kadar. Şahsen eğer ben sınava girseydim ve benim küpelerime kolyeme kadar çıkartılsaydı, kadın polis götümü başımı her yerimi elleseydi, yan tarafımda kapalı bir arkadaşın sadece beyanına başvurulsaydı yani sözüne güvenilip içeriye girseydi o, ben yemin ediyorum size, orayı dağıtırdım.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TM7RspNEL2I/AAAAAAAAAhU/aGPm1ZB8P94/s1600/kpss_%281%29.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TM7RspNEL2I/AAAAAAAAAhU/aGPm1ZB8P94/s1600/kpss_%281%29.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Bir kere moral bozucu bir şey bu. Sınava belki de moralman çöküntüde girmek demek. Başı açık ablamıza tam anlamıyla bir günahkar, tam anlamıyla kopya çeken, küpelerine, yüzüklerine, saatlerine son teknoloji şeyler yüklemiş tam puan çekecek bi zanlı gözüyle bakılıyor ve kendisine tek bir soru bile sorulmuyor, tenezzül edilmiyor. Başı kapalı ablamızsa son zamanlarda yapılan tartışmaların kaymağını yiyip nispet yaparcasına rahat rahat sanki o kapıdan Allah'ın adıyla giriyormuşçasına, masum, tertemiz, hiçbir suç işlemeyecek, dokunulmazlığa sahip biri gibi sadece beyanıyla laylaylom içeri girecek. Yok yea!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkede bir kapıdan geçmek bu kadar kolay olacaksa ben de kapanırım. Başımdaki örtüye göre tek bir sözüme inanılacaksa ben de kapanırım. Başım açık diye günahkar gözüyle bakılacaksam ben de kapanırım. Töbe töbe. Ulan hiç mi akıl yok bu millette ya. Anlamıyorum valla da billa da. Tamam, iyi, güzel bir şey kapanmak, kapanana da hiçbir lafım yok ama nasıl bir mantıkla 5 parmağın 5i birmiş gibi muamele ediliyor hepsine? Bu bi sınav anasını satayım, camiye mi giriyor bu kapalılar da kafasındaki örtüye bakılıp %100 güveniliyor. "Aaa bu kız örtünmüş asla kopya çekmez" "Aaa bu kız dinine düşkün, asla yanlış yapmaz" "Aaa bu kız KPSS'nin iptaline neden olan günahkarlardan değildir baksana başı kapalı" Bu mudur? Onlar kopya çekemez mi, onlar günahsız da bütün günahları başı açık olan kızlar, kadınlar mı işliyor? Bu nasıl bir ayrımcılık, bu nasıl bir sınıflandırma?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç kimse gelip de bana "Kapalılar dışlanıyor" "Kapalılar eziliyor" demesin. Burada kimin ezildiği, kimin el üstünde tutulduğu ortada. Önceden kadın-erkek tartışmaları yapılırdı, şimdiyse kapalı arkadaşların bize nazaran ezici üstünlüklerini konuşacağız. Sözde Türkiye Cumhuriyeti Devlet'inde yaşıyoruz ama bana sorarsanız tam anlamıyla din devleti olmaya emin adımlarla ilerliyoruz. Sonumuz hayır olsun diyeceğim ama KPSS'ye giren öğretmen adaylarının bile iktidara hem destek tam destek verdiğini gördükçe hayretlerim şaşıyor, şaşıyor, şaşakalıyor. Bu ayrımcılıklara, sınıflandırmalara alttan alttan gaz verenlere de aynı şekilde.&amp;nbsp; Yine de hakkımızda hayırlısı olur umarım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-4590548891963898406?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/4590548891963898406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=4590548891963898406&amp;isPopup=true' title='46 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4590548891963898406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/4590548891963898406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/11/ben-de-kapanyorum-artk.html' title='Ben de kapanıyorum artık.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TM7RspNEL2I/AAAAAAAAAhU/aGPm1ZB8P94/s72-c/kpss_%281%29.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>46</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-292370581351143870</id><published>2010-10-28T18:40:00.000+03:00</published><updated>2010-10-28T18:40:27.841+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Bunları istiyorum var mı?!</title><content type='html'>Genel yapı itibariyle hayallerini bile gerçeklik çizgisine oturtmuş bir insan olarak bu yazıda hayal kurmanın ciddi anlamda dibine vuracağımı umut ediyorum. Şükürler olsun ki her şeyim var ama sonuçta ben de bir insan evladıyım, sonuçta ben de nankörüm, sonuçta ben de her şeyi istedikçe isteyebilirim. Olabilir yani tüm bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün otobüste yaşadığım nefes alamama, havasızlıktan ölebilitemin olması durumunu kabullenmiyorum. O ne abi kış geldi, yağmur yağıyor eyvallah biz de görüyoruz da, bütün camları kapatma, balık istifi gibi bütün insanları otobüse tıkıştırıp göt ve ağız kokusuyla bizi başbaşa bırakma durumu da nedir yani öeh, ölüyodum lan. Şahsi arabam olsun istiyorum. O arabayla ben yağmurda tabanvayla yürürken bana su sıçratan arabaların amına koymak istiyorum, öyle diyim siz anlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TMmY-_0VMVI/AAAAAAAAAhQ/UpMP5GrA2JA/s1600/s_by_EbruSidarPortrait.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TMmY-_0VMVI/AAAAAAAAAhQ/UpMP5GrA2JA/s320/s_by_EbruSidarPortrait.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Zaten sinirli bir insanım, bi erkeği bi kadının götüne bakarken yakaladığım zaman o adamın çenesini kaldırıma dayayıp çat diye beynine vurmak istiyorum ayağımla. Ne bakıyon lan! Ananda da yok mu o götten! Bak sinirlendim yine. Nitekim laf atanlara da öyle. Tekme tokat girişmek istiyorum. Ağzını yüzünü dağıtayım orospu çocuklarının. Neyse şiddete hayır diyor, başka bir hayale aşağıdaki paragrafla geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle saraylar gibi bir evde yaşasam bir odada bütün markaların yeni sezon ürünleri olsa, bir odada renga rengarenk makyaj ürünleri olsa, bir odada bütün çikiletalı pastalar, börenkler, kısırlar, abır cıbırlar olsa, bir oda dolusu 8-12 aylık bebeler olsa (3-4 yaşındakileri sevmiyorum hiç, bebeklikten eser kalmıyor onlarda çoğu fırlama oluyor, yanakları bile şişman olmuyor lan, hiç tarzım değiller) hiç ağlamasalar, hiç altlarına sıçmasalar, mıncırıp dursam onları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Sevgiyle, kardeşlikle yaşama hede hedösünü geçiyorum. Zira bu memlekette şerefsiz, art niyetli pislik insan çok. Sadece önyargıların, birbirinin kuyusunu kazmaların ve art niyetlerin yok olmasını hayal edebilirim. Bu da bu yazıdaki en hayal hayaldir heralde.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Okulda herkes birbirine not versin istiyorum. Özellikle en inekler versin. Özellikle bana versin. Tamam burdan az biraz tembel görünmüş olabilirim size ama napalım yani sabahın körüsündeki derse gitmek bazen zor geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Bütün yeni çıkan filmlerin galasına gitmek istiyorum. Bütün tiyatrolara, bütün oyunlara, bütünnnn konserlere &amp;nbsp; de gitmek istiyorum. Öğrenci bütçesiyle olacak iş değil tabisi bu.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;Biraz entel dantel olmak istiyorum lan. Valla bak. Arkadaşlarım var ikircikli enterasan oluşumlara giriyorlar, kendilerini geliştiriyorlar. Yok heykeliymiş yok tıraşıymış falan fıstık. Ben sözde animasyon dersi alıyorum, daha 1 kere bile gitmedim dersine. Ben gittiğimde hoca gelmiyor, hoca geldiğinde de ben. Umarım adamı bi gün görücem, o da beni bırakma diye heralde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep güzel şeyler görmek istiyorum ben, estetik, tertemiz şeyler. Tertemiz aşklar, tertemiz kadınlar, adamlar, ilişkiler. 1 hafta aralıksız yağmur yağmış bile olsa, ben depresiflikten ölüyor olsam bile gördüğümde içimi yaşama sevinciyle dolduran, "iyi ki yaşıyorum lan" dedirten şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin hak ettiğini aldığı bir dünya istiyorum ben. Zenginlerin zengin olmaya devam ettiği, fakirlerin fakirleşmeye devam ettiği bir dünya değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Koparmaya çalışıp da koparamadığım şeytan tırnağının ertesi gün baş parmağımı eşşek gibi şişirdiğini ve canımı deli gibi yaktığını görmek ve hissetmek istemiyorum. Şu an ağzıma sıçılıyo, farkında değilsiniz. Bu yazıyı sağ baş parmağımla klavyeye dokunmadan yazıyor olmamın da farkında değilsiniz. Hayat çok zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hava yağmurlu olduğunda, hava kapalı olduğunda içimin sıkılmasını istemiyorum. Sanki güneş açmış da kuşlar cıvıldıyor gibi hissedeyim istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adet öncesinde de ota boka alınmamak istiyorum. Sevgilimi darlamamak istiyorum. Buna ek olarak adet öncesinde çikileta tüketimini kendime yasaklamak istiyorum, zira yarım kavanoz nutellayı yarım ekmeğin içine tıkıştırıp gecenin 2sinde bile yiyebilitem var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiyorum da istiyorum lan. Olursa ne ala, olmazsa da pekala. Halime şükrettiğimi söylemiştim değil mi? Hıh, ondan işte. Ben yine evrene istiyorumlu mesajlar göndereyim de, fazla mal göz çıkarmaz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-292370581351143870?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/292370581351143870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=292370581351143870&amp;isPopup=true' title='23 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/292370581351143870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/292370581351143870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/10/bunlar-istiyorum-var-m.html' title='Bunları istiyorum var mı?!'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TMmY-_0VMVI/AAAAAAAAAhQ/UpMP5GrA2JA/s72-c/s_by_EbruSidarPortrait.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>23</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6514251362106302219</id><published>2010-10-23T17:43:00.000+03:00</published><updated>2010-10-23T17:43:12.077+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çemkirikli blog'/><title type='text'>Sabah akşam güneş gözlüğü takma hadisesi</title><content type='html'>Tamam kabul ediyorum, biz kadınlar kusurlarımızı gizlemek için yaratılmışız. Ağzımız yamuktur dikkatleri gözlerimize çekmek için koyu bir göz makyajı yaparız. Götümüz büyüktür göğüs dekolteli bir tunik giyeriz. Boyumuz çok uzundur upuzun bir etek giyeriz. Sivilceliyizdir kapatıcılığı fazla olan bir fondoten süreriz falan fıstık. Bana söyleyebileceğiniz her şeyi anlarım da gece vakti gözlük takmak da neyin nesidir ya?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TMLyz49nCiI/AAAAAAAAAhE/JyPYU_2PZ_w/s1600/Big_Sunnies_by_blah_itsyou.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TMLyz49nCiI/AAAAAAAAAhE/JyPYU_2PZ_w/s320/Big_Sunnies_by_blah_itsyou.jpg" width="256" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Hadi sabah kalkınca bir boka benzemiyorsunuz, gözler şiş, göz altlarınız mosmor, makyaj yapmaya da eriniyorsunuz, takıyorsunuz sizi sineğe benzeten güneş gözlüklerini çıkıyorsunuz dışarıya. Bunu da bi derece kabul ediyorum. Valla bak. Neden olmasın?! Ama neden ya, neden bir kafeye gittiğiniz zaman, arkadaşlarınızla sohbet ederken onların yüzlerini dünya gözüyle görmeyi tercih etmiyorsunuz? Neden sürekli kendinizi kamufle etme çabanız var? Neden bunun yanında bir de gizemli olan güzeldir ayaklarına yatıyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulan ben erkek olsam var ya sabah akşam çakma Rayban'leriyle dolaşan bi hatuna sümüğümü bile atmazdım. Bi kere o hatunların kendilerine, kendi yüzlerine güvenleri yok. Bana kalırsa bi kadın makyajsız güzeldir. Yani onun salt kendi teni, kendi cildi ayırır onu diğer hemcinslerinden. Zaten son moda bu sinek güneş gözlükleri. Öyle büyükler ki ağızlarına kadar varıyor neredeyse. Nerde lan bu kadının suratının yarısı? Yok! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlkbaharla yazı çıkarıyorum, geriye kış ve sonbahar kalıyor. Benim bildiğim kışın kar yağarken futbol kalecileri boyarlar siyaha göz altlarını; çünkü yeşil zemin üzerinde topu göremezler çoğu zaman. Ulan çim sahada kaleci misiniz de kalenize gol yememek için mi takıyorsunuz o koca koca gözlükleri? Sinir oluyorum yeminlen. Güneşin zararlı etkileri gittikçe azalıyor havalar soğudukça. Eeee amaç ne? "Güneşin zararlı ışınlarından koruyorum güzel gözlerimi" bıdı bıdısını da yapamazsınız kışın. Hele hele öğleden sonra, akşam üstü. Şaka gibi!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bu yazıyı yazma sebebim dün akşam saat 8 sularında yani hava çoktan kararmışken bir hatunu güneş gözlükleriyle görmemdendir. Gözleri de gayet sağlıklıydı hatunun, eminim yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de &lt;a href="http://twitter.com/#%21/Leah_ulan"&gt;twitter&lt;/a&gt; açtım ben dün mü ne, soran arkadaşlar vardı. Kapattığım hesabımı alamadım geriye, yeni açmak zorunda kaldım. Pek hoşlaşmıyorum twitter zımbırtısından zira 140 karaktere sığamıyor benim cümlelerim genelde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde dolabın derinliklerinde kalan bir poşet, iç ceviz poşeti, kurtlanmış. Tavanda 3-5 kurtçuk görüyorum, bunlar ne lan noluyoruz diyorum. At at bitmiyorlar. İşin derinine inmek gerektiğini anladım. Bütün mutfağı alt üst ettim, anam bellendi. Sonunda buldum. O götü boklu yaratıkların alayını çöpe attım. Çok zor bi gündü Tanrım! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve son olarak bayram öncesinde gümbür gümbür ödevlerim, sınavlarım, yaratıcı drama ve psikodrama toplantılarım var. Yardıra yardıra zor bir dönemden geçiyorum yani. Bol şans dileyin bana. Hepinizi öperim, hepinizi severim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6514251362106302219?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6514251362106302219/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6514251362106302219&amp;isPopup=true' title='24 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6514251362106302219'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6514251362106302219'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/10/sabah-aksam-gunes-gozlugu-takma.html' title='Sabah akşam güneş gözlüğü takma hadisesi'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TMLyz49nCiI/AAAAAAAAAhE/JyPYU_2PZ_w/s72-c/Big_Sunnies_by_blah_itsyou.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>24</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-625619146747504445</id><published>2010-10-18T21:01:00.000+03:00</published><updated>2010-10-18T21:01:59.677+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuz blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='acıların çocuğu blog'/><title type='text'>Belki bu yazıyı okursunuz.</title><content type='html'>İçimde anlamlandıramadığım büyük bir sıkıntı var. Göz pınarlarım pınar değil şelale sanırsın. PMS döneminde de değilim ki anasını satayım.(Bu da pek moda he, adet öncesi dönemde desene di mi) Sürekli Küçük Emrah modundayım. Kaşlarım çatık, dudaklarım büzük, yüzümden düşen bin parça.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TLyKgJ0FPRI/AAAAAAAAAg4/0TAHbwhgMZI/s1600/___monk____by_roblfc1892.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TLyKgJ0FPRI/AAAAAAAAAg4/0TAHbwhgMZI/s1600/___monk____by_roblfc1892.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Otobüsle okula gidiyorum, cam silen çocukları görüyorum, azıcık ilerliyoruz 2 tekerlekli arabasıyla kağıt-karton toplayan çocukları görüyorum, biraz sonrasında yaşını başını almış bir dedenin ekmek parası için kendini sabahtan akşama kadar paraladığını görüyorum. O gün, içime Cem Yılmaz bile kaçmış olsa, yüzümde gözümde güller, karanfiller bile açıyor olsa onları gördükten sonra tüm gün ama tüm gün boyunca yüzüm gülmüyor. Cebimde keşke dünyalar kadar param olsa da tüm dünyaları versem onlara. İsyan etmeyi sevmiyorum ama bu mu adalet demek istiyorum. Of!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu zaman evlerimizde sıcacık otururken açta açıkta olanları düşünmüyoruz. (Ne çoğu zamanı lan haksızlık etmiyim, hemen hemen hiç düşünmüyoruz demeliydim.) Çoğu zaman karnımız tokken koca kafamızı kaldırıp da karnı aç olan var mı diye bakmıyoruz. Çoğu zaman kendimizi düşünmekten başka hiçbir bok yapmıyoruz. Ne kadar bencil varlıklarız biz böyle. Ne kadar vurdumduymazız. Ne kadar "Hep ben"ciyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi benim asla ve asla haddim değil size "Bunu yapın", "Şunu yapın" demek. Yaşım kaç, başım kaç. Etim ne budum ne. Ama sadece biraz daha duyarlı olmanızı isteyebilirim herhalde sizlerden. Bir simit alıp yanlarına gitseniz hiç kimse size zarar vermez, hiçbiri size git demez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı okuyabiliyorsanız eğer çok şanslı olduğunuzu unutmayın. Bunu kendinize sık sık hatırlatın. Halinize şükredin. Farkındalık kazanın. Bu farkındalığın yanında bir de madalyonun öbür yüzünü görün. Önümüz kış. Havalar yağmurlu. Emin olun sizin bir çikolatanıza bütün gününüzü aydınlatacak bir çocuk, bir çorbanıza bütün içinizi rahatlatacak bir adam-kadın vardır. Ama diyemem ki size bunu ben...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-625619146747504445?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/625619146747504445/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=625619146747504445&amp;isPopup=true' title='17 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/625619146747504445'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/625619146747504445'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/10/belki-bu-yazy-okursunuz.html' title='Belki bu yazıyı okursunuz.'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/SrAc1G-lWUI/AAAAAAAAAGU/_2GqW38QJG4/S220/Peace_Summer_by_olushia_loosiczka.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TLyKgJ0FPRI/AAAAAAAAAg4/0TAHbwhgMZI/s72-c/___monk____by_roblfc1892.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>17</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8444735813377332862.post-6303344095876380139</id><published>2010-10-14T23:35:00.002+03:00</published><updated>2010-10-15T03:28:10.870+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kıskanç blog'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu blog'/><title type='text'>Fotograf mı? No no no almıyim</title><content type='html'>Tanrım neden bazı insanları fotograflarda dünya güzeli gibi çıkartıyorken beni bambaşka bir insan, bambaşka bir dünyalı gibi çıkartıyorsun?! Olanı çekiyor diyorlar ama valla çekmiyor billa çekmiyor. Bugün test ettim onayladım. Kıçıma kaş göz çizsem onu çekseler daha güzel olur sanırım foto. O denli bedbahtım. O denli içim kan ağlıyor. Belki de fotojenik hatunlar gibi elimde fotograf makinasıyla dolaşmama sebebim budur. Zira eline almayı bırak fotograf makinelerinden kaçıyorum ben!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-5 kişi fotograf çekilsek en sağda ya da en solda olsam ayı gibi çıkarım. En cazibeli bakışımı atsam kötü kadınlar gibi çıkarım. En sevimli halimi takınsam yapmacık&amp;nbsp; hatta o fotoya fotoşopla eklenmiş gibi çıkarım. Doğal halimle habersiz çekilen fotolar fena değil ama o da az rastlanır cinsten. Çünkü radar gibiyim, ne zaman bi makina görsem diken üstündeymişim gibi davranıyorum. Sanki içime başka birisi kaçıyor, yüzümün gözümün şekli değişiyor.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TLdpKCvAvTI/AAAAAAAAAg0/RHNKqF5qYTM/s1600/yuio_by_biomushroom.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://1.bp.blogspot.com/_-YCWlsYqN8g/TLdpKCvAvTI/AAAAAAAAAg0/RHNKqF5qYTM/s320/yuio_by_biomushroom.jpg" width="190" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Her zaman hayretle izliyorum foto çekilenleri. Harbiden bak. Bi arkadaş grubu foto mu çekiliyor bakarım dik dik, nasıl duruyorlar, nasıl poz veriyorlar diye. Herkesin bi pozu var, herkes dersine güzelce çalışıp gelmiş. Artık ayna önünde mi çalışılmış yoksa yılların birikimi mi hiçbir fikrim yok ama alınan sonuç başarılı. Gerçi bu gençler çekildikten hemen sonra makinanın üzerine atlarlar genelde 3-5 kızdır bunu yapan ve ortaya çıkan diyaloglar şöyledir: "Nasıl çıkmışım bebişim, ver bakayım onu bana" "Güzel çıkmış mıyım ben" "Ay gözüm kapalı mı çıktı yoksa"&amp;nbsp; "Yaklaştırsana bana doğru, zoom yap zoom yap" Buna ek olarak fotoyu çeken kurbanın elini kolunu tırnaklayabilir bu kızlar, zira gözlerini fotograf hırsı bürümüştür. Ama her ne olursa olsun, ortada ne kadar çirkeflik, gudubetlik, pislik varsa da inkar edemeyiz ortaya çıkan sonucu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok yakın bir arkadaşım var, az biraz şişmancana bi kız. Profil resmini gör sadece, aşık olursun kıza. Evinin salonundaki gümüşlüğe koyarsın, bakar bakar durursun yani o derecede kainat güzeli. Ama gel bi de gerçeğini gör o hatunun "Yok artık şaka mı lan bu" dersin. Öylesine taktik oyunları, öylesine göz yanılmaları içeriyor bu profil fotoları.&amp;nbsp; Ama ben biliyorum kızın taktiğini; kafayı yana çevirir gibi hafif kaldırıp yandan yandan munzur munzur hınzır hınzır gülümsüyor. Çok da güzel oluyor, çok da güzel oluyor yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de bu arkadaşların fotoşoplu versiyonları var. Fotograf makinasında silinebilitesi en yüksek fotoları bile profesyonel çekimmişçesine mükemmelleştirebiliyorlar. Onlara akıl sır erdiremiyor, bir yandan da çılgınlar gibi imreniyorum. Zira ne bir fotoşop programım, ne onun hakkında bilgim, ne onu yapmaya mecalim, ne de sabrım var. Hayat yeterince zor zaten, daha da zor oluyor böylecene. Ama bu güne dek yaptığım istatistikler gösteriyor ki msnde fotografı fotoşoplu olan dünya harikası gençlerin %90ı cidden çirkin. Kalan %10'unu da gözüm görmesin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten fotograf çekilmekten nefret eden bir sevgilim var. Ben de fotografta çirkin gözükmekten nefret eden bir bireyim. İkimizin kesişimi eşittir 2 yıldır doğru düzgün fotografı olmayan bir çift, uçup giden anılar, gözükmeyen değişimler, mutluluklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim en kısa sürede kendime bir poz edinmem gerek. Belki bir de fotograf makinası. Ay fotograf makinası edinene kadar almayı dilediğim on binlerce şey var gerçi. Neyse. Fotograf konusunda düşüncelerinin derinden sarsılması gereken bir sevgili de lazım. Bir de fark ettim ki benim güzel çıktığım fotolarda saçlarım genelde fönlü. Her daim fönlü saçlar da çok şukela olabilir. Kısaca benim 40 fırın ekmek yemem lazım bi boka benzemem için. Hayat çok zor demiştim değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtinayla taktik alınır bu arada. Fotograf erbaplarına duyurulur. :p&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8444735813377332862-6303344095876380139?l=just-for-real.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://just-for-real.blogspot.com/feeds/6303344095876380139/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=8444735813377332862&amp;postID=6303344095876380139&amp;isPopup=true' title='27 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6303344095876380139'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8444735813377332862/posts/default/6303344095876380139'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://just-for-real.blogspot.com/2010/10/fotograf-m-no-no-no-almiyim.html' title='Fotograf mı? No no no almıyim'/><author><name>Leah</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10948500750746414227</uri>
